bugün
- alttaki yazara bir şey söyle16
- erkeklere en güzel hitap şekilleri16
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak8
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı33
- nefret edilen hitap şekilleri12
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- cuma akşamı etkinlikleri8
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- siyah giyen erkeğin asıl amacı2
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- dünya nın en güzel kadını4
- herkese mavi boncuk dağıtan karaktersiz5
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili5
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- sözlük çeteleri11
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı7
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- atalar arap harflerini ne zaman aldı5
- edrine2
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler6
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri12
- ağrı bandı4
- moda faciası olan şeyler7
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- karton toplayan meric8
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- gece sevgiliyle uyumak3
- hilafetin türklere faydası18
- adana varoşları3
- bana onu sormayin23
- insan olmaya ceyrek kala6
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz29
- yatın lan artık itoğlu itler2
- s'i l v'e r m'i s t8
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- yunan'a geçip rembetiko oynamak2
- ne kadar takıntılısın5
- masumiyet2
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- kibarhergele14
- uludagsozluk uygulama şeysi2
- şabat şalom mevora3
- yogartiksenin eski erkek arkadaşı4
Bir tunç Okan filmi olmanın ötesinde türk sinemasının yüzakı olan, realist sinema anlayışının en güzel filmlerinden biri. Filmin genel karakteristiğini analiz etmeden bu filme dair yapılan tüm yorumlar, sadece yazmak için yazmak klişesinden öteye geçemeyecektir. Bu filmin genel karakteristiğini incelediğimizde feodalizm ile modern batı toplumu arasındaki temel farklılıkların ortak insanımsal yaşanımlar üzerinden çok keskin bir dil ve olabilecek en yalın dil ile ortaya konulduğu görülür. Bu film bir çatışma filmidir, daha net bir ifade ile söylersek medeniyetler çatışması dediğimiz postülanın paradigmasının özünü oluşturan ''içselleşmiş yabancılaşma'' dürtüsünün en yalın şekilde ortaya konulduğu filmdir.
Yeni bir hayat kurabilmek umuduyla topraklarını terkedip gurbet ellerinde çalışmaya gitmek için bir serüvene atılan insanların, isveçe geldiklerinde ''insanlık''kavramından soyutlanıp, insancıklar kavramının altına indirgenildikleri apaçık bir şekilde görülür, batı toplumunun sevdayı,aşkı,birlikteliği,eğlenceyi tüketme tarzları ile feodalizmin hüküm sürdüğü topraklardan gelen insancıkların tarzları arasındaki jilet gibi kesen farklılıklar karşısında insancıkların farkındalıklarında ortaya çıkan travmanın dillendirişili muazzam bir şekilde yansıtılmıştır. Bir fare deliği olarak betimlenebilecek otobüsün içinde yaşayan insancıkların geceleri peynir bulabilmek için delikten teker teker çıkmaya başladıkları o anları her gördüğünüzde, birazdan yeni bir yozlaşma edimiyle karşılaşacağınızı anlarsınız, delikten çıktıkları anda artık her yer onlar için bir fare kapanı ambiansına bürünmektedir, bu bir sanrı olmanın ötesinde bir gerçekliktir, uğruna terkedilen toprakların mı,yoksa terkedilmek uğruna gelinen toprakların mı bir gerçeklik olup olmadığı bir metafordur artık, varolan tüm terminolojiler birleşse bile bu metafor devam eder. insancıklardan birinin telefon kulubesinde şehvetle şevişen isveçli çifti gördüğünde, köyünde tarlada çalışırken öpmeye bile kıyamadığı yavuklusunu gözünün ününe getirmesi anında sürüklenmiş olduğu başıboş boşluk o kadar derindir ki, o derinlik diğer insancığın nehire düşmesi esnasında oradan geçen isveçlinin suya bakıp ''pislik'' dedikten sonra yürümeye devam etmesi sahnesini gördüğümüz anda bizide nefessiz bırakır, o buz gibi suyun içinde debelenen ''o kişi yada o insancık''değildir, tüm bir insanlıktır.
Yeni bir hayat kurabilmek umuduyla topraklarını terkedip gurbet ellerinde çalışmaya gitmek için bir serüvene atılan insanların, isveçe geldiklerinde ''insanlık''kavramından soyutlanıp, insancıklar kavramının altına indirgenildikleri apaçık bir şekilde görülür, batı toplumunun sevdayı,aşkı,birlikteliği,eğlenceyi tüketme tarzları ile feodalizmin hüküm sürdüğü topraklardan gelen insancıkların tarzları arasındaki jilet gibi kesen farklılıklar karşısında insancıkların farkındalıklarında ortaya çıkan travmanın dillendirişili muazzam bir şekilde yansıtılmıştır. Bir fare deliği olarak betimlenebilecek otobüsün içinde yaşayan insancıkların geceleri peynir bulabilmek için delikten teker teker çıkmaya başladıkları o anları her gördüğünüzde, birazdan yeni bir yozlaşma edimiyle karşılaşacağınızı anlarsınız, delikten çıktıkları anda artık her yer onlar için bir fare kapanı ambiansına bürünmektedir, bu bir sanrı olmanın ötesinde bir gerçekliktir, uğruna terkedilen toprakların mı,yoksa terkedilmek uğruna gelinen toprakların mı bir gerçeklik olup olmadığı bir metafordur artık, varolan tüm terminolojiler birleşse bile bu metafor devam eder. insancıklardan birinin telefon kulubesinde şehvetle şevişen isveçli çifti gördüğünde, köyünde tarlada çalışırken öpmeye bile kıyamadığı yavuklusunu gözünün ününe getirmesi anında sürüklenmiş olduğu başıboş boşluk o kadar derindir ki, o derinlik diğer insancığın nehire düşmesi esnasında oradan geçen isveçlinin suya bakıp ''pislik'' dedikten sonra yürümeye devam etmesi sahnesini gördüğümüz anda bizide nefessiz bırakır, o buz gibi suyun içinde debelenen ''o kişi yada o insancık''değildir, tüm bir insanlıktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar