bugün
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması7
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek8
- şampuan önerisi4
- era7capone ve antipanik aşkı6
- fatma betül sayan kaya57
- muhallebici açıyoruz isim önerileri14
- allah'ın yasaya uymayan israil oğullarına laneti3
- salyangoz3
- kendisiyle övünen insanlar15
- sözlüğün iyice camiye dönmesi3
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi9
- herkes nerde3
- firavunun biraz mal olması2
- almanyadan gelecek akrabadan istenecekler9
- terso pek paso2
- ai otomatik silmenin ayet silmesi3
- ters çevrilmiş sandalyeye oturup felsefik düşünmek2
- annelerin garip huyları2
- türkiye33
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- futbol18
- risale'i nurları neşretmek3
- verdiği sözü tutamayan insan4
- ne kadar yaşlısın16
- amerika da köleliği kaldıran başkan5
- türk kızlarının genel özellikleri3
- tulumba tatlısı4
- yağmurdan sonra beliren korkusuz salyangoz sürüsü3
- patrona sigorta yap diye yalvarmak4
- queen ravenna adlı yazar10
- türk esnafı2
- stanley termos5
- habersiz gelen misafir4
- uefa uluslar ligi8
- trt tarafsız olmalı13
- biraderi koşu bandında koşturmak2
- bir derdim var4
- ismet biraderin birader olması2
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- karton toplayan çocuğa cin kabilesi göndermek5
- tayt3
- vermio'nun ağzına vermek2
- mütemadiyen silkelenen halk2
- nokia 3310 denince akla gelenler10
- m r b'i r'a d'e r2
- düzenin bozulması2
- arkadaşlar kahve fotolarımdan ne istiyorsunuz3
- dişi cine musallat olan sözlük erkeği4
- zengin yapar çapkın olur fakir yapar abaza olur2
- yıldızlar2
Ne olduğundan çok nasıl yapıldığı daha önemlidir ve bu genel olarak "korku" ile yapılır.
ülkemizi ele alırsak; seksen dönemi dendi ki;
"kominizm gelecek. herkesi köleleştirip, kişiliğimize, malımıza ve hatta namuzumuza el koyacak." bu bir şekilde korku yarattı.
diğer bir taraftan;
"faşizm gelecek. kendi gibi düşünmeyen herkesi ve her şeyi yok edecek." bu da bir şekilde korku yarattı.
diğer bir taraftan;
"din elden gidiyor!" bu başlı başına bir korkuydu zaten.
Sonrasında darbe oldu ve bu korkular yerini güven ortamına bıraktı. sonrasında halk askerden korktu, kendisine samimi gelen ve herkesi kucaklayacağını vaad eden özal'ı başa getirdi. Süngü kısa vadede güvenilir olsa da her zaman korkulan bir şeydi.
Bu kısa bir örnekti ve tüm insanlık tarihine baktığımızda bir çok örneği görülebilir. Ancak daha derin incelendiğinde ve düşünüldüğünde görülecektir ki korku üzerinden yapılan siyaset kısa vadede işe yarasa da uzun vadede geçerliliğini kaybedecektir. Çünkü bu korkuların çoğu sunni ve gerçekleşmeyecek şeylerdir.
işte burada devreye siyaset bilimi giriyor. Bu korkuları yönlendirebilir ve değiştirebilirseniz, sürekli hakim güç olursunuz.
Gerekirse kendi ikiz kulelerinizi ve vatandaşlarınızı öldürürsünüz. sonra bunları yapan teröristlerin peşine düşer, operasyonlar yaparsınız. korkuyu yaratır ve bunu yönetirsiniz.
bunu başka bir ülke yaptığında kolaylıkla görebilir ancak kendi içinizde olduğunda kabul etmek istemezsiniz.
gezide yan yana durup; "diktatör tayyeap'e karşı direniyoruz" diyenlerin babaları, birbirini faşist ya da kominist diyerek döven, vuran kişilerdi. Demek ki korkular değişince, taraflar da değişebiliyormuş.
Burada önemli olan, bu korkuyu kimin yarattığı ve yönetmeye çalıştığıdır.
Gönül ister ki siyaset korku üzerinden değil de gerçekten bir plan dahilinde ve insanlık menfaati için yapılsın. Ancak "insan, insanın kurtudur" diye düşünürsek, menfaatler çakıştığında, ortada ne hümanizm kalıyor ne de değerler.
düzetlme : imla
ülkemizi ele alırsak; seksen dönemi dendi ki;
"kominizm gelecek. herkesi köleleştirip, kişiliğimize, malımıza ve hatta namuzumuza el koyacak." bu bir şekilde korku yarattı.
diğer bir taraftan;
"faşizm gelecek. kendi gibi düşünmeyen herkesi ve her şeyi yok edecek." bu da bir şekilde korku yarattı.
diğer bir taraftan;
"din elden gidiyor!" bu başlı başına bir korkuydu zaten.
Sonrasında darbe oldu ve bu korkular yerini güven ortamına bıraktı. sonrasında halk askerden korktu, kendisine samimi gelen ve herkesi kucaklayacağını vaad eden özal'ı başa getirdi. Süngü kısa vadede güvenilir olsa da her zaman korkulan bir şeydi.
Bu kısa bir örnekti ve tüm insanlık tarihine baktığımızda bir çok örneği görülebilir. Ancak daha derin incelendiğinde ve düşünüldüğünde görülecektir ki korku üzerinden yapılan siyaset kısa vadede işe yarasa da uzun vadede geçerliliğini kaybedecektir. Çünkü bu korkuların çoğu sunni ve gerçekleşmeyecek şeylerdir.
işte burada devreye siyaset bilimi giriyor. Bu korkuları yönlendirebilir ve değiştirebilirseniz, sürekli hakim güç olursunuz.
Gerekirse kendi ikiz kulelerinizi ve vatandaşlarınızı öldürürsünüz. sonra bunları yapan teröristlerin peşine düşer, operasyonlar yaparsınız. korkuyu yaratır ve bunu yönetirsiniz.
bunu başka bir ülke yaptığında kolaylıkla görebilir ancak kendi içinizde olduğunda kabul etmek istemezsiniz.
gezide yan yana durup; "diktatör tayyeap'e karşı direniyoruz" diyenlerin babaları, birbirini faşist ya da kominist diyerek döven, vuran kişilerdi. Demek ki korkular değişince, taraflar da değişebiliyormuş.
Burada önemli olan, bu korkuyu kimin yarattığı ve yönetmeye çalıştığıdır.
Gönül ister ki siyaset korku üzerinden değil de gerçekten bir plan dahilinde ve insanlık menfaati için yapılsın. Ancak "insan, insanın kurtudur" diye düşünürsek, menfaatler çakıştığında, ortada ne hümanizm kalıyor ne de değerler.
düzetlme : imla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar