bugün
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak15
- evlenip boşanmış erkeklerin değerinin düşmesi5
- 22 temmuz 2026 tatilbudur mağduriyeti3
- değişim partisi4
- 500 ve 1000 tl lik banknotların çıkmama nedeni7
- katatespizartmasi4
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı5
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması18
- recep tayyip erdoğan10
- sabah bi kalktın kadınsın napardın20
- sevilen kızın ağzımıza vermesi2
- velvet48
- tusaş fabrikasında yangın2
- iran da 120 çocuğun öldüğü okul saldırısı2
- amerika ve israil ordularının birleşmesi3
- arkadaşlar sizce bu etek nasıl17
- kasiyer kıza nasıl açılırım11
- kız arkadaşa gökyüzünü hediye etmek14
- yunanda sıcaktan motor kurye ve inşaatların yasağı4
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması13
- true'nin hiç sevgilisi olmasın mı12
- kadına sahip olmak2
- habire1239
- en kibirli yuzır10
- karşısından gelen güzel kıza bakmayan erkek11
- şehre inen domuzları besleyen kadın2
- yaşlı kadın yuzırlar8
- sinagog tavanına çiğ köfte yapıştırmak7
- gaylik alametleri7
- en merak ettiğin ulu yazarı12
- yeni parti25
- friedrich hegel la bi cay icek10
- nervio19
- hamburger kırmızı çizgimiz10
- diyetteyiz uludağ sözlük12
- velvet vs nervio24
- hırsızların evdeki altını bulamamasını sağlamak8
- sözlük abilerinden genç yazarlara tavsiyeler6
- ulaşamadığı kadına mundar demek5
- g'i l d'e d l'i l y15
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi5
- ciddi ciddi mehdi gelecek diyen insan10
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- freddy krueger ı oynayabilecek türk aktör2
- uludağ sözlük magazin servisi5
- puura10
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
- ben geldim kerkenezler18
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi4
- merak ediyorsan yaz7
1553’de Veliaht Şehzade Mustafa haksız yere idam edildiği zaman orduda yüksek rütbeli bir subay olan Taşlıcalı yahya, Şiddetli Beyitlerle Sadrazam Damat Rüstem Paşa’ya, hatta Kanuni’ye çatan bir mersiye yazıp ordunun duygularını dile getirmiş, Rüstem Paşa’nın geçici olarak azline sebep olmuştur:
Meded, meded! Bu dünyanın bir tarafı yıkıldı. Çünkü ecel eşkıyaları Mustafa Han’ı yakaladılar ve boğdular.
Onun güneş gibi parlak yüzü battı ve düzen bozuldu. Osmanoğullarını hile ile günaha soktular.
Padişahın yanında o yiğidin sözü geçtikçe onu çekiştirirlerdi. Nihayet devir padişahını felek, onların yönlendirmek istedikleri tarafa döndürdü. (Kanuni’nin çevresi tarafından yönlendirilişini kasdediyor)
Yalancının kuru iftirası ve gizli düşmanlığı gözümüzün yaşını akıttı, gönlümüzde ayrılık ateşi yaktı.
Zavallı şehzade caniler gibi bir cinayet işlememişken, belâ seline düşüp boğuldu. Bütün yanında bulunan yakınları darmadağın oldu.
Keşke şu olayı gözüm görmemiş olsaydı. Doğrusu ya, şehzade hakkındaki hükmü doğru ve uygulanan cezayı adalete uygun görmedim.
* * *
Şehzade beyaz bir elbise giymiş, bu haliyle nurdan bir minareye dönmüştü. Babasını göreceği için mutluluktan parlayan yüzü gündüzü andırıyordu.(Şehzade’nin Kanuni’nin huzuruna çıkışı anlatılıyor)
Şehzade halka çiçek açmış bir ağaç gibi göründü, otağ ve çadırları da karlı dağlara benziyordu.
Cihan padişahı olan Kanunî Sultan Süleyman hiddetten ateşe dönmüştü, yanında yürüyen adamlar da bir lâle tarlasını andırıyordu.
Padişahın çadırları bedenlerle süslenmiş, akhisara dönmüştü. Şehzade ise sevincinden güneş gibi yerinde duramaz bir hale gelmiş ve el öpmek. için otağa doğru yürümüştü. (Beden: gövde, hile duvarı ve büyük çadırların etrafına çekilen bezden perde manasına gelir. )
Ay parçası gibi şehzade, babasının otağından dönüp gelmedi. Onun cenazesini görenler yağmur yağdıran bahar bulutu gibi ağladılar.
Bu dünya çadırı, iki başlı bir ejderhadır. Onun ağzına düşen görünmez olur.
* * *
Ayın on dördü gibi bilgili ve ilim denizinin tanışı olan o şehzade yok olup gitti. Uğursuz talih zavallıyı telef etti.
Gök yüzünde yıldızlar şehzadenin, hasret yarasıyla dövündü kaldı. Osmanlı ülkesi onun ayrılık gecesinde hasretle yandı tutuştu, ülkenin gözleri yaşlarla doldu.
Keder, hücum etti, Konya halkına karalar giydirdi. O ay yüzlü şehzadeyi, ince hesaplar, ustaca entrikalarla yok ettiler.
Zehirli bir yılan, yani cellâdın kemendi, şehzadenin boynuna hale gibi kuşandı. Rahmetli kaderi ne ise ona boyun eğdi.
Hatası görülmemiş ve günahı bilinmez iken öldü- öldürülen şehzâde, ne mübarek ve manen ne mutlu bir şehîd ve ne derece zulme uğramış bir sultândır!
Şehzâde yer yüzüne yığılıp kaldı ve aslı olan toprağa döndü. Mutlulukla Hazretin yakınlarına gitti.
Meded, meded! Bu dünyanın bir tarafı yıkıldı. Çünkü ecel eşkıyaları Mustafa Han’ı yakaladılar ve boğdular.
Onun güneş gibi parlak yüzü battı ve düzen bozuldu. Osmanoğullarını hile ile günaha soktular.
Padişahın yanında o yiğidin sözü geçtikçe onu çekiştirirlerdi. Nihayet devir padişahını felek, onların yönlendirmek istedikleri tarafa döndürdü. (Kanuni’nin çevresi tarafından yönlendirilişini kasdediyor)
Yalancının kuru iftirası ve gizli düşmanlığı gözümüzün yaşını akıttı, gönlümüzde ayrılık ateşi yaktı.
Zavallı şehzade caniler gibi bir cinayet işlememişken, belâ seline düşüp boğuldu. Bütün yanında bulunan yakınları darmadağın oldu.
Keşke şu olayı gözüm görmemiş olsaydı. Doğrusu ya, şehzade hakkındaki hükmü doğru ve uygulanan cezayı adalete uygun görmedim.
* * *
Şehzade beyaz bir elbise giymiş, bu haliyle nurdan bir minareye dönmüştü. Babasını göreceği için mutluluktan parlayan yüzü gündüzü andırıyordu.(Şehzade’nin Kanuni’nin huzuruna çıkışı anlatılıyor)
Şehzade halka çiçek açmış bir ağaç gibi göründü, otağ ve çadırları da karlı dağlara benziyordu.
Cihan padişahı olan Kanunî Sultan Süleyman hiddetten ateşe dönmüştü, yanında yürüyen adamlar da bir lâle tarlasını andırıyordu.
Padişahın çadırları bedenlerle süslenmiş, akhisara dönmüştü. Şehzade ise sevincinden güneş gibi yerinde duramaz bir hale gelmiş ve el öpmek. için otağa doğru yürümüştü. (Beden: gövde, hile duvarı ve büyük çadırların etrafına çekilen bezden perde manasına gelir. )
Ay parçası gibi şehzade, babasının otağından dönüp gelmedi. Onun cenazesini görenler yağmur yağdıran bahar bulutu gibi ağladılar.
Bu dünya çadırı, iki başlı bir ejderhadır. Onun ağzına düşen görünmez olur.
* * *
Ayın on dördü gibi bilgili ve ilim denizinin tanışı olan o şehzade yok olup gitti. Uğursuz talih zavallıyı telef etti.
Gök yüzünde yıldızlar şehzadenin, hasret yarasıyla dövündü kaldı. Osmanlı ülkesi onun ayrılık gecesinde hasretle yandı tutuştu, ülkenin gözleri yaşlarla doldu.
Keder, hücum etti, Konya halkına karalar giydirdi. O ay yüzlü şehzadeyi, ince hesaplar, ustaca entrikalarla yok ettiler.
Zehirli bir yılan, yani cellâdın kemendi, şehzadenin boynuna hale gibi kuşandı. Rahmetli kaderi ne ise ona boyun eğdi.
Hatası görülmemiş ve günahı bilinmez iken öldü- öldürülen şehzâde, ne mübarek ve manen ne mutlu bir şehîd ve ne derece zulme uğramış bir sultândır!
Şehzâde yer yüzüne yığılıp kaldı ve aslı olan toprağa döndü. Mutlulukla Hazretin yakınlarına gitti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar