bugün
- afrika nasıl kalkınabilir7
- bayan kelimesi neden rahatsız edici26
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- yazarların en son bitirdiği kitap13
- ayetleri eğip büken kitle4
- turşunun iyisi limonla mı sirkeyle mi11
- ismail tutti frutti seyrediyorum göremiyorum eğil3
- sabah kahvaltısı5
- bisikletçi pipisi6
- akp'nin türkiye'ye verdiği zararın kalıcı olması2
- kadın ve paradan başka bir şey düşünmeyen erkek6
- kadınların piç erkek tercihi2
- anın fotoğrafı16
- dünya 5 ten büyüktür5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz10
- ekonomi13
- ayhan ışık3
- zamanın göreceliliği5
- merkür den dünyaya elmas getirmek6
- zariyat suresi 22 ayet ve merkür gezegeni4
- ismail2
- nauru'nun adını değiştirmesi4
- avagadro sayısını 3 almak3
- chp nin illuminati nin bir ayağı olduğu gerçeği4
- maide 202
- çok yoğun biri olmak3
- yapay zekanın yapay zeka üretmesi6
- neli dondurma seversiniz14
- emekliye aylık zam farkı ödemeleri2
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır15
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- ali vefa11
- acil yardım isteği8
- aylık 433 bin lira iyi para mıdır sorunsalı6
- amca amca taşakların tabanca2
- katatespizartmasi14
- yorgun mermi9
- arkadaşlar13
- dolar 4 60 olunca sus pus olan geziciler2
- kedi5
- sözlük bayanlarının hiç çaylak olmaması8
- sözlük erkeklerinin kıskanç ve kompleksli olması8
- gecenin şarkısı6
- limonlu dondurma8
- yağmurcu neden akpli13
- ahududu4
- zona7
- yunanlıların neşet ertaş'ı çalması7
- kelebeklerin bir boka yaramaması8
- kalem7
iyi insanlar melek olur, uçarlar. iyi dedeler melek olur, uçarlar.
biz daha bu seneki avrupa şampiyonasında hollanda'nın fransa'ya attığı golleri izledik. mutfakta kiraz koyuyorum ikimize(kiraz çok sever), içerden "e kızım gene attı bunlar, gel gel" dedi bi kaç ay önce. bana emre kongar kitabı verip içine şimdi okuyunca saf acıdan ağladığım notlar yazdı. dil edebiyat okurken çeviri yapıyorum, yazlıkta bütün siteye anlatmış "benim kızım trt ye çeviri yapıyor" diye. babam bana "bebeğim" demez mesela, sımsıkı sarılıp "bitanem, güzel bebeğim" dedi.
tam bir ay önce evden çıkmak üzereyim, annem aradı, "deden hastanede, durumu kötü, bence git, belki pişman olursun". o eminönü vapuru bir türlü yanaşamadı. cerrahpaşaya giden otobüs bütün kırmızı ışıklara takıldı. beyin damarı tıkanmış. gittiğimde baygın, öyle yatıyordu. "beyin damarı tıkanmış, 6 aya kadar sürebilir uyanması." dedem hiç uyanmadı. gözlerini açtı. "sizi anlamıyor ve algılamıyor". ateşi çıktı, 38.3. alnına kollarına buz gibi bezler koydum. burnundaki sondayı çıkarmasın diye elini bağlamışlar. geceler boyu eli elimde sabahladık. solunumu zayıftı. yıllarca herkese şifa vermiş dünyanın en güçlü adamı, mücadeleyle soludu tam otuz gün. eve uyumaya gittiğimde nefes alışlarını duydum iki kulağımda.
bir sabahın körü yan odadan babamın telefonu çaldı. babam karısına döndü, "ölmüş". ölmüş. nefesi durmuş, kalbi atmamış. hiç bir ölüm erken değildir. hiç bir "ilk gün" metanetle bağdaşmaz. dedenin ölmesi, ilk ölümdür, koskoca cumhuriyet adamının gözlerini usul yummasıdır, o beş katlı asansörsüz eve torunlar için alınmayan şeker çikolatadır, gözler kapalı elini sımsıkı tutan eldir iğrenç hastane gecelerinde, dedenin ölümü küreğe sarılıp o güzelim insanın durmuş bedenine toprak atan babanın gözlerinden düşen yaştır.
biz daha bu seneki avrupa şampiyonasında hollanda'nın fransa'ya attığı golleri izledik. mutfakta kiraz koyuyorum ikimize(kiraz çok sever), içerden "e kızım gene attı bunlar, gel gel" dedi bi kaç ay önce. bana emre kongar kitabı verip içine şimdi okuyunca saf acıdan ağladığım notlar yazdı. dil edebiyat okurken çeviri yapıyorum, yazlıkta bütün siteye anlatmış "benim kızım trt ye çeviri yapıyor" diye. babam bana "bebeğim" demez mesela, sımsıkı sarılıp "bitanem, güzel bebeğim" dedi.
tam bir ay önce evden çıkmak üzereyim, annem aradı, "deden hastanede, durumu kötü, bence git, belki pişman olursun". o eminönü vapuru bir türlü yanaşamadı. cerrahpaşaya giden otobüs bütün kırmızı ışıklara takıldı. beyin damarı tıkanmış. gittiğimde baygın, öyle yatıyordu. "beyin damarı tıkanmış, 6 aya kadar sürebilir uyanması." dedem hiç uyanmadı. gözlerini açtı. "sizi anlamıyor ve algılamıyor". ateşi çıktı, 38.3. alnına kollarına buz gibi bezler koydum. burnundaki sondayı çıkarmasın diye elini bağlamışlar. geceler boyu eli elimde sabahladık. solunumu zayıftı. yıllarca herkese şifa vermiş dünyanın en güçlü adamı, mücadeleyle soludu tam otuz gün. eve uyumaya gittiğimde nefes alışlarını duydum iki kulağımda.
bir sabahın körü yan odadan babamın telefonu çaldı. babam karısına döndü, "ölmüş". ölmüş. nefesi durmuş, kalbi atmamış. hiç bir ölüm erken değildir. hiç bir "ilk gün" metanetle bağdaşmaz. dedenin ölmesi, ilk ölümdür, koskoca cumhuriyet adamının gözlerini usul yummasıdır, o beş katlı asansörsüz eve torunlar için alınmayan şeker çikolatadır, gözler kapalı elini sımsıkı tutan eldir iğrenç hastane gecelerinde, dedenin ölümü küreğe sarılıp o güzelim insanın durmuş bedenine toprak atan babanın gözlerinden düşen yaştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar