bugün
- ideal erkek boyunun 1 84 olması12
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- ben burada ne yapıyorum hissi6
- adnan oktar7
- true ahlaksızlığı5
- seri gizli artı oy veren melek13
- aile hekimini överek istediğini yazdırmak3
- insan olmaya ceyrek kala12
- put7
- yazarların lahmacun yeme rekorları8
- pompacı kıza nasıl açılınır3
- doktor bey vizitte7
- depremler başı açık kadınlar yüzünden oluyor3
- dünya kuzenler günü5
- nervio27
- true abazanlığı4
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- erdoğan ın dünya lideri olması8
- çocukların şımarık olması6
- 24 temmuz 20262
- insan ömrü3
- kabak yemeği vs hamburger13
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip6
- velvet hanım günaydın6
- ilk buluşmada ne getirilmeli8
- yeni parti20
- izmirli kızlar8
- 186 boyundaki erkek19
- türk kızlarının sekste başarısız olması4
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar7
- orduspor çocukları4
- norveç futbolu5
- 24 temmuz 2026 istanbul baraj doluluk oranı3
- diktatörlükle yönetilen ülkeler4
- hoşlanılan kızın kot kafali olması2
- en büyük korkunuz7
- yeni parti için alternatifli hazırlık5
- fatma soydaş7
- ilişkiyi bitirme cümlesi3
- denizci içkisi2
- genç işsizlik3
- tango dersi alan urfalı teyze4
- ahmet sezer bey11
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak20
- sözlük yönetimine bir teşekkür4
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- anın görüntüsü7
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- velvet48
- olm herkes nerede lan2
ulusalcıların marks'ın toplumları incelemek için ortaya koyduğu materyalist-diyalektik bakış açısı ile ilgili bir sorunları olmadığı gerçeğinden bi haber olduğu halde bunu 68 kuşağının ulusalcılığı hakkında anti-tez bir yargıya varmak için kullanma cesaretine sahip olmak kişinin konu hakkında tam olarak yetkin olmadığına delalet eder mi etmez mi tartışılır. bu konuda ulusalcıların tavrıyla ilgili bir açıklamaya gerek var gibi duruyor.
ulusalcılar marks'ın toplumları incelemek için ortaya koyduğu materyalist-diyalektik bakışı savunur. tarihin sınıf mücadelesi olduğunu görür, kendi mücadelesini de sınıf mücadelesi olarak ortaya koyar. bunun sonunda enternasyonalist hayalcilerinin farklı olarak, teoriyi pratiğe geçebilecek şekilde ortaya koyabilmenin üzerinde durulması gereken temel koşul olduğuna inanarak sosyalist bir topluma ulaşmayı hedefler. ancak bu marks'ın tüm bakış açısını sahiplendikleri anlamına da gelmez. insan düşünen bir varlıktır yüz kusur yıl önce ortaya konan teorinin tanrı kelamı olmadığı, çelişkili ve eksik yanlarının bulunabileceğinin ve geliştirilmesi gerekliliğinin farkındadır. zira düşünen ve yargılayan bir varlık olan insandan bahsediyoruz, değişmez ezberini belirli aralıklarla tekralayan bir papağandan değil, olması da gereken budur.
burada ezbercilerin asıl sorunu marks'ın tarihsel materyalizminin avrupa merkezci olduğunu ve bunun materyalizme de aykırı olduğunu algılama yetisine sahip olmamalarıdır. marks'ın batı merkezli materyalizmini, türkiye gibi toplumsal yapıya sahip ülkelere uygulamak, gayri-milli bir tavır takınmak emperyalist kuşatmaya uygun bir ortam hazırlama anlamına gelir. milletler tarihsel kategorilerdir, sınıfların varlığı ve mücadelesi, milletlerin kurgu olduğu anlamına gelmez. tam aksine günümüzde sınıf mücadelesi, milletler arası bir mücadele olarak gelişir. küresel emperyalist hegomanyanın içinde batı proletaryasının da işbirlik içinde olduunu hala anlayamamış bir enternasyonalist sol zaten baştan kaybetmiştir. kendisi farkında olmasa da türkiye gibi ülkelerde emperyallerin kullanmaktan büyük zevk aldığı bir kukladan ibarettir.
avrupa birliği konusuna girersek türkiye'de meclise ufuk olarak girdiği söylenip maskot olan enternasyonalist sol geçinen sömürge tipi solcuların, emek-eşitlik derken mangalda kül bırakmayan avrupa destekli sivil toplum örgütü ve komprador sol partilerin ahvali belli iken büyük bir pişkinlikle günahı ulusalcıların üzerine yıkmaya çalışmak akla mantığa sığmaz. enternasyonalistlerin kendi içlerinde yaşadıkları bu çelişkiliye ne demeli peki. ilk başta sen kendi evinin önündeki çöpü topla derler adama.
son olarak, 40 yıl önce "gerçek devrimciler tarafından bağımsızlık simgesi olarak görülen ve gururla taşınan bayrağın, günümüzün "sözde devrimcileri" açısından neden aşağınılası bir simge olarak ele alındığı mantıki bir şekilde izah edilemedi henüz. buna mantıklı gerekçelere dayanan bir yorum hala beklenmekte ve duruma bakılırsa da bu çelişkiye de malum çevreler tarafından verilebilecek bir cevap asla mümkün olamayacak gibi görünüyor.
ulusalcılar marks'ın toplumları incelemek için ortaya koyduğu materyalist-diyalektik bakışı savunur. tarihin sınıf mücadelesi olduğunu görür, kendi mücadelesini de sınıf mücadelesi olarak ortaya koyar. bunun sonunda enternasyonalist hayalcilerinin farklı olarak, teoriyi pratiğe geçebilecek şekilde ortaya koyabilmenin üzerinde durulması gereken temel koşul olduğuna inanarak sosyalist bir topluma ulaşmayı hedefler. ancak bu marks'ın tüm bakış açısını sahiplendikleri anlamına da gelmez. insan düşünen bir varlıktır yüz kusur yıl önce ortaya konan teorinin tanrı kelamı olmadığı, çelişkili ve eksik yanlarının bulunabileceğinin ve geliştirilmesi gerekliliğinin farkındadır. zira düşünen ve yargılayan bir varlık olan insandan bahsediyoruz, değişmez ezberini belirli aralıklarla tekralayan bir papağandan değil, olması da gereken budur.
burada ezbercilerin asıl sorunu marks'ın tarihsel materyalizminin avrupa merkezci olduğunu ve bunun materyalizme de aykırı olduğunu algılama yetisine sahip olmamalarıdır. marks'ın batı merkezli materyalizmini, türkiye gibi toplumsal yapıya sahip ülkelere uygulamak, gayri-milli bir tavır takınmak emperyalist kuşatmaya uygun bir ortam hazırlama anlamına gelir. milletler tarihsel kategorilerdir, sınıfların varlığı ve mücadelesi, milletlerin kurgu olduğu anlamına gelmez. tam aksine günümüzde sınıf mücadelesi, milletler arası bir mücadele olarak gelişir. küresel emperyalist hegomanyanın içinde batı proletaryasının da işbirlik içinde olduunu hala anlayamamış bir enternasyonalist sol zaten baştan kaybetmiştir. kendisi farkında olmasa da türkiye gibi ülkelerde emperyallerin kullanmaktan büyük zevk aldığı bir kukladan ibarettir.
avrupa birliği konusuna girersek türkiye'de meclise ufuk olarak girdiği söylenip maskot olan enternasyonalist sol geçinen sömürge tipi solcuların, emek-eşitlik derken mangalda kül bırakmayan avrupa destekli sivil toplum örgütü ve komprador sol partilerin ahvali belli iken büyük bir pişkinlikle günahı ulusalcıların üzerine yıkmaya çalışmak akla mantığa sığmaz. enternasyonalistlerin kendi içlerinde yaşadıkları bu çelişkiliye ne demeli peki. ilk başta sen kendi evinin önündeki çöpü topla derler adama.
son olarak, 40 yıl önce "gerçek devrimciler tarafından bağımsızlık simgesi olarak görülen ve gururla taşınan bayrağın, günümüzün "sözde devrimcileri" açısından neden aşağınılası bir simge olarak ele alındığı mantıki bir şekilde izah edilemedi henüz. buna mantıklı gerekçelere dayanan bir yorum hala beklenmekte ve duruma bakılırsa da bu çelişkiye de malum çevreler tarafından verilebilecek bir cevap asla mümkün olamayacak gibi görünüyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar