bugün
- en lezzetli balık14
- karşı cinsteki en itici özellik12
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin8
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- ben geldim naneler13
- size takılan lakaplar7
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek6
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- online listesindeki sıralama mantığı9
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- sevmediğin biriyle sevişmek4
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız5
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri3
- whalefall2
- online listesi neden kaldırıldı10
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- kurtlar vadisi pusu'nun incelenmesi2
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- sevdiğin kişiyle sevişmek2
- mansur yavaş14
- uludağ sözlük halısaha turnuvası3
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- b c d y z i4
- how'i met your mother marshall4
- ismet kalk çay koy kanka3
- 0 0 713
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- gocu33
- inci sözlük8
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- lana del rey2
- game of thrones taki kerhaneci21
- ilk buluşmada cırcır olmuşum'ya diyen kezo3
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın4
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- arkadaşlar5
- en son neye çok üzüldünüz12
- her iki kelimesinden biri ben olan insan2
- hakan 23cm mağduriyeti3
- karton toplarken cin musallat olması5
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- ishak'ın eşi de büyük bi nesille kutsanmıştır2
- garip bir rüya gördüm4
- sözlük yazarları neci vibe veriyor3
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
altı boyutlu budacı düşüncenin dördüncü boyutu. duyusal mutluluk ve zevki temsil eder.
Hastalanmayan, mükemmel bedene sahip olan varlıkların, dansla ve eğlence ile yaşadıkları bir görüntü olarak sembolize edilir. Gelstalt'ın tanımladığı Zirve ya da Doruk deneyimlerine benzer. Örneğin, orgazm ânı, açlığın tatmin edilmesi ânı gibi kişinin varlığını unuttuğu zevk anları. Bu düzey pek çok ruhsal öğretide insanların saplanıp kalmamaları için uyarıldığı bir düzeydir. Çünkü insanlar dini deneyimin keyfini kaçış olarak kullanırlar. Şefkat Bodhisatva'sı bu boyutta, elinde bir flüt ile sembolize edilir. Bu boyutun müziksel zevkini ve aynı zamanda bu boyuttaki varlıkları gerçeğin bilgisine uyandıracak, onları transtan çıkaracak sesi simgeler. Burada iki şey vardır: ilki istenmeyen şeyden uzak durarak zevk almak, ikincisi ise istenen şey ile birleşmeye çalışarak zevk almak. Mesela bir sevgili ile, çocukla, arkadaşlarla vs. bir olma talebi gibi. Ancak bu birleşme, diğerlerinin istekleri ile çatıştığı için bencilce algılanmaktadır. Örneğin çocukluklarında aşırı koruyucu bir anne baba nedeniyle tam olarak gevşeyemeyenler, daha ileri yaşlarda örneğin orgazm ânında ego sınırlarını tam olarak ortadan kaldıramamaktadırlar. Bu gerilimin tam olarak da farkında olmadıkları için sürekli devam eden yalnızlık ve yalıtılmışlık duygularını bir türlü tam olarak kavrayamamaktadırlar. Çoğumuz bu boyutların varlığını ve çözümsüzlüğünü farkettikten sonra yaşamın daha derin anlamlarını bulabilmek için ya ruhsal öğretilerin peşinde koşmaya ya da farkındalığımız yeterince gelişmemişse tüketime yönelmeye başlar ve bu durumda da Tanrı Boyutu olarak adlandırılan yeni bir acı boyutuna kapılırız. Tanrı boyutu, duyusal mutluluklardan, hazdan ve zevkten oluşur. Bu boyutta isteklerin tatmin edilmesinin sonucunda meydana gelen zevkte acılara çözüm aranmaya başlanır. Bunun için de istenmeyen şeyden uzak kalmaya ve istenen şeyi tatmin edip gerçekleştirmeye çalışırız. Ancak bu düzeyde arzularımız ve isteklerimiz daima diğer insanların arzu ve istekleri ile çatışmaya başlar. Bunun yanı sıra tatminin kendisi bir tatminsizliğe dönüşür. Arzu, egodan kaynaklanmaktadır. Tatmin ise arzulanan şey ile birleşmeyi yani ego sınırlarının ortadan kaldırılmasını içermektedir. Ego sınırları ortadan kaldırılmadığı sürece kişi sürekli olan bir birleşememe, yalnızlık ve yalıtılmışlık durumunda kalmaktadır. içinde yaşanılan durum bir tür trans durumudur. Farkında olunmadan zevk nesnesi ile birleşme çabası vardır. Ruhsal öğretilerde yaşanan zirve deneyimleri bunun en belirgin örneklerinden bir tanesidir. Ruhsal öğreti ile ilgilenen insan bir an gelir her şey ile bir olma diye tanımlanan bir tür zirve deneyimi yaşar; ancak bu deneyim kalıcı değildir ve kısa bir süre sonra yeniden ayrılık, kopukluk, tekbaşınalık ile hissedilen bilinç durumu geri gelir. Kişi, bu zirve deneyimini kesintisiz hale getirmek için büyük bir çabaya girişir; ancak böyle bir durumun kesintisiz olması yalnızca egonun ortadan kalkması ile mümkün olacağı ve ego da tümüyle ortadan kalkmadığı için acı sürekli olarak devam eder. *
Hastalanmayan, mükemmel bedene sahip olan varlıkların, dansla ve eğlence ile yaşadıkları bir görüntü olarak sembolize edilir. Gelstalt'ın tanımladığı Zirve ya da Doruk deneyimlerine benzer. Örneğin, orgazm ânı, açlığın tatmin edilmesi ânı gibi kişinin varlığını unuttuğu zevk anları. Bu düzey pek çok ruhsal öğretide insanların saplanıp kalmamaları için uyarıldığı bir düzeydir. Çünkü insanlar dini deneyimin keyfini kaçış olarak kullanırlar. Şefkat Bodhisatva'sı bu boyutta, elinde bir flüt ile sembolize edilir. Bu boyutun müziksel zevkini ve aynı zamanda bu boyuttaki varlıkları gerçeğin bilgisine uyandıracak, onları transtan çıkaracak sesi simgeler. Burada iki şey vardır: ilki istenmeyen şeyden uzak durarak zevk almak, ikincisi ise istenen şey ile birleşmeye çalışarak zevk almak. Mesela bir sevgili ile, çocukla, arkadaşlarla vs. bir olma talebi gibi. Ancak bu birleşme, diğerlerinin istekleri ile çatıştığı için bencilce algılanmaktadır. Örneğin çocukluklarında aşırı koruyucu bir anne baba nedeniyle tam olarak gevşeyemeyenler, daha ileri yaşlarda örneğin orgazm ânında ego sınırlarını tam olarak ortadan kaldıramamaktadırlar. Bu gerilimin tam olarak da farkında olmadıkları için sürekli devam eden yalnızlık ve yalıtılmışlık duygularını bir türlü tam olarak kavrayamamaktadırlar. Çoğumuz bu boyutların varlığını ve çözümsüzlüğünü farkettikten sonra yaşamın daha derin anlamlarını bulabilmek için ya ruhsal öğretilerin peşinde koşmaya ya da farkındalığımız yeterince gelişmemişse tüketime yönelmeye başlar ve bu durumda da Tanrı Boyutu olarak adlandırılan yeni bir acı boyutuna kapılırız. Tanrı boyutu, duyusal mutluluklardan, hazdan ve zevkten oluşur. Bu boyutta isteklerin tatmin edilmesinin sonucunda meydana gelen zevkte acılara çözüm aranmaya başlanır. Bunun için de istenmeyen şeyden uzak kalmaya ve istenen şeyi tatmin edip gerçekleştirmeye çalışırız. Ancak bu düzeyde arzularımız ve isteklerimiz daima diğer insanların arzu ve istekleri ile çatışmaya başlar. Bunun yanı sıra tatminin kendisi bir tatminsizliğe dönüşür. Arzu, egodan kaynaklanmaktadır. Tatmin ise arzulanan şey ile birleşmeyi yani ego sınırlarının ortadan kaldırılmasını içermektedir. Ego sınırları ortadan kaldırılmadığı sürece kişi sürekli olan bir birleşememe, yalnızlık ve yalıtılmışlık durumunda kalmaktadır. içinde yaşanılan durum bir tür trans durumudur. Farkında olunmadan zevk nesnesi ile birleşme çabası vardır. Ruhsal öğretilerde yaşanan zirve deneyimleri bunun en belirgin örneklerinden bir tanesidir. Ruhsal öğreti ile ilgilenen insan bir an gelir her şey ile bir olma diye tanımlanan bir tür zirve deneyimi yaşar; ancak bu deneyim kalıcı değildir ve kısa bir süre sonra yeniden ayrılık, kopukluk, tekbaşınalık ile hissedilen bilinç durumu geri gelir. Kişi, bu zirve deneyimini kesintisiz hale getirmek için büyük bir çabaya girişir; ancak böyle bir durumun kesintisiz olması yalnızca egonun ortadan kalkması ile mümkün olacağı ve ego da tümüyle ortadan kalkmadığı için acı sürekli olarak devam eder. *
Güncel Önemli Başlıklar