bugün
- nervio35
- sözlükte kim kimle sevgili15
- yakıştırdığım çiftler serisi 110
- çoçuk sahibi olmadan dünya'dan ayrılmak5
- fon vurguncularının fetva alması9
- evlenmek5
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- sözlük klasikleri12
- yağmurlu bir güne uyanmak9
- muslettin amca18
- erkekler neden teşhirci giyinmez9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı32
- teoman müziği bıraktı7
- kadınların yaptığı en büyük hata3
- insan sevmemek6
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı6
- mohamed salah ghaly nickli yazar4
- iskenderpaşa cemaati3
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar11
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan9
- israil'in gazze saldırılarında 3 kişinin ölmesi4
- ahmet nazif zorlu10
- yeni tanışılan kimse9
- fenerbahçe 3 liverpool 15
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı7
- vergiler2
- cezaevine özenen gençler9
- muslettin amca ile halı sahaya gitmek5
- atatürk düşmanı değilim6
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- fenerlilerin ağlaması5
- sex shop6
- egay bey birader sucukçu bay3
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi6
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı6
- kurallara uyma refleksinin sorgulanmaması3
- emre aydın dinledikten sonra havanın grileşmesi3
- anın görüntüsü34
- çaya tükürmek3
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış4
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar5
- gastronomi4
- aleksey batrakov27
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı4
- fenerbahçe 0 liverpool 82
- sentinel2
- ucanpembekoala5
- inancın sıcacık fırınları5
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru4
------------------
O akşam ilk kez konuştuğum Atatürk’le aramızda şunlar geçti:
– Senin ismin nedir?
– Cemal!..
– Sonu yok mu bunun?
– Var, Cemalettin…
Bunun üzerine Atatürk birden bana doğru ilerliyerek:
– Haaa… dedi. Isimler Kemalettin olur, fakat Cemalettin olmaz. Sen yine Cemal kal. Dinin Cemali miydin ki, sana bu ismi koydular? Aradan yarım saat geçmişti. Yemek devam ediyordu. (…)
Fakat Atatürk, bu Cemal adına tutulmuş olacak ki yeniden seslendi:
– Bu Cemalettin ismini kim koydu sana?
Artık adamakıllı korkmağa başlamıştım;
– Babam, diye cevap verdim.
– Öyle ise baban ne adammış senin. Diye sertçe çıkıştı.
Bunun üzerine:
– Ben babamı tanımıyorum. Deyince yüzü daha da sertleşti:
– Babamı tanımıyorum ne demek? Sen babasız mı doğdun? Baban yok mu senin?..
– Ben dokuz aylıkken babam ölmüş.
Atatürk üzüldüğümü yüzümden okumuş olacak ki, birden sesini yumuşattı:
– Ananı tanıyorsun ya yeter!.. Dedi. Ve biraz durduktan sonra ekledi: Ben de babamı tanımıyorum ya… (…)
Atatürk tekrar beni çağırdı. Yemek istiyecek sanıyordum. Fakat O’nun aklı hep benim ismimde değil miymiş.
– Ulan, bu ismi sen mi koydun, baban mı? Diye bar bar bağırmaya başladı.
Çok korkmağa başlamıştım. Benim korktuğumu görünce daha fazla bağırıyordu. Artık elim ayağım titremeğe başlamıştı. Ayakta duracak halim yoktu. Belki daha fazla kızar da koğulurum, diye gözünden uzaklaşmağa karar verdim. Saat üçe doğru sofrayı bırakarak yatmağa gittim.
O gece sabaha dek gözümü uyku tutmadı. Yattığım yerde dua ediyordum. Kabusla karışık korkulu rüyalar gördüm. Yavaş yavaş geldiğime pişman bile olmağa başlamıştım. Bu isim de başıma iş açıyordu galiba… Nereden bulmuşlardı bu “Cemal”i de, bana takmışlardı?[4]
[4] Cemal Granda, Atatürk’ün uşağının gizli defteri, Hazırlayan: Turhan Gürkan, Istanbul 1971, Fer Yayınları, sayfa 19-21.
--------------
O akşam ilk kez konuştuğum Atatürk’le aramızda şunlar geçti:
– Senin ismin nedir?
– Cemal!..
– Sonu yok mu bunun?
– Var, Cemalettin…
Bunun üzerine Atatürk birden bana doğru ilerliyerek:
– Haaa… dedi. Isimler Kemalettin olur, fakat Cemalettin olmaz. Sen yine Cemal kal. Dinin Cemali miydin ki, sana bu ismi koydular? Aradan yarım saat geçmişti. Yemek devam ediyordu. (…)
Fakat Atatürk, bu Cemal adına tutulmuş olacak ki yeniden seslendi:
– Bu Cemalettin ismini kim koydu sana?
Artık adamakıllı korkmağa başlamıştım;
– Babam, diye cevap verdim.
– Öyle ise baban ne adammış senin. Diye sertçe çıkıştı.
Bunun üzerine:
– Ben babamı tanımıyorum. Deyince yüzü daha da sertleşti:
– Babamı tanımıyorum ne demek? Sen babasız mı doğdun? Baban yok mu senin?..
– Ben dokuz aylıkken babam ölmüş.
Atatürk üzüldüğümü yüzümden okumuş olacak ki, birden sesini yumuşattı:
– Ananı tanıyorsun ya yeter!.. Dedi. Ve biraz durduktan sonra ekledi: Ben de babamı tanımıyorum ya… (…)
Atatürk tekrar beni çağırdı. Yemek istiyecek sanıyordum. Fakat O’nun aklı hep benim ismimde değil miymiş.
– Ulan, bu ismi sen mi koydun, baban mı? Diye bar bar bağırmaya başladı.
Çok korkmağa başlamıştım. Benim korktuğumu görünce daha fazla bağırıyordu. Artık elim ayağım titremeğe başlamıştı. Ayakta duracak halim yoktu. Belki daha fazla kızar da koğulurum, diye gözünden uzaklaşmağa karar verdim. Saat üçe doğru sofrayı bırakarak yatmağa gittim.
O gece sabaha dek gözümü uyku tutmadı. Yattığım yerde dua ediyordum. Kabusla karışık korkulu rüyalar gördüm. Yavaş yavaş geldiğime pişman bile olmağa başlamıştım. Bu isim de başıma iş açıyordu galiba… Nereden bulmuşlardı bu “Cemal”i de, bana takmışlardı?[4]
[4] Cemal Granda, Atatürk’ün uşağının gizli defteri, Hazırlayan: Turhan Gürkan, Istanbul 1971, Fer Yayınları, sayfa 19-21.
--------------
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar