bugün
- mor semsiyeli yabanci16
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum10
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- sigara içen kızla öpüşülür mü13
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı3
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- sözlükte kavga etmek8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- cilgincapkin219
- memeleri füze gibi kadın13
- seni yeşerteceğim diyen erkek4
- buddy dude21
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- chp'nin hali ne olacak46
- kabuksuz kaplumbaga7
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- bisiklet marka tavsiyesi10
- sosyoloji ekonomi bilimi ilişkisi2
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- masklavi'nin düşünceleri18
- karton toplayan abi7
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- gammazlar çetesi17
- kanka olurduk ölümüne2
- enayimiknatisii12
- günün şiiri7
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- ona bir şey söyle11
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- insanlarda bıraktığımız iz5
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız6
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- neden herkes aynı şeyi söylüyor3
- mermi abla4
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- sedat pekmez39
- gocu25
- kızıl cin4
- uysaljakoben17
- güncelleme2
- bana wp den yazdı3
- yeşil gözlü kız11
Bana göre bir siyasi taktikten ibaret hamle.
Davutoğlu-Erdoğan tartışması bence tamamiyle bir taktik.. Hemen balıklama atlamamak lazım. Çünkü;
Erdoğan'ın en son 7 Haziran seçimlerinden 1 Kasım seçimlerine kadar olan süreçte nasıl taktik hamleler yaptığını gördük. Daha seçim gecesi Baykal'la bir araya gelmesi, koalisyonu istememesi vs. Ondan önce de bir çok kez de gerek gündemi değiştirerek gerekse bir takım suni tartışmalar çıkararak istediği sonuçlara ulaştığını gördük.. Kendisi siyaseti satranç gibi görüyor. insanlar hep buzdağının görünen yüzüyle ilgileniyor.. işin aslı başka..
Önümüzdeki aylarda Anayasa ve başkanlık tartışmaları hızlanacak. Fakat halkta başkanlığa karşı bir ilgi yok. Hatta yeni anayasa için de bir heyecan yok.. Bunun için bişeyler yapmak lazım.. Halkı başkanlığa itecek bir problem meydana getirmeli. "Bakın başbakan seçilemiyor, (veya sürtüşme oluyor) memleket iki başlı yönetiliyor" gibi bir hava oluşturulacak.. Tıpkı 7 Hazirandan sonra "koalisyon olursa memleket sıkıntıya giriyor" algısı oluşturmak için koalisyona girmedikleri gibi.. Yoksa şu atmosferde ne Anayasa ne de başkanlık sistemi halkın önüne getirilemezdi. Getirilse bile halkta ona oy verecek bir heyecan yoktu..
Cumhuriyetin ilanı sırasında da bir hükümet krizi vardı ve bu bahane edilerek meclis hükümeti sisteminden Cumhuriyete bir anda geçilmişti..
Yıllarca Erdoğan'a başdanışmanlık yapmış bir adamın, Erdoğanla birden derin bir anlaşmazlığa girmesi ve memlekette ciddi problemler varken ve sorumluluk da kendilerindeyken birden uzlaşmaz bir tutum sergilemeleri çok mantıksız.. Bir partinin başına lider getirmek onu halka kabul ettirmek çok büyük zaman isteyen riskli şeyler. Genel Müdür değil ki bu, birisi gitsin diğeri gelsin.
Her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlanmış, senaryosu kurgulanmış, Medya ve kamuoyu tarafından inandırıcı olmak için her türlü detayı düşünülmüş büyük bir taktik oyun izliyoruz şu an.. Başkanlık ve Anayasa değişikliği için gerekli zemin hazırlanmıştır.
Davutoğlu-Erdoğan tartışması bence tamamiyle bir taktik.. Hemen balıklama atlamamak lazım. Çünkü;
Erdoğan'ın en son 7 Haziran seçimlerinden 1 Kasım seçimlerine kadar olan süreçte nasıl taktik hamleler yaptığını gördük. Daha seçim gecesi Baykal'la bir araya gelmesi, koalisyonu istememesi vs. Ondan önce de bir çok kez de gerek gündemi değiştirerek gerekse bir takım suni tartışmalar çıkararak istediği sonuçlara ulaştığını gördük.. Kendisi siyaseti satranç gibi görüyor. insanlar hep buzdağının görünen yüzüyle ilgileniyor.. işin aslı başka..
Önümüzdeki aylarda Anayasa ve başkanlık tartışmaları hızlanacak. Fakat halkta başkanlığa karşı bir ilgi yok. Hatta yeni anayasa için de bir heyecan yok.. Bunun için bişeyler yapmak lazım.. Halkı başkanlığa itecek bir problem meydana getirmeli. "Bakın başbakan seçilemiyor, (veya sürtüşme oluyor) memleket iki başlı yönetiliyor" gibi bir hava oluşturulacak.. Tıpkı 7 Hazirandan sonra "koalisyon olursa memleket sıkıntıya giriyor" algısı oluşturmak için koalisyona girmedikleri gibi.. Yoksa şu atmosferde ne Anayasa ne de başkanlık sistemi halkın önüne getirilemezdi. Getirilse bile halkta ona oy verecek bir heyecan yoktu..
Cumhuriyetin ilanı sırasında da bir hükümet krizi vardı ve bu bahane edilerek meclis hükümeti sisteminden Cumhuriyete bir anda geçilmişti..
Yıllarca Erdoğan'a başdanışmanlık yapmış bir adamın, Erdoğanla birden derin bir anlaşmazlığa girmesi ve memlekette ciddi problemler varken ve sorumluluk da kendilerindeyken birden uzlaşmaz bir tutum sergilemeleri çok mantıksız.. Bir partinin başına lider getirmek onu halka kabul ettirmek çok büyük zaman isteyen riskli şeyler. Genel Müdür değil ki bu, birisi gitsin diğeri gelsin.
Her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlanmış, senaryosu kurgulanmış, Medya ve kamuoyu tarafından inandırıcı olmak için her türlü detayı düşünülmüş büyük bir taktik oyun izliyoruz şu an.. Başkanlık ve Anayasa değişikliği için gerekli zemin hazırlanmıştır.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar