bugün
- putin türkmüş11
- true'nin libidosu neden yüksek7
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim7
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci8
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- true'nin acile kaldırılması9
- en gıcık olunan şoför tipleri2
- mahalle kültürünün yok olması4
- tek adam4
- türk vatandaşları türktür8
- diyanet'in japonya da ne işi var3
- babülmendep boğazı2
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler5
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- sonsuza kadar yaşamak2
- dinci şairler4
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- giysi fiyatlarının uçması3
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- türkiyeli olmak3
- osuruktan şiirler41
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- ilk öpüştüğüm kız6
- kill bill vol 33
- 18 ağustos 2026 kuduz paniği2
- vexillarius the slayer3
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- adana kebap10
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- mokv öldü mü2
- aslan gibi adam11
- gut hastalığı2
- rus milfi3
- burası instagram değil sözlük4
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
- bebek katili4
- dünya asla vazgeçme günü4
- amca diyen bokolog2
- koreli ucube ile evlenen kadın3
- şu an sizi ne mutlu ederdi3
- ince memed3
- ben geldim kerkenezler18
- aleksey batrakov13
- haftanın gammazları listesi26
- claudian clouds22
- türkiyenin ukraynaya füze satışına putin uyardı3
- sözlükten soğuma nedenleri17
- kanal ayarlama 1500 lira11
(31 Mart 1878, Galveston - 10 Haziran 1946, Raleigh), ağır sıklette dünya şampiyonu olan ilk siyah boksör.
1897'den 1928'e değin profesyonel boks yaptı. Bu dönemde çıktığı 114 maçtan 80'ini (45'i nakavtla) kazandı. Boksu gösteri maçlarıyla 1945'e değin sürdürdü. Dünya şampiyonluğunu 26 Aralık 1908'de Sidney'de Tommy Burns'ü nakavtla yenerek ele geçirdi. 5 Nisan 1915'te Havana'da Jess Willard'a 26. rauntta nakavtla yenilerek bu unvanını kaybetti.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ırk ayrımcılığı yüzünden Burns'le yaptığı maça değin sivrilme olanağı bulamadı. Şampiyonluğu ele geçirince de "Büyük Beyaz Umut"u (Great White Hope) bekleyen çok sayıda düşman kazandı. Mesleğinin doruğundayken yarım düzine otomobili vardı; dünyayı, uşaklarından oluşan maiyetiyle geziyordu. iki kez beyaz kadınlarla evlendiğinden basının şiddetli saldırılarına hedef oldu. "Büyük Beyaz Umut" olarak boksa dönüş yapan James J. Jeffries'i nakavtla yenince beyazların üstünlüğüne inananları daha da kızdırdı. 1912'de, evleneceği kadını nikahtan önce eyalet dışına çıkardığı için Mann Yasası'nı çiğnemekle suçlandı. Bir yıl hapis cezasına çarptırıldı ve üst mahkemenin kararını beklerken kefalet ile serbest bırakıldı. Basketbol oyuncusu kimliğine girerek Kanada'ya kaçtı. Oradan geçtiği Avrupa'da yaşadı. Paris'te unvanını üç kez koruduktan sonra Küba'da Jess Willard'la dövüşmeyi kabul etti. Bazı gözlemcilere göre, unvanını bir beyaza yenilerek kaybederse hakkındaki suçlamanın ortadan kalkacağı düşüncesiyle bilerek yenildi.
1920'de ABD'ye giderek hapis cezasını çekti. Kansas'ta, Leavenworth'taki cezaevinde birkaç kez maça çıktı. Cezaevinden çıktıktan sonra gösteri karşılaşmalarının yanı sıra vodvillerde ve karnaval gösterilerinde, son olarak da eğitilmiş pire gösterisinde rol aldı. 10 Haziran 1946'da bir otomobil kazasında öldü.
Anılarını kapsayan Mes Combats (1914; Dövüşlerim) ve Jack Johnson in the Ring and Out (1927, yb 1975; Ringde ve Ring Dışında Jack Johnson) adlı yapıtları yazdı.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Jack_Johnson
1897'den 1928'e değin profesyonel boks yaptı. Bu dönemde çıktığı 114 maçtan 80'ini (45'i nakavtla) kazandı. Boksu gösteri maçlarıyla 1945'e değin sürdürdü. Dünya şampiyonluğunu 26 Aralık 1908'de Sidney'de Tommy Burns'ü nakavtla yenerek ele geçirdi. 5 Nisan 1915'te Havana'da Jess Willard'a 26. rauntta nakavtla yenilerek bu unvanını kaybetti.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ırk ayrımcılığı yüzünden Burns'le yaptığı maça değin sivrilme olanağı bulamadı. Şampiyonluğu ele geçirince de "Büyük Beyaz Umut"u (Great White Hope) bekleyen çok sayıda düşman kazandı. Mesleğinin doruğundayken yarım düzine otomobili vardı; dünyayı, uşaklarından oluşan maiyetiyle geziyordu. iki kez beyaz kadınlarla evlendiğinden basının şiddetli saldırılarına hedef oldu. "Büyük Beyaz Umut" olarak boksa dönüş yapan James J. Jeffries'i nakavtla yenince beyazların üstünlüğüne inananları daha da kızdırdı. 1912'de, evleneceği kadını nikahtan önce eyalet dışına çıkardığı için Mann Yasası'nı çiğnemekle suçlandı. Bir yıl hapis cezasına çarptırıldı ve üst mahkemenin kararını beklerken kefalet ile serbest bırakıldı. Basketbol oyuncusu kimliğine girerek Kanada'ya kaçtı. Oradan geçtiği Avrupa'da yaşadı. Paris'te unvanını üç kez koruduktan sonra Küba'da Jess Willard'la dövüşmeyi kabul etti. Bazı gözlemcilere göre, unvanını bir beyaza yenilerek kaybederse hakkındaki suçlamanın ortadan kalkacağı düşüncesiyle bilerek yenildi.
1920'de ABD'ye giderek hapis cezasını çekti. Kansas'ta, Leavenworth'taki cezaevinde birkaç kez maça çıktı. Cezaevinden çıktıktan sonra gösteri karşılaşmalarının yanı sıra vodvillerde ve karnaval gösterilerinde, son olarak da eğitilmiş pire gösterisinde rol aldı. 10 Haziran 1946'da bir otomobil kazasında öldü.
Anılarını kapsayan Mes Combats (1914; Dövüşlerim) ve Jack Johnson in the Ring and Out (1927, yb 1975; Ringde ve Ring Dışında Jack Johnson) adlı yapıtları yazdı.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Jack_Johnson
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar