bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- uysaljakoben21
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- gammaz olmuşum13
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- aquila bicipite8
- kel erkek3
- eski dizileri izlemek2
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- minyon kadın siniri5
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- death2
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- gecenin şarkısı4
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- kemal kılıçdaroğlu35
- ona bir cümle bırak4
- ses yakışıklılığı2
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- bizim delilere bakayım4
- pazarda su satmak2
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- gençler iş beğenmiyor3
- elit olmak için gerekenler13
- gazlamak2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- sevgiliyle kavga etmek2
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- semum3
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- şato3
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- düşkün2
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- gocu26
gerçek gündem yazarı barış yarkadaş'ın 17 temmuz 2008'de yazdığı müthiş yazı. kendisi sloven yazar slavoj zizek (slavoj jijek okunur)'in "liberaller aslında faşisttir" sözüne göndermede bulunmuştur. bu söz kanımca doğrudur. çünkü liberaller, özgür birey olmayı ve bireyin bir başka varlığa ölçülebilir ve ispat edilebilir zarar vermediği müddetçe tercihlerinde hür olmasını herkese silah zoruyla dayatırlar. buna göre liberallerin öngördüğü toplum düzeninde herkes liberal olmak zorundadır. bu da faşizmin dik alasıdır. bu da barış yarkadaş'ın yazısı:
Ergenekon Operasyonları'nın memlekete hiç mi faydası olmadı derseniz, cevap belli. Oldu, hem de fazlasıyla.
Nasıl mı?
Anlatalım:
Türkiye, yarım yamalak edindiği bilgilerle, kitabi konuşan ve okuduğu çeviriler üzerinden kendine "sosyal bilimci"; "analist"; "liberal"; "devrimci - demokrat"; "muhalif" etiketi takan kimi "yarı aydınlar"ın aslında su katılmamış birer "faşist" olduğunu gördü. Öyle ki; bu özünde faşistler, AKP iktidarından aldıkları güce yaslanarak, muhalif tüm sesleri boğmaya girişti.
"Eskiden" bu tür "niyetler" açık edilmez, "demokrasi" maskesinin arkasına sığınılarak muhaliflerin etkisizleştirilmesi için "kara propaganda" yöntemlerine başvurulurdu. Ancak belli ki; kapalı kapılar ardında Başbakana "gaz veren"ler, artık kendilerini kaybetti. Bu yarı aydınlar iktidara yaranmak ve iktidarın çanağından yalanabilmek için, her türlü hokkabazlığı yapmaya soyundu.
Son örnek, meşhur Ergenekon Operasyonu sonrası ele geçirildiği söylenen belgeler üzerinden üretilen bir haber. "Liberal" olduğunu iddia eden faşistlerin gazetelerinde, Ankara'nın meşhur Kent Oteli'nde yapılan bir toplantıdan söz ediliyor. Yaklaşık 70 kişinin katıldığı toplantıda, AKP hükümetine yönelik eleştirilerin gündeme geldiği ve "alternatif arayışlar" içine girildiğinden bahsediliyor.
"Zehir Hafiye" muhabirler ve yazı işleri çalışanları, "Kent Otel'de ne konuştunuz, açıklayın" diye başlıklar atıyor. Toplantıya katılanların isimlerini okurlarıyla paylaşanlar, toplantıya "suç işleniyormuş" havası veriyor.
Halbuki; Kent Otel'de yapılan "arayış" toplantıları, Ankara'nın tanınmış birçok isminin katıldığı, fikir beyan ettiği ve kaba anlamda "Ne olacak memleketin hali?" diye ifade edilebilecek bir içeriğe sahip.
Ancak "liberal faşistler" mevzu "AKP karşıtlığı" olunca, "üç kişinin bir araya gelmesi"ni bile suç olarak gösteriyor. Böylece, AKP'ye karşı oluşabilecek her türlü muhalif hareket ve düşüncenin engellenmesi amaçlanıyor. Bunun adı da "demokrasi" oluyor. Yesinler böyle demokrasiyi!
işte bu "liberal" görünümlü "faşistler" AKP iktidarıyla birlikte kazandıkları milyon dolarları bir daha kaybetmemek adına, kraldan daha kralcı davranıyor. Her türlü yemek, toplantı, fikir alışverişinin yapıldığı panel ve sempozyumlar gayri meşru; ilan ediliyor. AKP'yi eleştirmeyi suç işlemekle özdeş kılmaya çalışan çanak yalayıcıları, kişisel sicillerine büyük ve kara bir leke düşürüyor.
Zizek'in "Liberaller aslında faşisttir" sözü, tam da bunlar için söylenmişe benziyor.
Toplantı yapmak, fikir beyan etmek, hükümete karşı alternatif arayışa girmek, iktidar olmayı istemek, yeni parti kurmayı düşünmek, ekonomi kötüye gidiyor demek, liberal faşistlerin uykularını kaçırıyor.
Çünkü onlar, iktidarın çanağından çatlayıncaya, patlayıncaya kadar yalanmak istiyor.
Çünkü onlar, "yeni iktidara uyum sağlamak zaman alabilir" diye düşünüyor. Bu yüzden de yeni çanakları yalamanın zahmetine katlanmak yerine var olanla devam etmeyi tercih ediyor.
Bu da yazının linki: http://www.gercekgundem.com/?c=56335
Ergenekon Operasyonları'nın memlekete hiç mi faydası olmadı derseniz, cevap belli. Oldu, hem de fazlasıyla.
Nasıl mı?
Anlatalım:
Türkiye, yarım yamalak edindiği bilgilerle, kitabi konuşan ve okuduğu çeviriler üzerinden kendine "sosyal bilimci"; "analist"; "liberal"; "devrimci - demokrat"; "muhalif" etiketi takan kimi "yarı aydınlar"ın aslında su katılmamış birer "faşist" olduğunu gördü. Öyle ki; bu özünde faşistler, AKP iktidarından aldıkları güce yaslanarak, muhalif tüm sesleri boğmaya girişti.
"Eskiden" bu tür "niyetler" açık edilmez, "demokrasi" maskesinin arkasına sığınılarak muhaliflerin etkisizleştirilmesi için "kara propaganda" yöntemlerine başvurulurdu. Ancak belli ki; kapalı kapılar ardında Başbakana "gaz veren"ler, artık kendilerini kaybetti. Bu yarı aydınlar iktidara yaranmak ve iktidarın çanağından yalanabilmek için, her türlü hokkabazlığı yapmaya soyundu.
Son örnek, meşhur Ergenekon Operasyonu sonrası ele geçirildiği söylenen belgeler üzerinden üretilen bir haber. "Liberal" olduğunu iddia eden faşistlerin gazetelerinde, Ankara'nın meşhur Kent Oteli'nde yapılan bir toplantıdan söz ediliyor. Yaklaşık 70 kişinin katıldığı toplantıda, AKP hükümetine yönelik eleştirilerin gündeme geldiği ve "alternatif arayışlar" içine girildiğinden bahsediliyor.
"Zehir Hafiye" muhabirler ve yazı işleri çalışanları, "Kent Otel'de ne konuştunuz, açıklayın" diye başlıklar atıyor. Toplantıya katılanların isimlerini okurlarıyla paylaşanlar, toplantıya "suç işleniyormuş" havası veriyor.
Halbuki; Kent Otel'de yapılan "arayış" toplantıları, Ankara'nın tanınmış birçok isminin katıldığı, fikir beyan ettiği ve kaba anlamda "Ne olacak memleketin hali?" diye ifade edilebilecek bir içeriğe sahip.
Ancak "liberal faşistler" mevzu "AKP karşıtlığı" olunca, "üç kişinin bir araya gelmesi"ni bile suç olarak gösteriyor. Böylece, AKP'ye karşı oluşabilecek her türlü muhalif hareket ve düşüncenin engellenmesi amaçlanıyor. Bunun adı da "demokrasi" oluyor. Yesinler böyle demokrasiyi!
işte bu "liberal" görünümlü "faşistler" AKP iktidarıyla birlikte kazandıkları milyon dolarları bir daha kaybetmemek adına, kraldan daha kralcı davranıyor. Her türlü yemek, toplantı, fikir alışverişinin yapıldığı panel ve sempozyumlar gayri meşru; ilan ediliyor. AKP'yi eleştirmeyi suç işlemekle özdeş kılmaya çalışan çanak yalayıcıları, kişisel sicillerine büyük ve kara bir leke düşürüyor.
Zizek'in "Liberaller aslında faşisttir" sözü, tam da bunlar için söylenmişe benziyor.
Toplantı yapmak, fikir beyan etmek, hükümete karşı alternatif arayışa girmek, iktidar olmayı istemek, yeni parti kurmayı düşünmek, ekonomi kötüye gidiyor demek, liberal faşistlerin uykularını kaçırıyor.
Çünkü onlar, iktidarın çanağından çatlayıncaya, patlayıncaya kadar yalanmak istiyor.
Çünkü onlar, "yeni iktidara uyum sağlamak zaman alabilir" diye düşünüyor. Bu yüzden de yeni çanakları yalamanın zahmetine katlanmak yerine var olanla devam etmeyi tercih ediyor.
Bu da yazının linki: http://www.gercekgundem.com/?c=56335
güncel Önemli Başlıklar
