bugün
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur13
- leş kaktüsü6
- günün sözü6
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı3
- anın görüntüsü27
- bik bik'in gerçek yüzü5
- sözlüğün en ılık yazarı7
- gelmiş geçmiş en iyi futbolcu4
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- sigara içmeyince sinirlenmek2
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit4
- keyif kaçıran şeyler6
- sözlüğün yeni tasarımı23
- ucuz atlatmak5
- öyle yeme böyle ye2
- fon olayı reisi çok üzdü diyen akpli3
- iran kürtleri2
- akp'nin kemalistleşmesi5
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası3
- iranlı genç kızın annesinin adalet arayışı2
- galatasaray amed operasyonu5
- samsak döveci9
- ne yapıyorsun2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- polo ralph lauren vs us polo assn3
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- cennet çamuru3
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- tinto brass12
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- rothschildin hayat bir anda değişebilir twiti2
- aponun villası9
- ne bu fon vurgunu5
- aşk17
- opel vectra b4
- paranın mutluluk getirmemesi7
- masterchef 20263
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- kötü bir insan mıyım ben5
- italyan arabaları3
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- terhis oluyorum sözlük21
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- fatma betül sayan kaya28
3 mayıs türkçülük gününün tarihidir.
3 Mayıs 1944 Tarihli Gösteriler ve Dava
Kenan Öner 1944 Davası ile ilgili şunları şöyler : "Bu davanın temeli N. Atsız'ın zamane başvekiline hitaben Orhun mecmuasında yazdığı açık mektupla ,1944 senesi Nisan'ında atılmış ve bundan doğan infial ile icat edilen ırkçılık ve Turancılık davasında memleketin havasını ifsat eden işkencelerle çatısı örtülmüş bulunmaktadır" . Bu davanın başlamasında H. Ali Yücel'in 1934 tarihli "Türk Edebiyatına Toplu Bir Bakış" kitabının Atsız tarafından eleştirilmesinin intikamını almak istemesi de etkilidir .
Tarihte 3 Mayıs olayları adıyla anılan olaylar Nihal Atsız'ın, hakkında açılan dava için Ankara'ya geldiği sırada başlamıştır. Bu tarihte gençlik komünizm aleyhine bir gösteri düzenler ve beraberinde N. Atsız'a sevgilerini belirtirler. Mahkeme salonuna giremeyen gençler Ulus Meydanı'na doğru yürüyüşe geçmişler burada milli marşlar söylenmiş ve komünizm aleyhine sloganlar atmışlardır . Kafile Ulus Meydanı'ndan sonra Başbakan Şükrü Saraçoğlu ile görüşmek istemişse de bunda başarılı olamamış, miliyetçi gençlerin gösterileri hükümet tarafından şiddetle önlenmiştir. Bu gösterilerde tutuklanan üniversiteli gençlerin sayısı 165 olarak tespit edilmiştir .Ancak gençliğin bu masum hareketi devrin milli şefine bir ihtilal olarak intikal ettirilir. H. Ali Yücel, Nevzat Tandoğan ve F. Rıfkı Atay üçlüsünün gayretleriyle ırkçılık ve Turancılık adı verilen milliyetçilik düşmanı dava ortaya çıkarılmıştır.
Bu gösteriye kadar Türkiye'de yapılan bütün nümayişlerde hep hükümet parmağı bulunmuştu. Turancılık davasının mağdurlarından Alparslar Türkeş'in konuyla ilgili tespiti şu şekildedir; "Bunlar milli şef ve onun gözde Milli Eğitim Bakanına nasıl gösteri yapabiliyorlardı ? O zamana kadar milli şefin müsaade etmediği hiçbir gösteri yapılmazdı. Demokrasi....Hürriyet...Eşitlik...Gençlik... bütün bunlar Türkiye'nin 1944 iktidarında hep parad palavralardır. Halkın alkışları, gençlikten çıkacak "yaşa" naraları kayıtsız şartsız inönü'nün tekelinde kalmalıdır . Esasında 3 Mayıs olayları, II. Dünya Savaşı'nın seyri ile alakalıdır ve dönemin hükümetinin Almanlara karşı üstünlük kuran Ruslara Türkçüleri feda ederek bir siyasi rüşvet vermesi olayıdır.
Türkiye Ruslara karşı ,yalnızlık içinde karşı koymaya çalışmaktadır. 3 Mayıs 1944 duruşması o sırada tam aranılan fırsat olarak değerlendirilir. Türkçüler üzerinde şiddet uygulanarak Ruslar bir şekilde memnun edilmeye çalışılır .
3 Mayıs'ta bir araya gelen ve gösteriler yapan gençler birer birer tespit edilip toplanır ve tutuklanır. Milli şefin şahsi emriyle saldıranlara zerre kadar merhamet tanımamışlardır. Milliyetçi gençler kıyasıya dövülür. N Atsız'da aynı gün duruşmadan çıktıktan sonra polis tarafından gözaltına alınır. Alparslan Türkeş anılarında bu olayları şu şekilde anlatmaktadır; " 3 Mayıs 1944 günü heyecanla sokağa fırlayan gençler kıyasıya dövüldüler. Kafaları yarıldı, gözleri patlatıldı. Bazılarının kolları, kaburgaları kırıldı" .
3 Mayıs'ın ilk yıl dönümü 1945 senesinde o sıralarda Tophane'deki Askeri Cezaevinde tutuklu bulunan bir avuç Türkçü tarafından örtüsüz bir masa etrafında yapılan bir toplantı ile anılmış, daha sonraki yıllarda ise çeşitli törenlerle kutlanmıştır. 3 Mayıs'ın mağdurlarından Alparslan Türkeş'te bu tarihin "Türkçüler Günü" adıyla kutlanmasını bizzat sağlamış ve bu geleneği hayatı boyunca devam ettirmiştir.
unibozkurt.com dan alıntıdır.
3 Mayıs 1944 Tarihli Gösteriler ve Dava
Kenan Öner 1944 Davası ile ilgili şunları şöyler : "Bu davanın temeli N. Atsız'ın zamane başvekiline hitaben Orhun mecmuasında yazdığı açık mektupla ,1944 senesi Nisan'ında atılmış ve bundan doğan infial ile icat edilen ırkçılık ve Turancılık davasında memleketin havasını ifsat eden işkencelerle çatısı örtülmüş bulunmaktadır" . Bu davanın başlamasında H. Ali Yücel'in 1934 tarihli "Türk Edebiyatına Toplu Bir Bakış" kitabının Atsız tarafından eleştirilmesinin intikamını almak istemesi de etkilidir .
Tarihte 3 Mayıs olayları adıyla anılan olaylar Nihal Atsız'ın, hakkında açılan dava için Ankara'ya geldiği sırada başlamıştır. Bu tarihte gençlik komünizm aleyhine bir gösteri düzenler ve beraberinde N. Atsız'a sevgilerini belirtirler. Mahkeme salonuna giremeyen gençler Ulus Meydanı'na doğru yürüyüşe geçmişler burada milli marşlar söylenmiş ve komünizm aleyhine sloganlar atmışlardır . Kafile Ulus Meydanı'ndan sonra Başbakan Şükrü Saraçoğlu ile görüşmek istemişse de bunda başarılı olamamış, miliyetçi gençlerin gösterileri hükümet tarafından şiddetle önlenmiştir. Bu gösterilerde tutuklanan üniversiteli gençlerin sayısı 165 olarak tespit edilmiştir .Ancak gençliğin bu masum hareketi devrin milli şefine bir ihtilal olarak intikal ettirilir. H. Ali Yücel, Nevzat Tandoğan ve F. Rıfkı Atay üçlüsünün gayretleriyle ırkçılık ve Turancılık adı verilen milliyetçilik düşmanı dava ortaya çıkarılmıştır.
Bu gösteriye kadar Türkiye'de yapılan bütün nümayişlerde hep hükümet parmağı bulunmuştu. Turancılık davasının mağdurlarından Alparslar Türkeş'in konuyla ilgili tespiti şu şekildedir; "Bunlar milli şef ve onun gözde Milli Eğitim Bakanına nasıl gösteri yapabiliyorlardı ? O zamana kadar milli şefin müsaade etmediği hiçbir gösteri yapılmazdı. Demokrasi....Hürriyet...Eşitlik...Gençlik... bütün bunlar Türkiye'nin 1944 iktidarında hep parad palavralardır. Halkın alkışları, gençlikten çıkacak "yaşa" naraları kayıtsız şartsız inönü'nün tekelinde kalmalıdır . Esasında 3 Mayıs olayları, II. Dünya Savaşı'nın seyri ile alakalıdır ve dönemin hükümetinin Almanlara karşı üstünlük kuran Ruslara Türkçüleri feda ederek bir siyasi rüşvet vermesi olayıdır.
Türkiye Ruslara karşı ,yalnızlık içinde karşı koymaya çalışmaktadır. 3 Mayıs 1944 duruşması o sırada tam aranılan fırsat olarak değerlendirilir. Türkçüler üzerinde şiddet uygulanarak Ruslar bir şekilde memnun edilmeye çalışılır .
3 Mayıs'ta bir araya gelen ve gösteriler yapan gençler birer birer tespit edilip toplanır ve tutuklanır. Milli şefin şahsi emriyle saldıranlara zerre kadar merhamet tanımamışlardır. Milliyetçi gençler kıyasıya dövülür. N Atsız'da aynı gün duruşmadan çıktıktan sonra polis tarafından gözaltına alınır. Alparslan Türkeş anılarında bu olayları şu şekilde anlatmaktadır; " 3 Mayıs 1944 günü heyecanla sokağa fırlayan gençler kıyasıya dövüldüler. Kafaları yarıldı, gözleri patlatıldı. Bazılarının kolları, kaburgaları kırıldı" .
3 Mayıs'ın ilk yıl dönümü 1945 senesinde o sıralarda Tophane'deki Askeri Cezaevinde tutuklu bulunan bir avuç Türkçü tarafından örtüsüz bir masa etrafında yapılan bir toplantı ile anılmış, daha sonraki yıllarda ise çeşitli törenlerle kutlanmıştır. 3 Mayıs'ın mağdurlarından Alparslan Türkeş'te bu tarihin "Türkçüler Günü" adıyla kutlanmasını bizzat sağlamış ve bu geleneği hayatı boyunca devam ettirmiştir.
unibozkurt.com dan alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com