bugün
- kolye140
- cep telefonu11
- nokia10
- lale13
- kuş5
- gece gece sinirlenmek4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- mavi4
- var olmak için ne yaptınız12
- billie eilish'in memeleri7
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- flamingo3
- fil9
- at6
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- anın görüntüsü22
- z kusagi4
- kötüyü alaşağı etmek4
- kaplan17
- brezilya7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- sevgili nedir7
- evi ev yapan şeyler14
- aslan15
- netflix asaf dizisi3
- gül7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- cemil tugay6
- erken ölüm2
- pıtı atma4
- yol5
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- bileklik19
- paralel evren2
- spider man brand new day2
- elma5
- ankara8
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- yogartiksen39
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- gemini2
- sarı teker kim sorunsalı8
- zebra7
- galatasaray19
başlık altında sözlük bacıları edebiyat parçaladığı durum... erkekleri de bir o kadar "kurtuldum" havasında!
boşanmış biri olarak bu başlıkta paragraf paragraf yazıp edebiyata yeni bir soluk getirip gözlerin yaşlanmasına sebep olacak değilim ki sonuçta biliyorum evlenmek kadar doğal bir durumdur boşanmak...
tek farkı boşanırken takı takmıyor, tebrik etmiyorlar...
boşanma sürecinin her anı ajitasyona müsaitken olabildiğince duygusallıktan uzaklaşmaya çalışıp dik durmak, o sürecin etkilerinden çıkılmasını hızlandırıyor bunu bilmelisiniz. yani koyvermeyin kendinizi, her şey daha da kötüye gider.
ama boşanmanın en vurucu anı sanırım mahkeme salonuna (daha doğrusu odasına, bildiğin göt kadar bir oturma odası boyutlarında) girdiğiniz an. hakim hanım şöyle bir bakmıştı bize; "ay küçük bi de çocuk var çok mu gerekli boşanmak?" diye sordu ve karşı tarafa baktı. tamam "sıçtık" dedim içimden. bu şimdi ağlayacak salya-sümük hakim bizi boşamayacak. karşı taraf eliyle beni göstererek "her şeyin sorumlusu bu amcık ağızlı" der gibi bi hareket yaptı. hakim bana sordu "emin misin" diye. "eminim, düşündüm hakim hanım." dedim. (haberiniz olsun bir an tereddüt ederseniz boşamaz)
boşanma süreci aslında bir "fragman", asıl "film" çocukta varsa arada, resmi olarak boşandıktan sonra başlıyor...
bitmek bilmeyen yanlış ata oynamışlık hissi...
hiç bir zaman arkada bırakamadığınız geçmişiniz...
habire aklınıza gelen sinir bozucu ve aksiyon dolu boşanma süreci...
çevresel faktörler...
"toplum baskısı sonucu evleniyor insanlar daha önce farkında olmadıkları özgürlüklerini kaybettiklerini anladıkları anda da boşanmak istiyorlar" falan gibi zevzeklikler yapanlara aldırmayın. ailenin dağılmaması için gereken her şeyi yapmış ama sonuç alamamışsanız, bitmiştir.
benim için de evlilik çürük bir diş gibi olmuştu adeta. hal böyle olunca çektiresiye kadar ağrı yapıyor. kurtulmaktan başka bir çareniz yok.
sonuç olarak neresinden bakarsanız bakın bok gibi sıkıntılı bir süreç ve kısır bir döngü. evlilik bir sözleşme esasen, çıkarların hüküm sürdüğü bir anlaşma. çıkarın olduğu yerde çatışma var. çatışmanın olduğu yerde çözümsüzlük. çözümsüzlüğün olduğu yerde de en sonunda ayrılık.
yapabileceğiniz ve sizin yararınıza olabilecek tek davranış ; daima sakin kalmaya ve kontrolü kaybetmemeye çalışmanız.
evlilikten geriye kalan ise her iki taraf için "başarısızlık" hissi olacak sadece...
boşanmış biri olarak bu başlıkta paragraf paragraf yazıp edebiyata yeni bir soluk getirip gözlerin yaşlanmasına sebep olacak değilim ki sonuçta biliyorum evlenmek kadar doğal bir durumdur boşanmak...
tek farkı boşanırken takı takmıyor, tebrik etmiyorlar...
boşanma sürecinin her anı ajitasyona müsaitken olabildiğince duygusallıktan uzaklaşmaya çalışıp dik durmak, o sürecin etkilerinden çıkılmasını hızlandırıyor bunu bilmelisiniz. yani koyvermeyin kendinizi, her şey daha da kötüye gider.
ama boşanmanın en vurucu anı sanırım mahkeme salonuna (daha doğrusu odasına, bildiğin göt kadar bir oturma odası boyutlarında) girdiğiniz an. hakim hanım şöyle bir bakmıştı bize; "ay küçük bi de çocuk var çok mu gerekli boşanmak?" diye sordu ve karşı tarafa baktı. tamam "sıçtık" dedim içimden. bu şimdi ağlayacak salya-sümük hakim bizi boşamayacak. karşı taraf eliyle beni göstererek "her şeyin sorumlusu bu amcık ağızlı" der gibi bi hareket yaptı. hakim bana sordu "emin misin" diye. "eminim, düşündüm hakim hanım." dedim. (haberiniz olsun bir an tereddüt ederseniz boşamaz)
boşanma süreci aslında bir "fragman", asıl "film" çocukta varsa arada, resmi olarak boşandıktan sonra başlıyor...
bitmek bilmeyen yanlış ata oynamışlık hissi...
hiç bir zaman arkada bırakamadığınız geçmişiniz...
habire aklınıza gelen sinir bozucu ve aksiyon dolu boşanma süreci...
çevresel faktörler...
"toplum baskısı sonucu evleniyor insanlar daha önce farkında olmadıkları özgürlüklerini kaybettiklerini anladıkları anda da boşanmak istiyorlar" falan gibi zevzeklikler yapanlara aldırmayın. ailenin dağılmaması için gereken her şeyi yapmış ama sonuç alamamışsanız, bitmiştir.
benim için de evlilik çürük bir diş gibi olmuştu adeta. hal böyle olunca çektiresiye kadar ağrı yapıyor. kurtulmaktan başka bir çareniz yok.
sonuç olarak neresinden bakarsanız bakın bok gibi sıkıntılı bir süreç ve kısır bir döngü. evlilik bir sözleşme esasen, çıkarların hüküm sürdüğü bir anlaşma. çıkarın olduğu yerde çatışma var. çatışmanın olduğu yerde çözümsüzlük. çözümsüzlüğün olduğu yerde de en sonunda ayrılık.
yapabileceğiniz ve sizin yararınıza olabilecek tek davranış ; daima sakin kalmaya ve kontrolü kaybetmemeye çalışmanız.
evlilikten geriye kalan ise her iki taraf için "başarısızlık" hissi olacak sadece...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar