bugün
- sözlük kızlarının kekleri22
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız5
- dantelli sütyen takan erkek12
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek5
- ak partililerin apoya villa yaptırması37
- sözlükte ki gay başlıkları4
- kürdistan5
- türk açılımı5
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- erkekle kadının arkadaş olması5
- sen dost ararsan koş mevlana ya4
- sütyen kelimesindeki süt3
- neme lazım diyen erkek6
- dindarların çoğunun fakir olması7
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması3
- yesene beni diyen kız9
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu4
- filenin sultanları'nın siklenmemesi4
- yıkadığın perdeleri takmak istiyorum2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- klip çekmesinler diye boş fabrikaya köpek bağlamak3
- topkapı sarayı2
- müstehcenlik soruşturmaları4
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket3
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- 19 eylül 20263
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- renault toros4
- mehdi'nin türkiye'yi en ileri götüreceği gerçeği2
- kıyıcı yazarlar2
- ölümden korkuyor musunuz17
- taşacak bu deniz dizisi3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- diyarbakır2
- feto'nun kamu gizli yapılanmasına operasyon3
- ufuksal yönelimler2
- sayın mod arkadaşlar2
- amed erxeni2
- palamut7
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- intihar düşüncesi7
- ölüm korkusundan ölmek3
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- anın görüntüsü22
- kahve kupasını iki elle tutup camdan bakan erko2
- az gelişmiş ülkeler2
- insanın hayvandan koptuğu özgürlük eşiği2
- 2026 sonbaharında izmir3
- abdullah öcalan'a villa yapılması2
iyi insanlar melek olur, uçarlar. iyi dedeler melek olur, uçarlar.
biz daha bu seneki avrupa şampiyonasında hollanda'nın fransa'ya attığı golleri izledik. mutfakta kiraz koyuyorum ikimize(kiraz çok sever), içerden "e kızım gene attı bunlar, gel gel" dedi bi kaç ay önce. bana emre kongar kitabı verip içine şimdi okuyunca saf acıdan ağladığım notlar yazdı. dil edebiyat okurken çeviri yapıyorum, yazlıkta bütün siteye anlatmış "benim kızım trt ye çeviri yapıyor" diye. babam bana "bebeğim" demez mesela, sımsıkı sarılıp "bitanem, güzel bebeğim" dedi.
tam bir ay önce evden çıkmak üzereyim, annem aradı, "deden hastanede, durumu kötü, bence git, belki pişman olursun". o eminönü vapuru bir türlü yanaşamadı. cerrahpaşaya giden otobüs bütün kırmızı ışıklara takıldı. beyin damarı tıkanmış. gittiğimde baygın, öyle yatıyordu. "beyin damarı tıkanmış, 6 aya kadar sürebilir uyanması." dedem hiç uyanmadı. gözlerini açtı. "sizi anlamıyor ve algılamıyor". ateşi çıktı, 38.3. alnına kollarına buz gibi bezler koydum. burnundaki sondayı çıkarmasın diye elini bağlamışlar. geceler boyu eli elimde sabahladık. solunumu zayıftı. yıllarca herkese şifa vermiş dünyanın en güçlü adamı, mücadeleyle soludu tam otuz gün. eve uyumaya gittiğimde nefes alışlarını duydum iki kulağımda.
bir sabahın körü yan odadan babamın telefonu çaldı. babam karısına döndü, "ölmüş". ölmüş. nefesi durmuş, kalbi atmamış. hiç bir ölüm erken değildir. hiç bir "ilk gün" metanetle bağdaşmaz. dedenin ölmesi, ilk ölümdür, koskoca cumhuriyet adamının gözlerini usul yummasıdır, o beş katlı asansörsüz eve torunlar için alınmayan şeker çikolatadır, gözler kapalı elini sımsıkı tutan eldir iğrenç hastane gecelerinde, dedenin ölümü küreğe sarılıp o güzelim insanın durmuş bedenine toprak atan babanın gözlerinden düşen yaştır.
biz daha bu seneki avrupa şampiyonasında hollanda'nın fransa'ya attığı golleri izledik. mutfakta kiraz koyuyorum ikimize(kiraz çok sever), içerden "e kızım gene attı bunlar, gel gel" dedi bi kaç ay önce. bana emre kongar kitabı verip içine şimdi okuyunca saf acıdan ağladığım notlar yazdı. dil edebiyat okurken çeviri yapıyorum, yazlıkta bütün siteye anlatmış "benim kızım trt ye çeviri yapıyor" diye. babam bana "bebeğim" demez mesela, sımsıkı sarılıp "bitanem, güzel bebeğim" dedi.
tam bir ay önce evden çıkmak üzereyim, annem aradı, "deden hastanede, durumu kötü, bence git, belki pişman olursun". o eminönü vapuru bir türlü yanaşamadı. cerrahpaşaya giden otobüs bütün kırmızı ışıklara takıldı. beyin damarı tıkanmış. gittiğimde baygın, öyle yatıyordu. "beyin damarı tıkanmış, 6 aya kadar sürebilir uyanması." dedem hiç uyanmadı. gözlerini açtı. "sizi anlamıyor ve algılamıyor". ateşi çıktı, 38.3. alnına kollarına buz gibi bezler koydum. burnundaki sondayı çıkarmasın diye elini bağlamışlar. geceler boyu eli elimde sabahladık. solunumu zayıftı. yıllarca herkese şifa vermiş dünyanın en güçlü adamı, mücadeleyle soludu tam otuz gün. eve uyumaya gittiğimde nefes alışlarını duydum iki kulağımda.
bir sabahın körü yan odadan babamın telefonu çaldı. babam karısına döndü, "ölmüş". ölmüş. nefesi durmuş, kalbi atmamış. hiç bir ölüm erken değildir. hiç bir "ilk gün" metanetle bağdaşmaz. dedenin ölmesi, ilk ölümdür, koskoca cumhuriyet adamının gözlerini usul yummasıdır, o beş katlı asansörsüz eve torunlar için alınmayan şeker çikolatadır, gözler kapalı elini sımsıkı tutan eldir iğrenç hastane gecelerinde, dedenin ölümü küreğe sarılıp o güzelim insanın durmuş bedenine toprak atan babanın gözlerinden düşen yaştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar