bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği43
- en iyi çakmak markası3
- from gold from dust32
- vurdurmaya meyilli araba2
- bu saatte uyumama sebebi4
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- sabahları sevilen şeyler2
- queen ravenna ifşası15
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- kolye143
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- akepe dönemi15
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- pudra kokusu6
- la loba21
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- tavuklu pilav8
- fırın sütlaç8
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- crystal palace8
- futbol20
- izmirin en güzel semtleri10
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- beşiktaş18
- nickin yanında yaş da yazsın16
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
- ben geldim naneler12
- nervio'nun ayakları16
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi4
- avrupa11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı4
- hesabını gizleyen erkek yazar21
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı23
- ayaklara fısıldayan adam5
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
Nietzsche'nin nihilizminde yine de yaşamı olumlayan bir taraf var. Adam amor fati demiş, daha ne olsun.
Peki ya Max Stirner'ınkini ne yapacağız?
Gerçi ona nihilist demek ne kadar doğrudur, orası tartışılır. Ancak Nietzsche'ye kıyasla epey serttir ve görüşlerini sonuna kadar götürmesi bakımından daha dürüsttür.
Nietzsche'nin karamsar addedilmesini hiçbir zaman anlayamadım zaten. Schopenhauer'i sonradan reddetmesindeki en büyük etken, ihtiyarın yaşam karşıtı duruşu ve inzivayla intiharı çözüm olarak gören yaklaşımıydı diye biliyorum. Onu da geçtim stoacıların ve hristiyanların çileciğini bu kadar alaya alıp en nihayetinde amor fati'ye ulaşmasına ne demeli?
(bu konuda birilerinin beni aydınlatmasını isterim.)
gelelim stirner'a. hayatı hakkında pek bir şey bilmiyorum. yani söyledikleri yaşadıklarıyla uyuşuyor mu falan burasını sallayalım. (Kaldı ki ne Schopenhauer intihar etti, ne de Nietzsche söylemleri kadar cesur bir kişiliğe sahipti. en azından öyle söyleniyor.)
Stirner değer tanımama işini öyle bir noktaya vardırır ki, ona göre başkasının benimle aynı haklara sahip olabileceği gerçeği bile beni ilgilendirmez. Hümanizme sokayım bana bir şey olmasın. birey sadece devletin karşısında yer almaz. devlet bana haklar tanıdığını söyleyebilecek yetkiye sahip değildir. Bana hak tanıdığını iddia ediyorsa, demek ki bu hakları zamanında benden çalmıştır ve devlet benim olanı bana lütfediyordur şu an. Birey aynı zamanda diğer bireylerin de karşısındadır. mutlak özgürüz, her şeyi isteyebiliriz. Başka bir insan isteğimle benim aramda duruyorsa onun da canı cehenneme. Oysa hobbes'a göre devletin biricik varoluş sebebi insanlar arasındaki bu çatışmanın üçüncü bir güç tarafından engellenebilmesi, en azından bir düzene sokulabilmesi değil miydi?
gece gece buraya nasıl geldim bilmiyorum. nihilizmin lüks bir akım olduğunu düşünüyorum. Değerleri istediğimiz kadar yok sayalım, kıyısından köşesinden gene bu değerlerin aurasına kapılıp ayırdına bile varmadan onları savunmuyor muyuz? intihar edebilecek cesaretiniz yoksa nihilist olmayın arkadaş. bu yüzden:
(bkz: aleksey niliç kirilov)
Peki ya Max Stirner'ınkini ne yapacağız?
Gerçi ona nihilist demek ne kadar doğrudur, orası tartışılır. Ancak Nietzsche'ye kıyasla epey serttir ve görüşlerini sonuna kadar götürmesi bakımından daha dürüsttür.
Nietzsche'nin karamsar addedilmesini hiçbir zaman anlayamadım zaten. Schopenhauer'i sonradan reddetmesindeki en büyük etken, ihtiyarın yaşam karşıtı duruşu ve inzivayla intiharı çözüm olarak gören yaklaşımıydı diye biliyorum. Onu da geçtim stoacıların ve hristiyanların çileciğini bu kadar alaya alıp en nihayetinde amor fati'ye ulaşmasına ne demeli?
(bu konuda birilerinin beni aydınlatmasını isterim.)
gelelim stirner'a. hayatı hakkında pek bir şey bilmiyorum. yani söyledikleri yaşadıklarıyla uyuşuyor mu falan burasını sallayalım. (Kaldı ki ne Schopenhauer intihar etti, ne de Nietzsche söylemleri kadar cesur bir kişiliğe sahipti. en azından öyle söyleniyor.)
Stirner değer tanımama işini öyle bir noktaya vardırır ki, ona göre başkasının benimle aynı haklara sahip olabileceği gerçeği bile beni ilgilendirmez. Hümanizme sokayım bana bir şey olmasın. birey sadece devletin karşısında yer almaz. devlet bana haklar tanıdığını söyleyebilecek yetkiye sahip değildir. Bana hak tanıdığını iddia ediyorsa, demek ki bu hakları zamanında benden çalmıştır ve devlet benim olanı bana lütfediyordur şu an. Birey aynı zamanda diğer bireylerin de karşısındadır. mutlak özgürüz, her şeyi isteyebiliriz. Başka bir insan isteğimle benim aramda duruyorsa onun da canı cehenneme. Oysa hobbes'a göre devletin biricik varoluş sebebi insanlar arasındaki bu çatışmanın üçüncü bir güç tarafından engellenebilmesi, en azından bir düzene sokulabilmesi değil miydi?
gece gece buraya nasıl geldim bilmiyorum. nihilizmin lüks bir akım olduğunu düşünüyorum. Değerleri istediğimiz kadar yok sayalım, kıyısından köşesinden gene bu değerlerin aurasına kapılıp ayırdına bile varmadan onları savunmuyor muyuz? intihar edebilecek cesaretiniz yoksa nihilist olmayın arkadaş. bu yüzden:
(bkz: aleksey niliç kirilov)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar