bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması18
- aselsan5
- deniz göktaş7
- kürtlerin muhteşem ve harika derecede ezik olması10
- sözlüğün aptal kaynaması13
- türklerin her ırkı türk sanması8
- evde makarna yapmanın maliyeti2
- parcalandim toparlanamiyorum5
- türklerin medeniyet kuramama nedeni8
- kürtlüğüyle kavgalı olan pandela7
- sözlükte yokluğu hissedilen yazarlar10
- 28 haziran 2026 güney afrika kanada maçı12
- velvet43
- 2026 dünya kupası39
- futbol32
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez16
- herkesle iyi anlaşan insan18
- türklerin 2kg avrupalıların 200gr sabun tüketmesi6
- pandela7
- falıma bakmak isteyen var mı28
- kamos2
- herzevekil ile revani yemek5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle30
- lgbt onur yürüyüşü4
- üstteki yazarın mesleğini tahmin etme7
- kürtlerin iyi olduğu konular4
- göbeksiz erkek5
- türklerin hiçbir işte başarılı olamaması4
- sevgili it3
- erkeklerin boy tahmini yapması5
- 10 parmağında 10 marifet olan azize4
- 19 yaşında kızla yatmak15
- anın görüntüsü25
- tayyibistan3
- neden sevgilim yok4
- cinlerin geceleri tuvaletlerde takılması4
- japonya10
- güney afrika7
- hoşlanılan kızı adamın birinin yemesi9
- türklerin gerizekalı bir millet olması3
- tüm çıplaklığımla burdayım10
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ne zaman gördünüz5
- akrep burcu kadını ile uyumlu burçlar3
- haysenin132
- burç geyiği yapana 2010 da olduğumuzu hatırlatmak3
- brezilya5
- türkiye12
- sözlüğün adalet terazisi3
- deniz baykal7
- cepte düğüm olan kulaklık kablosu3
Güzel manzaralı bir çay bahçesinde oturuyordum dostlarımla
iki sıra ilerimizdeki masaya da bir genç oturdu.
Suratından düşen bin parça, bakıyordu uzaklara
Tanıyordum bu genci
hem de yakından tanıyordum
oysaki hiç yalnız oturmazdı bu bahçeye, Daima sevgilisiyle gelirdi.
Bu defa yalnız
Yapayalnız
Çaktım durumu tabii
Neyse Garsonu çağırdı genç
masasına çayı istedi
Çayı da sever senin gibi bro
Yalnız sen çayı şekersiz içersin
O ise bol şekerli içer
Çayı getirdi garson
tam da tavşan kanı hani
Artık Masada bir çay
bir de kendisi
Yalnızlığı kısmen de olsa gitmiş gibi.
Yalnız Tek gitmeyen yüzünün şekersiz hali.
Sonra Şekerlikten iki küp şeker attı çayına
Çay kaşığıyla başladı umutsuzca karıştırmaya
Eli yine şekerliğe gitti
Bir küp şeker daha attı
Bir küp daha
Tıpkı aşka attığı şekerler gibi
Ah deli oğlan ah!
aşka da hep şeker katardı
Bir kaşık yetmez derdi
Bir kaşık daha
bir kaşık daha katardı
sonra Karıştırırdı bir güzel
Karıştırdıkça daha şekerli olmasını beklerdi
Çok beklerdi
bilmiyordu üstat
doyma noktasından fazlasını çözemezdi ki hem
aşkın demli çayı
ya da aşkın demsiz çayı
bilemedim şimdi
hem Görüyordum bro
yan masadan
görüyordum ben
Atılan şekerler çözünmüyordu ki çayında
Hepsi bardağın dibinde kristal tanecikler halinde birikmişti.
Ne Bir şey söyledim
ne de yanına gittim o an
Seyrettim ama uzunca bir süre
Ah deli oğlan ah
ne bardağa
ne bardaktaki çay suyuna
ne de bardaktaki çay suyunun sıcaklığına bakarsın
baktığın tek şey
kattığın şekerdi
kattığın şeker
işte bu yüzden de kaybettin
ufalandın şeker kristali gibi
o anda, bir konuşmamızdaki dizelerin aklıma geldi seribro
‘aşkın acı tadını ertelemek..
daha acı geldiyse bir kaşık daha koyduk.
bir kaşık daha, bir kaşık daha..
sonra baktık ki aşkın tadını alamıyoruz.’
neyse daha fazla dayanamadım
vardım dostumun yanına
bazen şekersiz içmek gerekir diyerek oturdum masasına
şeker küplerini aldım ellerinden
iki sıra ilerimizdeki masaya da bir genç oturdu.
Suratından düşen bin parça, bakıyordu uzaklara
Tanıyordum bu genci
hem de yakından tanıyordum
oysaki hiç yalnız oturmazdı bu bahçeye, Daima sevgilisiyle gelirdi.
Bu defa yalnız
Yapayalnız
Çaktım durumu tabii
Neyse Garsonu çağırdı genç
masasına çayı istedi
Çayı da sever senin gibi bro
Yalnız sen çayı şekersiz içersin
O ise bol şekerli içer
Çayı getirdi garson
tam da tavşan kanı hani
Artık Masada bir çay
bir de kendisi
Yalnızlığı kısmen de olsa gitmiş gibi.
Yalnız Tek gitmeyen yüzünün şekersiz hali.
Sonra Şekerlikten iki küp şeker attı çayına
Çay kaşığıyla başladı umutsuzca karıştırmaya
Eli yine şekerliğe gitti
Bir küp şeker daha attı
Bir küp daha
Tıpkı aşka attığı şekerler gibi
Ah deli oğlan ah!
aşka da hep şeker katardı
Bir kaşık yetmez derdi
Bir kaşık daha
bir kaşık daha katardı
sonra Karıştırırdı bir güzel
Karıştırdıkça daha şekerli olmasını beklerdi
Çok beklerdi
bilmiyordu üstat
doyma noktasından fazlasını çözemezdi ki hem
aşkın demli çayı
ya da aşkın demsiz çayı
bilemedim şimdi
hem Görüyordum bro
yan masadan
görüyordum ben
Atılan şekerler çözünmüyordu ki çayında
Hepsi bardağın dibinde kristal tanecikler halinde birikmişti.
Ne Bir şey söyledim
ne de yanına gittim o an
Seyrettim ama uzunca bir süre
Ah deli oğlan ah
ne bardağa
ne bardaktaki çay suyuna
ne de bardaktaki çay suyunun sıcaklığına bakarsın
baktığın tek şey
kattığın şekerdi
kattığın şeker
işte bu yüzden de kaybettin
ufalandın şeker kristali gibi
o anda, bir konuşmamızdaki dizelerin aklıma geldi seribro
‘aşkın acı tadını ertelemek..
daha acı geldiyse bir kaşık daha koyduk.
bir kaşık daha, bir kaşık daha..
sonra baktık ki aşkın tadını alamıyoruz.’
neyse daha fazla dayanamadım
vardım dostumun yanına
bazen şekersiz içmek gerekir diyerek oturdum masasına
şeker küplerini aldım ellerinden
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar