bugün
- from gold from dust10
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi17
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması10
- adalet ve kalkınma partisi4
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler7
- seni terkedeceğim4
- truesuz sözlük8
- çin'e demokrasi gelsin10
- hastalık havası8
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis18
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- gecenin ilerleyen saatlerinde soğuk kahve içmek2
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- ekrem imamoğlu6
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak5
- burna tuzlu su çekmek6
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- kopya çekmenin etiği5
- vajinanın iç sıcaklığı10
- love me again2
- radiohead seven kız3
- cinler size musallat olsa2
- seni çok özledim3
- recep tayyip erdoğan27
- silikon memenin patlaması10
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları48
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- sümük fetişi3
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- gocu19
- nervio23
- karton toplarken şarampole yuvarlanmak5
- çok düşünmek neyin belirtisidir3
- yaran twitter iletileri3
- bastırılmış üzüntü4
- iyi dostlar biriktirdim7
- geçmeyen mide bulantısı neyin belirtisidir3
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- duvardaki kafam kadar örümcek4
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- açmanın üzerinde açma yazması4
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- kasiyerin nakit mi kredi kartı mı diye sorması5
- fusya semsiyeli yabanci4
- sözlüğün namusunu kim temizleyecek sorunsalı5
koyu bir atatürkçü olan benim yüzüme tokat gibi çarpmış filmdir.zaten amacı da budur.hayatımda atatürk hakkında okuduğum,izlediğim eserlerden
en cesuru,en farklısıydı.zaten,"1881 yılında selanik'te doğdu,annesi zübeyde hanım,babası ali rıza bey......" diye başlayan ve "saat 9'u 5
geçe dolmabahçe sarayında bütün saatler kendiliğinden durdu." diye biten bir ezbere daha ihtiyacımız yoktu.
bu belgesel benim yüzüme tokat gibi çarptı dedim.çünkü;
atatürk'ün bir süper kahraman olmadığını anlattı bana.
ben nasıl 1 hafta görmeyince annemi özlüyorsam onun da özlediğini anlattı.
cephelerden cephelere koşarken,sürgün edilirken annesini 3-4 yılda bir kere gördüğünü düşündürttü ve kendimi onun yerine koymamı sağladı.
annesinin gurur duyacağı bir evlat olmasına rağmen,ölürken bile onun yanında olmamasından,onu hayatı boyunca hep yalnız bırakmasından dolayı
içinde hep bir vicdan azabı kaldığını düşündürttü.
cephelerde korkusuzca savaştığını,cesaretini,zekasını hepimiz biliyorduk zaten.
savaştan sonra emrinde ölen askerler için belki de sessiz sessiz ağladığını düşündürttü.
atatürk hakkında çok şey bildiğini iddia eden beni bile utandıran bir filmdi.
film zaten atatürk'ü anlatmıyordu.
mustafa diye bir adamı anlatıyordu bana.
bunu ayrımını yapamayan insanlara söyleyecek söz yok zaten.
filmin üzerimde en kötü etkisi,film sonrası atatürk üzerinden prim yapmaya çalışanları fark etmem oldu belki de.
sevdiğim bir yazardı bekir coşkun.
ama baktım ki hiç bir fırsatı kaçırmamış.
hemen ortalığı ayağa kaldıracak,atatürk'ü putlaştıran bünyelere ilaç gibi gelecek bir yazı döşenmiş.
sokaktaki adam bu ayrımı yapamayabilir.
ama türkiye'nin en çok satan gazetelerinden birinde yazan bir adam bu ayrımı yapmalı.
mustafa filmini yapan can dündar zamanında sarı zeybek filmini de yapmıştı.
o zaman en kral atatürkçü ilan edilen can dündar şimdi vatan haini.
bizim ülkemiz böyledir işte.
en entel gördüğün köşe yazarı bile yeri gelir sokaktaki adamla aynı seviyeye iner.
bekir coşkun'un artık göbeğini kaşıyan adam'ı eleştirmeye hakkı yoktur.
o da artık onlardan biridir benim gözümde.
kısaca film beni mustafa diye bir adamla tanıştırdı.
atatürk tanrı değildi,insanüstü bir varlık değildi.
onu insan olarak hatırlayacak ve kabullenecek bir halka ihtiyacı vardı.
memnun oldum mustafa...
en cesuru,en farklısıydı.zaten,"1881 yılında selanik'te doğdu,annesi zübeyde hanım,babası ali rıza bey......" diye başlayan ve "saat 9'u 5
geçe dolmabahçe sarayında bütün saatler kendiliğinden durdu." diye biten bir ezbere daha ihtiyacımız yoktu.
bu belgesel benim yüzüme tokat gibi çarptı dedim.çünkü;
atatürk'ün bir süper kahraman olmadığını anlattı bana.
ben nasıl 1 hafta görmeyince annemi özlüyorsam onun da özlediğini anlattı.
cephelerden cephelere koşarken,sürgün edilirken annesini 3-4 yılda bir kere gördüğünü düşündürttü ve kendimi onun yerine koymamı sağladı.
annesinin gurur duyacağı bir evlat olmasına rağmen,ölürken bile onun yanında olmamasından,onu hayatı boyunca hep yalnız bırakmasından dolayı
içinde hep bir vicdan azabı kaldığını düşündürttü.
cephelerde korkusuzca savaştığını,cesaretini,zekasını hepimiz biliyorduk zaten.
savaştan sonra emrinde ölen askerler için belki de sessiz sessiz ağladığını düşündürttü.
atatürk hakkında çok şey bildiğini iddia eden beni bile utandıran bir filmdi.
film zaten atatürk'ü anlatmıyordu.
mustafa diye bir adamı anlatıyordu bana.
bunu ayrımını yapamayan insanlara söyleyecek söz yok zaten.
filmin üzerimde en kötü etkisi,film sonrası atatürk üzerinden prim yapmaya çalışanları fark etmem oldu belki de.
sevdiğim bir yazardı bekir coşkun.
ama baktım ki hiç bir fırsatı kaçırmamış.
hemen ortalığı ayağa kaldıracak,atatürk'ü putlaştıran bünyelere ilaç gibi gelecek bir yazı döşenmiş.
sokaktaki adam bu ayrımı yapamayabilir.
ama türkiye'nin en çok satan gazetelerinden birinde yazan bir adam bu ayrımı yapmalı.
mustafa filmini yapan can dündar zamanında sarı zeybek filmini de yapmıştı.
o zaman en kral atatürkçü ilan edilen can dündar şimdi vatan haini.
bizim ülkemiz böyledir işte.
en entel gördüğün köşe yazarı bile yeri gelir sokaktaki adamla aynı seviyeye iner.
bekir coşkun'un artık göbeğini kaşıyan adam'ı eleştirmeye hakkı yoktur.
o da artık onlardan biridir benim gözümde.
kısaca film beni mustafa diye bir adamla tanıştırdı.
atatürk tanrı değildi,insanüstü bir varlık değildi.
onu insan olarak hatırlayacak ve kabullenecek bir halka ihtiyacı vardı.
memnun oldum mustafa...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar