bugün
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi5
- sözlükte evlenecek adam kalmaması3
- atatürk'e alerjisi olan tipler5
- şikeci amedspor5
- sözlüğün bitmiş olması3
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sözler köşkü4
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sıpsıkıcı olmanız3
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- askerde sözlüğe girmek4
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı5
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- sırrı süreyya önder28
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- silver ile evlenecek erkek52
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- ataköy'deki anyma konserinin iptal edilmesi2
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek5
- osmanlı'ya alerjisi olan tipler4
- osmanlı torunuyum diye gezen çomar4
- bazı şarkıları dinlemekten korkmak4
- burcu akrep olan birini akrep sokması2
- tarantino star wars'ı çekseydi nasıl olurdu2
- tutmayan başlık açma rehberi7
- sevgiliyle yaşamanın normalleştirilmesi4
- sarapci koala58
- oha doğum günüm yarın2
- suat usta2
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması5
- dün gece ne oldu12
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- mankenlikten şarkıcılığa transfer olan ünlüler2
- askerlik anıları6
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- adem ve havva'nın yasak ağaca el sürmesi3
- sözlükteki linç kültürü12
- rafael leao victor osimhen leroy sane11
- yakışıklı olup sevgilisi olmayan erkek3
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- zorunlu eğitim17
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı4
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- hristolojiye göre kıyamet alametleri5
- karısı kızı feto evlerine gitmiş çomar2
- sözlükteki linç tayfa6
- ismet gürbüz ile 81 günde 81 ili dolaşmak2
- elinin içine hapşıran insan5
Demokratik hiçbir ülkede hiçbir kurum yokturki; halkına hizmet görevini,hesap verme görevini bir kenara itip, egolarının tatmini amacıyla hasımlarına hesap sorsun,eleştrilere sert yanıt versin.Ancak demokrasi ve demokratlığın bu yumuşak karnını bir zaaf olarak kullanmaya çalışanlara "demokrasiye uygun" gerekli cevabın sabır ve sükunetle verilmesinden bihaber olan insanlara,hakkı olan cevabı kamoyuna bu şekilde tezahür etmiştir.Gerekli olan budur,cevapda en şekline uygun biçimde verilmiştir.
Öncelikli soru soranlara cevabım; Çok fazla değil yakın tarihimiz açılıp okunmalıdır ki,kendi ordusunun görevini kendi güvenliğini korumakla mükellef olduğuna inanmayan,bilakis kendi varlığına tehdit olarak algılayan envayi çeşit "halk kahramanları" ile doludur.Telaffuz edilen yada edilmeyen mevzu bahis şahıslarda bu halk kahramanlarından feyz almış" özgürlük savaşçılarının avukatlarından" başkası değildir.
Orduyu eleştirmek,yıpranmış eskimiş kollarını kesip yerlerine daha yenilerini gelmesinin temennisi amacıyla görüşlerde bulunmak ( vakti zamanında Mustafa Kemal'in buhranlı zamanlarda usulüne uygun biçimde yaptığı gibi ) ,bunun aksini ordunun menfaatinedir diyenlere inanmak,bu ülkenin ordusuna yapılacak en büyük kötülüktür.
Beraberliğe ihtiyaç olduğunu bir-iki milyon kez duyanlar yazıktir ki; Ülkenin genelkurmay başkanına çıkıp kendi medyasına "bölücülere destek vermeyin"deyip 1 haftada bilmemkaç küsür insanın şehit olmasından sonra söylendiğinde diyerlerinden ne farklı olarak söylendiğinin farkında değildirler.
Sükunet zamanında yapılan haklı ve doğru eleştrilere ,bir tarafın işine yaramayan eleştrilere zannediyorum kimsenin diyeceği birşey yoktur, böyle zamanlarda yapılan .sözkonusu halının altına örtbas edilen eleştrilerin temizlenmeyişi, yine buhranlı zamanlarda ona destek olan halk tarafından en sert biçimde eleştirilir.Ancak kendini bilen bir ordu bu sert eleştrilere gerek kalmadan kendi içinde kanayan parmağı,koldan itibaren keserek bu yarayı kapamasını bilir.Emekli Deniz kuvvetleri komutanının,albayların yolsuzluk vs .nedenlerle barış zamanında yargılanışı buna en saf ve temiz şekilde emsaldir.
Ancak sözlüğümüzde Estonya maçında kaybedilen 2 puanla 1 haftada kaybedilen 30küsür vatan evladının mukayesesini ve 2 durum arasındaki vahameti anlayamayan,idrak edemeyen "tam ehliyetsizler" zannediyorum yine mukayese eksikliklerini ,başkalarını ehliyetsiz olarak adlandırırkende acizlik derecesine varacak şekilde gün ışığına çıkartmaktadırlar.
TSK'nın gücünü,parasını,kudretini bu halktan,bu halkın verdiği vergilerden ve yasalardan aldığı gerçeği her "aklı selim" insan tarafından kabul görmekle birlikte, bazı olağanüstü durumlarda olağanüstü tedbirlere başvurmak ,"olağan üstü insanların her çabayı olağanüstü biçimde orduyu yıpratmak çabasında olan varlıkların" olduğu coğrafyada ve ortamda hiçte olağanüstü değildir.Aksini düşünen insanlar Milli Mücadele dönemini ve Nutuk'u hazmederek okumalıdırlar.
Bu durumda bu ülkenin orduya ihtyiacı olmamdığını söyleyenler,bir zamanlar bölücülerin Bu ülkenin evlatlarına yaptıkları işkence biçimlerini görmezden gelerek ,Ülkeyi iSviçre ile aynı konumada olduğunu hayal edenler açıktır ki "fantazi dünyasının" tam merkezinde olduğunun farkında değillerdir.
Bu yazılanlardan sonra ,şayet bu ülke demokratikleşme,ordunun eleştirilmesi,insan hakları kisvesi altında bölünecekse,kimse kusura bakmasın demokrat bir insan olmadığımı açık bir şekilde beyan ediyorum.
Öncelikli soru soranlara cevabım; Çok fazla değil yakın tarihimiz açılıp okunmalıdır ki,kendi ordusunun görevini kendi güvenliğini korumakla mükellef olduğuna inanmayan,bilakis kendi varlığına tehdit olarak algılayan envayi çeşit "halk kahramanları" ile doludur.Telaffuz edilen yada edilmeyen mevzu bahis şahıslarda bu halk kahramanlarından feyz almış" özgürlük savaşçılarının avukatlarından" başkası değildir.
Orduyu eleştirmek,yıpranmış eskimiş kollarını kesip yerlerine daha yenilerini gelmesinin temennisi amacıyla görüşlerde bulunmak ( vakti zamanında Mustafa Kemal'in buhranlı zamanlarda usulüne uygun biçimde yaptığı gibi ) ,bunun aksini ordunun menfaatinedir diyenlere inanmak,bu ülkenin ordusuna yapılacak en büyük kötülüktür.
Beraberliğe ihtiyaç olduğunu bir-iki milyon kez duyanlar yazıktir ki; Ülkenin genelkurmay başkanına çıkıp kendi medyasına "bölücülere destek vermeyin"deyip 1 haftada bilmemkaç küsür insanın şehit olmasından sonra söylendiğinde diyerlerinden ne farklı olarak söylendiğinin farkında değildirler.
Sükunet zamanında yapılan haklı ve doğru eleştrilere ,bir tarafın işine yaramayan eleştrilere zannediyorum kimsenin diyeceği birşey yoktur, böyle zamanlarda yapılan .sözkonusu halının altına örtbas edilen eleştrilerin temizlenmeyişi, yine buhranlı zamanlarda ona destek olan halk tarafından en sert biçimde eleştirilir.Ancak kendini bilen bir ordu bu sert eleştrilere gerek kalmadan kendi içinde kanayan parmağı,koldan itibaren keserek bu yarayı kapamasını bilir.Emekli Deniz kuvvetleri komutanının,albayların yolsuzluk vs .nedenlerle barış zamanında yargılanışı buna en saf ve temiz şekilde emsaldir.
Ancak sözlüğümüzde Estonya maçında kaybedilen 2 puanla 1 haftada kaybedilen 30küsür vatan evladının mukayesesini ve 2 durum arasındaki vahameti anlayamayan,idrak edemeyen "tam ehliyetsizler" zannediyorum yine mukayese eksikliklerini ,başkalarını ehliyetsiz olarak adlandırırkende acizlik derecesine varacak şekilde gün ışığına çıkartmaktadırlar.
TSK'nın gücünü,parasını,kudretini bu halktan,bu halkın verdiği vergilerden ve yasalardan aldığı gerçeği her "aklı selim" insan tarafından kabul görmekle birlikte, bazı olağanüstü durumlarda olağanüstü tedbirlere başvurmak ,"olağan üstü insanların her çabayı olağanüstü biçimde orduyu yıpratmak çabasında olan varlıkların" olduğu coğrafyada ve ortamda hiçte olağanüstü değildir.Aksini düşünen insanlar Milli Mücadele dönemini ve Nutuk'u hazmederek okumalıdırlar.
Bu durumda bu ülkenin orduya ihtyiacı olmamdığını söyleyenler,bir zamanlar bölücülerin Bu ülkenin evlatlarına yaptıkları işkence biçimlerini görmezden gelerek ,Ülkeyi iSviçre ile aynı konumada olduğunu hayal edenler açıktır ki "fantazi dünyasının" tam merkezinde olduğunun farkında değillerdir.
Bu yazılanlardan sonra ,şayet bu ülke demokratikleşme,ordunun eleştirilmesi,insan hakları kisvesi altında bölünecekse,kimse kusura bakmasın demokrat bir insan olmadığımı açık bir şekilde beyan ediyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar