bugün
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- tai lung44
- 0 0 713
- doğulu ve güneydoğulu türkler3
- annenin hayatındaki kadını onaylamaması5
- türklerin türkiye de asimile olması3
- 30 ağustos zafer bayramı13
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek8
- sarapci koala'nın akp'li olması4
- rafael leao33
- tarihsizlik3
- sözlüğün en bohem yazarı4
- baldız baldan tatlıdır2
- kadınlardaki sahiplenilme isteği6
- cem yılmaz7
- galatasaray korkusu2
- uzun bacaklı ince belli iri göğüslü dar kalçalı4
- aleksey batrakov11
- zaman insanı olgunlaştırır mı4
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı26
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- mustafa kemal atatürk6
- muhabbeti sarmayan kız3
- tom holland5
- fenerbahçe24
- salo or 120 days of sodom filmini izlemek2
- övülmekten hoşlanmayan insan2
- futbol10
- ne kadar şanslı birisin2
- menzil cemaati ne üretiyor9
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı2
- 30 ağustos 20262
- süper lig6
- junko furuta2
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- yeğen2
- tarkan'ın saçlarını kestirmesi2
- sarapci koala73
- ingilizler5
- s'i l v'e r m'i s t5
- arkadaşlar hesabı silicem14
- sözlük yazarlarının nahları9
- türk hava yolları2
- spider man brand new day2
- ben geldim naneler8
- günün sözü23
- antipanik12
- gebze fm3
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
nesille alakası olmayan durum.
insanlar garip bir şekilde bilgisayar ekranına bakarak konuşurken inanılmaz derecede duygusuz olabiliyorlar. aslında tam duygusuzlukta değil, karşı tarafta bunları okuyan; kanlı, canlı, nefes alan onlar gibi bir varlık olduğu gerçeğini unutuyorlar, dikkat etmiyorlar. karşısında olsa "aptal" bile diyemeyeceği insanların anasına, babasına, kardeşine acımasızca sövüyorlar.
size bir olayımı anlatayım. dota 2 isimli bir oyun oynuyorum. bilgisayar oyunlarıyla alakası olmayan kişiler için söylüyorum, oyun inanılmaz rekabetçi bir takım oyunu, futbol gibi düşünebilirsiniz ama futbolun aksine rastgele 4 kişiyle eşleşip oynuyorsunuz. 16 yaşında, psikolojik problemleri olan bir çocukla tanışmıştım. ben, o çocuk ve o çocuğun gerçek hayattan arkadaşı 3lü girip oynuyorduk arada. 3 ay kadar oynamadıktan sonra bizim tayfayı bi' toplayayım dedim. bi baktım ki bizim çocuk 2 aydır çevrimiçi olmamış. realden arkadaşı dediğim çocuk çevrimiçiydi ona sordum nerede diye. sayfasına bakmadın mı diye sordu. sayfasına baktığımda yabancıların hep rip temalı mesajlar yazdığını gördüm. çocuğa ne oldu diye sordum; intihar etmiş. intihar etmeden önceki 1 ay sadece tek başına oynamış ve insanların devamlı "kill yourself" temalı yazdıklarına daha fazla dayanamayıp intihar etmiş. çocuğun gerçek adını bile bilmem, tek paylaştığımız şey ayda 1-2 saat beraber oyun oynamamızdı.
çocuk aptalmış diyebilirsiniz ama o çocuğun gerçek hayatta yaşadıklarının sonucu olarak düştüğü psikolojik bunalımdan tek kaçış yeri olan o oyunda da böyle sözler duymak zaten kafasında olan intihar duygusunu daha da mantıklı hale getirmiş olabilir. zaten ağzına kadar dolu olan bir bardağa düşen son damla misali.
anlattığım olay çok uç bir örnek olabilir ama ne olursa olsun siz siz olun, yazılarınızı yazdığınız ekranın ardında aynı sizin gibi bir insan olduğunun bilincinde olarak yazın. bir insanın suratına söyleyemeyeceğiniz şeyleri; ekranın, klavyenin ardına saklanıp söylemeyin. birisine kötü birşeyler yazmak istiyorsanız, o anki duygularınız gerçekten buysa bile derin bir nefes alın, yazdığınız yazıyı tekrar okuyup kendinize "ben bu muyum? bu kadar basit ve aciz bir varlık mıyım?" sorusunu sorun.
insanlar garip bir şekilde bilgisayar ekranına bakarak konuşurken inanılmaz derecede duygusuz olabiliyorlar. aslında tam duygusuzlukta değil, karşı tarafta bunları okuyan; kanlı, canlı, nefes alan onlar gibi bir varlık olduğu gerçeğini unutuyorlar, dikkat etmiyorlar. karşısında olsa "aptal" bile diyemeyeceği insanların anasına, babasına, kardeşine acımasızca sövüyorlar.
size bir olayımı anlatayım. dota 2 isimli bir oyun oynuyorum. bilgisayar oyunlarıyla alakası olmayan kişiler için söylüyorum, oyun inanılmaz rekabetçi bir takım oyunu, futbol gibi düşünebilirsiniz ama futbolun aksine rastgele 4 kişiyle eşleşip oynuyorsunuz. 16 yaşında, psikolojik problemleri olan bir çocukla tanışmıştım. ben, o çocuk ve o çocuğun gerçek hayattan arkadaşı 3lü girip oynuyorduk arada. 3 ay kadar oynamadıktan sonra bizim tayfayı bi' toplayayım dedim. bi baktım ki bizim çocuk 2 aydır çevrimiçi olmamış. realden arkadaşı dediğim çocuk çevrimiçiydi ona sordum nerede diye. sayfasına bakmadın mı diye sordu. sayfasına baktığımda yabancıların hep rip temalı mesajlar yazdığını gördüm. çocuğa ne oldu diye sordum; intihar etmiş. intihar etmeden önceki 1 ay sadece tek başına oynamış ve insanların devamlı "kill yourself" temalı yazdıklarına daha fazla dayanamayıp intihar etmiş. çocuğun gerçek adını bile bilmem, tek paylaştığımız şey ayda 1-2 saat beraber oyun oynamamızdı.
çocuk aptalmış diyebilirsiniz ama o çocuğun gerçek hayatta yaşadıklarının sonucu olarak düştüğü psikolojik bunalımdan tek kaçış yeri olan o oyunda da böyle sözler duymak zaten kafasında olan intihar duygusunu daha da mantıklı hale getirmiş olabilir. zaten ağzına kadar dolu olan bir bardağa düşen son damla misali.
anlattığım olay çok uç bir örnek olabilir ama ne olursa olsun siz siz olun, yazılarınızı yazdığınız ekranın ardında aynı sizin gibi bir insan olduğunun bilincinde olarak yazın. bir insanın suratına söyleyemeyeceğiniz şeyleri; ekranın, klavyenin ardına saklanıp söylemeyin. birisine kötü birşeyler yazmak istiyorsanız, o anki duygularınız gerçekten buysa bile derin bir nefes alın, yazdığınız yazıyı tekrar okuyup kendinize "ben bu muyum? bu kadar basit ve aciz bir varlık mıyım?" sorusunu sorun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar