bugün
- terhis oluyorum sözlük17
- victor osimhen8
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi6
- sözlük yazarlarının olası meslekleri6
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı5
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım8
- münafık9
- bir şeyler söyle7
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi10
- fatma betülüm yapmaz11
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri10
- balık hazır herkese afiyet olsun5
- akıllı telefon kullanan erkek3
- şabat kitabı3
- almanyaya işçi yazılmak2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- cumhurbaşkanı olmak istiyorum6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı13
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz8
- grup vitamin5
- markaların whatsapptan mesaj atması4
- ne olursa masklavi akp'yi bırakır7
- fatma betül sayan kaya28
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- cop316
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- kaç gammaz var9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- 6 kasım 20025
- aşk14
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek6
- sözlük açacak olsanız8
- arif sefa özdemir2
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- kezo etc2
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- yapay zekanın çok yapay olması8
- alexander nübel14
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- duş yağı4
- kale3112 kardeştir4
- asansörde yukarı bakma refleksi5
- 6 kasım 20183
- fransa daki krizin ab'ye yayılma ihtimali2
- camilerdeki ayak kokusu7
- evlenmek istemek ama evlenecek birini bulamamak4
- alt tarafı bir alet kahraman sensin3
- iyi menemenin sırrı22
Ekşimtırak bir yaşanmışlık başlıyor şimdiki zamana münhasır;
geçmiş zamana kalacak acı tecrübeler var çokça şimdikinin içinde, geçmişinin özünde! miş'li zamanın küflenmiş raflarına doluşacak delişmen ama bir o kadar da hislere ayraç koyan tecrübe-yaşanmışlık sevinin ölümsüzlüğünde ama aslında kökeninde... Anlamak yok, anlatmak istenenler haybede saklanan birer koz, kelebek olmadan önce tırtılın kaldığı örtüde... Ama insan bu, kozanın ya da heybenin içinden tüm sıfat ve fillere olumsuzluk ekleyiveriyor en acımasız halleriyle.
Bir aşk;
Güzel başlar en yalın haliyle.
En gerçek coşkunluğu ile akar durur iç deryalarının oluk tartmaz kıvrımlarına. Meylettiği gönülle -ama bedenle değil- çiftleşmek ve aynı olan ama ayrı meyvesi olan ağaçta yine ayrı olarak ama bir bütün bakmak isteyerek açar gönlünü koşulsuzluğa, heyecana, tarifsiz kıpırtıya, dipsiz keşif, köşksüz ve köksüz alemlere iç yakıcılığıyla.
Sonra başlar zamanın doğum sancıları, içte büyüyen farklılıkların, tutarsızlıkların, bencilliklerin, aymazlıkların, dahasını istemelerin; yani kısaca doyumun; - bir bebek bekleyen kadın bedeninde oluşan vücut çatlakların oluştuğu pürüzlü yüzeyde, sancıdır son noktayı koyan pek çokça. Bu pürüzlü yüzeyde, zamanın doğum sancıları kendini hissettirdiğinde, zaten bilinçte, biliçaltıda hazır eder kendini, yaklaşmakta olan doğumun her şeyi değiştireceğine ve belki de bitireceğine.
Bu gebeliğin bitişi akabinde insan çoğalır; hisler tükenir canfeza duyguların yılgınlığıyla...
taraflardan biri kırgın fakat hala istekli, muhatabın öteki yanı şefkatli fakat kızgın, artık vereceği bir şey olmadığından. muştulanan birine güzel-özgür haber deminde, diğerine kahrolmak tazeliğinde, hem de her mevsiminde...
doğru mudur bilinmez ama; iki taraflı ilişkilerin birinde seven, ötekinde sevilen dururmuş; yani biri aşık diğeri maşuk olurmuş, yani biri kavuşan, diğeri kavuşulan olurmuş; roller kişinin karakteriyle ve aslında en çok da verdikleriyle değil, zulalarında sakladıklarıyla biçimlenir, kimlikler bellenirmiş. biri etkin, diğeri edilgen bu yüzden olurmuş.
Yani hayatta ne görünen tamdır, ne de yaşanan bilenen kadardır; hep dahası, hep ilerisi vardır. Ama insan son noktayı bir yerde koyar; koyduğu nokta ile de o konuyu kapatır.
Haa sonradan o noktanın virgül deminde olup, konunun ve durumun devam etmesi olasılığı da varmış; en çok da bu sıkar, bu yakarmış can. Yeniden gelen, yineden olan Havva ya da adem. Ezberler zati akılda kalem kalem, tutam tutam. işte burada baskın olan, ilkinde anlaşılamayan ama bu defa çok da fazla can yakan sevenle-sevilenin artık imbiğinden akan gerçeklerin sahneye koyulması olurmuş. Yani sevilen çoktan bitirmişken fakat ezberini tazelerken, seven hep o filiz olan dalları ile baharı beklemenenin mahcubiyeti ile çiçek çiçek açar sevdiğine, yârına, yarınına, özlemine, hayaline, bergüzar tadındaki anısının kahramanına!..
Tükenen tükenmiş, biten bitmiştir. Aslında istenenin ne olduğunu kişi-ler bilmiştir:
Ya iki elma, aynı dalda iki olup bir görmeye devam edermiş;
Ya iki elma, aynı dalda bir olup, bir görmeye devam edermiş;
Ya da iki elma, aynı dalda iki olup, ayrık, iki görmeye meyledermiş. Birinde anı tatlı, diğerinde de anı iç çektiren bir anı oluverirmiş.
geçmiş zamana kalacak acı tecrübeler var çokça şimdikinin içinde, geçmişinin özünde! miş'li zamanın küflenmiş raflarına doluşacak delişmen ama bir o kadar da hislere ayraç koyan tecrübe-yaşanmışlık sevinin ölümsüzlüğünde ama aslında kökeninde... Anlamak yok, anlatmak istenenler haybede saklanan birer koz, kelebek olmadan önce tırtılın kaldığı örtüde... Ama insan bu, kozanın ya da heybenin içinden tüm sıfat ve fillere olumsuzluk ekleyiveriyor en acımasız halleriyle.
Bir aşk;
Güzel başlar en yalın haliyle.
En gerçek coşkunluğu ile akar durur iç deryalarının oluk tartmaz kıvrımlarına. Meylettiği gönülle -ama bedenle değil- çiftleşmek ve aynı olan ama ayrı meyvesi olan ağaçta yine ayrı olarak ama bir bütün bakmak isteyerek açar gönlünü koşulsuzluğa, heyecana, tarifsiz kıpırtıya, dipsiz keşif, köşksüz ve köksüz alemlere iç yakıcılığıyla.
Sonra başlar zamanın doğum sancıları, içte büyüyen farklılıkların, tutarsızlıkların, bencilliklerin, aymazlıkların, dahasını istemelerin; yani kısaca doyumun; - bir bebek bekleyen kadın bedeninde oluşan vücut çatlakların oluştuğu pürüzlü yüzeyde, sancıdır son noktayı koyan pek çokça. Bu pürüzlü yüzeyde, zamanın doğum sancıları kendini hissettirdiğinde, zaten bilinçte, biliçaltıda hazır eder kendini, yaklaşmakta olan doğumun her şeyi değiştireceğine ve belki de bitireceğine.
Bu gebeliğin bitişi akabinde insan çoğalır; hisler tükenir canfeza duyguların yılgınlığıyla...
taraflardan biri kırgın fakat hala istekli, muhatabın öteki yanı şefkatli fakat kızgın, artık vereceği bir şey olmadığından. muştulanan birine güzel-özgür haber deminde, diğerine kahrolmak tazeliğinde, hem de her mevsiminde...
doğru mudur bilinmez ama; iki taraflı ilişkilerin birinde seven, ötekinde sevilen dururmuş; yani biri aşık diğeri maşuk olurmuş, yani biri kavuşan, diğeri kavuşulan olurmuş; roller kişinin karakteriyle ve aslında en çok da verdikleriyle değil, zulalarında sakladıklarıyla biçimlenir, kimlikler bellenirmiş. biri etkin, diğeri edilgen bu yüzden olurmuş.
Yani hayatta ne görünen tamdır, ne de yaşanan bilenen kadardır; hep dahası, hep ilerisi vardır. Ama insan son noktayı bir yerde koyar; koyduğu nokta ile de o konuyu kapatır.
Haa sonradan o noktanın virgül deminde olup, konunun ve durumun devam etmesi olasılığı da varmış; en çok da bu sıkar, bu yakarmış can. Yeniden gelen, yineden olan Havva ya da adem. Ezberler zati akılda kalem kalem, tutam tutam. işte burada baskın olan, ilkinde anlaşılamayan ama bu defa çok da fazla can yakan sevenle-sevilenin artık imbiğinden akan gerçeklerin sahneye koyulması olurmuş. Yani sevilen çoktan bitirmişken fakat ezberini tazelerken, seven hep o filiz olan dalları ile baharı beklemenenin mahcubiyeti ile çiçek çiçek açar sevdiğine, yârına, yarınına, özlemine, hayaline, bergüzar tadındaki anısının kahramanına!..
Tükenen tükenmiş, biten bitmiştir. Aslında istenenin ne olduğunu kişi-ler bilmiştir:
Ya iki elma, aynı dalda iki olup bir görmeye devam edermiş;
Ya iki elma, aynı dalda bir olup, bir görmeye devam edermiş;
Ya da iki elma, aynı dalda iki olup, ayrık, iki görmeye meyledermiş. Birinde anı tatlı, diğerinde de anı iç çektiren bir anı oluverirmiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com