bugün
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke17
- tai lung27
- vurduranlar klübü6
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi25
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği26
- deniz göktaş27
- babanın 60 yaşından sonra spora başlaması9
- izmirin ve eskişehirin çok yanlış yollara sapması3
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu10
- cehennem korkusu12
- sevişmek istediğiniz yazarlar7
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam15
- hz davud2
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- bodrum katlar yandı2
- günün şiiri13
- sevişilen en ilginç yer6
- enjeksiyon yapan hemşirenin yüzüne yüzüne osurmak2
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak9
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu12
- kardeş7
- sözlükte flörtleşmek22
- bik bik abla vs vurduranlar4
- biraderikos6
- ali congun2
- ölü balık eli7
- milliyet gazetesi onun arabası var şarkısı reklamı4
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler6
- pandela44
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- ezan sesinden rahatsız olmak6
- geliyorum diyen kız5
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği4
- penisden kot pantolunun belli olması3
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- mesajlara geç cevap veren kız5
- yarın mala vuracak olmak3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları10
- kimsenin seni sen olduğun için sevmediği gerçeği2
- kalçasına kelebek dövmesi yaptıran erkek4
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek6
- hardcore ne demek sorunsalı7
- karışık kızartma6
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı2
- çok çişi gelen insan9
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip2
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin6
- yunus emrenin sik gibi şair olması4
- 3 temmuz 2026 avustralya mısır maçı5
avrupa'da enthousiasme olarak bilinen şevk ve heyecan duygularının analizini yunancası theos içimizdeki ilahi kuvvetle bütünleştirerek ortaya çıkan fikir akımı diyebiliriz sanırım. bir yazar müsfettesinin kaynaklarına göre ilk olarak doğu ile batıyı ayıran roma uygarlığında benimsenen bu düşünce, günden güne avrupayı olduğu gibi içine alarak, doğu ile ayrılmasının en büyük sebebi olmuştur, niye mi ?
şöyleki; insanoğlu enerjisinin onda biri dahi kullanılamayan en büyük kaynaktır ki bu kaynağıda çıkarmak için sadece heyecan denilen vasfın tüm bünyeyi kapsamış, hegemonyasına almış olması gerekir. yer ve zaman faktörü olmaksızın bir şeyler yapabilme isteğini sınırlamayan insanlar, heyecanına bariyer çekmemiş, öğrenilmiş çaresizliklerinin gölgesini üzerine düşürmemiş kimselerdir. yani uzun lafın kısası amaçları yaşamak ve yaşatmaktır.
özünde bu felsefe birey ve devlet yahut birey ve millet arasındaki bağı empoze edecek şekilde gösterilebilir, ancak ikili ilişkilerinde hemen hemen temelini oluşturur, hele hele kapitalist bir dünyada, tamamen geçerliliğini korumakla beraber neredeyse tüm ilişkileri tasvir eder. hatta bunu artniyetli olarak düşünürsek çıkar ilişkisi olarak kabaca tarifini bile yapabiliriz.
buraya kadar işin birçok okuyana göre sıkıcı kısmı idi. şimdi biraz ilgi çekecek kısmına gelelim. "hımm" nasıl çekebiliriz o ilgiyi düşünürken her ne hikmetse aklım uçkuruma gidiverdi. evet, buldum! sanırım "one night stand" ilişkiler birebir ve olayı en basite indirgemiş örnekleridir bu felsefenin. düşününki, güzeller güzeli bir hatun. tüm amacı sizi baştan çıkarmak. siz ise ona çoktan abayı yakmış ve ilişkinizin devamını onu kelepçeldiğiniz bir yatakta hayal etmekle meşgulsünüz. bu durumda onunla tanıştığınız yere göre biraz kendinizi kullandırttıktan sonra, ne bileyim birkaç yanardöner meyve, bir iki şişe şampanya bilemedin bir chivas iş görür ölçülerdir. tüm bunları hali hazırda sağlayıp yaşattıktan sonra sıra bir boş eve geçmeye gelirki, yaşattıklarınızından sıra yaşamanız gerekene geçsin...
etik olarak yukarıda örnek kulağa hoşgelmesede fikrin temel prensipleri arasındadır. bu konuyu üç aşağı beş yukarı çekerek farklı örneklendirmelerle vatana millete faydalı olabilecek karşılıklı "mutualist" bir ilişkiye sokulup sonunda tebessümle ayrılınabilir.
ve son olarak yaşa ve yaşat akımı mı desem felsefesi mi desem yoksa fikri mi desem, ben bilemedim siz karar verin, yaşama sanatı ile bağdaştırılıp daha özgün fikirler sentezlenebilir.
tanım: yaşayarak yaşatma üstüne kurulu bir felsefi akımdır.
ps: yazar müsfettesi ibaresiyle yazar kendine iltifat etmiştir, çok görmeyin.
şöyleki; insanoğlu enerjisinin onda biri dahi kullanılamayan en büyük kaynaktır ki bu kaynağıda çıkarmak için sadece heyecan denilen vasfın tüm bünyeyi kapsamış, hegemonyasına almış olması gerekir. yer ve zaman faktörü olmaksızın bir şeyler yapabilme isteğini sınırlamayan insanlar, heyecanına bariyer çekmemiş, öğrenilmiş çaresizliklerinin gölgesini üzerine düşürmemiş kimselerdir. yani uzun lafın kısası amaçları yaşamak ve yaşatmaktır.
özünde bu felsefe birey ve devlet yahut birey ve millet arasındaki bağı empoze edecek şekilde gösterilebilir, ancak ikili ilişkilerinde hemen hemen temelini oluşturur, hele hele kapitalist bir dünyada, tamamen geçerliliğini korumakla beraber neredeyse tüm ilişkileri tasvir eder. hatta bunu artniyetli olarak düşünürsek çıkar ilişkisi olarak kabaca tarifini bile yapabiliriz.
buraya kadar işin birçok okuyana göre sıkıcı kısmı idi. şimdi biraz ilgi çekecek kısmına gelelim. "hımm" nasıl çekebiliriz o ilgiyi düşünürken her ne hikmetse aklım uçkuruma gidiverdi. evet, buldum! sanırım "one night stand" ilişkiler birebir ve olayı en basite indirgemiş örnekleridir bu felsefenin. düşününki, güzeller güzeli bir hatun. tüm amacı sizi baştan çıkarmak. siz ise ona çoktan abayı yakmış ve ilişkinizin devamını onu kelepçeldiğiniz bir yatakta hayal etmekle meşgulsünüz. bu durumda onunla tanıştığınız yere göre biraz kendinizi kullandırttıktan sonra, ne bileyim birkaç yanardöner meyve, bir iki şişe şampanya bilemedin bir chivas iş görür ölçülerdir. tüm bunları hali hazırda sağlayıp yaşattıktan sonra sıra bir boş eve geçmeye gelirki, yaşattıklarınızından sıra yaşamanız gerekene geçsin...
etik olarak yukarıda örnek kulağa hoşgelmesede fikrin temel prensipleri arasındadır. bu konuyu üç aşağı beş yukarı çekerek farklı örneklendirmelerle vatana millete faydalı olabilecek karşılıklı "mutualist" bir ilişkiye sokulup sonunda tebessümle ayrılınabilir.
ve son olarak yaşa ve yaşat akımı mı desem felsefesi mi desem yoksa fikri mi desem, ben bilemedim siz karar verin, yaşama sanatı ile bağdaştırılıp daha özgün fikirler sentezlenebilir.
tanım: yaşayarak yaşatma üstüne kurulu bir felsefi akımdır.
ps: yazar müsfettesi ibaresiyle yazar kendine iltifat etmiştir, çok görmeyin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar