bugün
- şu an ne isterdin13
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması3
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- bir beden küçük kıyafet almak8
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler3
- fon suresi 2 milyarıncı ayet4
- açım aç9
- edep sen ne güzel şeysin6
- doğum günüm halloviin unutma diyen kezo3
- yazarların kahvaltı keyfi2
- platon un mağara alegorisi5
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı3
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- çocukluk arkadaşlığı2
- yulaf lapası vs tost9
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- cinler5
- mustafa sarıgül pornosu4
- mekke savunma anlaşması2
- dilekçeye nasıl başlanır9
- fon vurgunu54
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- gece sevgilinin penceresinden içeri girmek2
- kaçak çay18
- from gold from dust34
- borsa istanbul19
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- galatasaray vs akp12
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- kopya çekmenin etiği2
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi15
- kolye119
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması8
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- nas suresini duyunca cinler4
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- tavuklu pilav13
- berat albayrak'a iftira atılması11
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- iltica19
insanın bilinçli yönelimlerinden sadece biridir.
neden ''bilinçli'' olduğunu, neden ''karşı konulamaz güdü'' olmadığını ise yine insanın kendisi ile açıklamak mümkün.
bir örnek olay üzerinden gidersek terk edilen ve ya bir şekilde ayrılmak durumunda kalan kişi öncelikle kendisini düşünür. karşısındaki kişiyi düşündüğünü zanneder. ''bunu bana nasıl yapar?'' türündeki sorular bile bunun en açık örneğidir. psikolojinin ego dediği olgu aslında çok ciddi bir araştırma konusu.
her ne kadar freud bunları ıd, ego, superego biçiminde sınıflandırmış olsa da bu freudça bir tanımdır ve insana dair bilimlerin tümünde genelgeçer bir sistemati oluşturmak imkansızdır.
çünkü insanı, tıpkı evrimsel süreç gibi yontan, şekillendiren şey içinde bulunduğu toplumdur, ailedir, inançlardır.
işte bu ego veya egoist yönelim daha çok ilişkilerde kendini en belirgin biçimde gösterdiği için birini unutmak istememek, o kişi de diretmek gibi şeylerin temelinde yatan, o kişiyi kaybetmek değildir, kişinin kendi yalnızlığına ve ya kaybına duyduğu tepkidir.
normaldir ki insan bir çok şeye tanım getirme yeteneğine sahiptir ancak kendi duygularına getirdiği tanımlar çoğunlukla isabetten uzaktır.
bir diğer gerçekte tüm taşları tam anlamı ile yerine oturtan şey zamanın kendisidir. her şey yaşanıp bittikten sonra neden öyle olması gerektiği ortaya çıkar. psikojenik füg türünden bir duygu ancak bir zaman sonra belirir.
bu işin türkçesi, insan istediği için acıya düçar olur. geçmişte yaptıklarınıza pişman olmanız bile bunun en açık kanıtlarından biridir.
neden ''bilinçli'' olduğunu, neden ''karşı konulamaz güdü'' olmadığını ise yine insanın kendisi ile açıklamak mümkün.
bir örnek olay üzerinden gidersek terk edilen ve ya bir şekilde ayrılmak durumunda kalan kişi öncelikle kendisini düşünür. karşısındaki kişiyi düşündüğünü zanneder. ''bunu bana nasıl yapar?'' türündeki sorular bile bunun en açık örneğidir. psikolojinin ego dediği olgu aslında çok ciddi bir araştırma konusu.
her ne kadar freud bunları ıd, ego, superego biçiminde sınıflandırmış olsa da bu freudça bir tanımdır ve insana dair bilimlerin tümünde genelgeçer bir sistemati oluşturmak imkansızdır.
çünkü insanı, tıpkı evrimsel süreç gibi yontan, şekillendiren şey içinde bulunduğu toplumdur, ailedir, inançlardır.
işte bu ego veya egoist yönelim daha çok ilişkilerde kendini en belirgin biçimde gösterdiği için birini unutmak istememek, o kişi de diretmek gibi şeylerin temelinde yatan, o kişiyi kaybetmek değildir, kişinin kendi yalnızlığına ve ya kaybına duyduğu tepkidir.
normaldir ki insan bir çok şeye tanım getirme yeteneğine sahiptir ancak kendi duygularına getirdiği tanımlar çoğunlukla isabetten uzaktır.
bir diğer gerçekte tüm taşları tam anlamı ile yerine oturtan şey zamanın kendisidir. her şey yaşanıp bittikten sonra neden öyle olması gerektiği ortaya çıkar. psikojenik füg türünden bir duygu ancak bir zaman sonra belirir.
bu işin türkçesi, insan istediği için acıya düçar olur. geçmişte yaptıklarınıza pişman olmanız bile bunun en açık kanıtlarından biridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar