bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri47
- birine geç kalmak9
- abd'nin iran füzelerine müdahale etmemesi3
- cayır cayır yanan kız13
- sabah sekizde okulda olmanın felsefi anlamsızlığı2
- seni ne mutlu eder sorusu6
- m r e r e c t o12
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor7
- larisalisa10
- insanlardan nefret etmek8
- beyazsemsiyeliyabanci48
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- satranç haram yasaklansın17
- eşime sormam lazım kadınları3
- uludağ sözlük discord grubu7
- güvenli bir omuz arar bazen insan4
- aşkım daha önce hiç patlıcan yemedim diyen kız3
- yer sofrası5
- gir içime hünharca12
- eve atılan kızın ekşici çıkması4
- chery2
- bruce lee4
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- güzel bir kadını terk etmek5
- yalnızlık güç değildir4
- çocuğum olmuyor ne yapmalıyım4
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- arkadaşlar bakar mısınız8
- afganistan islam emirliği4
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- park sorunu6
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- şişman kezoyu eskrim hamleleri ile zayıflatmak4
- yorgun mermi22
- gocu43
- filmlerde dövülen adamın güçlenip geri dönmesi3
- timsah4
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- kürt mutfağı7
- togg'a lpg taktırmak11
- dul kalmak4
- en sevilen meyveler8
- 1 milyar tl loto ikramiyesi çıkan şanslı vatandaş3
- kaslı erkek isteyen şişman kız4
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi11
- escort2
II. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’nin girişimi sonucunda 7 ülke (G7), dünya ekonomisini makro planda idare eder hale gelmişti.
1991’de SSCB’nin sosyalist yapısı dağılıp karşımıza liberalleşme eğilimindeki bir devlet olarak Rusya çıkınca, o da dahil edilerek dünya patronları G8’e yükseltildi.
Ama 1997 yılında ekonomik parametreleri yükselen kıta olan Asya’da mali kriz ortaya çıkınca dünyadaki parasal dengeler etkilendi.
ABD’nin II. Dünya Savaşı’ndan sonra kurduğu ekonomik ve siyasi dünya imparatorluğuna karşı var olmaya çalışan yeni blokların tabii ki ekonomi-politik açılımları da söz konusuydu. Ayrıca Çin-Hindistan Ekseni denilen yeni ekonomik atılımların veya Şangay Beşlisi türü jeo-ekonomik temelli potansiyel yeni havzaların G7 ülkelerinin ekonomik ve siyasi hesap ve işleyişlerini etkilememesi mümkün değildi.
BM Güvenlik Konseyi’nde birinci dereceden siyasi, sosyal ve ekonomik dünya olaylarına ‘müdahale etme veya etmeme’ konusunda ‘veto yetkisi’ bulunan 5 daimi kapitalist ülke (ABD, ingiltere, Fransa, Rusya, Çin), emperyal bir tarihe ve pratiğe sahiptir. Küresel çapta sömürü ve işgal pratiği ile kirli olan bu 5 daimi üyeye en önemli itirazı Türkiye adına Recep Tayyip Erdoğan dile getirmiştir: ‘Dünya beşten büyüktür.’
Yine son Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu da bu itirazı açarak devam ettirmiştir: ‘Dünyada paradigma değişimine ihtiyaç var. BM Güvenlik Konseyi için reforma ihtiyaç var.’
Erdoğan, BM yapısının değişmesini 10 yıldır dile getirmektedir. GK’nun 5 daimi üyesi ile devletler ve toplumlar arası kangrenleşmiş konulara adalet eksenli bir çözüm bulunamayacağı açıktır.
Kaldı Irak’ı bombalayıp yüz binlerce sivil Müslümanı katleden ABD imparatorluğu güdümündeki Koalisyon Güçleri, BM Güvenlik Konseyi’nden bile karar çıkartmayı gerekli görmediler.
15-16 Kasım’da Antalya-Belek’te yapılacak G20 toplantısından önce Erdoğan, Ankara’da gerçekleştirilen DEiK’te (Dış Ekonomik ilişkiler Kurulu Toplantısı’nda) Suriye’deki zulüm sistemini ve muhtemel göç dalgalarını anlatırken, daha önce BMGK yerini G20’lerin almasıyla ilgili görüşlerine de işarette bulunmuştur.
O zaman G20 neyi ifade etmektedir?
1990’ların başında Anglo-Sakson Ekseni’nin ekonomik hâkimiyetine karşılık ağır ağır belirginleşen 2 ekonomik nüfuz bölgesi daha gündem olmaya başlamıştı. AT’dan (Avrupa Topluluğu) AB’ye geçen Avrupa ve önünü Japonya’nın çektiği Pasifik Havzası.
Ancak süreç içinde ABD-AB dayanışmasına karşı başını Çin ve Hindistan’ın çektiği BRiC (daha sonra BRiCS) denilen yeni bir blok (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) oluştu.
Necmettin Erbakan’ın D8 tarzını realize etmek konusunda en önemli çıkış Türkiye’den geldi. Türkiye AK Parti iktidarı ile ‘Orta Ölçekli Bölgesel Güç’ haline gelme konusunda (Kafkasya, Balkanlar, Ortadoğu’nun ve enerji nakil hatlarının ortasında) ciddi bir potansiyel güç olmaya, oluşturmaya başladı.
Ayrıca Türkiye, Küresel Güney ile MiNTS Bloku’nu (Malezya, Endonezya, Nijerya, Türkiye, Suudi Arabistan) oluşturma arifesindeydi.
işte Asya 1977 mali krizinden sonra G7 ülkeleri dünya ekonomi ve mali yönetimini, ekonomik ve siyasi nüfuz gücü olarak en etkili 20 ülke ile paylaşmaya karar verdi.
G20’lerin gündemini belirleme sırası 2015 yılında Türkiye’de.
1991’de SSCB’nin sosyalist yapısı dağılıp karşımıza liberalleşme eğilimindeki bir devlet olarak Rusya çıkınca, o da dahil edilerek dünya patronları G8’e yükseltildi.
Ama 1997 yılında ekonomik parametreleri yükselen kıta olan Asya’da mali kriz ortaya çıkınca dünyadaki parasal dengeler etkilendi.
ABD’nin II. Dünya Savaşı’ndan sonra kurduğu ekonomik ve siyasi dünya imparatorluğuna karşı var olmaya çalışan yeni blokların tabii ki ekonomi-politik açılımları da söz konusuydu. Ayrıca Çin-Hindistan Ekseni denilen yeni ekonomik atılımların veya Şangay Beşlisi türü jeo-ekonomik temelli potansiyel yeni havzaların G7 ülkelerinin ekonomik ve siyasi hesap ve işleyişlerini etkilememesi mümkün değildi.
BM Güvenlik Konseyi’nde birinci dereceden siyasi, sosyal ve ekonomik dünya olaylarına ‘müdahale etme veya etmeme’ konusunda ‘veto yetkisi’ bulunan 5 daimi kapitalist ülke (ABD, ingiltere, Fransa, Rusya, Çin), emperyal bir tarihe ve pratiğe sahiptir. Küresel çapta sömürü ve işgal pratiği ile kirli olan bu 5 daimi üyeye en önemli itirazı Türkiye adına Recep Tayyip Erdoğan dile getirmiştir: ‘Dünya beşten büyüktür.’
Yine son Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu da bu itirazı açarak devam ettirmiştir: ‘Dünyada paradigma değişimine ihtiyaç var. BM Güvenlik Konseyi için reforma ihtiyaç var.’
Erdoğan, BM yapısının değişmesini 10 yıldır dile getirmektedir. GK’nun 5 daimi üyesi ile devletler ve toplumlar arası kangrenleşmiş konulara adalet eksenli bir çözüm bulunamayacağı açıktır.
Kaldı Irak’ı bombalayıp yüz binlerce sivil Müslümanı katleden ABD imparatorluğu güdümündeki Koalisyon Güçleri, BM Güvenlik Konseyi’nden bile karar çıkartmayı gerekli görmediler.
15-16 Kasım’da Antalya-Belek’te yapılacak G20 toplantısından önce Erdoğan, Ankara’da gerçekleştirilen DEiK’te (Dış Ekonomik ilişkiler Kurulu Toplantısı’nda) Suriye’deki zulüm sistemini ve muhtemel göç dalgalarını anlatırken, daha önce BMGK yerini G20’lerin almasıyla ilgili görüşlerine de işarette bulunmuştur.
O zaman G20 neyi ifade etmektedir?
1990’ların başında Anglo-Sakson Ekseni’nin ekonomik hâkimiyetine karşılık ağır ağır belirginleşen 2 ekonomik nüfuz bölgesi daha gündem olmaya başlamıştı. AT’dan (Avrupa Topluluğu) AB’ye geçen Avrupa ve önünü Japonya’nın çektiği Pasifik Havzası.
Ancak süreç içinde ABD-AB dayanışmasına karşı başını Çin ve Hindistan’ın çektiği BRiC (daha sonra BRiCS) denilen yeni bir blok (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) oluştu.
Necmettin Erbakan’ın D8 tarzını realize etmek konusunda en önemli çıkış Türkiye’den geldi. Türkiye AK Parti iktidarı ile ‘Orta Ölçekli Bölgesel Güç’ haline gelme konusunda (Kafkasya, Balkanlar, Ortadoğu’nun ve enerji nakil hatlarının ortasında) ciddi bir potansiyel güç olmaya, oluşturmaya başladı.
Ayrıca Türkiye, Küresel Güney ile MiNTS Bloku’nu (Malezya, Endonezya, Nijerya, Türkiye, Suudi Arabistan) oluşturma arifesindeydi.
işte Asya 1977 mali krizinden sonra G7 ülkeleri dünya ekonomi ve mali yönetimini, ekonomik ve siyasi nüfuz gücü olarak en etkili 20 ülke ile paylaşmaya karar verdi.
G20’lerin gündemini belirleme sırası 2015 yılında Türkiye’de.
güncel Önemli Başlıklar
