bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması14
- arkadaşlar nasılsınız9
- sözlük yazarlarına bir şey söyle7
- bir erkeğe en çok yakışan şey4
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi18
- bana gel film izleriz diyen erkek12
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi4
- mekke anlaşması11
- kendine bir soru sor5
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri4
- cansever18
- gratisin içini merak etmek4
- insan sevmemek6
- sokakta kavga teknikleri2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- recep tayyip erdoğan3
- sözlüğün kırbacı5
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler3
- merfulu2
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- pkklı anaları3
- simko317
- kafamın içindeki sesler5
- tavuk pilav4
- kitabını sikerim2
- küçük bir ilçede yaşamak2
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam2
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- hewal ebo9
- nick vermeden bir yazara seslen3
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- sarapci koala7
- futbol24
- behzat ç şule2
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- bazı boklar yenildi2
- victor osimhen9
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- kek yiyen erkek3
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- samsunspor4
- tai lung16
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- kamos5
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
başlık altında sözlük bacıları edebiyat parçaladığı durum... erkekleri de bir o kadar "kurtuldum" havasında!
boşanmış biri olarak bu başlıkta paragraf paragraf yazıp edebiyata yeni bir soluk getirip gözlerin yaşlanmasına sebep olacak değilim ki sonuçta biliyorum evlenmek kadar doğal bir durumdur boşanmak...
tek farkı boşanırken takı takmıyor, tebrik etmiyorlar...
boşanma sürecinin her anı ajitasyona müsaitken olabildiğince duygusallıktan uzaklaşmaya çalışıp dik durmak, o sürecin etkilerinden çıkılmasını hızlandırıyor bunu bilmelisiniz. yani koyvermeyin kendinizi, her şey daha da kötüye gider.
ama boşanmanın en vurucu anı sanırım mahkeme salonuna (daha doğrusu odasına, bildiğin göt kadar bir oturma odası boyutlarında) girdiğiniz an. hakim hanım şöyle bir bakmıştı bize; "ay küçük bi de çocuk var çok mu gerekli boşanmak?" diye sordu ve karşı tarafa baktı. tamam "sıçtık" dedim içimden. bu şimdi ağlayacak salya-sümük hakim bizi boşamayacak. karşı taraf eliyle beni göstererek "her şeyin sorumlusu bu amcık ağızlı" der gibi bi hareket yaptı. hakim bana sordu "emin misin" diye. "eminim, düşündüm hakim hanım." dedim. (haberiniz olsun bir an tereddüt ederseniz boşamaz)
boşanma süreci aslında bir "fragman", asıl "film" çocukta varsa arada, resmi olarak boşandıktan sonra başlıyor...
bitmek bilmeyen yanlış ata oynamışlık hissi...
hiç bir zaman arkada bırakamadığınız geçmişiniz...
habire aklınıza gelen sinir bozucu ve aksiyon dolu boşanma süreci...
çevresel faktörler...
"toplum baskısı sonucu evleniyor insanlar daha önce farkında olmadıkları özgürlüklerini kaybettiklerini anladıkları anda da boşanmak istiyorlar" falan gibi zevzeklikler yapanlara aldırmayın. ailenin dağılmaması için gereken her şeyi yapmış ama sonuç alamamışsanız, bitmiştir.
benim için de evlilik çürük bir diş gibi olmuştu adeta. hal böyle olunca çektiresiye kadar ağrı yapıyor. kurtulmaktan başka bir çareniz yok.
sonuç olarak neresinden bakarsanız bakın bok gibi sıkıntılı bir süreç ve kısır bir döngü. evlilik bir sözleşme esasen, çıkarların hüküm sürdüğü bir anlaşma. çıkarın olduğu yerde çatışma var. çatışmanın olduğu yerde çözümsüzlük. çözümsüzlüğün olduğu yerde de en sonunda ayrılık.
yapabileceğiniz ve sizin yararınıza olabilecek tek davranış ; daima sakin kalmaya ve kontrolü kaybetmemeye çalışmanız.
evlilikten geriye kalan ise her iki taraf için "başarısızlık" hissi olacak sadece...
boşanmış biri olarak bu başlıkta paragraf paragraf yazıp edebiyata yeni bir soluk getirip gözlerin yaşlanmasına sebep olacak değilim ki sonuçta biliyorum evlenmek kadar doğal bir durumdur boşanmak...
tek farkı boşanırken takı takmıyor, tebrik etmiyorlar...
boşanma sürecinin her anı ajitasyona müsaitken olabildiğince duygusallıktan uzaklaşmaya çalışıp dik durmak, o sürecin etkilerinden çıkılmasını hızlandırıyor bunu bilmelisiniz. yani koyvermeyin kendinizi, her şey daha da kötüye gider.
ama boşanmanın en vurucu anı sanırım mahkeme salonuna (daha doğrusu odasına, bildiğin göt kadar bir oturma odası boyutlarında) girdiğiniz an. hakim hanım şöyle bir bakmıştı bize; "ay küçük bi de çocuk var çok mu gerekli boşanmak?" diye sordu ve karşı tarafa baktı. tamam "sıçtık" dedim içimden. bu şimdi ağlayacak salya-sümük hakim bizi boşamayacak. karşı taraf eliyle beni göstererek "her şeyin sorumlusu bu amcık ağızlı" der gibi bi hareket yaptı. hakim bana sordu "emin misin" diye. "eminim, düşündüm hakim hanım." dedim. (haberiniz olsun bir an tereddüt ederseniz boşamaz)
boşanma süreci aslında bir "fragman", asıl "film" çocukta varsa arada, resmi olarak boşandıktan sonra başlıyor...
bitmek bilmeyen yanlış ata oynamışlık hissi...
hiç bir zaman arkada bırakamadığınız geçmişiniz...
habire aklınıza gelen sinir bozucu ve aksiyon dolu boşanma süreci...
çevresel faktörler...
"toplum baskısı sonucu evleniyor insanlar daha önce farkında olmadıkları özgürlüklerini kaybettiklerini anladıkları anda da boşanmak istiyorlar" falan gibi zevzeklikler yapanlara aldırmayın. ailenin dağılmaması için gereken her şeyi yapmış ama sonuç alamamışsanız, bitmiştir.
benim için de evlilik çürük bir diş gibi olmuştu adeta. hal böyle olunca çektiresiye kadar ağrı yapıyor. kurtulmaktan başka bir çareniz yok.
sonuç olarak neresinden bakarsanız bakın bok gibi sıkıntılı bir süreç ve kısır bir döngü. evlilik bir sözleşme esasen, çıkarların hüküm sürdüğü bir anlaşma. çıkarın olduğu yerde çatışma var. çatışmanın olduğu yerde çözümsüzlük. çözümsüzlüğün olduğu yerde de en sonunda ayrılık.
yapabileceğiniz ve sizin yararınıza olabilecek tek davranış ; daima sakin kalmaya ve kontrolü kaybetmemeye çalışmanız.
evlilikten geriye kalan ise her iki taraf için "başarısızlık" hissi olacak sadece...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar