bugün
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı5
- sözler köşkü4
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- osmanlı'ya alerjisi olan tipler4
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek5
- osmanlı torunuyum diye gezen çomar4
- sırrı süreyya önder28
- askerde sözlüğe girmek2
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- sevgiliyle yaşamanın normalleştirilmesi4
- silver ile evlenecek erkek52
- atatürk'e alerjisi olan tipler2
- karısı kızı feto evlerine gitmiş çomar2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası25
- türk bayrağı2
- adem ve havva'nın yasak ağaca el sürmesi3
- tutmayan başlık açma rehberi7
- yakışıklı olup sevgilisi olmayan erkek3
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması5
- gece vardiyası2
- galatasaray neden transfer yapamıyor2
- askerlik anıları6
- çanta2
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı4
- kürt kızlarının güzel olması2
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez3
- bahçeli'nin spor kisvesi açıklaması2
- dün gece ne oldu12
- sarapci koala58
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- sözlükteki linç kültürü12
- hristolojiye göre kıyamet alametleri5
- erecto dos andreas biraderitos3
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- ismet gürbüz ile 81 günde 81 ili dolaşmak2
- avokadonun turkçesinin taşak olması4
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- elinin içine hapşıran insan5
- gündüz uyuyup gece sokaklarda dolaşmak2
- birader bey birader bey2
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- sarışın ve mavi gözlü kızla olmak2
- sözlükteki linç tayfa6
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması4
- sözlüğe yalan söylemek yalandan sayılır mı4
- deccaliyet çağı6
yomra fen lisesi kurulduğu 1989 yılından 2000li yıllara kadar türkiye' nin -bir ankara fen veya kabataş- kadar popüler olmasa da en az onlar kadar başarı gösteren bir devlet fen lisesi idi.
okulun bu başarıyı göstermesinde, çevre illerden gelen yüksek ortalamaya sahip öğrencilerin tercih edebileceği başka bir eğitim kurumunun karadenizde bulunmaması ve özel eğitim sektörünün henüz altın çağlarından çok uzak oluşu idi. Bu öğrenciler ve kaliteli bir öğretim kadrosu yomra gibi izole ve bir o kadar da şehir merkezine yakın bir ilçede birleşince uygulanan doğru eğiitm stratejileriyle birlikte okulun en parlak dönemleri yaşandı.
2000li yıllarda çevre fen liseleri ve türkiyede nam yapmış başka özel kurumların da karadeniz'e açılma politikalarıyla birlikte okul duraklama evresine girdiyse de nitelikli idareciler ve başarılı öğrencileriyle hala daha adından söz ettirir haldeydi.
2010lu yıllara gelindiğinde trabzon lisesi trabzon merkez 'fen' lisesi olarak revize edilmiş ve öğrenci almaya başlamıştı. 4yıl sonra ki yapılacak üniversite sınavında hangi okulun başarılı olacağı trabon ortaöğretim çevrelerinde merak konusuydu. yomra fen 2 yıl boyunca mutlak bir zafer elde etti. lakin trabzonda yayılan bazı spekülasyonlar ve bazen de gerçekler -zaten günümüzde ne duysa sarılan- veliler için cezbedici olmuş ve 'taban puanı yüksekse iyidir' prensibiyle hareket edilerek merkez fen lisesi çok sayıda yüksek puanlı öğrenciyi bünyesine topladı. 16 ve 17 yıllarında yapılan aşamalı sınavlarda merkez fen mutlak zaferi kazanan taraf oldu. (Kişisel görüş: okulların birbiri arasındaki rekabetin her daim öğrenci zararına olduğunu düşünen biri olarak her iki taraftaki idareci, veli ve öğretmenlerin kesinlikle yanlış bir yol izlediğini mutlak bir suretle belirtmek isterim.
Yomra 16' ve 17' yıllarındaki ani düşüşünün ne yazıktır ki ana sebeplerinden biri de okulalara siyaset vebasının bulaşmasıdır. Bu hastalığın iki büyük zararı vardır:
1- 'kendi adamım olsun' anlayışı, vasıfsız ve bazı yönlerde eğitimsiz ve tecrübesiz insanların sırf belli odaklara yakın olması gerekçesiyle yüksek ve vasfının yetmeyeceği makamlara oturtulması.
2- yüksek idareci bazı memurlarının güzide eğitim kurumlarını sadece bir üst mevkiye atlamaktaki bir trambolin olarak görmesi ve asıl maksatının eğitimden çok uzak olması.
bu iki durum da ne yazıktır ki kurulu bir makine gibi işleyen bu kurumun 30.yılına yaklaşıldığında temellerini sarsmış ve geri dönüşü olmayan yaralar almasına yol açmıştır. bürokrasi ve siyasetin bir türlü ayrılamamasının bir cezası da bu okula kesilmiştir.
Tüm bunlar bir tarafa yomra fen yurtları insana kısa yoldan hayatı öğreten ve mükemmel ötesi ortam ve arkadaşlara sahip olunabilecek yerlerdir. ve unutulmamalıdır ki yomra feni yomra fen yapan öğrencilerdir ve bu öğrenciler her zaman bu okulun ruhunu sonraki dönemlere aktaracaklardır. -ki akademik başarı da bu ruhun ürünüdür.-
son olarak,
bir yomra fenli olarak bu okulda öğrenim gördüğüm için hayatım boyunca her zaman gurur duyacağım.
okulun bu başarıyı göstermesinde, çevre illerden gelen yüksek ortalamaya sahip öğrencilerin tercih edebileceği başka bir eğitim kurumunun karadenizde bulunmaması ve özel eğitim sektörünün henüz altın çağlarından çok uzak oluşu idi. Bu öğrenciler ve kaliteli bir öğretim kadrosu yomra gibi izole ve bir o kadar da şehir merkezine yakın bir ilçede birleşince uygulanan doğru eğiitm stratejileriyle birlikte okulun en parlak dönemleri yaşandı.
2000li yıllarda çevre fen liseleri ve türkiyede nam yapmış başka özel kurumların da karadeniz'e açılma politikalarıyla birlikte okul duraklama evresine girdiyse de nitelikli idareciler ve başarılı öğrencileriyle hala daha adından söz ettirir haldeydi.
2010lu yıllara gelindiğinde trabzon lisesi trabzon merkez 'fen' lisesi olarak revize edilmiş ve öğrenci almaya başlamıştı. 4yıl sonra ki yapılacak üniversite sınavında hangi okulun başarılı olacağı trabon ortaöğretim çevrelerinde merak konusuydu. yomra fen 2 yıl boyunca mutlak bir zafer elde etti. lakin trabzonda yayılan bazı spekülasyonlar ve bazen de gerçekler -zaten günümüzde ne duysa sarılan- veliler için cezbedici olmuş ve 'taban puanı yüksekse iyidir' prensibiyle hareket edilerek merkez fen lisesi çok sayıda yüksek puanlı öğrenciyi bünyesine topladı. 16 ve 17 yıllarında yapılan aşamalı sınavlarda merkez fen mutlak zaferi kazanan taraf oldu. (Kişisel görüş: okulların birbiri arasındaki rekabetin her daim öğrenci zararına olduğunu düşünen biri olarak her iki taraftaki idareci, veli ve öğretmenlerin kesinlikle yanlış bir yol izlediğini mutlak bir suretle belirtmek isterim.
Yomra 16' ve 17' yıllarındaki ani düşüşünün ne yazıktır ki ana sebeplerinden biri de okulalara siyaset vebasının bulaşmasıdır. Bu hastalığın iki büyük zararı vardır:
1- 'kendi adamım olsun' anlayışı, vasıfsız ve bazı yönlerde eğitimsiz ve tecrübesiz insanların sırf belli odaklara yakın olması gerekçesiyle yüksek ve vasfının yetmeyeceği makamlara oturtulması.
2- yüksek idareci bazı memurlarının güzide eğitim kurumlarını sadece bir üst mevkiye atlamaktaki bir trambolin olarak görmesi ve asıl maksatının eğitimden çok uzak olması.
bu iki durum da ne yazıktır ki kurulu bir makine gibi işleyen bu kurumun 30.yılına yaklaşıldığında temellerini sarsmış ve geri dönüşü olmayan yaralar almasına yol açmıştır. bürokrasi ve siyasetin bir türlü ayrılamamasının bir cezası da bu okula kesilmiştir.
Tüm bunlar bir tarafa yomra fen yurtları insana kısa yoldan hayatı öğreten ve mükemmel ötesi ortam ve arkadaşlara sahip olunabilecek yerlerdir. ve unutulmamalıdır ki yomra feni yomra fen yapan öğrencilerdir ve bu öğrenciler her zaman bu okulun ruhunu sonraki dönemlere aktaracaklardır. -ki akademik başarı da bu ruhun ürünüdür.-
son olarak,
bir yomra fenli olarak bu okulda öğrenim gördüğüm için hayatım boyunca her zaman gurur duyacağım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar