bugün
- galatasaray8
- aklınıza gelen şarkı sözü6
- taşaklardan birinin kayıp olması5
- dönmek istenilen yıl2
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- bir şeyler söyle4
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çay içen kız9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- anın fotoğrafı14
- uludağ sözlük çeteleri9
- duyulan en ilginç isim5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- oralet içen erkek5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- çaya şeker atan erkek5
- mutsuz olmak3
- kalem4
- en boktan on yıl7
- galatasaray 3 rennes 33
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- en tehlikeli insan tipleri2
- patates kızartması4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- gocu bak bi5
- yerinde dur3
- ona bir şey söyle13
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- erdal beşikçioğlu8
- doa otomatı3
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- ayrılık8
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- hırvatistan14
- rennes2
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
geçen zamana, dakikalara, saniyelere yanan ve daha çok çalışmayı arzu eden, birim zamanda daha çok mesafe kat etme planları bulunan, dünyaya gelmesinin bir anlamı olduğunu düşünen, insanlara daha faydalı olma azmiyle her geçen gün kendini gerçekleştirme idealinden asla vazgeçmeden çabalayan "yüce" insanlardan, kıçlarını kaldırmadan, oturdukları yerlerden nasiplenen ve hazırcılığa eğilimli, "düşünmenin" ne olduğunu bile düşünemeyecek basitlikte insanlardır.
Bu insanlar kendilerini bi bok gibi lanse etmeyi çok iyi becerebilirler. televizyonda en çok görünenin doğru olduğu" dünyada yaşamlarını sürdürürler. sayıları giderek artmakta ve çalışan, değer üreten ve kıskanılan insanlara çelme takmaya ve onları demoralize etmeye çalışırlar ve yaptıkları tek "çalışma" da gerçekten budur.
Şöyle bir şehir gezintisine çıkın bakın: kafeler dolu, kahveler dolu, parklar-bahçeler dolu, kaldırımlar dolu; ne yapar bu insanlar? Ne üretirler, ne amaç için yaşarlar bilinmez. Evden çıkarken Bahaneleri vardır. Çok bişey amaçlayarak çıkılır evden, altalta yazılır, akılda tutulmaya çalışılır yapılacaklar. Oysa yapılacak işler bir tuvalet kağıdından daha değerli de değildir.
Sanal alemler bu insanların en yoğun olduğu yerlerdir. Toplum olarak bir transformasyon sürecinde olduğumuzu kestirmek güç değil. iyi-kötü, doğu-batı, islam-ateizm, patrisyen-plebiyen, zengin-fakir, sol-sag, dinci-komünist, türk-kürt gibi zıtlıklarla iç içe yıllarca yaşayan insanlarımız, artık yorgun düşmüş, "boş" işleri ve "boşluğu" fark edebildiklerinde kendilerini olağanüstü insanlar kategorisine kendilerini dahil etmekten de alıkoymuyorlar. Oysa ki farkında olmak sadece "istemek" veya "istememek" arasında belirgin bir şekilde ötekini, yani farkına vardığı olumsuzluğa karşı iyiyi-doğruyu-güzeli seçmeyi ve icra etmeyi gerektirir. Bu noktada elinizden yine bişey gelmezse "kronik" boş insanlıktan kendinizi kurtarmış addedemezsiniz de.
dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait. şimdi yeni bir şeyler söylemek lazım... değil mi?
Bu insanlar kendilerini bi bok gibi lanse etmeyi çok iyi becerebilirler. televizyonda en çok görünenin doğru olduğu" dünyada yaşamlarını sürdürürler. sayıları giderek artmakta ve çalışan, değer üreten ve kıskanılan insanlara çelme takmaya ve onları demoralize etmeye çalışırlar ve yaptıkları tek "çalışma" da gerçekten budur.
Şöyle bir şehir gezintisine çıkın bakın: kafeler dolu, kahveler dolu, parklar-bahçeler dolu, kaldırımlar dolu; ne yapar bu insanlar? Ne üretirler, ne amaç için yaşarlar bilinmez. Evden çıkarken Bahaneleri vardır. Çok bişey amaçlayarak çıkılır evden, altalta yazılır, akılda tutulmaya çalışılır yapılacaklar. Oysa yapılacak işler bir tuvalet kağıdından daha değerli de değildir.
Sanal alemler bu insanların en yoğun olduğu yerlerdir. Toplum olarak bir transformasyon sürecinde olduğumuzu kestirmek güç değil. iyi-kötü, doğu-batı, islam-ateizm, patrisyen-plebiyen, zengin-fakir, sol-sag, dinci-komünist, türk-kürt gibi zıtlıklarla iç içe yıllarca yaşayan insanlarımız, artık yorgun düşmüş, "boş" işleri ve "boşluğu" fark edebildiklerinde kendilerini olağanüstü insanlar kategorisine kendilerini dahil etmekten de alıkoymuyorlar. Oysa ki farkında olmak sadece "istemek" veya "istememek" arasında belirgin bir şekilde ötekini, yani farkına vardığı olumsuzluğa karşı iyiyi-doğruyu-güzeli seçmeyi ve icra etmeyi gerektirir. Bu noktada elinizden yine bişey gelmezse "kronik" boş insanlıktan kendinizi kurtarmış addedemezsiniz de.
dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait. şimdi yeni bir şeyler söylemek lazım... değil mi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar