bugün
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- eski yazarlar geri gelsin12
- ben geldim naneler7
- nickin yanında yaş da yazsın16
- la loba21
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- nervio'nun ayakları17
- recep tayyip erdoğan13
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- menemen yiyen erkek13
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı56
- eğirdir gölü canavarı5
- karabüklü kızlar5
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu3
- çirkin şansı4
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey8
- fransa da yağmalanan apple mağazası4
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- lille5
- cm 01 022
- hoşgelmiş inşallah kazdır6
- yalancı sözlük yazarları7
- domates çorbası8
- kısa boylu ama kaba erkek5
- gina'ya sımsıkı sarılmak6
- deniz kenarı3
- toplu taşımada sözlüğe girmemek3
- hesabını gizleyen erkek yazar23
- futbol15
- gs'nin lille maçında dijital ıslık kullanılması2
- öldüreni öldürmek14
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
- volkswagen passat7
- uefa şampiyonlar ligi3
- kız isteme ayininde tuzlu kahve ikram eden yelloz5
- tofaş otomobil türkiye için çok fazla lüks3
- galatasaray14
- ayaklara en çok yakışan oje2
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip11
- lille osc4
- fransa13
- kolonya koleksiyonu5
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler6
- galatasaray lille'i yenemesin tanga giyerim6
- skechers giyen kız9
- abi lavabo var mı10
benim adım micro. ben bir sahne sanatçısıyım. en azından hobi olarak yapıyorum bu işi.
sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar teşhisi konuldu. bunu iyi bir şey olarak görüyorum, çünkü sahnede ne kadar delirirsem, o kadar eğlenceli oluyorum. istanbul'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi HZ. isa sanıyordum. bunun korkunç olduğunu düşünebilirsiniz, dünyada kendini hz. isa sandıracak kadar uyuşturucu yok.
bir tımarhaneye gönderildim tımarhanede herkes kendi tek kişilik oyununu oynar. orada provalarının sonucunu gösterecek bir izleyici kitlesi de yok. onlar sadece prova yapıyorlar. çıktığımda, bana teşhis konulmuştu ve bir doktor ilaç yazmıştı. ''micro, sana neden şey vermiyoruz.. neden zyprexe vermiyoruz. tamam? hmm? en azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor''
lisenin ilk yarısı manik atakla başa çıkma çabamla geçti, diğer yarısını da uyuyarak geçirdim. ikinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi. çıktığımda bir seçim şansım vardı. ya bu zihin hastalığını inkar edecektim ya da zihinsel yeteneğimi kucaklayacaktım.
bugünlerde bir hareket var, zihinsel hastalıkları iyi gösterme hareketi.. en azından hipomanik kısmını. hipomani ne demek bilmiyorsanız, kontrolden çıkmış bir motor düşünün, mesela bir ferrari motoru, freni yok. buradaki pek çok yazar ve okuyucu arasındaki pek çoğunuz, o yaratıcı kısma sahipsiniz, neden bahsettiğimi biliyorsanız. size imkansız olduğu söylenen bir şeyi yapmak istiyorsunuz.
belki de deli diye bir şey yok ve size akıl hastası teşhisi konulması deli olduğunuz anlamına gemiyor. belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor. belki de kimse gerçekten deli değil. herkes sadece birazcık çılgın. ne kadar olduğu bu tayfın neresine düştüğünüze bağlı. ne kadar olduğu ne kadar şanslı olduğunuza bağlı.
sahne sanatçısı olmanın yanında, aynı zamanda bana bipolar teşhisi konuldu. bunu iyi bir şey olarak görüyorum, çünkü sahnede ne kadar delirirsem, o kadar eğlenceli oluyorum. istanbul'da 16 yaşındayken, hayatıma damgasını vuran manik atağımı yaşadım: kendimi HZ. isa sanıyordum. bunun korkunç olduğunu düşünebilirsiniz, dünyada kendini hz. isa sandıracak kadar uyuşturucu yok.
bir tımarhaneye gönderildim tımarhanede herkes kendi tek kişilik oyununu oynar. orada provalarının sonucunu gösterecek bir izleyici kitlesi de yok. onlar sadece prova yapıyorlar. çıktığımda, bana teşhis konulmuştu ve bir doktor ilaç yazmıştı. ''micro, sana neden şey vermiyoruz.. neden zyprexe vermiyoruz. tamam? hmm? en azından benim kalemimin üzerinde adı yazıyor''
lisenin ilk yarısı manik atakla başa çıkma çabamla geçti, diğer yarısını da uyuyarak geçirdim. ikinci yarısı büyük ölçüde sınıfta yaptığım şekerlemeydi. çıktığımda bir seçim şansım vardı. ya bu zihin hastalığını inkar edecektim ya da zihinsel yeteneğimi kucaklayacaktım.
bugünlerde bir hareket var, zihinsel hastalıkları iyi gösterme hareketi.. en azından hipomanik kısmını. hipomani ne demek bilmiyorsanız, kontrolden çıkmış bir motor düşünün, mesela bir ferrari motoru, freni yok. buradaki pek çok yazar ve okuyucu arasındaki pek çoğunuz, o yaratıcı kısma sahipsiniz, neden bahsettiğimi biliyorsanız. size imkansız olduğu söylenen bir şeyi yapmak istiyorsunuz.
belki de deli diye bir şey yok ve size akıl hastası teşhisi konulması deli olduğunuz anlamına gemiyor. belki de sadece başkalarının görüp hissedemediği şeylere karşı daha duyarlı olduğunuz anlamına geliyor. belki de kimse gerçekten deli değil. herkes sadece birazcık çılgın. ne kadar olduğu bu tayfın neresine düştüğünüze bağlı. ne kadar olduğu ne kadar şanslı olduğunuza bağlı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar