bugün
- masa5
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- bir ilişkiyi kim yönetir17
- sandalye8
- velvet48
- pandela 319
- iblis3
- araf suresi 13 ayet2
- kürt hareketinin devşirme olması15
- en gıcık olunan insan davranışı4
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek5
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- aleyna tilki5
- yapsam yaptım derim3
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- yeni sevgiliden beklentiler2
- sikişirken hüzünlenmek4
- ciguli kral16
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- amedspor12
- elektriği ödeyen adam7
- dimes'in 2026 yılında murat 124 hediye etmesi2
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- brokoli3
- mony tontana11
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı7
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı3
- memduh bashgan9
- fondöten sürmek3
- samsung3
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- bik bik kaç yaşında10
- deniz göktaş34
- ahtapot yemek9
- xiaomi redmi a32
- yürüyüş flörtü9
- sokuk yazarlar3
- deniz göktaş'ın atatürk şakası4
- 2026 dünya kupası33
- evde kalmış kız kurusu7
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- ümraniye de erkeğin iffetiyle oynayan kadın2
- iki ayyaş5
- taksim delisi cenk4
- true üniversitesi6
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- sikmek icin entry ni beğendi6
- sözlükte kavga olacak hissi5
- m r e r e c t o4
- kemal kılıçdaroğlu20
'Kuşadası veteriner kliniği' yüzünden bu gün saatlerce ağladım. Hiç iyi hissetmiyorum.
Bacağı kırık zannıyla bir sokak kedisini şifa bulsun diye götürdüğümüz klinikte şaşkınlıktan konuşmayı bile beceremedim.
Önce bırakın gidin iki saat sonra arayın, hekim ameliyatta dediler. Kıyamaya kıyamaya taşıma kabının içinde bıraktım garibi. iki saat sonra aradık, beklemekten sıkılırsınız ameliyata alacağız dediler.
E kırık zor tabi diye düşündük ama yine de bir yarım saat sonra gittik. Zaten işini gücünü bırakıp orda burda sürünmek hiç eğlenceli değil.
Yukardan bir erkek geldi, kısırlaştıracağız da onu dedi. Bunu istemediğimi, hayvancağızın kulağının kesilmesinden rahatsızlık duyacağımı söyledim.
Bunları konuşurken, hiç bir şey demeden çıktı beyefendi yukarı. Sanırım Nevzat Yıldızlı idi kendisi. Sanırım diyorum, normal şartlar içinde bir tanışma ve konuşma olmadı.
Arkasından baktık, bekledik.
Epey süre sonra indi. Nesi varmış, nolmuş diye sorduk; bir şeyi yokmuş, incinme olsa gerek dedi. Kafasındaki yarayı da bacağını da umursamadı; kavgadandır dedi.
Derken taşıma kutusunu bir hanım indirdi ve bir merhaba bile demeden koydu gitti.
Kalkıp baktığım da ne görsem beğenirsiniz? Hayvan baygın, kan revan içinde, kulağının yarısı kesilmiş yatıyor.
Müsademiz olmamasına rağmen yapmış yapacağını ve bir
de bize bir kağıt imzalattı. Ee sokak kedisi değil mi ne olacak gibi laflar etti.
Çok şaşkınım, üzgünüm. Şifa bulsun diye götürdüğüm yavru işkence gördü.
Kendi halinde koşup oynayan hayvanı perişan ettim diye vicdan azabından öleceğim.
Allah'ın yarattığı dünya güzeli bir canı, sakatlamaya kimin hakkı var? Nasıl olabilir?
Kulağı hep öyle kalacak. Kimseye güzel görünmeyecek artık. Sakat, tiksinilen bir canlı! !
Kimin hakkı var sapasağlam bir canlıyı sakatlayıp çirkinleştirmeye?
Saatlerce küçücük kutuda bekledi, bayıltıldı ve orası burası kesildi. insan elinde oyuncak oldu ve dahası nasıl korktu kimbilir!
Şifa bulmaya gitti, hasta oldu yatıyor şimdi. Yarın almaya gideceğiz.
Peki bizim gördüğümüz muamele, saygısızlık? Onu hiç karıştırmayalım o can orada perişanken.
Ağlamaktan gözlerim ağrıyor. Ben de hastayım. Kardeşim de ağrı kesici zehirlenmesi olabilir. Baş ağrısından ölecek.
Peki niçin bütün bunlar?
Neden?
Bir de çok iyi hekimdir, çok iyi insandır diye methiyeler düzülen bir adama gittik!
Ahh canım, küçük, sarı kedi :'(
Bacağı kırık zannıyla bir sokak kedisini şifa bulsun diye götürdüğümüz klinikte şaşkınlıktan konuşmayı bile beceremedim.
Önce bırakın gidin iki saat sonra arayın, hekim ameliyatta dediler. Kıyamaya kıyamaya taşıma kabının içinde bıraktım garibi. iki saat sonra aradık, beklemekten sıkılırsınız ameliyata alacağız dediler.
E kırık zor tabi diye düşündük ama yine de bir yarım saat sonra gittik. Zaten işini gücünü bırakıp orda burda sürünmek hiç eğlenceli değil.
Yukardan bir erkek geldi, kısırlaştıracağız da onu dedi. Bunu istemediğimi, hayvancağızın kulağının kesilmesinden rahatsızlık duyacağımı söyledim.
Bunları konuşurken, hiç bir şey demeden çıktı beyefendi yukarı. Sanırım Nevzat Yıldızlı idi kendisi. Sanırım diyorum, normal şartlar içinde bir tanışma ve konuşma olmadı.
Arkasından baktık, bekledik.
Epey süre sonra indi. Nesi varmış, nolmuş diye sorduk; bir şeyi yokmuş, incinme olsa gerek dedi. Kafasındaki yarayı da bacağını da umursamadı; kavgadandır dedi.
Derken taşıma kutusunu bir hanım indirdi ve bir merhaba bile demeden koydu gitti.
Kalkıp baktığım da ne görsem beğenirsiniz? Hayvan baygın, kan revan içinde, kulağının yarısı kesilmiş yatıyor.
Müsademiz olmamasına rağmen yapmış yapacağını ve bir
de bize bir kağıt imzalattı. Ee sokak kedisi değil mi ne olacak gibi laflar etti.
Çok şaşkınım, üzgünüm. Şifa bulsun diye götürdüğüm yavru işkence gördü.
Kendi halinde koşup oynayan hayvanı perişan ettim diye vicdan azabından öleceğim.
Allah'ın yarattığı dünya güzeli bir canı, sakatlamaya kimin hakkı var? Nasıl olabilir?
Kulağı hep öyle kalacak. Kimseye güzel görünmeyecek artık. Sakat, tiksinilen bir canlı! !
Kimin hakkı var sapasağlam bir canlıyı sakatlayıp çirkinleştirmeye?
Saatlerce küçücük kutuda bekledi, bayıltıldı ve orası burası kesildi. insan elinde oyuncak oldu ve dahası nasıl korktu kimbilir!
Şifa bulmaya gitti, hasta oldu yatıyor şimdi. Yarın almaya gideceğiz.
Peki bizim gördüğümüz muamele, saygısızlık? Onu hiç karıştırmayalım o can orada perişanken.
Ağlamaktan gözlerim ağrıyor. Ben de hastayım. Kardeşim de ağrı kesici zehirlenmesi olabilir. Baş ağrısından ölecek.
Peki niçin bütün bunlar?
Neden?
Bir de çok iyi hekimdir, çok iyi insandır diye methiyeler düzülen bir adama gittik!
Ahh canım, küçük, sarı kedi :'(
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar