bugün
- favori coldplay şarkınız4
- türk müsün türkiyeli misin4
- recep tayyip erdoğana sahip çıkalım3
- yazarların en son bitirdiği kitap6
- rüyada nervio yu görmek7
- aylık 511 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- akp ve mhp sol partilerdir3
- ölüm2
- korku filmi izlerken sarılacak birisinin olmaması6
- ne mutlu türkiyeliyim diyene2
- gotik erkek2
- arkadaşlar hangi diziye başlasam5
- puantiye modasının bokunun çıkması4
- oyum ak partiye2
- ispanya daki göçmen krizi9
- noel gallagher vs liam gallagher2
- her gün alkol almak4
- yeni dünya düzeni4
- aylık 508 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- mutlu kalmak için öneriler6
- aldatmak mı aldatılmak mı2
- hırvatistan12
- sözlükteki derin yapılanma4
- beni özleyenler elime mum diksin15
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- çöp yanında poşette kitap bulmak3
- arabada yüksek sesle müzik dinlemek2
- aylık 509 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- mehmet akif ersoyun para ödülünü kabul etmemesi2
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu5
- selamün aleyküm beyler2
- 29 yaş altı sözlükten silinsin2
- yapay zekaya entry yazdırmak5
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri6
- lunapark2
- uçurtma uçuran çocuk2
- anın görüntüsü15
- yunanistan29
- solcuların faşistlerden beter olması2
- tatile sivasa gitmek4
- kele şaplak atmanın hazzı ve dayanılmaz istek2
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- milliyetçi chp li2
- osmanlıcılar4
- sümer dili6
- dolar 100 lira olsa olacaklar3
- stack overflow kopyala yapıştır4
hiç bir takımın hiç bir transferiyle karşılaştırılmaması gereken futbolcudur öncelikle. sonuçta gerek guiza gerek ise baros, haklarında yorum yapılacak oranda maç oynamamışlardır yeni takımlarında.
dünya kupası'nı, la liga'yı ve şampiyonlar ligi'ni kazanmış ronaldinho'yu transfer eden milan için bile gereksiz bir transfer yaptı deniyorsa eğer, oturup en azından bir müddet beklemek lazım.
benzer bir biçimde, anelka ile beraber aynı sene türkiye'ye gelen franck riberry için anelka nın bonusu dendiğini ve aynı riberry'nin zidane'dan sonra fransa milli takımında heyecan veren tek oyuncu olduğunu gözönüne alırsak; futbol her türlü sürprize açık bir oyundur diyebiliriz.
rekabet sonuçta güzel bir şey ve ezeli rakipler var olduğu sürece kazanılan başarılar anlamlı oluyor; fakat belirli bir üslubu da muhatap alınan kim olursa olsun herkesin sergilemesi gerekiyor itirazı olan yoksa.
tüm bunları bir yana bırakırsak, sportif açıdan galatasaray'a en büyük katkısı kadro derinliği konusunda olacaktır baros'un. uefa kupası'nı kazandığımız sene kadromuzda yer alan marcio'nun oynadığı maçlarda hakan şükür'ü neredeyse hiç aratmadığını anımsarız. cezalı ve sakat oyuncuların bulunduğu karşılaşmalarda hücum hattında sorun yaşama ihtimali bu transferle düşmüş oldu galatasaray'ın. ayrıca belirtmek gerekir ki, uyum sağlayabilirse ve sakatlık sorunu yaşamazsa, gerek necati ateş'ten gerek ise hasan kabze'den daha verimli olacaktır; en azından geçmişinde yaptıklarına bakılırsa beklentiler bu yöndedir kendisinden.
bir diğer önemli husus da, geçmiş yönetimle karşılaştırıldığında günümüzdeki yönetimin özellikle transfer konusunda çok daha başarılı olmasıdır. başarı garantisini pele ve beckenbauer'i transfer etseniz dahi veremezsiniz; fakat son 3 sene içinde 2 kez şampiyon olmamıza rağmen yakın bir tarihte lige bu denli heyecanlı başlayan bir galatasaray olmamıştır. mühim olan da zaten takımına gönül veren galatasaray taraftarlarının, son senelerde özellikle avrupa arenasında alınan başarısız sonuçlardan sonra azalmakta olan ilgisini geri kazanabilmektir, adnan polat ve yönetimi bu konuda çok olumlu adımlar atmıştır.
benzer kalitede transferlerin devam etmesiyle beraber artış gösterecek store alışverişleri ve aslantepe projesinin sona ermesinden sonra yeni stadyumdan elde edilecek gelir ile de, son yıllarda fenerbahçe ile aramızda oluşmaya başlayan mali uçurum yavaş yavaş dengelenecektir.
mühim olan sonuçta başarılı olmak için rakibin kötü durumunu dilemek değil, rakibinden daha iyisini yapmak için çalışmaktır.
hiç şüphesiz ki bu rekabetle beraber artan kadro kalitesindeki yükseliş de, teknik adamlar tarafından doğru biçimde değerlendirildiği takdirde uluslarası başarıyı getirecektir.
türkiye ligi'nde daha fazla elde edilen şampiyonlukla övünmek yerine, ezeli rakibi tıpkı bir manchester united - chelsea örneğinde olduğu gibi şampiyonlar ligi finalinde mağlup etmek daha keyifli olmaz mı sizce de?
dünya kupası'nı, la liga'yı ve şampiyonlar ligi'ni kazanmış ronaldinho'yu transfer eden milan için bile gereksiz bir transfer yaptı deniyorsa eğer, oturup en azından bir müddet beklemek lazım.
benzer bir biçimde, anelka ile beraber aynı sene türkiye'ye gelen franck riberry için anelka nın bonusu dendiğini ve aynı riberry'nin zidane'dan sonra fransa milli takımında heyecan veren tek oyuncu olduğunu gözönüne alırsak; futbol her türlü sürprize açık bir oyundur diyebiliriz.
rekabet sonuçta güzel bir şey ve ezeli rakipler var olduğu sürece kazanılan başarılar anlamlı oluyor; fakat belirli bir üslubu da muhatap alınan kim olursa olsun herkesin sergilemesi gerekiyor itirazı olan yoksa.
tüm bunları bir yana bırakırsak, sportif açıdan galatasaray'a en büyük katkısı kadro derinliği konusunda olacaktır baros'un. uefa kupası'nı kazandığımız sene kadromuzda yer alan marcio'nun oynadığı maçlarda hakan şükür'ü neredeyse hiç aratmadığını anımsarız. cezalı ve sakat oyuncuların bulunduğu karşılaşmalarda hücum hattında sorun yaşama ihtimali bu transferle düşmüş oldu galatasaray'ın. ayrıca belirtmek gerekir ki, uyum sağlayabilirse ve sakatlık sorunu yaşamazsa, gerek necati ateş'ten gerek ise hasan kabze'den daha verimli olacaktır; en azından geçmişinde yaptıklarına bakılırsa beklentiler bu yöndedir kendisinden.
bir diğer önemli husus da, geçmiş yönetimle karşılaştırıldığında günümüzdeki yönetimin özellikle transfer konusunda çok daha başarılı olmasıdır. başarı garantisini pele ve beckenbauer'i transfer etseniz dahi veremezsiniz; fakat son 3 sene içinde 2 kez şampiyon olmamıza rağmen yakın bir tarihte lige bu denli heyecanlı başlayan bir galatasaray olmamıştır. mühim olan da zaten takımına gönül veren galatasaray taraftarlarının, son senelerde özellikle avrupa arenasında alınan başarısız sonuçlardan sonra azalmakta olan ilgisini geri kazanabilmektir, adnan polat ve yönetimi bu konuda çok olumlu adımlar atmıştır.
benzer kalitede transferlerin devam etmesiyle beraber artış gösterecek store alışverişleri ve aslantepe projesinin sona ermesinden sonra yeni stadyumdan elde edilecek gelir ile de, son yıllarda fenerbahçe ile aramızda oluşmaya başlayan mali uçurum yavaş yavaş dengelenecektir.
mühim olan sonuçta başarılı olmak için rakibin kötü durumunu dilemek değil, rakibinden daha iyisini yapmak için çalışmaktır.
hiç şüphesiz ki bu rekabetle beraber artan kadro kalitesindeki yükseliş de, teknik adamlar tarafından doğru biçimde değerlendirildiği takdirde uluslarası başarıyı getirecektir.
türkiye ligi'nde daha fazla elde edilen şampiyonlukla övünmek yerine, ezeli rakibi tıpkı bir manchester united - chelsea örneğinde olduğu gibi şampiyonlar ligi finalinde mağlup etmek daha keyifli olmaz mı sizce de?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar