bugün
- gelecek partisi'nin kapanması6
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı5
- japonya19
- sağa sinyal verip sola dönmek6
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- mal varlıklarınız nelerdir3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin14
- üşüyen erkek3
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- battal gazi3
- günaydın sözlük uyanın artık2
- klima çarpması4
- silah çekildiği zaman patlar3
- sabaha bir şiir bırak2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması2
- gürcistan25
- prensesler gibi uyanmak3
- ahmet davutoğlu4
- ağlamamak için kendini tutmak12
- kırgızistan8
- ctrlx22
- geceniz nasıl geçiyor7
- çin8
- latin atasözleri6
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- hewal ebo18
- kuran da namaz yok21
- geceye bir şarkı bırak17
- suca suruklenen cocuk8
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- yeni yazarlara öneriler3
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- lahmacunu elle yiyen kız14
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- ilgi isteyen kız16
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- antalya şu an 28 derece4
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- alison blaire2
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- içim yanıyor be sözlük7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- hikayeyi devam ettir52
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- sözlük sağ baştan saysın2
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- nickten isim tahmini yapmak71
Kuranın insan ürünü oldugunun kanıtı surelerden biridir.
Alinti..
Şu ayetleri dikkatle okuyun;
''83. (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: 'Size ondan bir anı okuyacağım.'
84. Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda bir yol verdik.
85. O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.
86. Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar buldu. Orada bir kavim gördü. 'Ey Zülkarneyn! Ya cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın' dedik.
87. Zülkarneyn, 'Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır' dedi.
88. 'Her kim de iman eder ve salih amel işlerse ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz.'
89. Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.
90. Güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.''
Görüldüğü gibi Kehf Suresinin üstte alıntıladığım ayetlerinde, bugün yanlış olduğunu kesin bildiğimiz iki bilim-dışı iddia yer alıyor. Zülkarneyn'in önce Batı'ya, güneşin battığı yere ve sonra da Doğu'ya, güneşin doğduğu yere vardığı yazılarak, güneşin dünyanın etrafında dolaştığı iddia edilmiş. Oysa biliyoruz ki güneş dünyanın etrafında dönmez, güneşin batıda ve doğuda batıp doğduğu yerler yoktur. Dünya kendi etrafında döner sadece.
ikinci bilim-dışı ve kesin yanlış iddia ise, güneşin siyah balçıklı bir su gözesinde battığı iddiasıdır. Oysa güneş hiçbir yere batıp çıkmaz. Dünya kendi etrafında döndüğü için, dünyadan bakılınca sanki güneş bizim etrafımızda dönüyor ve bir yere batıyor gibi görünür. Hatta günlük dilde de ''Güneş batıyor'' deriz. Oysa güneş hiçbir yere batıp çıkmamaktadır.
Görüldüğü gibi Kuran akla ve bilime tümüyle aykırı bir kitaptır. Daha kendi yarattığı güneşin hareketlerini bile bilmeyen bir Allah varolabilir mi? Kuran'ın tanrı vahyi olmadığı ve islamın insan uydurması bir din olduğu yalnızca bu ayetlerden bile apaçık anlaşılmaktadır. Daha güneşin hiçbir yere batıp çıkmadığını bile bilmeyen bir dinin kitabına mucizeler atfedip övgüler düzmek ise sadece soytarılıktır.
Fakat bazı din adamları, bu ayetlerin bilim dışılığını farkettikleri için, bu ayetlerde yazanlarda aslında mecaz yapıldığını ve başka bir mana içerildiğini söyleyerek kıvırmaktadırlar.
''Güneşin battığı siyah balçık'' derken mecaz yapılarak başka birşey kastedilmişse, o halde ''Allah'' derken, ''cennet'' derken, ''cehennem'' derken de mecaz yapılıp başka birşey kastedilmiş olabilir. Eğer bu ayetlerdeki ifadeler yorum adı altında anlam farklılaştırılmasına uğratılırsa, o zaman aynı yorumlama tüm Kuran'a, Allah'a, cennet ve cehenneme de yapılabilir. Böylece ''ateist islam'' bile türer. Yorum işinin bir sınırı olmalıdır. Müslümanlar, işlerine gelmeyen her ayeti kafalarına göre yorumlamaya kalkarlarsa, biz islamı nasıl yanlışlayacağız? Öte yandan, onlar neden Tevrat ve incil'i Kuran'ı yorumladıkları gibi yorumlamıyorlar sorusu da sorulabilir. Onların da bu denli esnek yorumları yapılırsa, o zaman o kitapların yanlış olduğunu nasıl iddia edecekler?
Son olarak da şunu söyleyeyim, bu ayetlerin yorumu yapılarak Kuran gerçek-dışı olarak görülmekten kurtarılabilir. Fakat bu yorumu yapanlar unutmamalıdırlar ki, bir dine olan inancın temeli o dinin kitabındadır. Fakat siz o kitabı da inancınıza göre yorumluyorsanız, o zaman inancınız o kitaptan kaynaklanmıyor demektir. Yani inancınız kitabı önceliyor demektir. Eğer kitaptan kaynaklansaydı, bu ayetlere iman edip güneşin siyah bir balçığa battığını ısrarla iddia etmeleri gerekirdi. Fakat bu ayetlerde başka bir şey anlatıldığını kendi inançlarına dayanarak iddia ederlerse, artık onların inancının bu ayetlerden veya Kurandan kaynaklanmadığı sonucu çıkar. O halde islamın doğruluğuna olan bu inanç nereden kaynaklanıyor sorusunu sorarız. Ve cevap veremezler!
Alinti..
Alinti..
Şu ayetleri dikkatle okuyun;
''83. (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: 'Size ondan bir anı okuyacağım.'
84. Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda bir yol verdik.
85. O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.
86. Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar buldu. Orada bir kavim gördü. 'Ey Zülkarneyn! Ya cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın' dedik.
87. Zülkarneyn, 'Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır' dedi.
88. 'Her kim de iman eder ve salih amel işlerse ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz.'
89. Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.
90. Güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.''
Görüldüğü gibi Kehf Suresinin üstte alıntıladığım ayetlerinde, bugün yanlış olduğunu kesin bildiğimiz iki bilim-dışı iddia yer alıyor. Zülkarneyn'in önce Batı'ya, güneşin battığı yere ve sonra da Doğu'ya, güneşin doğduğu yere vardığı yazılarak, güneşin dünyanın etrafında dolaştığı iddia edilmiş. Oysa biliyoruz ki güneş dünyanın etrafında dönmez, güneşin batıda ve doğuda batıp doğduğu yerler yoktur. Dünya kendi etrafında döner sadece.
ikinci bilim-dışı ve kesin yanlış iddia ise, güneşin siyah balçıklı bir su gözesinde battığı iddiasıdır. Oysa güneş hiçbir yere batıp çıkmaz. Dünya kendi etrafında döndüğü için, dünyadan bakılınca sanki güneş bizim etrafımızda dönüyor ve bir yere batıyor gibi görünür. Hatta günlük dilde de ''Güneş batıyor'' deriz. Oysa güneş hiçbir yere batıp çıkmamaktadır.
Görüldüğü gibi Kuran akla ve bilime tümüyle aykırı bir kitaptır. Daha kendi yarattığı güneşin hareketlerini bile bilmeyen bir Allah varolabilir mi? Kuran'ın tanrı vahyi olmadığı ve islamın insan uydurması bir din olduğu yalnızca bu ayetlerden bile apaçık anlaşılmaktadır. Daha güneşin hiçbir yere batıp çıkmadığını bile bilmeyen bir dinin kitabına mucizeler atfedip övgüler düzmek ise sadece soytarılıktır.
Fakat bazı din adamları, bu ayetlerin bilim dışılığını farkettikleri için, bu ayetlerde yazanlarda aslında mecaz yapıldığını ve başka bir mana içerildiğini söyleyerek kıvırmaktadırlar.
''Güneşin battığı siyah balçık'' derken mecaz yapılarak başka birşey kastedilmişse, o halde ''Allah'' derken, ''cennet'' derken, ''cehennem'' derken de mecaz yapılıp başka birşey kastedilmiş olabilir. Eğer bu ayetlerdeki ifadeler yorum adı altında anlam farklılaştırılmasına uğratılırsa, o zaman aynı yorumlama tüm Kuran'a, Allah'a, cennet ve cehenneme de yapılabilir. Böylece ''ateist islam'' bile türer. Yorum işinin bir sınırı olmalıdır. Müslümanlar, işlerine gelmeyen her ayeti kafalarına göre yorumlamaya kalkarlarsa, biz islamı nasıl yanlışlayacağız? Öte yandan, onlar neden Tevrat ve incil'i Kuran'ı yorumladıkları gibi yorumlamıyorlar sorusu da sorulabilir. Onların da bu denli esnek yorumları yapılırsa, o zaman o kitapların yanlış olduğunu nasıl iddia edecekler?
Son olarak da şunu söyleyeyim, bu ayetlerin yorumu yapılarak Kuran gerçek-dışı olarak görülmekten kurtarılabilir. Fakat bu yorumu yapanlar unutmamalıdırlar ki, bir dine olan inancın temeli o dinin kitabındadır. Fakat siz o kitabı da inancınıza göre yorumluyorsanız, o zaman inancınız o kitaptan kaynaklanmıyor demektir. Yani inancınız kitabı önceliyor demektir. Eğer kitaptan kaynaklansaydı, bu ayetlere iman edip güneşin siyah bir balçığa battığını ısrarla iddia etmeleri gerekirdi. Fakat bu ayetlerde başka bir şey anlatıldığını kendi inançlarına dayanarak iddia ederlerse, artık onların inancının bu ayetlerden veya Kurandan kaynaklanmadığı sonucu çıkar. O halde islamın doğruluğuna olan bu inanç nereden kaynaklanıyor sorusunu sorarız. Ve cevap veremezler!
Alinti..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar