bugün
- eskiden doğsak bizde mi savaşa gidecektik3
- sözlükte sizi kim tanıyor23
- ahmet telli9
- nato zirvesi nde avrupalı lidere tabanca hediyesi2
- 500 liralık çorap giymek2
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız22
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler18
- kiraz cicegi kolonyasi45
- özgür irade yanılsaması ve günlük hayat3
- sevgili2
- bulgur pilavının kötü bir yemek olması10
- hiç fuhuş yaptınız mı9
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi6
- meyveli soda içen erkek8
- şişman kızla sevgili olan erkek2
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat12
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi17
- 35 yaşına gelip evlenmemiş erkeğin asıl amacı8
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek10
- 2026 dünya kupası30
- hayat kalitesini düşüren şeyler2
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı24
- 43 bin entry girmek2
- aylık 422 bin tl iyi para mıdır sorunsalı5
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi15
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- hayatından 1 yılı kaça satarsın9
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
- karşı cinste hayran olunan özellik4
- mehmet okuyan12
- messi vs maradona7
- ateist6
- melkor4
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- kim kimin fakesi10
- karadedeler olayı5
- şimdiki aklım olsa4
- 14 temmuz 2026 fransa ispanya maçı3
- geri zekalı demek hakaret mi3
- sözlük erkeklerinin kurabiyeleri9
- göksel ve teoman evlenseydi ne olurdu5
- trakyalı kadın isimleri4
- fıstık gibi kızın ter kokması4
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması10
- örgüt mensubu5
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- kuran da namazın olmaması21
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler7
- anın görüntüsü11
- 11 temmuz 2026 pentagon'un 4 ufo belgeleri2
nesille alakası olmayan durum.
insanlar garip bir şekilde bilgisayar ekranına bakarak konuşurken inanılmaz derecede duygusuz olabiliyorlar. aslında tam duygusuzlukta değil, karşı tarafta bunları okuyan; kanlı, canlı, nefes alan onlar gibi bir varlık olduğu gerçeğini unutuyorlar, dikkat etmiyorlar. karşısında olsa "aptal" bile diyemeyeceği insanların anasına, babasına, kardeşine acımasızca sövüyorlar.
size bir olayımı anlatayım. dota 2 isimli bir oyun oynuyorum. bilgisayar oyunlarıyla alakası olmayan kişiler için söylüyorum, oyun inanılmaz rekabetçi bir takım oyunu, futbol gibi düşünebilirsiniz ama futbolun aksine rastgele 4 kişiyle eşleşip oynuyorsunuz. 16 yaşında, psikolojik problemleri olan bir çocukla tanışmıştım. ben, o çocuk ve o çocuğun gerçek hayattan arkadaşı 3lü girip oynuyorduk arada. 3 ay kadar oynamadıktan sonra bizim tayfayı bi' toplayayım dedim. bi baktım ki bizim çocuk 2 aydır çevrimiçi olmamış. realden arkadaşı dediğim çocuk çevrimiçiydi ona sordum nerede diye. sayfasına bakmadın mı diye sordu. sayfasına baktığımda yabancıların hep rip temalı mesajlar yazdığını gördüm. çocuğa ne oldu diye sordum; intihar etmiş. intihar etmeden önceki 1 ay sadece tek başına oynamış ve insanların devamlı "kill yourself" temalı yazdıklarına daha fazla dayanamayıp intihar etmiş. çocuğun gerçek adını bile bilmem, tek paylaştığımız şey ayda 1-2 saat beraber oyun oynamamızdı.
çocuk aptalmış diyebilirsiniz ama o çocuğun gerçek hayatta yaşadıklarının sonucu olarak düştüğü psikolojik bunalımdan tek kaçış yeri olan o oyunda da böyle sözler duymak zaten kafasında olan intihar duygusunu daha da mantıklı hale getirmiş olabilir. zaten ağzına kadar dolu olan bir bardağa düşen son damla misali.
anlattığım olay çok uç bir örnek olabilir ama ne olursa olsun siz siz olun, yazılarınızı yazdığınız ekranın ardında aynı sizin gibi bir insan olduğunun bilincinde olarak yazın. bir insanın suratına söyleyemeyeceğiniz şeyleri; ekranın, klavyenin ardına saklanıp söylemeyin. birisine kötü birşeyler yazmak istiyorsanız, o anki duygularınız gerçekten buysa bile derin bir nefes alın, yazdığınız yazıyı tekrar okuyup kendinize "ben bu muyum? bu kadar basit ve aciz bir varlık mıyım?" sorusunu sorun.
insanlar garip bir şekilde bilgisayar ekranına bakarak konuşurken inanılmaz derecede duygusuz olabiliyorlar. aslında tam duygusuzlukta değil, karşı tarafta bunları okuyan; kanlı, canlı, nefes alan onlar gibi bir varlık olduğu gerçeğini unutuyorlar, dikkat etmiyorlar. karşısında olsa "aptal" bile diyemeyeceği insanların anasına, babasına, kardeşine acımasızca sövüyorlar.
size bir olayımı anlatayım. dota 2 isimli bir oyun oynuyorum. bilgisayar oyunlarıyla alakası olmayan kişiler için söylüyorum, oyun inanılmaz rekabetçi bir takım oyunu, futbol gibi düşünebilirsiniz ama futbolun aksine rastgele 4 kişiyle eşleşip oynuyorsunuz. 16 yaşında, psikolojik problemleri olan bir çocukla tanışmıştım. ben, o çocuk ve o çocuğun gerçek hayattan arkadaşı 3lü girip oynuyorduk arada. 3 ay kadar oynamadıktan sonra bizim tayfayı bi' toplayayım dedim. bi baktım ki bizim çocuk 2 aydır çevrimiçi olmamış. realden arkadaşı dediğim çocuk çevrimiçiydi ona sordum nerede diye. sayfasına bakmadın mı diye sordu. sayfasına baktığımda yabancıların hep rip temalı mesajlar yazdığını gördüm. çocuğa ne oldu diye sordum; intihar etmiş. intihar etmeden önceki 1 ay sadece tek başına oynamış ve insanların devamlı "kill yourself" temalı yazdıklarına daha fazla dayanamayıp intihar etmiş. çocuğun gerçek adını bile bilmem, tek paylaştığımız şey ayda 1-2 saat beraber oyun oynamamızdı.
çocuk aptalmış diyebilirsiniz ama o çocuğun gerçek hayatta yaşadıklarının sonucu olarak düştüğü psikolojik bunalımdan tek kaçış yeri olan o oyunda da böyle sözler duymak zaten kafasında olan intihar duygusunu daha da mantıklı hale getirmiş olabilir. zaten ağzına kadar dolu olan bir bardağa düşen son damla misali.
anlattığım olay çok uç bir örnek olabilir ama ne olursa olsun siz siz olun, yazılarınızı yazdığınız ekranın ardında aynı sizin gibi bir insan olduğunun bilincinde olarak yazın. bir insanın suratına söyleyemeyeceğiniz şeyleri; ekranın, klavyenin ardına saklanıp söylemeyin. birisine kötü birşeyler yazmak istiyorsanız, o anki duygularınız gerçekten buysa bile derin bir nefes alın, yazdığınız yazıyı tekrar okuyup kendinize "ben bu muyum? bu kadar basit ve aciz bir varlık mıyım?" sorusunu sorun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar