bugün
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar14
- deniz göktaş24
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam12
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu10
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği11
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi14
- sözlükte flörtleşmek22
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- erkekleri taciz eden kadın9
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- eşiniz rol gereği öpüşse5
- sizce ben güzel miyim7
- kemal kılıçdaroğlu13
- nemin en çok olduğu il3
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum6
- true nickli yazar4
- kadınların daha hayvansever olduğu gerçeği4
- alttaki yazar ile kafes dövüşü yapıyoruz3
- suca suruklenen cocuk6
- 3000 yıldır kitap okuyoruz2
- uzay neyin içerisinde genişliyor5
- evli kadınla ilişki yaşar mısınız2
- mevlana2
- sizlerdenbirisi2
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı8
- tai lung24
- pandela44
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi2
- özgür özel'in kastamonu da orman köylülerine sesle2
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler5
- karanlık kafese inen ruh kuşu3
- güzel satranç oynayan kız var mıdır3
- kale3112 nickli sözlük yazarı2
- polisin ters kelepçe takabileceği durumlar4
- ben geldim naneler19
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- başlıkların silinme sebepleri3
- ona bir şey söyle8
- son kitaptan öncekiler bozulsun diye mi yaratıldı3
- 35 yaşında ölmek6
- ai analizin tavsiyelerine kulak vermek2
- en son gelen mesaj2
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- ev kedisi2
- ali haydar fırat2
- ferdi özbeğen9
- sıla türkoğlu2
Osmanlı Devleti'nin yönetimine Al-i Osman diye adlandırılan Osmanlı ailesi dışında başka bir sülaleden hükümdar getirilmemiştir. Devletin ve milletin devamı ilkesine uyularak, bir isyan çıkmasının önüne geçmek amacıyla diğer şehzadeler öldürülürdü. Bu nedenle yıkılışına kadar, Osmanlı Devleti'nde Roma ve Bizans'ta olduğu gibi bir çok sülale iş başına geçmemiştir. I. Ahmet Dönemi'nden itibaren, kardeş katli kaldırılarak, oda hapsi uygulaması başlamıştır. Padişah, törelere göre, bütün güç ve kudreti elinde bulunduran ve memleketin sahibi sayılırdı. Padişah, şer'i hukuka aykırı olmamak şartıyla, birtakım hükümler verir, bunlar örf olarak adlandırılırdı.
Padişahlar aynı zamanda ordunun başkomutanı idi. XVI. yüzyıla kadar padişahlar, şehzadelikleri döneminde savaşlara katılır, ülke idaresi ve savaş teknikleri konusunda tecrübe kazanırlardı. Padişahlar, dini anlamda yetkilere de sahiptiler. Bu yetki Yavuz Sultan Selim'in, Mısır'ı alması ile Halife-i Müslimin, yani Müslümanların halifesi sanı ile belirtilmişti.
Padişah çocuklarına, çelebi veya şehzade denir, şehzadeler, babalarının sağlığında büyük bir sancağa tayin edilirdi. Buralarda, başlarında da Lala denilen devlet adamları olmak üzere, devlet yönetimi konusunda yetiştirilirlerdi. Her şehzade hükümdar olma hakkına sahipti. Tahta çıkma konusunda herhangi bir veraset sistemi yoktu. Osman Bey ve Orhan Bey döneminde padişahlık hakkı hanedanın bütün erkek üyelerine aitti.
Ancak, I. Murat döneminden itibaren padişahlık, padişah ve oğullarına bırakılmış, bu durum şehzadeler arasında zaman zaman taht kavgalarına sebep olmuştu. Fatih Kanunnamesi'nde bu durum; şehzadelerin hangisine saltanat nasip olursa onun tahta geçeceği; şeklinde belirtilmiş, böylece bu kanunname ile kardeş katli yasallaşmıştır. I. Ahmet dönemi ile birlikte, ekber ve erşad yani en akıllı ve en yaşlı kişinin tahta geçmesi kuralı getirilerek veraset sistemi belirgin bir duruma gelmişti.
Osmanlı padişahları Halifelik yetkilerini ilk defa 1774'te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması'nda Kırım Müslümanlarını dini açıdan kendilerine bağlıyarak kullanmışlardır.
Padişahlar aynı zamanda ordunun başkomutanı idi. XVI. yüzyıla kadar padişahlar, şehzadelikleri döneminde savaşlara katılır, ülke idaresi ve savaş teknikleri konusunda tecrübe kazanırlardı. Padişahlar, dini anlamda yetkilere de sahiptiler. Bu yetki Yavuz Sultan Selim'in, Mısır'ı alması ile Halife-i Müslimin, yani Müslümanların halifesi sanı ile belirtilmişti.
Padişah çocuklarına, çelebi veya şehzade denir, şehzadeler, babalarının sağlığında büyük bir sancağa tayin edilirdi. Buralarda, başlarında da Lala denilen devlet adamları olmak üzere, devlet yönetimi konusunda yetiştirilirlerdi. Her şehzade hükümdar olma hakkına sahipti. Tahta çıkma konusunda herhangi bir veraset sistemi yoktu. Osman Bey ve Orhan Bey döneminde padişahlık hakkı hanedanın bütün erkek üyelerine aitti.
Ancak, I. Murat döneminden itibaren padişahlık, padişah ve oğullarına bırakılmış, bu durum şehzadeler arasında zaman zaman taht kavgalarına sebep olmuştu. Fatih Kanunnamesi'nde bu durum; şehzadelerin hangisine saltanat nasip olursa onun tahta geçeceği; şeklinde belirtilmiş, böylece bu kanunname ile kardeş katli yasallaşmıştır. I. Ahmet dönemi ile birlikte, ekber ve erşad yani en akıllı ve en yaşlı kişinin tahta geçmesi kuralı getirilerek veraset sistemi belirgin bir duruma gelmişti.
Osmanlı padişahları Halifelik yetkilerini ilk defa 1774'te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması'nda Kırım Müslümanlarını dini açıdan kendilerine bağlıyarak kullanmışlardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar