bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- bu ne soğuk amk5
- true nickli yazar19
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- habire1228
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- gocusuz bir sözlük5
- sözlükte kavga olacak hissi3
- kürtler asimile edilmelidir11
- krt tv4
- evlilik4
- şaka maka yeni bir günün başlaması2
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- aşk4
- ecevit döneminin kepazeliği5
- çorap kokusu2
- şanlıurfa2
- silinen entry2
- et döner dürüm9
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- gocu'nun çaylak olması3
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- kızlar geri gelsin kampanyası2
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- varlık sebebimiz3
- manisada okul saldırısı17
- sarı poşet kudurtması13
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- fırtına sonrası sessizlik2
- evliliği ayakta tutan güçler13
- ziyafet denince aklına sadece lahmacun gelen kıro2
- apocalypse tank3
- bottega3
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- anti villain2
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- patso3
- lale belkıs3
- aksu tv2
ilkokuldayken bir kızı dövmüştüm.
babam haberi aldığında bana çok kızmıştı hatta benimle haftalarca konuşmadı.
babam beni hiç tanımadığı bir kıza tercih etmişti.
aradan epey bir zaman geçtikten sonra babam benimle konuşmaya başladı. babamın her şeyi unuttuğunu düşünüyordum ama babalar hiçbir şeyi unutmaz.
bana iki yıl sonra bu olayı hatırlattığında, işlediği cinayeti bilmeyen bir katilin şaşkın bakışlarıyla süzdüm onu.
babam ilkokulda dövdüğüm kızı unutmamıştı ama ben unutmuştum.
evet dedim.
tanımadığın bir kız benden daha değerliydi diye de devam ettim.
gülümsedi.
-kadınlardan daha değerli bir şey varmı baba senin için?
#nasıl soru o, yok tabiki de.
böyle bir adamın elinde büyüdüm işte.
belki de bu inancından dolayı ne anneme ne de ablama kızdığına şahit oldum.
babam o gün bana kadınların üstündeki tanrısal gücü göstermişti.
çocuk yaşta yaşadığım bu olay da benim onlara bakışımın temellerini oluşturdu.
dut yapraklarının üstünde dolaşan tırtıllar, zamanı geldiğinde, bir dala çöker ve bir koza örerek kendilerini bu kozaya hapsederler, sonra o kozanın içinde bütün varlıkları erir ve ancak doğanın bildiği bir sihirle eriyen o varlık yeniden biçimlenir, koza yırtıldığında bir kelebek çıkar içinden.
kadınlar da erkeğin kibriyle yaralandıktan sonra kendi içine saklandığı gizi orada eriyerek kaybolur, kozasını yırtar ve ortaya bambaşka bir kadın çıkar.
bu, öfkeyle intikam almak isteyen bir kadındır.
eğer erkeğin kibriyle değil de sadakati ve sevgisiyle karşılaşırsalar bu kez o kozadan oynak bir kadından sadık bir eş çıkar bazen ürkek bir genç kızdan tutkulu bir yosma çıkar ortaya.
çeşit çeşittir onlar; kimisinin dudaklarında böyle karadut tadı vardır,kimisi bu kadar güzel kokar, bazısının gülüşüne tutulursun, bazısı savrulan saçlarıyla dikkatini çeker.
onlar her yerdedirler, her yanda; başınızı çevirdiğinizde bir ışık bulutunun içinden çıkırlar karşımıza.
onlar göründüğü andan itibaren bütün duygular, bilinen ne kadar duygu varsa hepsi, saklandıkları köşelerden kuytulardan çıkarak biz erkeklere doğru çılgın bir koşu tutturur; hepsini tadarsınız, en yakıcı olanları, en baharatlıları, en lezzetlileri.
ve, onlar gözyaşı demektir.
acı çektirir ve acı çekerler.
onlar değerlidir.
an gelir yaptıklarına anlam veremezsin, şaşar kalırsın.
çünkü şaşılacak şeyler yaparlar.
haklı gerekçeler bulursun kendince ama sebebini sadece onlar bilir.
kleopatra değildir onlar, dokunduğun mara hari değildir, konuştuğun messelina da değildir, hürrem sultan'a hiç benzemezler.
her biri başka bir kimliktir. her kozadan başka bir kelebek çıkar.
ve benzetilmeyi sevmezler.
her biri hayata başka bir biçimde dokunur. o yüzden onları anlamamız zordur. birini çözsek diğerinde takılır kalırız.
dedim ya, her biri başka bir kimliktir. sırlar sokağıdır içleri. aslında onlara nemli gözlerle bakabilen biri ancak en büyük sırrı çözebilir. bu, kocaman yürekleriyle kendileri olmaya çalışmalarıdır.
babam haberi aldığında bana çok kızmıştı hatta benimle haftalarca konuşmadı.
babam beni hiç tanımadığı bir kıza tercih etmişti.
aradan epey bir zaman geçtikten sonra babam benimle konuşmaya başladı. babamın her şeyi unuttuğunu düşünüyordum ama babalar hiçbir şeyi unutmaz.
bana iki yıl sonra bu olayı hatırlattığında, işlediği cinayeti bilmeyen bir katilin şaşkın bakışlarıyla süzdüm onu.
babam ilkokulda dövdüğüm kızı unutmamıştı ama ben unutmuştum.
evet dedim.
tanımadığın bir kız benden daha değerliydi diye de devam ettim.
gülümsedi.
-kadınlardan daha değerli bir şey varmı baba senin için?
#nasıl soru o, yok tabiki de.
böyle bir adamın elinde büyüdüm işte.
belki de bu inancından dolayı ne anneme ne de ablama kızdığına şahit oldum.
babam o gün bana kadınların üstündeki tanrısal gücü göstermişti.
çocuk yaşta yaşadığım bu olay da benim onlara bakışımın temellerini oluşturdu.
dut yapraklarının üstünde dolaşan tırtıllar, zamanı geldiğinde, bir dala çöker ve bir koza örerek kendilerini bu kozaya hapsederler, sonra o kozanın içinde bütün varlıkları erir ve ancak doğanın bildiği bir sihirle eriyen o varlık yeniden biçimlenir, koza yırtıldığında bir kelebek çıkar içinden.
kadınlar da erkeğin kibriyle yaralandıktan sonra kendi içine saklandığı gizi orada eriyerek kaybolur, kozasını yırtar ve ortaya bambaşka bir kadın çıkar.
bu, öfkeyle intikam almak isteyen bir kadındır.
eğer erkeğin kibriyle değil de sadakati ve sevgisiyle karşılaşırsalar bu kez o kozadan oynak bir kadından sadık bir eş çıkar bazen ürkek bir genç kızdan tutkulu bir yosma çıkar ortaya.
çeşit çeşittir onlar; kimisinin dudaklarında böyle karadut tadı vardır,kimisi bu kadar güzel kokar, bazısının gülüşüne tutulursun, bazısı savrulan saçlarıyla dikkatini çeker.
onlar her yerdedirler, her yanda; başınızı çevirdiğinizde bir ışık bulutunun içinden çıkırlar karşımıza.
onlar göründüğü andan itibaren bütün duygular, bilinen ne kadar duygu varsa hepsi, saklandıkları köşelerden kuytulardan çıkarak biz erkeklere doğru çılgın bir koşu tutturur; hepsini tadarsınız, en yakıcı olanları, en baharatlıları, en lezzetlileri.
ve, onlar gözyaşı demektir.
acı çektirir ve acı çekerler.
onlar değerlidir.
an gelir yaptıklarına anlam veremezsin, şaşar kalırsın.
çünkü şaşılacak şeyler yaparlar.
haklı gerekçeler bulursun kendince ama sebebini sadece onlar bilir.
kleopatra değildir onlar, dokunduğun mara hari değildir, konuştuğun messelina da değildir, hürrem sultan'a hiç benzemezler.
her biri başka bir kimliktir. her kozadan başka bir kelebek çıkar.
ve benzetilmeyi sevmezler.
her biri hayata başka bir biçimde dokunur. o yüzden onları anlamamız zordur. birini çözsek diğerinde takılır kalırız.
dedim ya, her biri başka bir kimliktir. sırlar sokağıdır içleri. aslında onlara nemli gözlerle bakabilen biri ancak en büyük sırrı çözebilir. bu, kocaman yürekleriyle kendileri olmaya çalışmalarıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar