bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu29
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam20
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı84
- gülşen in memeleri9
- hamas denince akla gelenler11
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- müslüman4
- hızlı ve çok okumak3
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması4
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- mel mel bakan gibson tarzı entry girmek2
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak3
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- note aura silk ruj 07 classy nude2
- tanga üstüne dar kot pantolon giyen kadın5
- ben geldim naneler4
- travestiden dayak yemek3
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- bim vs a1013
- tinto brass7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- halen yapçek etçek gösterçem diye konuşan insan3
- hüseyin aktepe2
- devlet bahçeli8
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi6
- sobaları hazırlayın7
- hamlet'in mezarlık sahnesi2
- terapi niteliğindeki şeyler13
- cungarya çölü2
- kocaeli3
- eoka'nın amacı4
- ilk defa vurduracak kız heyecanı3
- uludağ sözlük hata tespit ekibi3
- tüm kadınları mutlu eden üç cümle2
- emre belözoğlu9
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- reha muhtar vs erol köse2
- sözlükte kim kimle sevgili27
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- sizin derdiniz islam2
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir5
- 4 kasım 2026 lens como maçı3
- türklerin özellikleri5
- abd ara seçimleri ve trump'a azil alarmı3
- nervio43
- kişisel gelişim kitapları2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- mika kase3
- o 8 0 diyen biri vardı5
- miss universe 20265
varlıkları kategorize etme gereği duyarız, yani ayırırız, bunda sorun yok. bilim yapabilmek için yada bilimin varolabilmesi için otomatikleşmiş şeyler var. kategorize etmek gibi. ihtiyaç çünkü...
tüm ideaların ve doğanın(madde) komple bir makine gibi işlediğini de söyleyebilirim. yani doğada zaten 180 dereceye eşit olan üçgenin iç açılarını tamamen pascal'a mâl edemem ben. o biraz pascal'dır ama çoğunlukla doğadır yani. biraz ilhamdır, biraz bulmacadır... yada insanlık egosu üstün olanlar için "yarı yarıya" diyelim hadi... insanın ortaya koyduğu varlıklar da biraz insandır, ama bana sorarsanız çoğunlukla doğadır.
insanı, doğaya (doğala) entegre olarak görmektense yukarıda bahsettiğim daha büyük bir mekaniğin parçası içinde görmek gerekiyor diye düşünüyorum. doğayı sadece "felsefe yapmayan şeyler" olarak görüyorum.. çünkü kendimi bile kestiremem çoğu zaman, insan bu otomatikliğin dışında, isterse dünyayı yaşanmaz bir yer yapabilir hem de tam şuanda, isterse herşeyi düzeltebilir.
varlık kavramını metaya indirgemekte riskli.
cogito ergo sum. düşünceler yok mu?
korkmayın, matrix'e bağlamayacağım ama böyle de bir durum var.
ben düşünceleri varlık olarak kabul etmek zorundayım.
onların silindiği veya kaydedilmediği fikrine tahammül bile edemem açıkçası.
birçok düşünceyi birçok metadan üstün bulduğum bile olur.
denize bir insan mı düşse kurtarırım, bir kitap mı?
kitabına göre değişir.
felsefe yapan başka bir canlı var mıdır bilmiyorum. ama felsefe insanlığın, insan olarak, karşılaştığı tüm canlılardan açıkça en büyük farkıdır. bu yüzden insanı, doğayı ve ne yazık ki bazı tesadüf teorileri dışında kaynağı bilinmeyen "düzen ve oran sağlayıcısı (enerji, fikir, tanrı, vs.)" 3'e ayırmak ve bu üçünü büyük bir mekaniğin parçası olarak görmek, o mekaniği de "tam" olarak görmekte bir sakınca görmüyorum. zaten daha ilerisini göremiyorum. en azından şuan.
yalnız bu tamlığı sıfatlandırmak... hmm, en azından şuanlık insanın yapabileceği bir şey değil gibi... ben yapamam. böyle bir tamlığı algılamak için zamanın veya kütlenin sonuna, ötesine gitmek gerekebilir. bilginin tamamına erişmek gerekebilir, tek bir şey eksik kalırsa, vereceğimiz sıfatta hatalı olacaktır çünkü... onu başarana kadar, inanmaya veya ummaya devam galiba. ben öyle yapıyorum, sizin de keyfiniz bilir...
tüm ideaların ve doğanın(madde) komple bir makine gibi işlediğini de söyleyebilirim. yani doğada zaten 180 dereceye eşit olan üçgenin iç açılarını tamamen pascal'a mâl edemem ben. o biraz pascal'dır ama çoğunlukla doğadır yani. biraz ilhamdır, biraz bulmacadır... yada insanlık egosu üstün olanlar için "yarı yarıya" diyelim hadi... insanın ortaya koyduğu varlıklar da biraz insandır, ama bana sorarsanız çoğunlukla doğadır.
insanı, doğaya (doğala) entegre olarak görmektense yukarıda bahsettiğim daha büyük bir mekaniğin parçası içinde görmek gerekiyor diye düşünüyorum. doğayı sadece "felsefe yapmayan şeyler" olarak görüyorum.. çünkü kendimi bile kestiremem çoğu zaman, insan bu otomatikliğin dışında, isterse dünyayı yaşanmaz bir yer yapabilir hem de tam şuanda, isterse herşeyi düzeltebilir.
varlık kavramını metaya indirgemekte riskli.
cogito ergo sum. düşünceler yok mu?
korkmayın, matrix'e bağlamayacağım ama böyle de bir durum var.
ben düşünceleri varlık olarak kabul etmek zorundayım.
onların silindiği veya kaydedilmediği fikrine tahammül bile edemem açıkçası.
birçok düşünceyi birçok metadan üstün bulduğum bile olur.
denize bir insan mı düşse kurtarırım, bir kitap mı?
kitabına göre değişir.
felsefe yapan başka bir canlı var mıdır bilmiyorum. ama felsefe insanlığın, insan olarak, karşılaştığı tüm canlılardan açıkça en büyük farkıdır. bu yüzden insanı, doğayı ve ne yazık ki bazı tesadüf teorileri dışında kaynağı bilinmeyen "düzen ve oran sağlayıcısı (enerji, fikir, tanrı, vs.)" 3'e ayırmak ve bu üçünü büyük bir mekaniğin parçası olarak görmek, o mekaniği de "tam" olarak görmekte bir sakınca görmüyorum. zaten daha ilerisini göremiyorum. en azından şuan.
yalnız bu tamlığı sıfatlandırmak... hmm, en azından şuanlık insanın yapabileceği bir şey değil gibi... ben yapamam. böyle bir tamlığı algılamak için zamanın veya kütlenin sonuna, ötesine gitmek gerekebilir. bilginin tamamına erişmek gerekebilir, tek bir şey eksik kalırsa, vereceğimiz sıfatta hatalı olacaktır çünkü... onu başarana kadar, inanmaya veya ummaya devam galiba. ben öyle yapıyorum, sizin de keyfiniz bilir...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar