bugün
- en son aldığınız iltifat6
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı4
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız6
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- hangi sözlük yazarı hangi the boyz karakteri olur3
- irmik helvası6
- amfetamin3
- karton toplayan gocu3
- çay koymak mı katmak mı7
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- karımla evlendiğime bin pişmanım5
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
- arkadaşlar ben saksı değilim5
- balıkesir denince akla ilk gelenler8
- antik mezar kazıp kötü güçleri uyandırmak2
- kadıköy sabiha gökçen havalimanı metrosu2
- arkadaşlar beni özlediniz mi5
- usualsuspects'in yazlığında tatil yapmak2
- sagopa ile kolera2
- yürüyüş meksika açmazı kahve2
- misafirliğe gitmek iyi değildir3
- kezo osuruğu3
- amerika iran savaşı3
- yalnızlıktan keyif almak5
- tarımdan paradoksa evrim3
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- göbek eritme taktikleri3
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak11
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak5
- çay katüüm mü daayı3
- hindistanlı kızlar5
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması10
- cehaletln cazibesi11
- ciguli kral4
- ülke whatsapp grubu kurmak3
- sadece sarışın erkek yazarları takip etmem3
- aylık 353 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi6
- büyük aşklar yolculuklarla başlar2
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- bulgar ötv si2
- ben geldim bıldırcın yumurtaları2
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- uludagsozluk33
- mony tontana3
- gazete arşivi3
- 19 haziran 2026 kanada katar maçı2
- daveigh chase2
- allah atatürk ten razı olsun4
- nato zirvesi2
ilkokuldayken bir kızı dövmüştüm.
babam haberi aldığında bana çok kızmıştı hatta benimle haftalarca konuşmadı.
babam beni hiç tanımadığı bir kıza tercih etmişti.
aradan epey bir zaman geçtikten sonra babam benimle konuşmaya başladı. babamın her şeyi unuttuğunu düşünüyordum ama babalar hiçbir şeyi unutmaz.
bana iki yıl sonra bu olayı hatırlattığında, işlediği cinayeti bilmeyen bir katilin şaşkın bakışlarıyla süzdüm onu.
babam ilkokulda dövdüğüm kızı unutmamıştı ama ben unutmuştum.
evet dedim.
tanımadığın bir kız benden daha değerliydi diye de devam ettim.
gülümsedi.
-kadınlardan daha değerli bir şey varmı baba senin için?
#nasıl soru o, yok tabiki de.
böyle bir adamın elinde büyüdüm işte.
belki de bu inancından dolayı ne anneme ne de ablama kızdığına şahit oldum.
babam o gün bana kadınların üstündeki tanrısal gücü göstermişti.
çocuk yaşta yaşadığım bu olay da benim onlara bakışımın temellerini oluşturdu.
dut yapraklarının üstünde dolaşan tırtıllar, zamanı geldiğinde, bir dala çöker ve bir koza örerek kendilerini bu kozaya hapsederler, sonra o kozanın içinde bütün varlıkları erir ve ancak doğanın bildiği bir sihirle eriyen o varlık yeniden biçimlenir, koza yırtıldığında bir kelebek çıkar içinden.
kadınlar da erkeğin kibriyle yaralandıktan sonra kendi içine saklandığı gizi orada eriyerek kaybolur, kozasını yırtar ve ortaya bambaşka bir kadın çıkar.
bu, öfkeyle intikam almak isteyen bir kadındır.
eğer erkeğin kibriyle değil de sadakati ve sevgisiyle karşılaşırsalar bu kez o kozadan oynak bir kadından sadık bir eş çıkar bazen ürkek bir genç kızdan tutkulu bir yosma çıkar ortaya.
çeşit çeşittir onlar; kimisinin dudaklarında böyle karadut tadı vardır,kimisi bu kadar güzel kokar, bazısının gülüşüne tutulursun, bazısı savrulan saçlarıyla dikkatini çeker.
onlar her yerdedirler, her yanda; başınızı çevirdiğinizde bir ışık bulutunun içinden çıkırlar karşımıza.
onlar göründüğü andan itibaren bütün duygular, bilinen ne kadar duygu varsa hepsi, saklandıkları köşelerden kuytulardan çıkarak biz erkeklere doğru çılgın bir koşu tutturur; hepsini tadarsınız, en yakıcı olanları, en baharatlıları, en lezzetlileri.
ve, onlar gözyaşı demektir.
acı çektirir ve acı çekerler.
onlar değerlidir.
an gelir yaptıklarına anlam veremezsin, şaşar kalırsın.
çünkü şaşılacak şeyler yaparlar.
haklı gerekçeler bulursun kendince ama sebebini sadece onlar bilir.
kleopatra değildir onlar, dokunduğun mara hari değildir, konuştuğun messelina da değildir, hürrem sultan'a hiç benzemezler.
her biri başka bir kimliktir. her kozadan başka bir kelebek çıkar.
ve benzetilmeyi sevmezler.
her biri hayata başka bir biçimde dokunur. o yüzden onları anlamamız zordur. birini çözsek diğerinde takılır kalırız.
dedim ya, her biri başka bir kimliktir. sırlar sokağıdır içleri. aslında onlara nemli gözlerle bakabilen biri ancak en büyük sırrı çözebilir. bu, kocaman yürekleriyle kendileri olmaya çalışmalarıdır.
babam haberi aldığında bana çok kızmıştı hatta benimle haftalarca konuşmadı.
babam beni hiç tanımadığı bir kıza tercih etmişti.
aradan epey bir zaman geçtikten sonra babam benimle konuşmaya başladı. babamın her şeyi unuttuğunu düşünüyordum ama babalar hiçbir şeyi unutmaz.
bana iki yıl sonra bu olayı hatırlattığında, işlediği cinayeti bilmeyen bir katilin şaşkın bakışlarıyla süzdüm onu.
babam ilkokulda dövdüğüm kızı unutmamıştı ama ben unutmuştum.
evet dedim.
tanımadığın bir kız benden daha değerliydi diye de devam ettim.
gülümsedi.
-kadınlardan daha değerli bir şey varmı baba senin için?
#nasıl soru o, yok tabiki de.
böyle bir adamın elinde büyüdüm işte.
belki de bu inancından dolayı ne anneme ne de ablama kızdığına şahit oldum.
babam o gün bana kadınların üstündeki tanrısal gücü göstermişti.
çocuk yaşta yaşadığım bu olay da benim onlara bakışımın temellerini oluşturdu.
dut yapraklarının üstünde dolaşan tırtıllar, zamanı geldiğinde, bir dala çöker ve bir koza örerek kendilerini bu kozaya hapsederler, sonra o kozanın içinde bütün varlıkları erir ve ancak doğanın bildiği bir sihirle eriyen o varlık yeniden biçimlenir, koza yırtıldığında bir kelebek çıkar içinden.
kadınlar da erkeğin kibriyle yaralandıktan sonra kendi içine saklandığı gizi orada eriyerek kaybolur, kozasını yırtar ve ortaya bambaşka bir kadın çıkar.
bu, öfkeyle intikam almak isteyen bir kadındır.
eğer erkeğin kibriyle değil de sadakati ve sevgisiyle karşılaşırsalar bu kez o kozadan oynak bir kadından sadık bir eş çıkar bazen ürkek bir genç kızdan tutkulu bir yosma çıkar ortaya.
çeşit çeşittir onlar; kimisinin dudaklarında böyle karadut tadı vardır,kimisi bu kadar güzel kokar, bazısının gülüşüne tutulursun, bazısı savrulan saçlarıyla dikkatini çeker.
onlar her yerdedirler, her yanda; başınızı çevirdiğinizde bir ışık bulutunun içinden çıkırlar karşımıza.
onlar göründüğü andan itibaren bütün duygular, bilinen ne kadar duygu varsa hepsi, saklandıkları köşelerden kuytulardan çıkarak biz erkeklere doğru çılgın bir koşu tutturur; hepsini tadarsınız, en yakıcı olanları, en baharatlıları, en lezzetlileri.
ve, onlar gözyaşı demektir.
acı çektirir ve acı çekerler.
onlar değerlidir.
an gelir yaptıklarına anlam veremezsin, şaşar kalırsın.
çünkü şaşılacak şeyler yaparlar.
haklı gerekçeler bulursun kendince ama sebebini sadece onlar bilir.
kleopatra değildir onlar, dokunduğun mara hari değildir, konuştuğun messelina da değildir, hürrem sultan'a hiç benzemezler.
her biri başka bir kimliktir. her kozadan başka bir kelebek çıkar.
ve benzetilmeyi sevmezler.
her biri hayata başka bir biçimde dokunur. o yüzden onları anlamamız zordur. birini çözsek diğerinde takılır kalırız.
dedim ya, her biri başka bir kimliktir. sırlar sokağıdır içleri. aslında onlara nemli gözlerle bakabilen biri ancak en büyük sırrı çözebilir. bu, kocaman yürekleriyle kendileri olmaya çalışmalarıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar