bugün
- nickten isim tahmini yapmak72
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- hikayeyi devam ettir30
- hayattan zevk alamamak15
- gocunun nerede olması12
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- rüyamda kadın olmuştum6
- uyumayın konuşalım5
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi7
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- temiz nevresimler içinde uyumak4
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- yazarların öldükten sonraki planları4
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- uysaljakoben16
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- makine mühendisliği3
- biber dolması olsa da yesek5
- yeşilçam filmi izlemek6
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- sokakta kavga teknikleri3
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- habire12 adamdır37
- yeni parti50
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri2
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- cioran neden intihar etmedi3
- en güzel tatlı2
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- cem küçük5
- yazarların zeka seviyeleri7
- kadın2
- habire1259
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı7
19'uncu yüzyılın sonlarına kadar imparatorluk japonyasına başkentlik yapmış şehir. yolu japonya'ya düşenlerin mutlaka bir ziyaret etmesi gereken...
evet japonya denilince akıllara ilk tokyo geliyor ama samurai'lara, katana'lara, geisha'lara falan meraklıysanız bu şehir sahip olduğu tarihi ve kültürel değerler ile sizi fazlasıyla mest edecektir. bu yüzden bir japonya seyahati planlıyorsanız kyoto'ya da mutlaka bir kaç gün ayırın. bir kaç gün diyorum, zira "ya japonya'ya kadar gitmişken 1 geceyi de kyoto'da geçirir oraları da bir görmüş olurum." diyip geçiştirilecek bir yer değil. zaten gezilecek görülecek yerler birbiriyle çok alakasız yerlerde...
neyse, öncelikle ulaşımdan bahsetmek gerekirse; kyoto'ya gitmek için 2 seçeneğiniz var. birincisi hızlı tokyo-kyoto arasındaki hızlı trenler. ancak bu hızlı trenlerin fiyatı bir hayli yüksek. yanlış hatırlamıyorsam tokyo-kyoto hattı için 400-500 TL gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor. bu nedenle japonya'da bir kaç şehiri gezmeyi planlıyorsanız seyahatiniz öncesinde bir jr pass edinmeniz gayet akıllıca olur. zira böylece 1 haftalık jr pass'a yaklaşık 600 TL gibi bir fiyat ödeyerek tüm hızlı trenleri ücretsiz kullanabilirsiniz.
bir diğer seçenek otobüs yolculuğu. ancak tokyo japonya'nın kuzeyinde, kyoto ise güneyinde yer alıyor, yani aralarındaki mesafe bir hayli uzun. hızlı trenle bu iki şehir arası yaklaşık 3 buçuk saat sürüyor. otobüs yolculuğu ile bu süre 6-7 saate çıkıyor ve hızlı trene kıyasla pek de konforlu bir ulaşım seçeneği değil. ancak iyi bir zamanlama ile otobüs yolculuğunu geceye denk getirip bir gecelik konaklama parasından kotarabilirsiniz. seçim sizin...
kyoto'ya geldiniz; öncelikle kendinize kalmak için bir ryokan, yani tarihi japon hanlarından birini bulun. tokyo'da bunlar bir hayli pahalı. kyoto'da ise fiyatları biraz daha uygun. içerisinin dekorasyonu ise tam olarak böyle;
görsel
gezilecek görülecek yerlere gelince;
fushimi inari taisha kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri. özetlemek gerekir. küçük küçük tapınaklardan oluşan ve bir dağ boyunca devam eden, tori adlı kapılarla kaplı bir patika. ziyaret etmesi 3 saat falan sürüyor, hatta daha fazla. bu 3 saat boyunca dağ tepe tırmandığınızdan sonlara doğru bir hayli yoruluyorsunuz. ama kesinlikle deyiyor. şahsen hayatım boyunca gördüğüm en etkileyici yerdi...
yolculuğun sonunda, sağda solda gördüğünüz seyyar satıcılar vasıtasıyla bir şeyler atıştırabilir, çok yorulduysanız bir kafeye oturup kendinize matcha latte (green tea latte) ısmarlıyabilirsiniz.
kyoto'da tapınaktan geçilmiyor ve bunların çoğu mimarisi ve hikayesiyle görülesi yapılar ama zamanınız kısıtlıysa bir diğer gitmezsen olmaz noktası da kinkajkuji tapınağı. bu tapınağı diğerlerinden ayıran özellik tapınağın altın kaplama olması evet baya altın kaplama...
bir de mutlaka bir gece gion'a uğrayın. gion dediğim edo dönemi japonyasının istiklal caddesi. o zamanki atmosferini koruyor. sağda solda irili ufaklı japon restoranları var. hepsi acayip otandik. içeri girip ayakkabılarınızı çıkarıyor ve bir yer masasına oturuyorsunuz. kimonolu ablalar size sakenizi ve seçeceğiniz yemeği servis ediyor falan... turistik bir yer olması nedeniyle fiyatlar biraz uçuk ama yemekler güzel, atmosfer ise eşsiz...
bu arada gion'da gezerken sağda solda geisha'larla karşılaşmanız mümkün. evet baya geisha ! şimdi, geisha deyince bizim aklımıza eski japonya'daki hayat kadınları geliyor ama olay pek öyle değil. bunların amacı cinsellikten çok size eşlik etmek. yemek yerken sohbet ve hizmet etmek, hatta kalkıp dans etmek falan... neyse merak edenler için sokağın başında gion corner diye küçük bir gosteri salonu var. burada geisha gösterileri, kısa bir kabuki tiyatrosu ve kukla gösterilerinden oluşan 1 saatlik bir şovu uygun bir ücrete izleyebilirsiniz...
kyoto'yla ilgili gezilecek görülecek yer çok ama ne yazık ki daha önce de dediğim gibi ilk gidenler için tokyo seyahatinin yanında bir kaç günlük aperatif olarak kalıyor çoğu zaman. böyle olunca da bir çok yeri görme fırsatınız olmuyor. o yüzden muhtemel bir japonya seyahati öncesinde zamanınızı iyi planlayın ve kyoto'yu geçiştirmeyin derim...
evet japonya denilince akıllara ilk tokyo geliyor ama samurai'lara, katana'lara, geisha'lara falan meraklıysanız bu şehir sahip olduğu tarihi ve kültürel değerler ile sizi fazlasıyla mest edecektir. bu yüzden bir japonya seyahati planlıyorsanız kyoto'ya da mutlaka bir kaç gün ayırın. bir kaç gün diyorum, zira "ya japonya'ya kadar gitmişken 1 geceyi de kyoto'da geçirir oraları da bir görmüş olurum." diyip geçiştirilecek bir yer değil. zaten gezilecek görülecek yerler birbiriyle çok alakasız yerlerde...
neyse, öncelikle ulaşımdan bahsetmek gerekirse; kyoto'ya gitmek için 2 seçeneğiniz var. birincisi hızlı tokyo-kyoto arasındaki hızlı trenler. ancak bu hızlı trenlerin fiyatı bir hayli yüksek. yanlış hatırlamıyorsam tokyo-kyoto hattı için 400-500 TL gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor. bu nedenle japonya'da bir kaç şehiri gezmeyi planlıyorsanız seyahatiniz öncesinde bir jr pass edinmeniz gayet akıllıca olur. zira böylece 1 haftalık jr pass'a yaklaşık 600 TL gibi bir fiyat ödeyerek tüm hızlı trenleri ücretsiz kullanabilirsiniz.
bir diğer seçenek otobüs yolculuğu. ancak tokyo japonya'nın kuzeyinde, kyoto ise güneyinde yer alıyor, yani aralarındaki mesafe bir hayli uzun. hızlı trenle bu iki şehir arası yaklaşık 3 buçuk saat sürüyor. otobüs yolculuğu ile bu süre 6-7 saate çıkıyor ve hızlı trene kıyasla pek de konforlu bir ulaşım seçeneği değil. ancak iyi bir zamanlama ile otobüs yolculuğunu geceye denk getirip bir gecelik konaklama parasından kotarabilirsiniz. seçim sizin...
kyoto'ya geldiniz; öncelikle kendinize kalmak için bir ryokan, yani tarihi japon hanlarından birini bulun. tokyo'da bunlar bir hayli pahalı. kyoto'da ise fiyatları biraz daha uygun. içerisinin dekorasyonu ise tam olarak böyle;
görsel
gezilecek görülecek yerlere gelince;
fushimi inari taisha kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri. özetlemek gerekir. küçük küçük tapınaklardan oluşan ve bir dağ boyunca devam eden, tori adlı kapılarla kaplı bir patika. ziyaret etmesi 3 saat falan sürüyor, hatta daha fazla. bu 3 saat boyunca dağ tepe tırmandığınızdan sonlara doğru bir hayli yoruluyorsunuz. ama kesinlikle deyiyor. şahsen hayatım boyunca gördüğüm en etkileyici yerdi...
yolculuğun sonunda, sağda solda gördüğünüz seyyar satıcılar vasıtasıyla bir şeyler atıştırabilir, çok yorulduysanız bir kafeye oturup kendinize matcha latte (green tea latte) ısmarlıyabilirsiniz.
kyoto'da tapınaktan geçilmiyor ve bunların çoğu mimarisi ve hikayesiyle görülesi yapılar ama zamanınız kısıtlıysa bir diğer gitmezsen olmaz noktası da kinkajkuji tapınağı. bu tapınağı diğerlerinden ayıran özellik tapınağın altın kaplama olması evet baya altın kaplama...
bir de mutlaka bir gece gion'a uğrayın. gion dediğim edo dönemi japonyasının istiklal caddesi. o zamanki atmosferini koruyor. sağda solda irili ufaklı japon restoranları var. hepsi acayip otandik. içeri girip ayakkabılarınızı çıkarıyor ve bir yer masasına oturuyorsunuz. kimonolu ablalar size sakenizi ve seçeceğiniz yemeği servis ediyor falan... turistik bir yer olması nedeniyle fiyatlar biraz uçuk ama yemekler güzel, atmosfer ise eşsiz...
bu arada gion'da gezerken sağda solda geisha'larla karşılaşmanız mümkün. evet baya geisha ! şimdi, geisha deyince bizim aklımıza eski japonya'daki hayat kadınları geliyor ama olay pek öyle değil. bunların amacı cinsellikten çok size eşlik etmek. yemek yerken sohbet ve hizmet etmek, hatta kalkıp dans etmek falan... neyse merak edenler için sokağın başında gion corner diye küçük bir gosteri salonu var. burada geisha gösterileri, kısa bir kabuki tiyatrosu ve kukla gösterilerinden oluşan 1 saatlik bir şovu uygun bir ücrete izleyebilirsiniz...
kyoto'yla ilgili gezilecek görülecek yer çok ama ne yazık ki daha önce de dediğim gibi ilk gidenler için tokyo seyahatinin yanında bir kaç günlük aperatif olarak kalıyor çoğu zaman. böyle olunca da bir çok yeri görme fırsatınız olmuyor. o yüzden muhtemel bir japonya seyahati öncesinde zamanınızı iyi planlayın ve kyoto'yu geçiştirmeyin derim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar