bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler73
- kolye24
- bileklik11
- kaplan11
- eskortluk yapan sözlük yazarı27
- aslan9
- zürafa13
- queen ravenna büyücülük okulu20
- kalp14
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yogartiksen35
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- kartal5
- timsah5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- türkiye15
- nervio adlı yazara uyarı7
- sözlüğün tat vermemesi12
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- amin güzelmiş diyen tip9
- eskorta para verecek kadar düşmek7
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- yılmaz güney adamlığı12
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- sözlükteki bölücüler16
- içine cin giren insan nasıl kurtulur4
- ağlıyorum sözlük20
- exlerle arkadaş kalmak8
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- 850 000 000 000 tl3
- amazon com tr5
- birilerinden sevgi beklemek4
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı21
- romanya11
- beşiktaş12
- verginin hırsızlık olup olmaması5
- sözlük kapatılsın9
- tutmayınca entry silmek4
- whatsapptan gelen mesajları cevaplamayan erkek5
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı6
- arap adam olsaydı6
- bibik uyumuş olmalı4
- sen farklısın diyen erkek20
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak16
- karı kız için sözlüğe gelen tipler4
- futbol14
- muğla'nın akp'ye geçmesi5
11 ekimdi tarihi. Diyarbakır'da öldüğü haberi geldi. Mehmed Uzun Kürt dilinin, tarihinin, edebiyatının, mitolojisinin, efsanelerinin son 50 yıldaki ışığı ölmüştü. duyduğumda kalmadı bayram falan. Ne olduğumu bana anlatan üstadım ölmüştü. Bir kere yüzünü görmek nasip olmuş ama konuşamamıştım Diyarbakır'da görmüştüm. Dedim ya büyük bir yazardı Mehmed Uzun. Tek başınaydı adeta. Bir dil yaratmaya çalışıyordu. Aslında bu dilin temelleri yüzyıllar öncesine dayanıyordu ama mehmed uzun yeniden inşa ediyordu. Bir türk yazar için yeni bi roman yazmak kolaydır derdi çünkü kurgulanmış bir dil var ve bunun kelimelerini kullanıyorsun ama ben öyle değilim ben unutturulmaya çalışılan bir dilde yazıyorum. Başka bir sözüde ben farklıyım derdi çünkü ben yasaklanmış bir dilde yazıyorum ve yazdığım her sözü bu ruh haliyle yazıyorum. Kürtçeyi sonradan öğrenmişti 18 yaşında amcamız musa anter ona cezaevinde öğretmişti ve bu dili tekrar kurgulaması gerekiyordu. Buna çalışıyordu Mehmed Uzun bize kalemin görkemiyle aşk gibi aydınlıklar vermeye çalışıyordu ölüm karanlığı çökmeden önce. Diclenin sürgünleri diyordu üstad ve kendinden bahsediyordu sürgündeydi çünkü. güneşin doğduğu yerde; Dicle'de ölmek istiyordu ve öyle de oldu. kürtçeyi inkar edenlere Ehmede Xani'yi kanıt gösteriyordu. 1695 yılında Kürtçe yazdığı Mem u Zin'ini başlangıcında Ehmede Xani: Ben bu dili ne Arapça ne Farsça yazıyorum ben bu dili kendi dilim de yazıyorum ki yarın kendini bilmezler çıkıp demesinler Kürtçe diye bir dil yok. Bu sözü seviyordu üstad çünkü kurgulamaya çaıştığı dilinin en büyük kanıtıydı bu söz ve başladı yazmaya. Hakkında davalar açıldı Kürtçe konuşuyor diye halbuki hata değildi yaptığı insan hangi dilde ağlıyorsa ana dili odur diyordu üstad ve kürtçe ağlıyordu o, ağıtları hep Kürtçeydi peki neden ana dili Kürtçe olduğu için yargılanıyordu? Ama o savaşmayı seçmedi sorunu kalemle çözmeye çalıştı ağzından hiçbir zaman savaş kelimesi çıkmadı ve daha da büyüdü üstad. kendi sözleriyle size anlatmak istiyorum onu;
^^ismim Mehmed, soyadım Uzun. Doğum tarihim 01.01.1953. Herkes beni böyle biliyor... Ama bunların hiçbiri gerçek değil; ismim, Mehmed değil, soyadım, Uzun değil, doğum tarihim bu rakamlar değil.
Mehmed Uzun ne yazık ki, dünya edebiyatında sıkça görülen, özellikle totaliter rejimlerin baskı, yasak ve sansürlerinden kendilerini korumak için yazar ve aydınların ister istemez başvurdukları türden bir müstear isim de değil...
Bu tür müstear isimlere öteden beri alışkınım, doğduğum ve büyüdüğüm yörelerde herkesin birden fazla hayatı vardı ve bu hayatların birçoğu gizliydi. gizli hayatların da kendine özgü kodları, isimleri vardı; neredeyse tüm Kürt yazarların ismi takmaydı... Ama Mehmed Uzun, böyle bir isim değil. Mehmed Uzun, aynı zamanda benim de, ancak ben'i esir almış bir ben.
Esas ismim yasak olduğu için Mehmed oldum. Esas soyadım yasak olduğu için Uzun oldum. Bir insan olarak hiçbir değerim olmadığı, sadece ehlileştirilmesi gereken bir sürünün mensubu olarak görüldüğüm için de, en rahat şekliyle, künyeme 1.1.1953 yazıldı.... Önadım Mehmed, dedemin ismi Heme'den geliyor... Heme, meme, doğduğum yörelerde gündelik yaşamda en çok kullanılan isimlerden.Ama bu isim resmi hayatta yasak; bu ismi alamazsınız, bu isimle nüfus kaydı yaptıramazsınız, bu isimle hiçbir resmi kuruma başvuramazsınız... Soyadım Uzun'a gelince, bu da yine dedemden geliyor... Biro dedemin dedesinin ismi. Direj de onun lakabı, yani uzun. Biroye direj, yani uzun biro. Ama yine isimlere ilişkin yasalara göre hem biro 'Türk örf ve adetlerine' uygun değil hem de dırej Kürtçe olduğu için yasak. bu nedenle resmi kurumlar tarafından biro tamamıyla atılıyor, direj de Türkçesi ile uzun haline getiriliyor. Bir hafızanın yok oluşu çoğu zaman böylesine dikkat çekmeyen küçük değişikliklerle gerçekleşiyor işte. ^^
işte böyle diyordu üstad şikayetçiydi sistemden, düzenden, devletten. Haklıydı da çünkü yasaklanmıştı, yıllar boyu yasaklanarak yasamıştı. Korkutulmuştu. Üstad barışı isterdi sorunlar savaşla değil kalemle çözülmeli derdi.Bu kadar karıştığımız şu günlerde birazcıkda olsa üstadı dinlemenin okumanın vakti gelmiştir;
Kitapları
tu (sen)- 1985
mirina kaleki rind(yaşlı bir rind'in ölümü)- 1987
siya evine (yitik bir aşkın gölgesinde)- 1989
rojek ji rojen evdale zeynike(evdale zeynike'nin günlerinden bir gün)- 1991
destpeka edebiyata kurdi(kürt edebiyatına giriş)- 1992
hez u bedewiya penusa(kalemin gücü ve görkemi)- 1993
mirina egideki(bir yiğidin destanı)- 1993
varlden i sverige(tüm dünya isveç'te)- 1995
antolojiya edebiyata kurdi(kürt edebiyatı antolojisi)- 1995
bira qedere(kader kuyusu)- 1995
nar çiçekleri- 1996
ziman u roman(dil ve roman)- 1997
bir dil yaratmak- 1997
dengbejlerim- 1998
roni mina evine-tari mina mirine(aşk gibi aydınlık-ölüm gibi karanlık)- 1998
Başımız sağolsun....
^^ismim Mehmed, soyadım Uzun. Doğum tarihim 01.01.1953. Herkes beni böyle biliyor... Ama bunların hiçbiri gerçek değil; ismim, Mehmed değil, soyadım, Uzun değil, doğum tarihim bu rakamlar değil.
Mehmed Uzun ne yazık ki, dünya edebiyatında sıkça görülen, özellikle totaliter rejimlerin baskı, yasak ve sansürlerinden kendilerini korumak için yazar ve aydınların ister istemez başvurdukları türden bir müstear isim de değil...
Bu tür müstear isimlere öteden beri alışkınım, doğduğum ve büyüdüğüm yörelerde herkesin birden fazla hayatı vardı ve bu hayatların birçoğu gizliydi. gizli hayatların da kendine özgü kodları, isimleri vardı; neredeyse tüm Kürt yazarların ismi takmaydı... Ama Mehmed Uzun, böyle bir isim değil. Mehmed Uzun, aynı zamanda benim de, ancak ben'i esir almış bir ben.
Esas ismim yasak olduğu için Mehmed oldum. Esas soyadım yasak olduğu için Uzun oldum. Bir insan olarak hiçbir değerim olmadığı, sadece ehlileştirilmesi gereken bir sürünün mensubu olarak görüldüğüm için de, en rahat şekliyle, künyeme 1.1.1953 yazıldı.... Önadım Mehmed, dedemin ismi Heme'den geliyor... Heme, meme, doğduğum yörelerde gündelik yaşamda en çok kullanılan isimlerden.Ama bu isim resmi hayatta yasak; bu ismi alamazsınız, bu isimle nüfus kaydı yaptıramazsınız, bu isimle hiçbir resmi kuruma başvuramazsınız... Soyadım Uzun'a gelince, bu da yine dedemden geliyor... Biro dedemin dedesinin ismi. Direj de onun lakabı, yani uzun. Biroye direj, yani uzun biro. Ama yine isimlere ilişkin yasalara göre hem biro 'Türk örf ve adetlerine' uygun değil hem de dırej Kürtçe olduğu için yasak. bu nedenle resmi kurumlar tarafından biro tamamıyla atılıyor, direj de Türkçesi ile uzun haline getiriliyor. Bir hafızanın yok oluşu çoğu zaman böylesine dikkat çekmeyen küçük değişikliklerle gerçekleşiyor işte. ^^
işte böyle diyordu üstad şikayetçiydi sistemden, düzenden, devletten. Haklıydı da çünkü yasaklanmıştı, yıllar boyu yasaklanarak yasamıştı. Korkutulmuştu. Üstad barışı isterdi sorunlar savaşla değil kalemle çözülmeli derdi.Bu kadar karıştığımız şu günlerde birazcıkda olsa üstadı dinlemenin okumanın vakti gelmiştir;
Kitapları
tu (sen)- 1985
mirina kaleki rind(yaşlı bir rind'in ölümü)- 1987
siya evine (yitik bir aşkın gölgesinde)- 1989
rojek ji rojen evdale zeynike(evdale zeynike'nin günlerinden bir gün)- 1991
destpeka edebiyata kurdi(kürt edebiyatına giriş)- 1992
hez u bedewiya penusa(kalemin gücü ve görkemi)- 1993
mirina egideki(bir yiğidin destanı)- 1993
varlden i sverige(tüm dünya isveç'te)- 1995
antolojiya edebiyata kurdi(kürt edebiyatı antolojisi)- 1995
bira qedere(kader kuyusu)- 1995
nar çiçekleri- 1996
ziman u roman(dil ve roman)- 1997
bir dil yaratmak- 1997
dengbejlerim- 1998
roni mina evine-tari mina mirine(aşk gibi aydınlık-ölüm gibi karanlık)- 1998
Başımız sağolsun....
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar