bugün
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri10
- kadınlarda beyaz saç modası9
- heyt bea10
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi29
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası15
- yazarların severek okuduğu yazarlar3
- iş yerinde sadece işle meşgul olup defolup gitmek4
- sözlükte niye kimse kavga etmiyor sorunsalı6
- erkek kaşarları3
- devlet millet bağının kopması5
- ne kadar yaşlısın7
- arkadaşlar bişe dicem ya4
- en ucuz sigara 100 lira olmalıdır3
- sözlükteki anaerkil düzen9
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek3
- iltica36
- tek adam rejimi4
- hadisler3
- sandviç dükkanı açmak4
- nervio'nun erkek olması26
- izmir bombası13
- teke tek kavgada dua lipa'yı tokatlarım3
- dışarıya karşı sert erkek görünen kılıbık4
- resim yüklenemedi3
- from gold from dust26
- sözlükteki gizli gaylerin meme sevdası maskesi3
- lıke la lıke la beni lıke la wallahi geldim tava2
- saçını sarıya boyatan esmer kadın4
- reis hangisine yetişsin3
- mutlu sözlük kadınları mutlu sözlük demektir3
- çalışarak zengin olmak5
- gece 03 43 mesaisi yapan low lullaby çetesi2
- pastırma yazı4
- game of thrones taki kerhaneci21
- nihavent reyiz5
- kadın kadın kadın kadın2
- memduh bashgan2
- ayıp olmasın diye depeche mode dinlemek3
- yürütmede erdoğan yasamada mhp2
- evlenince ayrı eve çıkmak3
- baş meriç2
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları11
- sözlük meriçleri ve kanarya severler derneği2
- özelden muzunu atan yazar14
- meriç olmayanların incel veya gay olması2
- bekir bozdağ7
- başmeriç2
- bulgur pilavı vs pirinç pilavı8
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı11
- osman arıkan nacar5
19'uncu yüzyılın sonlarına kadar imparatorluk japonyasına başkentlik yapmış şehir. yolu japonya'ya düşenlerin mutlaka bir ziyaret etmesi gereken...
evet japonya denilince akıllara ilk tokyo geliyor ama samurai'lara, katana'lara, geisha'lara falan meraklıysanız bu şehir sahip olduğu tarihi ve kültürel değerler ile sizi fazlasıyla mest edecektir. bu yüzden bir japonya seyahati planlıyorsanız kyoto'ya da mutlaka bir kaç gün ayırın. bir kaç gün diyorum, zira "ya japonya'ya kadar gitmişken 1 geceyi de kyoto'da geçirir oraları da bir görmüş olurum." diyip geçiştirilecek bir yer değil. zaten gezilecek görülecek yerler birbiriyle çok alakasız yerlerde...
neyse, öncelikle ulaşımdan bahsetmek gerekirse; kyoto'ya gitmek için 2 seçeneğiniz var. birincisi hızlı tokyo-kyoto arasındaki hızlı trenler. ancak bu hızlı trenlerin fiyatı bir hayli yüksek. yanlış hatırlamıyorsam tokyo-kyoto hattı için 400-500 TL gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor. bu nedenle japonya'da bir kaç şehiri gezmeyi planlıyorsanız seyahatiniz öncesinde bir jr pass edinmeniz gayet akıllıca olur. zira böylece 1 haftalık jr pass'a yaklaşık 600 TL gibi bir fiyat ödeyerek tüm hızlı trenleri ücretsiz kullanabilirsiniz.
bir diğer seçenek otobüs yolculuğu. ancak tokyo japonya'nın kuzeyinde, kyoto ise güneyinde yer alıyor, yani aralarındaki mesafe bir hayli uzun. hızlı trenle bu iki şehir arası yaklaşık 3 buçuk saat sürüyor. otobüs yolculuğu ile bu süre 6-7 saate çıkıyor ve hızlı trene kıyasla pek de konforlu bir ulaşım seçeneği değil. ancak iyi bir zamanlama ile otobüs yolculuğunu geceye denk getirip bir gecelik konaklama parasından kotarabilirsiniz. seçim sizin...
kyoto'ya geldiniz; öncelikle kendinize kalmak için bir ryokan, yani tarihi japon hanlarından birini bulun. tokyo'da bunlar bir hayli pahalı. kyoto'da ise fiyatları biraz daha uygun. içerisinin dekorasyonu ise tam olarak böyle;
görsel
gezilecek görülecek yerlere gelince;
fushimi inari taisha kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri. özetlemek gerekir. küçük küçük tapınaklardan oluşan ve bir dağ boyunca devam eden, tori adlı kapılarla kaplı bir patika. ziyaret etmesi 3 saat falan sürüyor, hatta daha fazla. bu 3 saat boyunca dağ tepe tırmandığınızdan sonlara doğru bir hayli yoruluyorsunuz. ama kesinlikle deyiyor. şahsen hayatım boyunca gördüğüm en etkileyici yerdi...
yolculuğun sonunda, sağda solda gördüğünüz seyyar satıcılar vasıtasıyla bir şeyler atıştırabilir, çok yorulduysanız bir kafeye oturup kendinize matcha latte (green tea latte) ısmarlıyabilirsiniz.
kyoto'da tapınaktan geçilmiyor ve bunların çoğu mimarisi ve hikayesiyle görülesi yapılar ama zamanınız kısıtlıysa bir diğer gitmezsen olmaz noktası da kinkajkuji tapınağı. bu tapınağı diğerlerinden ayıran özellik tapınağın altın kaplama olması evet baya altın kaplama...
bir de mutlaka bir gece gion'a uğrayın. gion dediğim edo dönemi japonyasının istiklal caddesi. o zamanki atmosferini koruyor. sağda solda irili ufaklı japon restoranları var. hepsi acayip otandik. içeri girip ayakkabılarınızı çıkarıyor ve bir yer masasına oturuyorsunuz. kimonolu ablalar size sakenizi ve seçeceğiniz yemeği servis ediyor falan... turistik bir yer olması nedeniyle fiyatlar biraz uçuk ama yemekler güzel, atmosfer ise eşsiz...
bu arada gion'da gezerken sağda solda geisha'larla karşılaşmanız mümkün. evet baya geisha ! şimdi, geisha deyince bizim aklımıza eski japonya'daki hayat kadınları geliyor ama olay pek öyle değil. bunların amacı cinsellikten çok size eşlik etmek. yemek yerken sohbet ve hizmet etmek, hatta kalkıp dans etmek falan... neyse merak edenler için sokağın başında gion corner diye küçük bir gosteri salonu var. burada geisha gösterileri, kısa bir kabuki tiyatrosu ve kukla gösterilerinden oluşan 1 saatlik bir şovu uygun bir ücrete izleyebilirsiniz...
kyoto'yla ilgili gezilecek görülecek yer çok ama ne yazık ki daha önce de dediğim gibi ilk gidenler için tokyo seyahatinin yanında bir kaç günlük aperatif olarak kalıyor çoğu zaman. böyle olunca da bir çok yeri görme fırsatınız olmuyor. o yüzden muhtemel bir japonya seyahati öncesinde zamanınızı iyi planlayın ve kyoto'yu geçiştirmeyin derim...
evet japonya denilince akıllara ilk tokyo geliyor ama samurai'lara, katana'lara, geisha'lara falan meraklıysanız bu şehir sahip olduğu tarihi ve kültürel değerler ile sizi fazlasıyla mest edecektir. bu yüzden bir japonya seyahati planlıyorsanız kyoto'ya da mutlaka bir kaç gün ayırın. bir kaç gün diyorum, zira "ya japonya'ya kadar gitmişken 1 geceyi de kyoto'da geçirir oraları da bir görmüş olurum." diyip geçiştirilecek bir yer değil. zaten gezilecek görülecek yerler birbiriyle çok alakasız yerlerde...
neyse, öncelikle ulaşımdan bahsetmek gerekirse; kyoto'ya gitmek için 2 seçeneğiniz var. birincisi hızlı tokyo-kyoto arasındaki hızlı trenler. ancak bu hızlı trenlerin fiyatı bir hayli yüksek. yanlış hatırlamıyorsam tokyo-kyoto hattı için 400-500 TL gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor. bu nedenle japonya'da bir kaç şehiri gezmeyi planlıyorsanız seyahatiniz öncesinde bir jr pass edinmeniz gayet akıllıca olur. zira böylece 1 haftalık jr pass'a yaklaşık 600 TL gibi bir fiyat ödeyerek tüm hızlı trenleri ücretsiz kullanabilirsiniz.
bir diğer seçenek otobüs yolculuğu. ancak tokyo japonya'nın kuzeyinde, kyoto ise güneyinde yer alıyor, yani aralarındaki mesafe bir hayli uzun. hızlı trenle bu iki şehir arası yaklaşık 3 buçuk saat sürüyor. otobüs yolculuğu ile bu süre 6-7 saate çıkıyor ve hızlı trene kıyasla pek de konforlu bir ulaşım seçeneği değil. ancak iyi bir zamanlama ile otobüs yolculuğunu geceye denk getirip bir gecelik konaklama parasından kotarabilirsiniz. seçim sizin...
kyoto'ya geldiniz; öncelikle kendinize kalmak için bir ryokan, yani tarihi japon hanlarından birini bulun. tokyo'da bunlar bir hayli pahalı. kyoto'da ise fiyatları biraz daha uygun. içerisinin dekorasyonu ise tam olarak böyle;
görsel
gezilecek görülecek yerlere gelince;
fushimi inari taisha kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri. özetlemek gerekir. küçük küçük tapınaklardan oluşan ve bir dağ boyunca devam eden, tori adlı kapılarla kaplı bir patika. ziyaret etmesi 3 saat falan sürüyor, hatta daha fazla. bu 3 saat boyunca dağ tepe tırmandığınızdan sonlara doğru bir hayli yoruluyorsunuz. ama kesinlikle deyiyor. şahsen hayatım boyunca gördüğüm en etkileyici yerdi...
yolculuğun sonunda, sağda solda gördüğünüz seyyar satıcılar vasıtasıyla bir şeyler atıştırabilir, çok yorulduysanız bir kafeye oturup kendinize matcha latte (green tea latte) ısmarlıyabilirsiniz.
kyoto'da tapınaktan geçilmiyor ve bunların çoğu mimarisi ve hikayesiyle görülesi yapılar ama zamanınız kısıtlıysa bir diğer gitmezsen olmaz noktası da kinkajkuji tapınağı. bu tapınağı diğerlerinden ayıran özellik tapınağın altın kaplama olması evet baya altın kaplama...
bir de mutlaka bir gece gion'a uğrayın. gion dediğim edo dönemi japonyasının istiklal caddesi. o zamanki atmosferini koruyor. sağda solda irili ufaklı japon restoranları var. hepsi acayip otandik. içeri girip ayakkabılarınızı çıkarıyor ve bir yer masasına oturuyorsunuz. kimonolu ablalar size sakenizi ve seçeceğiniz yemeği servis ediyor falan... turistik bir yer olması nedeniyle fiyatlar biraz uçuk ama yemekler güzel, atmosfer ise eşsiz...
bu arada gion'da gezerken sağda solda geisha'larla karşılaşmanız mümkün. evet baya geisha ! şimdi, geisha deyince bizim aklımıza eski japonya'daki hayat kadınları geliyor ama olay pek öyle değil. bunların amacı cinsellikten çok size eşlik etmek. yemek yerken sohbet ve hizmet etmek, hatta kalkıp dans etmek falan... neyse merak edenler için sokağın başında gion corner diye küçük bir gosteri salonu var. burada geisha gösterileri, kısa bir kabuki tiyatrosu ve kukla gösterilerinden oluşan 1 saatlik bir şovu uygun bir ücrete izleyebilirsiniz...
kyoto'yla ilgili gezilecek görülecek yer çok ama ne yazık ki daha önce de dediğim gibi ilk gidenler için tokyo seyahatinin yanında bir kaç günlük aperatif olarak kalıyor çoğu zaman. böyle olunca da bir çok yeri görme fırsatınız olmuyor. o yüzden muhtemel bir japonya seyahati öncesinde zamanınızı iyi planlayın ve kyoto'yu geçiştirmeyin derim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar