bugün
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı14
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- sinem dedetaş9
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- çerçeve yasa7
- 5 kişiyi tek yumrukla yere serme hikayem2
- abant su2
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- allah 1 metin 2 rte 32
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- şaka maka 40'a yaklaşmak4
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- sözlükte umursanmayan yazar3
- hapisteki pkklıları affedilmesi3
- ülke gündemini umursamamak3
- velvet hanım ile kahve içmek8
- 15 temmuz tiyatro mu7
- yoran insanların ortak özellikleri5
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
- kısa boylu olmak6
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- the whirl cold brew2
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- en sevdiğiniz çiçek3
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- scream maskesi takıp beyzbolsopasıyla dolaşmak2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- arkadaşlar çok acıktım3
- renault 9 broadway12
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- sevgiliye hitap şekilleri6
- mason greenwood10
- batıl inançlar5
- vatan hainliğinden sıyrılmaya çalışmak2
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- bursa2
- öğretmenlerin nöbeti5
- kırmızı kaka6
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle3
- zarok tv2
- abi kartta komisyon kesiliyor haberin olsun3
Meksika’nın Chiapas eyaletinde, bir polis memurunun arıların kovanına ateş etmesi yüzünden 70 polis, katil arı (Afrikalılaşmış arı) saldırısına uğradı. 10’u ağır olmak üzere saldırıya uğrayan polislerin hepsi yaralandı. Katil arıların en tehlikeli arı türlerinden oldukları biliniyor.
Yıl: 1957…
Yer: São Paul, Brezilya…
Brezilya her zamankinden daha sıcaktır. Öyle ki; terin damlası yere düşmeden buharlaşır. Bölge ahalisi bile ortalıkta fazlaca dolanmaz, buldukları gölgeye kıvrılırlar. Tropikal iklim kuşağında olan ülkede o günlerde rüzgar “püf” diye bile esmez. Serinlemek için soluğu denizde alanlar bile, sıcak su ile karşılaşır, haşlanmaktan kıl payı kurtulurlar.
Bütün bu şartlara rağmen, bilim aşkıyla yılmadan çalışan biri vardır: Warwick Estevam Kerr… Kerr Brezilyalı bir biyologtur ve o sıcağın altında çadır misali laboratuarında incelemeler yapar. Güneş bulunduğu yeri ısıttıkça ısıtır ama o oralı olmaz. Mutludur. içi içine sığmaz. Bu mutluluğun sebebi, sipariş ettiği arıların gelmiş olmasıdır.
Warwick Kerr 26 adet Tanzanya kraliçe bal arısı getirtmiştir. Bu kişisel teşebbüsü değildir, Brezilya federal ve eyalet otoritelerinin emriyle çalışmaktadır (1956). Çalışmanın amacı, tropikal ortama uygun arıların üretilmesini ve bu şekilde bal gelirinin artmasını sağlamaktır. Kariyerinin dönüm noktasındadır. Eğer proje başarıya ulaşabilirse hatırı sayılır biyologların arasında yer alacaktır.
Ancak çok dikkatli olmalıdır. Olur da arılar kaçarsa, kontrolsüz bir çoğalma felakete sebep olabilir. Bunun için asistanlarını tembihler, her kilidi tekrar tekrar kontrol eder, arıları defalarca sayar.
Ne var ki; bütün bu tedbirlere rağmen, arılar bir fırsatını bulur kaçarlar. 26 Tanzanya kraliçe arısı, Brezilya semalarında özgürdür artık.
…ve korkulan başa gelir, kraliçe arılar bölgedeki diğer arılarla çoğalmaya başlar. Bir kraliçe arının bir koloni oluşturabileceğini düşünürsek, 26 yeni tür arı kolonisi kurulmaya başlar. Kırma arıların ne gibi özelliklere sahip olacakları ise merak konusudur.
Kerr, saçını başını yolar, asistanlarını paylar ama iş işten geçmiştir. Şimdi Kerr; kaybolan emeklerine mi, yoksa kırma arı tehlikesine mi yanmalıdır? Kırma arıların tehlikeli olabileceğini bilir, zira kırma ırkların (pitbull gibi) genelde daha tehlikeli oldukları bilinen bir gerçektir.
Biyolog’un düşündüğü gibi, karma arılar daha tehlikelidir ve öldürücü etkiler bırakabilirler. Daha sonra Africanized bee (Afrikalılaşmış arı) ve katil arılar adını alan ve hızlı bir şekilde çoğalmaya devam eden bu bal arıları Amerika kıtasını hızla kaplarlar. Önce Meksika’ya (1989), ardından da ABD’nin güneyine (1997) yayılırlar. Kovanlarını üs gibi kullanır, civarda adeta kuş uçurtmazlar. Üstelik istedikleri yerlere kovan kurarlar: Bazen bir evin saçağına bazen de bir tarlanın ortasına.
Velev ki biri kovan veya bir ferdlerine zarar versin, anında bulur ve misilleme yaparlar. Yine de kendilerine zarar vermeyenlere pek yanaşmaz, insanoğlu kadar vahşi olamazlar.
Bu arıların bal üretimi normallerinden daha fazla olduğu için, bazı arı yetiştiricileri tarafından yetiştirilirler. Ancak çoğu yetiştirici buna yanaşmaz, çünkü Afrikalılaşmış arıların yetiştiriciliğe uygun olmayan bazı özellikleri vardır:
Daha sık oğul verirler.
Mevsimsel yiyecek azlığına bağlı olarak göç etme eğilimindedirler.
Arı yetiştiricisinin kovanlarıyla uğraşmasına tepki olarak daha sık kaçarlar. (Bir arı kolonisi topluca kovandan ayrılıp başka bir yere yerleşir. Ara ki bulasın.)
Kolonilerin kendilerini savunma gücü daha fazladır.
Avrupalı akrabalarından daha sık yer oyuklarında yaşarlar.
Kovan çevresindeki alarm bölgeleri daha geniştir ve kovanı daha agresif bir şekilde korurlar.
Kovan içindeki “nöbetçi” arıların yüzdesi, normallerinden çok daha fazladır.
Bunun yanında uzun süreli besin toplayamamaya dayanıksızdırlar. Kışların çok soğuk geçtiği veya yazların çok kurak olduğu bölgelere yayılamazlar.
Yıl: 1957…
Yer: São Paul, Brezilya…
Brezilya her zamankinden daha sıcaktır. Öyle ki; terin damlası yere düşmeden buharlaşır. Bölge ahalisi bile ortalıkta fazlaca dolanmaz, buldukları gölgeye kıvrılırlar. Tropikal iklim kuşağında olan ülkede o günlerde rüzgar “püf” diye bile esmez. Serinlemek için soluğu denizde alanlar bile, sıcak su ile karşılaşır, haşlanmaktan kıl payı kurtulurlar.
Bütün bu şartlara rağmen, bilim aşkıyla yılmadan çalışan biri vardır: Warwick Estevam Kerr… Kerr Brezilyalı bir biyologtur ve o sıcağın altında çadır misali laboratuarında incelemeler yapar. Güneş bulunduğu yeri ısıttıkça ısıtır ama o oralı olmaz. Mutludur. içi içine sığmaz. Bu mutluluğun sebebi, sipariş ettiği arıların gelmiş olmasıdır.
Warwick Kerr 26 adet Tanzanya kraliçe bal arısı getirtmiştir. Bu kişisel teşebbüsü değildir, Brezilya federal ve eyalet otoritelerinin emriyle çalışmaktadır (1956). Çalışmanın amacı, tropikal ortama uygun arıların üretilmesini ve bu şekilde bal gelirinin artmasını sağlamaktır. Kariyerinin dönüm noktasındadır. Eğer proje başarıya ulaşabilirse hatırı sayılır biyologların arasında yer alacaktır.
Ancak çok dikkatli olmalıdır. Olur da arılar kaçarsa, kontrolsüz bir çoğalma felakete sebep olabilir. Bunun için asistanlarını tembihler, her kilidi tekrar tekrar kontrol eder, arıları defalarca sayar.
Ne var ki; bütün bu tedbirlere rağmen, arılar bir fırsatını bulur kaçarlar. 26 Tanzanya kraliçe arısı, Brezilya semalarında özgürdür artık.
…ve korkulan başa gelir, kraliçe arılar bölgedeki diğer arılarla çoğalmaya başlar. Bir kraliçe arının bir koloni oluşturabileceğini düşünürsek, 26 yeni tür arı kolonisi kurulmaya başlar. Kırma arıların ne gibi özelliklere sahip olacakları ise merak konusudur.
Kerr, saçını başını yolar, asistanlarını paylar ama iş işten geçmiştir. Şimdi Kerr; kaybolan emeklerine mi, yoksa kırma arı tehlikesine mi yanmalıdır? Kırma arıların tehlikeli olabileceğini bilir, zira kırma ırkların (pitbull gibi) genelde daha tehlikeli oldukları bilinen bir gerçektir.
Biyolog’un düşündüğü gibi, karma arılar daha tehlikelidir ve öldürücü etkiler bırakabilirler. Daha sonra Africanized bee (Afrikalılaşmış arı) ve katil arılar adını alan ve hızlı bir şekilde çoğalmaya devam eden bu bal arıları Amerika kıtasını hızla kaplarlar. Önce Meksika’ya (1989), ardından da ABD’nin güneyine (1997) yayılırlar. Kovanlarını üs gibi kullanır, civarda adeta kuş uçurtmazlar. Üstelik istedikleri yerlere kovan kurarlar: Bazen bir evin saçağına bazen de bir tarlanın ortasına.
Velev ki biri kovan veya bir ferdlerine zarar versin, anında bulur ve misilleme yaparlar. Yine de kendilerine zarar vermeyenlere pek yanaşmaz, insanoğlu kadar vahşi olamazlar.
Bu arıların bal üretimi normallerinden daha fazla olduğu için, bazı arı yetiştiricileri tarafından yetiştirilirler. Ancak çoğu yetiştirici buna yanaşmaz, çünkü Afrikalılaşmış arıların yetiştiriciliğe uygun olmayan bazı özellikleri vardır:
Daha sık oğul verirler.
Mevsimsel yiyecek azlığına bağlı olarak göç etme eğilimindedirler.
Arı yetiştiricisinin kovanlarıyla uğraşmasına tepki olarak daha sık kaçarlar. (Bir arı kolonisi topluca kovandan ayrılıp başka bir yere yerleşir. Ara ki bulasın.)
Kolonilerin kendilerini savunma gücü daha fazladır.
Avrupalı akrabalarından daha sık yer oyuklarında yaşarlar.
Kovan çevresindeki alarm bölgeleri daha geniştir ve kovanı daha agresif bir şekilde korurlar.
Kovan içindeki “nöbetçi” arıların yüzdesi, normallerinden çok daha fazladır.
Bunun yanında uzun süreli besin toplayamamaya dayanıksızdırlar. Kışların çok soğuk geçtiği veya yazların çok kurak olduğu bölgelere yayılamazlar.
Gündemdeki Haberler