bugün
- parcalandim toparlanamiyorum320
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı33
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- alttaki yazara bir şey söyle16
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- nefret edilen hitap şekilleri11
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- ibrahim erkal saçı3
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- cuma akşamı etkinlikleri8
- g i l d e d l i l y6
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- sözlük çeteleri11
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri12
- maltepe'deki bina faciasında tutuklamalar3
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- kadın önünde çırıl çıplak olsa tecavüz edemezsin4
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- nejat uygur3
- hilafetin türklere faydası16
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili5
- moda faciası olan şeyler7
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler6
- karton toplayan meric8
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- hangi yazarla çift olursunuz28
- herkese mavi boncuk dağıtan karaktersiz5
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı6
- gece gelen cop arabasi2
- bana onu sormayin22
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- kibarhergele14
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- ucan tekme atan hipopotam45
- siyah giyen erkeğin asıl amacı3
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- insan olmaya ceyrek kala6
- ağrı bandı4
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- s'i l v'e r m'i s t8
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
Bir tunç Okan filmi olmanın ötesinde türk sinemasının yüzakı olan, realist sinema anlayışının en güzel filmlerinden biri. Filmin genel karakteristiğini analiz etmeden bu filme dair yapılan tüm yorumlar, sadece yazmak için yazmak klişesinden öteye geçemeyecektir. Bu filmin genel karakteristiğini incelediğimizde feodalizm ile modern batı toplumu arasındaki temel farklılıkların ortak insanımsal yaşanımlar üzerinden çok keskin bir dil ve olabilecek en yalın dil ile ortaya konulduğu görülür. Bu film bir çatışma filmidir, daha net bir ifade ile söylersek medeniyetler çatışması dediğimiz postülanın paradigmasının özünü oluşturan ''içselleşmiş yabancılaşma'' dürtüsünün en yalın şekilde ortaya konulduğu filmdir.
Yeni bir hayat kurabilmek umuduyla topraklarını terkedip gurbet ellerinde çalışmaya gitmek için bir serüvene atılan insanların, isveçe geldiklerinde ''insanlık''kavramından soyutlanıp, insancıklar kavramının altına indirgenildikleri apaçık bir şekilde görülür, batı toplumunun sevdayı,aşkı,birlikteliği,eğlenceyi tüketme tarzları ile feodalizmin hüküm sürdüğü topraklardan gelen insancıkların tarzları arasındaki jilet gibi kesen farklılıklar karşısında insancıkların farkındalıklarında ortaya çıkan travmanın dillendirişili muazzam bir şekilde yansıtılmıştır. Bir fare deliği olarak betimlenebilecek otobüsün içinde yaşayan insancıkların geceleri peynir bulabilmek için delikten teker teker çıkmaya başladıkları o anları her gördüğünüzde, birazdan yeni bir yozlaşma edimiyle karşılaşacağınızı anlarsınız, delikten çıktıkları anda artık her yer onlar için bir fare kapanı ambiansına bürünmektedir, bu bir sanrı olmanın ötesinde bir gerçekliktir, uğruna terkedilen toprakların mı,yoksa terkedilmek uğruna gelinen toprakların mı bir gerçeklik olup olmadığı bir metafordur artık, varolan tüm terminolojiler birleşse bile bu metafor devam eder. insancıklardan birinin telefon kulubesinde şehvetle şevişen isveçli çifti gördüğünde, köyünde tarlada çalışırken öpmeye bile kıyamadığı yavuklusunu gözünün ününe getirmesi anında sürüklenmiş olduğu başıboş boşluk o kadar derindir ki, o derinlik diğer insancığın nehire düşmesi esnasında oradan geçen isveçlinin suya bakıp ''pislik'' dedikten sonra yürümeye devam etmesi sahnesini gördüğümüz anda bizide nefessiz bırakır, o buz gibi suyun içinde debelenen ''o kişi yada o insancık''değildir, tüm bir insanlıktır.
Yeni bir hayat kurabilmek umuduyla topraklarını terkedip gurbet ellerinde çalışmaya gitmek için bir serüvene atılan insanların, isveçe geldiklerinde ''insanlık''kavramından soyutlanıp, insancıklar kavramının altına indirgenildikleri apaçık bir şekilde görülür, batı toplumunun sevdayı,aşkı,birlikteliği,eğlenceyi tüketme tarzları ile feodalizmin hüküm sürdüğü topraklardan gelen insancıkların tarzları arasındaki jilet gibi kesen farklılıklar karşısında insancıkların farkındalıklarında ortaya çıkan travmanın dillendirişili muazzam bir şekilde yansıtılmıştır. Bir fare deliği olarak betimlenebilecek otobüsün içinde yaşayan insancıkların geceleri peynir bulabilmek için delikten teker teker çıkmaya başladıkları o anları her gördüğünüzde, birazdan yeni bir yozlaşma edimiyle karşılaşacağınızı anlarsınız, delikten çıktıkları anda artık her yer onlar için bir fare kapanı ambiansına bürünmektedir, bu bir sanrı olmanın ötesinde bir gerçekliktir, uğruna terkedilen toprakların mı,yoksa terkedilmek uğruna gelinen toprakların mı bir gerçeklik olup olmadığı bir metafordur artık, varolan tüm terminolojiler birleşse bile bu metafor devam eder. insancıklardan birinin telefon kulubesinde şehvetle şevişen isveçli çifti gördüğünde, köyünde tarlada çalışırken öpmeye bile kıyamadığı yavuklusunu gözünün ününe getirmesi anında sürüklenmiş olduğu başıboş boşluk o kadar derindir ki, o derinlik diğer insancığın nehire düşmesi esnasında oradan geçen isveçlinin suya bakıp ''pislik'' dedikten sonra yürümeye devam etmesi sahnesini gördüğümüz anda bizide nefessiz bırakır, o buz gibi suyun içinde debelenen ''o kişi yada o insancık''değildir, tüm bir insanlıktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar