bugün
- 13 ağustos 2026 kolombiya depremi11
- domuz çikolatası6
- gammazların hain planlarının yine tutmaması7
- avanos ta çömlek yapmayı denemek4
- transparan çorap giyen erkek yazar istemiyoruz4
- haftanın gammazları listesi6
- yarın sabah erken teker döner4
- almanyadan nussnucker getiren akraba4
- yeni parti premium üyelik4
- hala akp diyenler7
- sözlük yolunda kemikle deri kalmak3
- bilgi içerikli entry giren yazar3
- bilinçaltımızın derin dondurucu olması5
- mehdinin sünneti3
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar9
- pforzheim den talimat alan yazarlar3
- ışıklı ayakkabı3
- uludağ sözlükte gündemin hep üyeler olması3
- kıymadan döner olmaz3
- kredi kartı borcu2
- gözyaşı kapıları4
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki3
- avanostaki taş kule2
- 15 mayıs gecesi3
- nehşehir de havanın 22 derece olması2
- youtube kamp videoları2
- siber istihbaratta analatik olgunluk3
- pforzheim de havanın 22 derece olması2
- çerçeve yasa35
- dusan vlahovic6
- allah reisimizi başımızdan eksik etmesin6
- liderimiz recep tayyip erdoğandır5
- kevserden çeşni veren buzzz gibi kola2
- guinness birası6
- yeni partinin kürt meselesine yaklaşımı3
- zorunlu eğitim12
- perdeyi açarken caarrrt diye yırtılması2
- akpkk4
- hazret ktc3
- sadece 4 kez sakso çekmiş kızla evlenilir mi2
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek5
- vatanseverleri cezalandıran haindir2
- 13 ağustos 2026 motorine kademeli ötv düzenlemesi2
- bugün ne oldu3
- solaklar günü2
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- ey insan5
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı6
- türk düşmanı partiler2
- sosyal olarak başarısız insanlar6
Son entrysi biraz sıkıcı olacak yazardır.
Son zamanlarda kendimi, hayatı, insanları ve de düşünceleri fazlası ile sorguladığım bir süreç yaşıyorum. Bu süreçte yaklaşık 15-20 gün önce sözlükten izin alıp buradan kendimi soyutladım. Bunun nedenine geleceğim fakat önce kaseti biraz başa alalım.
Bu platforma ilk defa üye olduğumda(5 sene kadar önce) üniversitede 3. Yılımdı ve yine bir sorgulama dönemindeydim. Kurduğum arkadaşlıklarda samimiyete karşı güvensizlik duygusu barındırıyor ve uyku sorunları yaşıyordum. O zamanlar kendimi ifade edebilecek samimiyeti bulduğum bir arkadaşım olmadığı gibi duygularımı da içimde kendi kendine söndürmek istemiyordum. Onları paylaşmak ve yazarak ifade etmek için lakabımla ilgili bir nick seçip yazar olmaya karar verdim. Tabii buradaki çoğu yazarda olduğu gibi ekşi sözlükte yazar sırası bekleyemeyecek kadar sabırsızdım. 1 gün bile dolmadan yazar oldum.
ilk zamanlar her şey güzel işliyordu. Sözlüğe giriyor, uygun bir başlık bulup kuralları ihlal etmeden düşüncelerimi/duygularımı anlatıyor ve çıkış yapıyordum. Bir "yazar" değildim belki fakat asla kimseye de zarar verecek bir paylaşımda bulunmadım. Fakat bu hep böyle sürmedi. Yaklaşık 1 yıl kadar sonra "troll" kimliği adı altında benimle uğraşmaya başladılar. Bunun nedeni kimi zaman cinsiyetim, kimi zaman fazla oy alan entrym, kimi zaman nick altına girilen entrylerim, kimi zaman yanlış anlaşılan kelimelerim vs vs. ilk zamanlar önemsemedim. Fakat bir müddet sonra "neden?" diye düşünmeye başladım. Kimseyle bir münakaşam olmadığı gibi herkese sevgi ile yaklaşan bir mizacım var. insanları asla dini, siyasi, etnik, fanatik ideolojileri ile eleştirmediğim gibi bunu yapanlardan da hep uzak durdum. "Neden ben?" Diye düşünmeye başladım. Ve ne yazık ki bir cevap bulamayıp sözlükteki yazarlığıma son verdim.
5 yıl sonra manevi bir boşluk yaşadığım dönemde, kendimi oyalamak adına tekrar yazar olmaya karar verdim ve bu isteğim 5 saatte gerçekleşti. Buradan ikinci kez yine yazarlığımı onaylayan munlayt' a sevgiler.
Geri geldim fakat bu 5 yılda hayatımda çok şey değişti. Bu değişimin bir kısmı da dini anlamda radikal kararlar vermemi sağladı. Fakat ben bu değişimimi asla kimseye empoze etmeye çalışmadığım gibi paylaşmaktan da kaçınmadım. Zaten şurada yazıştığım birkaç yazar da bunu çok net bilir. Ve maalesef tam tersi bir tepki ile karşılaştım. insanlar nefretlerini o denli kolay dile getiriyordu ki, bu durum beni ürküttü.
Kimi tuttuğu takımı, kimi desteklediği partiyi, kimi dini inancını veyahut inançsızlığını, kimi cinsiyetini kullanarak bunu yapıyordu. Fakat neden? insana, diğer canlılara, duygulara, düşüncelere neden saygı duyulmadığı gibi tahammül de edilemiyor? Bu kişiler neden bu denli saldırgan tavırlarla iğrençleşerek kendi fikirlerini benimsetmeye çalışıyor? izin aldım ve reel hayattaki insanların da buradaki yazarlar olduğunu bilerek mukayese etmeye başladım. Kendi yaşadığım tecrübeler bir yana dursun, akşam 15 dk haber bülteni izlemenin bile gerçeği tokat gibi insanın yüzüne yerleştirdiğini gördüm. Burası toplumun bir yansıması, sadece anonim bir kimlik ile biraz daha "özgür" dile getiriliyor nefretler.
Benim insanlara azalan güvenim bu süreçte sıfırı zorlamaya yaklaştı. Ve maalesef burası bunu destekliyor. Birisiyle konuşurken "acaba dürüst mü?" "kim bilir nasıl bir psikopat?" gibi düşüncelere gark olmaya başladım. Burada okuduğumuz nefret söylemleri, iğrenç ithamlar bizi bir şeylere alıştırmaya başlıyor ve biz artık bunları normal olarak karşılıyoruz. Tabii bunu söylerken bu platforma ya da kurucularına bir ithamda bulunmuyorum. Çünkü amaçları bu değildi biliyorum.
Benim için gitme vakti geldi. Lütfen gerçekten samimi bir şekilde yazan ve benim gibi herkesi sevgi ile karşılayan yazarlar yukarıdaki yazılanları üstüne alınmasın. Zira yeni ve yeniden tanıdığım gerçekten yazarlar oldu. Onlara kucak dolusu sevgi, diğerlerine ise hem kendileri hem de çevrelerindekilerin iyiliği için akıl-fikir diliyorum.
Gülücük dolu bir hayat temennisi ve de sevgilerimle.
Son zamanlarda kendimi, hayatı, insanları ve de düşünceleri fazlası ile sorguladığım bir süreç yaşıyorum. Bu süreçte yaklaşık 15-20 gün önce sözlükten izin alıp buradan kendimi soyutladım. Bunun nedenine geleceğim fakat önce kaseti biraz başa alalım.
Bu platforma ilk defa üye olduğumda(5 sene kadar önce) üniversitede 3. Yılımdı ve yine bir sorgulama dönemindeydim. Kurduğum arkadaşlıklarda samimiyete karşı güvensizlik duygusu barındırıyor ve uyku sorunları yaşıyordum. O zamanlar kendimi ifade edebilecek samimiyeti bulduğum bir arkadaşım olmadığı gibi duygularımı da içimde kendi kendine söndürmek istemiyordum. Onları paylaşmak ve yazarak ifade etmek için lakabımla ilgili bir nick seçip yazar olmaya karar verdim. Tabii buradaki çoğu yazarda olduğu gibi ekşi sözlükte yazar sırası bekleyemeyecek kadar sabırsızdım. 1 gün bile dolmadan yazar oldum.
ilk zamanlar her şey güzel işliyordu. Sözlüğe giriyor, uygun bir başlık bulup kuralları ihlal etmeden düşüncelerimi/duygularımı anlatıyor ve çıkış yapıyordum. Bir "yazar" değildim belki fakat asla kimseye de zarar verecek bir paylaşımda bulunmadım. Fakat bu hep böyle sürmedi. Yaklaşık 1 yıl kadar sonra "troll" kimliği adı altında benimle uğraşmaya başladılar. Bunun nedeni kimi zaman cinsiyetim, kimi zaman fazla oy alan entrym, kimi zaman nick altına girilen entrylerim, kimi zaman yanlış anlaşılan kelimelerim vs vs. ilk zamanlar önemsemedim. Fakat bir müddet sonra "neden?" diye düşünmeye başladım. Kimseyle bir münakaşam olmadığı gibi herkese sevgi ile yaklaşan bir mizacım var. insanları asla dini, siyasi, etnik, fanatik ideolojileri ile eleştirmediğim gibi bunu yapanlardan da hep uzak durdum. "Neden ben?" Diye düşünmeye başladım. Ve ne yazık ki bir cevap bulamayıp sözlükteki yazarlığıma son verdim.
5 yıl sonra manevi bir boşluk yaşadığım dönemde, kendimi oyalamak adına tekrar yazar olmaya karar verdim ve bu isteğim 5 saatte gerçekleşti. Buradan ikinci kez yine yazarlığımı onaylayan munlayt' a sevgiler.
Geri geldim fakat bu 5 yılda hayatımda çok şey değişti. Bu değişimin bir kısmı da dini anlamda radikal kararlar vermemi sağladı. Fakat ben bu değişimimi asla kimseye empoze etmeye çalışmadığım gibi paylaşmaktan da kaçınmadım. Zaten şurada yazıştığım birkaç yazar da bunu çok net bilir. Ve maalesef tam tersi bir tepki ile karşılaştım. insanlar nefretlerini o denli kolay dile getiriyordu ki, bu durum beni ürküttü.
Kimi tuttuğu takımı, kimi desteklediği partiyi, kimi dini inancını veyahut inançsızlığını, kimi cinsiyetini kullanarak bunu yapıyordu. Fakat neden? insana, diğer canlılara, duygulara, düşüncelere neden saygı duyulmadığı gibi tahammül de edilemiyor? Bu kişiler neden bu denli saldırgan tavırlarla iğrençleşerek kendi fikirlerini benimsetmeye çalışıyor? izin aldım ve reel hayattaki insanların da buradaki yazarlar olduğunu bilerek mukayese etmeye başladım. Kendi yaşadığım tecrübeler bir yana dursun, akşam 15 dk haber bülteni izlemenin bile gerçeği tokat gibi insanın yüzüne yerleştirdiğini gördüm. Burası toplumun bir yansıması, sadece anonim bir kimlik ile biraz daha "özgür" dile getiriliyor nefretler.
Benim insanlara azalan güvenim bu süreçte sıfırı zorlamaya yaklaştı. Ve maalesef burası bunu destekliyor. Birisiyle konuşurken "acaba dürüst mü?" "kim bilir nasıl bir psikopat?" gibi düşüncelere gark olmaya başladım. Burada okuduğumuz nefret söylemleri, iğrenç ithamlar bizi bir şeylere alıştırmaya başlıyor ve biz artık bunları normal olarak karşılıyoruz. Tabii bunu söylerken bu platforma ya da kurucularına bir ithamda bulunmuyorum. Çünkü amaçları bu değildi biliyorum.
Benim için gitme vakti geldi. Lütfen gerçekten samimi bir şekilde yazan ve benim gibi herkesi sevgi ile karşılayan yazarlar yukarıdaki yazılanları üstüne alınmasın. Zira yeni ve yeniden tanıdığım gerçekten yazarlar oldu. Onlara kucak dolusu sevgi, diğerlerine ise hem kendileri hem de çevrelerindekilerin iyiliği için akıl-fikir diliyorum.
Gülücük dolu bir hayat temennisi ve de sevgilerimle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar