bugün
- türk pornoları9
- neden uludağ anlatsana biraz3
- kalp sağlığını merdiven çıkarak test etmek5
- kadınları itici yapan detaylar12
- en saçma yiyecek isimleri5
- zaman baba6
- sözlüğün kırbacı3
- zaman doğrusal mıdır döngüsel midir3
- sözlüğün en kötü yazarları12
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- gocu36
- sevişmek istediğiniz ünlüler5
- vincenzo italiano8
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- 50 tl vs true ile bir gün7
- en sevilen tatlı4
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması3
- manyak birader2
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- sednaya hapishanesi3
- vadesini doldurmuş kibir7
- kolye7
- yasemin sakallıoğlu7
- küçük memedeki hayat doluluk6
- uslu durursanız vajinamı görebilirsiniz3
- sıcakta deri montla gezmek7
- arapperest kişilik bozukluğu semptomları7
- 6 haziran 20265
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle40
- araba ön camına güneşte ne konulur4
- kul hakkı yemek4
- evrensel bezginlik anında geneleve gitmek4
- boş kategoriler kullanan toplum4
- kırmızı5
- görünme arzusu ve bilinme korkusu arasındaki araf4
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler8
- güne bir söz bırak4
- rümeysa eker11
- büyük meme varoşluğu2
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- 5 haziran 2026 ekrem imamoğlu'na kurulan kumpas5
- hatay usulü soslu döner2
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- beşiktaş3
- abd iran ateşkesinin sınanması2
- senin yaralarını ben saracağım diyen kadın5
- evli bir kadınla birlikte olmak2
- beyaz tenli olmak6
- 2026 haziran ayının cumartesi günleri2
levent bulut'un bugün köşesinde kaleme aldığı mücadeledir.
büyük, gösterişli ve pahalı projeleri yetmedi kendine yeni saray yaptırdı. devlet idarecilerinin lüks düşkünlüğü ve israftan kaçınmaması yüzünden malî sıkıntı yaşanmaya başlandı. bu durumu aşmak için, para basıp vergileri yükseltti. fakat malî sıkıntı daha da arttı. paranın hiçbir değeri yoktu. halkın satın alma gücü o kadar zayıfladı ki, ülkede dert yanmayan, veryansın etmeyen kimse kalmadı! ülkeyi yöneten ise bu duruma karşı yiyecek ve diğer temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını düzenlemeye çalıştı. çünkü aç ahali isyankâr olabilirdi.
*
bunu önlemek için çeşitli ekonomik önlemler aldı ama enflasyona çare olmadı. baktı ki olmuyor bir şeyi 40 defa söylersen olurmuş misali, temel gıdada yaşanan korkunç fiyat artışlarını tüccarların açgözlülüğüne bağladı. gariban halk da bu duruma inandı. hemen ardından "fiyatların en üst sınırına ilişkin kararname"yi çıkardı. böylece bine yakın mal ve hizmetin tavan fiyatını sabitledi. aynı kararname ile bu fiyatların üzerinde mal ve hizmet satmaya kalkışacaklara da ağır cezalar getirdi.
*
tüccarı hedef alan ve ceza içeren kararname halkta büyük bir memnuniyet yarattı. hatta enflasyonun altında ezilen öfkeli tüketiciler esnafı suçladı. ülkede kısa süreli enflasyonda bir iyileşme sağlamış gibi göründü. ama işin aslı ekonomi çökmüştü. zira acı gerçek çok kısa bir süre sonra ortaya çıktı. çünkü kararnamedeki malların fiyatları üretim giderlerinden bile çok düşük tutulmuştu. böyle bir durumda üretici zararına üretir mi? elbette üretmedi! ticaret durma noktasına geldi. maaşlı insanların paraları, değer kaybıyla pul oldu.
*
satışları durduran esnaf bu kez stokçulukla suçlanıp cezalandırıldı. ticareti terk edenler ise, "baba mesleğini terk eden kişi, savaştan kaçan asker gibidir... herkes babasının mesleğini sürdürmek zorundadır." şeklinde tuhaf yasalarla ticaret yapmaya zorlandı.
*
bu dönemde yaşayan düşünürlerden biri o günleri şöyle anlatıyordu: "'o' aynı zamanda, yaptığı çeşitli hukuksuz işler yüzünden fiyatların korkunç derecede artmasına sebep oldu. bir yasa çıkararak fiyatları sınırlamaya kalkıştı. ama küçücük, önemsiz gerekçelerle çok kan döküldü. insanlar en küçük bir malı satışa çıkarmaktan korkar oldular ve görülmemiş bir kıtlık baş gösterdi."
*
"o" diye bahsedilen kişi, 284-305 tarihleri arasında başta olan roma imparatoru diocletianus'du. (bu dönemle ilgili detaylı bilgi için hasan malay'ın "imparator diocletianus'un yüksek enflasyonla mücadelesi" başlıklı makalesine bakabilirsiniz.)
ekonomi uygulamaları ne kadar da tanıdık değil mi? nasıl olmasın ki, millet gider aya biz gideriz yaya. her işimiz ters. osmanlı torunuyuz diyorlar da, ecdat gemileri karadan yüzdürürken, bunlar ekonomi uygulamalarını 1750 yıl geriye götürdüler. yaptıkları yanlışlar "dinsiz" diocletianus'a rahmet okuttu.
ne söylesek, ne yazsak boş.
tebessüm
japonya'da hırsız yakalayan robot yapmışlar.
amerika'da 5 dakikada 180 hırsız yakalamış.
italya'da 5 dakikada 80 hırsız yakalamış.
fransa'da 5 dakikada 30 hırsız yakalamış.
türkiye'de 5 dakikada robotu çalmışlar...
http://www.gunboyugazetes...yonla-mucadele-2487yy.htm
büyük, gösterişli ve pahalı projeleri yetmedi kendine yeni saray yaptırdı. devlet idarecilerinin lüks düşkünlüğü ve israftan kaçınmaması yüzünden malî sıkıntı yaşanmaya başlandı. bu durumu aşmak için, para basıp vergileri yükseltti. fakat malî sıkıntı daha da arttı. paranın hiçbir değeri yoktu. halkın satın alma gücü o kadar zayıfladı ki, ülkede dert yanmayan, veryansın etmeyen kimse kalmadı! ülkeyi yöneten ise bu duruma karşı yiyecek ve diğer temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını düzenlemeye çalıştı. çünkü aç ahali isyankâr olabilirdi.
*
bunu önlemek için çeşitli ekonomik önlemler aldı ama enflasyona çare olmadı. baktı ki olmuyor bir şeyi 40 defa söylersen olurmuş misali, temel gıdada yaşanan korkunç fiyat artışlarını tüccarların açgözlülüğüne bağladı. gariban halk da bu duruma inandı. hemen ardından "fiyatların en üst sınırına ilişkin kararname"yi çıkardı. böylece bine yakın mal ve hizmetin tavan fiyatını sabitledi. aynı kararname ile bu fiyatların üzerinde mal ve hizmet satmaya kalkışacaklara da ağır cezalar getirdi.
*
tüccarı hedef alan ve ceza içeren kararname halkta büyük bir memnuniyet yarattı. hatta enflasyonun altında ezilen öfkeli tüketiciler esnafı suçladı. ülkede kısa süreli enflasyonda bir iyileşme sağlamış gibi göründü. ama işin aslı ekonomi çökmüştü. zira acı gerçek çok kısa bir süre sonra ortaya çıktı. çünkü kararnamedeki malların fiyatları üretim giderlerinden bile çok düşük tutulmuştu. böyle bir durumda üretici zararına üretir mi? elbette üretmedi! ticaret durma noktasına geldi. maaşlı insanların paraları, değer kaybıyla pul oldu.
*
satışları durduran esnaf bu kez stokçulukla suçlanıp cezalandırıldı. ticareti terk edenler ise, "baba mesleğini terk eden kişi, savaştan kaçan asker gibidir... herkes babasının mesleğini sürdürmek zorundadır." şeklinde tuhaf yasalarla ticaret yapmaya zorlandı.
*
bu dönemde yaşayan düşünürlerden biri o günleri şöyle anlatıyordu: "'o' aynı zamanda, yaptığı çeşitli hukuksuz işler yüzünden fiyatların korkunç derecede artmasına sebep oldu. bir yasa çıkararak fiyatları sınırlamaya kalkıştı. ama küçücük, önemsiz gerekçelerle çok kan döküldü. insanlar en küçük bir malı satışa çıkarmaktan korkar oldular ve görülmemiş bir kıtlık baş gösterdi."
*
"o" diye bahsedilen kişi, 284-305 tarihleri arasında başta olan roma imparatoru diocletianus'du. (bu dönemle ilgili detaylı bilgi için hasan malay'ın "imparator diocletianus'un yüksek enflasyonla mücadelesi" başlıklı makalesine bakabilirsiniz.)
ekonomi uygulamaları ne kadar da tanıdık değil mi? nasıl olmasın ki, millet gider aya biz gideriz yaya. her işimiz ters. osmanlı torunuyuz diyorlar da, ecdat gemileri karadan yüzdürürken, bunlar ekonomi uygulamalarını 1750 yıl geriye götürdüler. yaptıkları yanlışlar "dinsiz" diocletianus'a rahmet okuttu.
ne söylesek, ne yazsak boş.
tebessüm
japonya'da hırsız yakalayan robot yapmışlar.
amerika'da 5 dakikada 180 hırsız yakalamış.
italya'da 5 dakikada 80 hırsız yakalamış.
fransa'da 5 dakikada 30 hırsız yakalamış.
türkiye'de 5 dakikada robotu çalmışlar...
http://www.gunboyugazetes...yonla-mucadele-2487yy.htm
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
