bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı51
- sözlük erkeklerinin bicepsleri71
- sevgili olmanın çok saçma bir şey olması7
- kimsenin memleket takımı tutmaması13
- eski sevgilinin bıraktığı iz8
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan8
- introsu atlanılmayan diziler6
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması28
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz7
- ısparta da gece hayatı14
- x de çinliler ve türklerin kavgası11
- kürtaj hak mıdır sorunsalı11
- keşke kadın olsaydım diyen erkek2
- hesabını gizleyen erkek yazar10
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı15
- kendine hayır demek4
- benim bileğim yamuk mu10
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler6
- fon vurgunu52
- reddedilince öldürmek7
- gaye su akyol4
- lezbiyen arkadaşınızı kız arkadaşınızla tanıştırma5
- 1 kızın peşinden 10000 erkeğin koşması4
- berke özer7
- victor osimhen'in derbi açıklaması2
- azerbaycan'ın 31 türk vatandaşını istememesi4
- samsun gece hayatı5
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız9
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- hakkari de gece hayatı3
- modacı erkeklerin top olması7
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- kolye140
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- sözlükte sevişilecek kız olmaması4
- arkadaşlar nerdesiniz4
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- fatma betül sayan kaya22
- anın görüntüsü23
- astrologların babasını sikiyim3
- internetin neden yavaş olması4
- aykirikadin13
- ibrahim tatlıses'in 24 yaşında sünnet olması5
- fotosu yarım saatte 1500 beğeni alan kız5
- kendi kabuğuna çekilmek3
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- terlikle döven anne14
Kuranın insan ürünü oldugunun kanıtı surelerden biridir.
Alinti..
Şu ayetleri dikkatle okuyun;
''83. (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: 'Size ondan bir anı okuyacağım.'
84. Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda bir yol verdik.
85. O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.
86. Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar buldu. Orada bir kavim gördü. 'Ey Zülkarneyn! Ya cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın' dedik.
87. Zülkarneyn, 'Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır' dedi.
88. 'Her kim de iman eder ve salih amel işlerse ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz.'
89. Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.
90. Güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.''
Görüldüğü gibi Kehf Suresinin üstte alıntıladığım ayetlerinde, bugün yanlış olduğunu kesin bildiğimiz iki bilim-dışı iddia yer alıyor. Zülkarneyn'in önce Batı'ya, güneşin battığı yere ve sonra da Doğu'ya, güneşin doğduğu yere vardığı yazılarak, güneşin dünyanın etrafında dolaştığı iddia edilmiş. Oysa biliyoruz ki güneş dünyanın etrafında dönmez, güneşin batıda ve doğuda batıp doğduğu yerler yoktur. Dünya kendi etrafında döner sadece.
ikinci bilim-dışı ve kesin yanlış iddia ise, güneşin siyah balçıklı bir su gözesinde battığı iddiasıdır. Oysa güneş hiçbir yere batıp çıkmaz. Dünya kendi etrafında döndüğü için, dünyadan bakılınca sanki güneş bizim etrafımızda dönüyor ve bir yere batıyor gibi görünür. Hatta günlük dilde de ''Güneş batıyor'' deriz. Oysa güneş hiçbir yere batıp çıkmamaktadır.
Görüldüğü gibi Kuran akla ve bilime tümüyle aykırı bir kitaptır. Daha kendi yarattığı güneşin hareketlerini bile bilmeyen bir Allah varolabilir mi? Kuran'ın tanrı vahyi olmadığı ve islamın insan uydurması bir din olduğu yalnızca bu ayetlerden bile apaçık anlaşılmaktadır. Daha güneşin hiçbir yere batıp çıkmadığını bile bilmeyen bir dinin kitabına mucizeler atfedip övgüler düzmek ise sadece soytarılıktır.
Fakat bazı din adamları, bu ayetlerin bilim dışılığını farkettikleri için, bu ayetlerde yazanlarda aslında mecaz yapıldığını ve başka bir mana içerildiğini söyleyerek kıvırmaktadırlar.
''Güneşin battığı siyah balçık'' derken mecaz yapılarak başka birşey kastedilmişse, o halde ''Allah'' derken, ''cennet'' derken, ''cehennem'' derken de mecaz yapılıp başka birşey kastedilmiş olabilir. Eğer bu ayetlerdeki ifadeler yorum adı altında anlam farklılaştırılmasına uğratılırsa, o zaman aynı yorumlama tüm Kuran'a, Allah'a, cennet ve cehenneme de yapılabilir. Böylece ''ateist islam'' bile türer. Yorum işinin bir sınırı olmalıdır. Müslümanlar, işlerine gelmeyen her ayeti kafalarına göre yorumlamaya kalkarlarsa, biz islamı nasıl yanlışlayacağız? Öte yandan, onlar neden Tevrat ve incil'i Kuran'ı yorumladıkları gibi yorumlamıyorlar sorusu da sorulabilir. Onların da bu denli esnek yorumları yapılırsa, o zaman o kitapların yanlış olduğunu nasıl iddia edecekler?
Son olarak da şunu söyleyeyim, bu ayetlerin yorumu yapılarak Kuran gerçek-dışı olarak görülmekten kurtarılabilir. Fakat bu yorumu yapanlar unutmamalıdırlar ki, bir dine olan inancın temeli o dinin kitabındadır. Fakat siz o kitabı da inancınıza göre yorumluyorsanız, o zaman inancınız o kitaptan kaynaklanmıyor demektir. Yani inancınız kitabı önceliyor demektir. Eğer kitaptan kaynaklansaydı, bu ayetlere iman edip güneşin siyah bir balçığa battığını ısrarla iddia etmeleri gerekirdi. Fakat bu ayetlerde başka bir şey anlatıldığını kendi inançlarına dayanarak iddia ederlerse, artık onların inancının bu ayetlerden veya Kurandan kaynaklanmadığı sonucu çıkar. O halde islamın doğruluğuna olan bu inanç nereden kaynaklanıyor sorusunu sorarız. Ve cevap veremezler!
Alinti..
Alinti..
Şu ayetleri dikkatle okuyun;
''83. (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: 'Size ondan bir anı okuyacağım.'
84. Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda bir yol verdik.
85. O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.
86. Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar buldu. Orada bir kavim gördü. 'Ey Zülkarneyn! Ya cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın' dedik.
87. Zülkarneyn, 'Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır' dedi.
88. 'Her kim de iman eder ve salih amel işlerse ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz.'
89. Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.
90. Güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.''
Görüldüğü gibi Kehf Suresinin üstte alıntıladığım ayetlerinde, bugün yanlış olduğunu kesin bildiğimiz iki bilim-dışı iddia yer alıyor. Zülkarneyn'in önce Batı'ya, güneşin battığı yere ve sonra da Doğu'ya, güneşin doğduğu yere vardığı yazılarak, güneşin dünyanın etrafında dolaştığı iddia edilmiş. Oysa biliyoruz ki güneş dünyanın etrafında dönmez, güneşin batıda ve doğuda batıp doğduğu yerler yoktur. Dünya kendi etrafında döner sadece.
ikinci bilim-dışı ve kesin yanlış iddia ise, güneşin siyah balçıklı bir su gözesinde battığı iddiasıdır. Oysa güneş hiçbir yere batıp çıkmaz. Dünya kendi etrafında döndüğü için, dünyadan bakılınca sanki güneş bizim etrafımızda dönüyor ve bir yere batıyor gibi görünür. Hatta günlük dilde de ''Güneş batıyor'' deriz. Oysa güneş hiçbir yere batıp çıkmamaktadır.
Görüldüğü gibi Kuran akla ve bilime tümüyle aykırı bir kitaptır. Daha kendi yarattığı güneşin hareketlerini bile bilmeyen bir Allah varolabilir mi? Kuran'ın tanrı vahyi olmadığı ve islamın insan uydurması bir din olduğu yalnızca bu ayetlerden bile apaçık anlaşılmaktadır. Daha güneşin hiçbir yere batıp çıkmadığını bile bilmeyen bir dinin kitabına mucizeler atfedip övgüler düzmek ise sadece soytarılıktır.
Fakat bazı din adamları, bu ayetlerin bilim dışılığını farkettikleri için, bu ayetlerde yazanlarda aslında mecaz yapıldığını ve başka bir mana içerildiğini söyleyerek kıvırmaktadırlar.
''Güneşin battığı siyah balçık'' derken mecaz yapılarak başka birşey kastedilmişse, o halde ''Allah'' derken, ''cennet'' derken, ''cehennem'' derken de mecaz yapılıp başka birşey kastedilmiş olabilir. Eğer bu ayetlerdeki ifadeler yorum adı altında anlam farklılaştırılmasına uğratılırsa, o zaman aynı yorumlama tüm Kuran'a, Allah'a, cennet ve cehenneme de yapılabilir. Böylece ''ateist islam'' bile türer. Yorum işinin bir sınırı olmalıdır. Müslümanlar, işlerine gelmeyen her ayeti kafalarına göre yorumlamaya kalkarlarsa, biz islamı nasıl yanlışlayacağız? Öte yandan, onlar neden Tevrat ve incil'i Kuran'ı yorumladıkları gibi yorumlamıyorlar sorusu da sorulabilir. Onların da bu denli esnek yorumları yapılırsa, o zaman o kitapların yanlış olduğunu nasıl iddia edecekler?
Son olarak da şunu söyleyeyim, bu ayetlerin yorumu yapılarak Kuran gerçek-dışı olarak görülmekten kurtarılabilir. Fakat bu yorumu yapanlar unutmamalıdırlar ki, bir dine olan inancın temeli o dinin kitabındadır. Fakat siz o kitabı da inancınıza göre yorumluyorsanız, o zaman inancınız o kitaptan kaynaklanmıyor demektir. Yani inancınız kitabı önceliyor demektir. Eğer kitaptan kaynaklansaydı, bu ayetlere iman edip güneşin siyah bir balçığa battığını ısrarla iddia etmeleri gerekirdi. Fakat bu ayetlerde başka bir şey anlatıldığını kendi inançlarına dayanarak iddia ederlerse, artık onların inancının bu ayetlerden veya Kurandan kaynaklanmadığı sonucu çıkar. O halde islamın doğruluğuna olan bu inanç nereden kaynaklanıyor sorusunu sorarız. Ve cevap veremezler!
Alinti..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar