bugün
- elektrikli otomobil4
- sözlük kızlarının kombinleri19
- ibb davası2
- tai lung51
- türk kızlarının sohbet edememesi2
- ankete gelin beyler27
- ne kadar yaşlısın19
- sarapci koala40
- recep tayyip erdoğan22
- seks benim için 3 planda diyen erkek3
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- bu saate kadar uyuyan aymaz insan2
- yaşlanma belirtileri2
- rolünü iyi oynadığı için tepki çeken oyuncular2
- şarapçı koala niye kuzey kore'ye gitmiyor8
- anın görüntüsü18
- sözlüğe küsmek4
- dolly parton'ın ölümü3
- kızarmış ekmek10
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği9
- sevmediğiniz yazarlar14
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar3
- geceye bir tavsiye bırak2
- pkk'nın silah bırakmasını takip edecek kurul31
- kendine yabancılaşmak10
- doğu perinçek6
- avon ultra colour indulgence ruj3
- yalnızlık rahatlıktır15
- ben de reise oy vericem12
- pkk kürt ağa ve kürt feodallere ne yapmış26
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- ben gökten inen ekmeğim5
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- terörsüz türkiye5
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz6
- gece2
- isa kendini tanrı'nın oğlu olarak görüyordu5
- bir otel odasında yalnızken duyulan hüzün4
- kaşık pozisyonunda sevgilisinin önünde yatan erkek2
- sözlükte yaratım sancısı çekmek5
- sözlük sosyalistlerinin fotoğrafları5
- koala aniden 180 derece neden döndü sorunsalı6
- bir soru sor7
- azerbaycan türkçesi daha güzel olan kelimeler12
- türkiye de sosyalist devrim olma ihtimali10
- laik teyzelerin fenotipi34
- velvet39
- kutlu doğum haftası9
- izmir bok kokuyor deyince seri eksilenmek22
Osmanlı Devleti'nin yönetimine Al-i Osman diye adlandırılan Osmanlı ailesi dışında başka bir sülaleden hükümdar getirilmemiştir. Devletin ve milletin devamı ilkesine uyularak, bir isyan çıkmasının önüne geçmek amacıyla diğer şehzadeler öldürülürdü. Bu nedenle yıkılışına kadar, Osmanlı Devleti'nde Roma ve Bizans'ta olduğu gibi bir çok sülale iş başına geçmemiştir. I. Ahmet Dönemi'nden itibaren, kardeş katli kaldırılarak, oda hapsi uygulaması başlamıştır. Padişah, törelere göre, bütün güç ve kudreti elinde bulunduran ve memleketin sahibi sayılırdı. Padişah, şer'i hukuka aykırı olmamak şartıyla, birtakım hükümler verir, bunlar örf olarak adlandırılırdı.
Padişahlar aynı zamanda ordunun başkomutanı idi. XVI. yüzyıla kadar padişahlar, şehzadelikleri döneminde savaşlara katılır, ülke idaresi ve savaş teknikleri konusunda tecrübe kazanırlardı. Padişahlar, dini anlamda yetkilere de sahiptiler. Bu yetki Yavuz Sultan Selim'in, Mısır'ı alması ile Halife-i Müslimin, yani Müslümanların halifesi sanı ile belirtilmişti.
Padişah çocuklarına, çelebi veya şehzade denir, şehzadeler, babalarının sağlığında büyük bir sancağa tayin edilirdi. Buralarda, başlarında da Lala denilen devlet adamları olmak üzere, devlet yönetimi konusunda yetiştirilirlerdi. Her şehzade hükümdar olma hakkına sahipti. Tahta çıkma konusunda herhangi bir veraset sistemi yoktu. Osman Bey ve Orhan Bey döneminde padişahlık hakkı hanedanın bütün erkek üyelerine aitti.
Ancak, I. Murat döneminden itibaren padişahlık, padişah ve oğullarına bırakılmış, bu durum şehzadeler arasında zaman zaman taht kavgalarına sebep olmuştu. Fatih Kanunnamesi'nde bu durum; şehzadelerin hangisine saltanat nasip olursa onun tahta geçeceği; şeklinde belirtilmiş, böylece bu kanunname ile kardeş katli yasallaşmıştır. I. Ahmet dönemi ile birlikte, ekber ve erşad yani en akıllı ve en yaşlı kişinin tahta geçmesi kuralı getirilerek veraset sistemi belirgin bir duruma gelmişti.
Osmanlı padişahları Halifelik yetkilerini ilk defa 1774'te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması'nda Kırım Müslümanlarını dini açıdan kendilerine bağlıyarak kullanmışlardır.
Padişahlar aynı zamanda ordunun başkomutanı idi. XVI. yüzyıla kadar padişahlar, şehzadelikleri döneminde savaşlara katılır, ülke idaresi ve savaş teknikleri konusunda tecrübe kazanırlardı. Padişahlar, dini anlamda yetkilere de sahiptiler. Bu yetki Yavuz Sultan Selim'in, Mısır'ı alması ile Halife-i Müslimin, yani Müslümanların halifesi sanı ile belirtilmişti.
Padişah çocuklarına, çelebi veya şehzade denir, şehzadeler, babalarının sağlığında büyük bir sancağa tayin edilirdi. Buralarda, başlarında da Lala denilen devlet adamları olmak üzere, devlet yönetimi konusunda yetiştirilirlerdi. Her şehzade hükümdar olma hakkına sahipti. Tahta çıkma konusunda herhangi bir veraset sistemi yoktu. Osman Bey ve Orhan Bey döneminde padişahlık hakkı hanedanın bütün erkek üyelerine aitti.
Ancak, I. Murat döneminden itibaren padişahlık, padişah ve oğullarına bırakılmış, bu durum şehzadeler arasında zaman zaman taht kavgalarına sebep olmuştu. Fatih Kanunnamesi'nde bu durum; şehzadelerin hangisine saltanat nasip olursa onun tahta geçeceği; şeklinde belirtilmiş, böylece bu kanunname ile kardeş katli yasallaşmıştır. I. Ahmet dönemi ile birlikte, ekber ve erşad yani en akıllı ve en yaşlı kişinin tahta geçmesi kuralı getirilerek veraset sistemi belirgin bir duruma gelmişti.
Osmanlı padişahları Halifelik yetkilerini ilk defa 1774'te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması'nda Kırım Müslümanlarını dini açıdan kendilerine bağlıyarak kullanmışlardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar