bugün
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- acıkmamak için öneriler4
- arkadaşlar nasılsınız6
- deli olduğunun farkına varmak4
- true denilen yazar10
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite5
- ölümü merak edip ölmek3
- diyanetin abd'deki villaları8
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor3
- rocky 4 te aporlo'nun ölmesi2
- kitaplıktan ödünç kitap vermemek5
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı6
- iyi geceler arkadaşlar2
- parası olduğu halde işe giden insan2
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir5
- cilgincapkin221
- giden gider2
- gammazlar çetesi18
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- cibali sahil3
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- en iyi türkçe klip3
- can sıkıntısından kendine sarmak2
- otobüs muavini3
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- trabzon'un abartılmış balon bir şehir olması3
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- clydeless bonnie7
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması4
- zaman baba birader bey birader4
- gecenin film sahnesi2
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- siyah sütyen2
- sözlük kızları ve erkeklerinin ortak noktaları2
- bir sözlük kızını aşırı seksi bulmak3
- barış yarkadaş2
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- erecto bey user2
- osman tuş2
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
- elon musk2
- ankara'ya yaklaşma hissi2
- tek başına tatile çıkmak4
- sarı yeleli aslan trump8
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
19'uncu yüzyılın sonlarına kadar imparatorluk japonyasına başkentlik yapmış şehir. yolu japonya'ya düşenlerin mutlaka bir ziyaret etmesi gereken...
evet japonya denilince akıllara ilk tokyo geliyor ama samurai'lara, katana'lara, geisha'lara falan meraklıysanız bu şehir sahip olduğu tarihi ve kültürel değerler ile sizi fazlasıyla mest edecektir. bu yüzden bir japonya seyahati planlıyorsanız kyoto'ya da mutlaka bir kaç gün ayırın. bir kaç gün diyorum, zira "ya japonya'ya kadar gitmişken 1 geceyi de kyoto'da geçirir oraları da bir görmüş olurum." diyip geçiştirilecek bir yer değil. zaten gezilecek görülecek yerler birbiriyle çok alakasız yerlerde...
neyse, öncelikle ulaşımdan bahsetmek gerekirse; kyoto'ya gitmek için 2 seçeneğiniz var. birincisi hızlı tokyo-kyoto arasındaki hızlı trenler. ancak bu hızlı trenlerin fiyatı bir hayli yüksek. yanlış hatırlamıyorsam tokyo-kyoto hattı için 400-500 TL gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor. bu nedenle japonya'da bir kaç şehiri gezmeyi planlıyorsanız seyahatiniz öncesinde bir jr pass edinmeniz gayet akıllıca olur. zira böylece 1 haftalık jr pass'a yaklaşık 600 TL gibi bir fiyat ödeyerek tüm hızlı trenleri ücretsiz kullanabilirsiniz.
bir diğer seçenek otobüs yolculuğu. ancak tokyo japonya'nın kuzeyinde, kyoto ise güneyinde yer alıyor, yani aralarındaki mesafe bir hayli uzun. hızlı trenle bu iki şehir arası yaklaşık 3 buçuk saat sürüyor. otobüs yolculuğu ile bu süre 6-7 saate çıkıyor ve hızlı trene kıyasla pek de konforlu bir ulaşım seçeneği değil. ancak iyi bir zamanlama ile otobüs yolculuğunu geceye denk getirip bir gecelik konaklama parasından kotarabilirsiniz. seçim sizin...
kyoto'ya geldiniz; öncelikle kendinize kalmak için bir ryokan, yani tarihi japon hanlarından birini bulun. tokyo'da bunlar bir hayli pahalı. kyoto'da ise fiyatları biraz daha uygun. içerisinin dekorasyonu ise tam olarak böyle;
görsel
gezilecek görülecek yerlere gelince;
fushimi inari taisha kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri. özetlemek gerekir. küçük küçük tapınaklardan oluşan ve bir dağ boyunca devam eden, tori adlı kapılarla kaplı bir patika. ziyaret etmesi 3 saat falan sürüyor, hatta daha fazla. bu 3 saat boyunca dağ tepe tırmandığınızdan sonlara doğru bir hayli yoruluyorsunuz. ama kesinlikle deyiyor. şahsen hayatım boyunca gördüğüm en etkileyici yerdi...
yolculuğun sonunda, sağda solda gördüğünüz seyyar satıcılar vasıtasıyla bir şeyler atıştırabilir, çok yorulduysanız bir kafeye oturup kendinize matcha latte (green tea latte) ısmarlıyabilirsiniz.
kyoto'da tapınaktan geçilmiyor ve bunların çoğu mimarisi ve hikayesiyle görülesi yapılar ama zamanınız kısıtlıysa bir diğer gitmezsen olmaz noktası da kinkajkuji tapınağı. bu tapınağı diğerlerinden ayıran özellik tapınağın altın kaplama olması evet baya altın kaplama...
bir de mutlaka bir gece gion'a uğrayın. gion dediğim edo dönemi japonyasının istiklal caddesi. o zamanki atmosferini koruyor. sağda solda irili ufaklı japon restoranları var. hepsi acayip otandik. içeri girip ayakkabılarınızı çıkarıyor ve bir yer masasına oturuyorsunuz. kimonolu ablalar size sakenizi ve seçeceğiniz yemeği servis ediyor falan... turistik bir yer olması nedeniyle fiyatlar biraz uçuk ama yemekler güzel, atmosfer ise eşsiz...
bu arada gion'da gezerken sağda solda geisha'larla karşılaşmanız mümkün. evet baya geisha ! şimdi, geisha deyince bizim aklımıza eski japonya'daki hayat kadınları geliyor ama olay pek öyle değil. bunların amacı cinsellikten çok size eşlik etmek. yemek yerken sohbet ve hizmet etmek, hatta kalkıp dans etmek falan... neyse merak edenler için sokağın başında gion corner diye küçük bir gosteri salonu var. burada geisha gösterileri, kısa bir kabuki tiyatrosu ve kukla gösterilerinden oluşan 1 saatlik bir şovu uygun bir ücrete izleyebilirsiniz...
kyoto'yla ilgili gezilecek görülecek yer çok ama ne yazık ki daha önce de dediğim gibi ilk gidenler için tokyo seyahatinin yanında bir kaç günlük aperatif olarak kalıyor çoğu zaman. böyle olunca da bir çok yeri görme fırsatınız olmuyor. o yüzden muhtemel bir japonya seyahati öncesinde zamanınızı iyi planlayın ve kyoto'yu geçiştirmeyin derim...
evet japonya denilince akıllara ilk tokyo geliyor ama samurai'lara, katana'lara, geisha'lara falan meraklıysanız bu şehir sahip olduğu tarihi ve kültürel değerler ile sizi fazlasıyla mest edecektir. bu yüzden bir japonya seyahati planlıyorsanız kyoto'ya da mutlaka bir kaç gün ayırın. bir kaç gün diyorum, zira "ya japonya'ya kadar gitmişken 1 geceyi de kyoto'da geçirir oraları da bir görmüş olurum." diyip geçiştirilecek bir yer değil. zaten gezilecek görülecek yerler birbiriyle çok alakasız yerlerde...
neyse, öncelikle ulaşımdan bahsetmek gerekirse; kyoto'ya gitmek için 2 seçeneğiniz var. birincisi hızlı tokyo-kyoto arasındaki hızlı trenler. ancak bu hızlı trenlerin fiyatı bir hayli yüksek. yanlış hatırlamıyorsam tokyo-kyoto hattı için 400-500 TL gibi bir ücret ödemeniz gerekiyor. bu nedenle japonya'da bir kaç şehiri gezmeyi planlıyorsanız seyahatiniz öncesinde bir jr pass edinmeniz gayet akıllıca olur. zira böylece 1 haftalık jr pass'a yaklaşık 600 TL gibi bir fiyat ödeyerek tüm hızlı trenleri ücretsiz kullanabilirsiniz.
bir diğer seçenek otobüs yolculuğu. ancak tokyo japonya'nın kuzeyinde, kyoto ise güneyinde yer alıyor, yani aralarındaki mesafe bir hayli uzun. hızlı trenle bu iki şehir arası yaklaşık 3 buçuk saat sürüyor. otobüs yolculuğu ile bu süre 6-7 saate çıkıyor ve hızlı trene kıyasla pek de konforlu bir ulaşım seçeneği değil. ancak iyi bir zamanlama ile otobüs yolculuğunu geceye denk getirip bir gecelik konaklama parasından kotarabilirsiniz. seçim sizin...
kyoto'ya geldiniz; öncelikle kendinize kalmak için bir ryokan, yani tarihi japon hanlarından birini bulun. tokyo'da bunlar bir hayli pahalı. kyoto'da ise fiyatları biraz daha uygun. içerisinin dekorasyonu ise tam olarak böyle;
görsel
gezilecek görülecek yerlere gelince;
fushimi inari taisha kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri. özetlemek gerekir. küçük küçük tapınaklardan oluşan ve bir dağ boyunca devam eden, tori adlı kapılarla kaplı bir patika. ziyaret etmesi 3 saat falan sürüyor, hatta daha fazla. bu 3 saat boyunca dağ tepe tırmandığınızdan sonlara doğru bir hayli yoruluyorsunuz. ama kesinlikle deyiyor. şahsen hayatım boyunca gördüğüm en etkileyici yerdi...
yolculuğun sonunda, sağda solda gördüğünüz seyyar satıcılar vasıtasıyla bir şeyler atıştırabilir, çok yorulduysanız bir kafeye oturup kendinize matcha latte (green tea latte) ısmarlıyabilirsiniz.
kyoto'da tapınaktan geçilmiyor ve bunların çoğu mimarisi ve hikayesiyle görülesi yapılar ama zamanınız kısıtlıysa bir diğer gitmezsen olmaz noktası da kinkajkuji tapınağı. bu tapınağı diğerlerinden ayıran özellik tapınağın altın kaplama olması evet baya altın kaplama...
bir de mutlaka bir gece gion'a uğrayın. gion dediğim edo dönemi japonyasının istiklal caddesi. o zamanki atmosferini koruyor. sağda solda irili ufaklı japon restoranları var. hepsi acayip otandik. içeri girip ayakkabılarınızı çıkarıyor ve bir yer masasına oturuyorsunuz. kimonolu ablalar size sakenizi ve seçeceğiniz yemeği servis ediyor falan... turistik bir yer olması nedeniyle fiyatlar biraz uçuk ama yemekler güzel, atmosfer ise eşsiz...
bu arada gion'da gezerken sağda solda geisha'larla karşılaşmanız mümkün. evet baya geisha ! şimdi, geisha deyince bizim aklımıza eski japonya'daki hayat kadınları geliyor ama olay pek öyle değil. bunların amacı cinsellikten çok size eşlik etmek. yemek yerken sohbet ve hizmet etmek, hatta kalkıp dans etmek falan... neyse merak edenler için sokağın başında gion corner diye küçük bir gosteri salonu var. burada geisha gösterileri, kısa bir kabuki tiyatrosu ve kukla gösterilerinden oluşan 1 saatlik bir şovu uygun bir ücrete izleyebilirsiniz...
kyoto'yla ilgili gezilecek görülecek yer çok ama ne yazık ki daha önce de dediğim gibi ilk gidenler için tokyo seyahatinin yanında bir kaç günlük aperatif olarak kalıyor çoğu zaman. böyle olunca da bir çok yeri görme fırsatınız olmuyor. o yüzden muhtemel bir japonya seyahati öncesinde zamanınızı iyi planlayın ve kyoto'yu geçiştirmeyin derim...
güncel Önemli Başlıklar