bugün
- nohut yaptım nası olmuş12
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası9
- hakkımda bilmeniz gerekenler18
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- ioçk10
- bey biraderler5
- arkadaşlar5
- nervio burak demirbilek evliliği13
- 45 bin liraya alınabilecek en iyi araba4
- kadın biraderlere ne deniyor sorusu4
- yorgun mermi vs nervio12
- filenin sultanları5
- arkadaşlar çabuk bakın8
- abdülhamid kayıhan osmanoğlu4
- birader ne demek11
- kabataş görüntülerinin bu cuma yayınlanacak olması4
- uludağ sözlük discord grubu10
- koala'nın bu hayatı yaşamaması5
- tuvaletten 80 cm boyunda fare çıkması2
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- uludağ sözlük partisi8
- süzme yoğurt3
- muşlettin bey caddesi2
- börekitas3
- limonlu makarna9
- diamond bosphorus16
- malatya2
- yeni parti46
- giden gider5
- ben gidiyorum4
- peynir gemisi2
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- tai lung18
- ismet gürbüz10
- traktörü olan yazarlar7
- kitap önerir misiniz7
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- aykolik'in hiç yaşlanmaması4
- makarna abartılmış balon bir yemektir3
- kız nick altı meriçleri12
- sıfır bir gökhan abi2
- çocuk olmanın çok güzel olması3
- anın görüntüsü10
- testo taylan true ziyareti2
- nervio'nun ayaklarının ters olması6
- yolluk2
- gocu meriç7
II. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’nin girişimi sonucunda 7 ülke (G7), dünya ekonomisini makro planda idare eder hale gelmişti.
1991’de SSCB’nin sosyalist yapısı dağılıp karşımıza liberalleşme eğilimindeki bir devlet olarak Rusya çıkınca, o da dahil edilerek dünya patronları G8’e yükseltildi.
Ama 1997 yılında ekonomik parametreleri yükselen kıta olan Asya’da mali kriz ortaya çıkınca dünyadaki parasal dengeler etkilendi.
ABD’nin II. Dünya Savaşı’ndan sonra kurduğu ekonomik ve siyasi dünya imparatorluğuna karşı var olmaya çalışan yeni blokların tabii ki ekonomi-politik açılımları da söz konusuydu. Ayrıca Çin-Hindistan Ekseni denilen yeni ekonomik atılımların veya Şangay Beşlisi türü jeo-ekonomik temelli potansiyel yeni havzaların G7 ülkelerinin ekonomik ve siyasi hesap ve işleyişlerini etkilememesi mümkün değildi.
BM Güvenlik Konseyi’nde birinci dereceden siyasi, sosyal ve ekonomik dünya olaylarına ‘müdahale etme veya etmeme’ konusunda ‘veto yetkisi’ bulunan 5 daimi kapitalist ülke (ABD, ingiltere, Fransa, Rusya, Çin), emperyal bir tarihe ve pratiğe sahiptir. Küresel çapta sömürü ve işgal pratiği ile kirli olan bu 5 daimi üyeye en önemli itirazı Türkiye adına Recep Tayyip Erdoğan dile getirmiştir: ‘Dünya beşten büyüktür.’
Yine son Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu da bu itirazı açarak devam ettirmiştir: ‘Dünyada paradigma değişimine ihtiyaç var. BM Güvenlik Konseyi için reforma ihtiyaç var.’
Erdoğan, BM yapısının değişmesini 10 yıldır dile getirmektedir. GK’nun 5 daimi üyesi ile devletler ve toplumlar arası kangrenleşmiş konulara adalet eksenli bir çözüm bulunamayacağı açıktır.
Kaldı Irak’ı bombalayıp yüz binlerce sivil Müslümanı katleden ABD imparatorluğu güdümündeki Koalisyon Güçleri, BM Güvenlik Konseyi’nden bile karar çıkartmayı gerekli görmediler.
15-16 Kasım’da Antalya-Belek’te yapılacak G20 toplantısından önce Erdoğan, Ankara’da gerçekleştirilen DEiK’te (Dış Ekonomik ilişkiler Kurulu Toplantısı’nda) Suriye’deki zulüm sistemini ve muhtemel göç dalgalarını anlatırken, daha önce BMGK yerini G20’lerin almasıyla ilgili görüşlerine de işarette bulunmuştur.
O zaman G20 neyi ifade etmektedir?
1990’ların başında Anglo-Sakson Ekseni’nin ekonomik hâkimiyetine karşılık ağır ağır belirginleşen 2 ekonomik nüfuz bölgesi daha gündem olmaya başlamıştı. AT’dan (Avrupa Topluluğu) AB’ye geçen Avrupa ve önünü Japonya’nın çektiği Pasifik Havzası.
Ancak süreç içinde ABD-AB dayanışmasına karşı başını Çin ve Hindistan’ın çektiği BRiC (daha sonra BRiCS) denilen yeni bir blok (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) oluştu.
Necmettin Erbakan’ın D8 tarzını realize etmek konusunda en önemli çıkış Türkiye’den geldi. Türkiye AK Parti iktidarı ile ‘Orta Ölçekli Bölgesel Güç’ haline gelme konusunda (Kafkasya, Balkanlar, Ortadoğu’nun ve enerji nakil hatlarının ortasında) ciddi bir potansiyel güç olmaya, oluşturmaya başladı.
Ayrıca Türkiye, Küresel Güney ile MiNTS Bloku’nu (Malezya, Endonezya, Nijerya, Türkiye, Suudi Arabistan) oluşturma arifesindeydi.
işte Asya 1977 mali krizinden sonra G7 ülkeleri dünya ekonomi ve mali yönetimini, ekonomik ve siyasi nüfuz gücü olarak en etkili 20 ülke ile paylaşmaya karar verdi.
G20’lerin gündemini belirleme sırası 2015 yılında Türkiye’de.
1991’de SSCB’nin sosyalist yapısı dağılıp karşımıza liberalleşme eğilimindeki bir devlet olarak Rusya çıkınca, o da dahil edilerek dünya patronları G8’e yükseltildi.
Ama 1997 yılında ekonomik parametreleri yükselen kıta olan Asya’da mali kriz ortaya çıkınca dünyadaki parasal dengeler etkilendi.
ABD’nin II. Dünya Savaşı’ndan sonra kurduğu ekonomik ve siyasi dünya imparatorluğuna karşı var olmaya çalışan yeni blokların tabii ki ekonomi-politik açılımları da söz konusuydu. Ayrıca Çin-Hindistan Ekseni denilen yeni ekonomik atılımların veya Şangay Beşlisi türü jeo-ekonomik temelli potansiyel yeni havzaların G7 ülkelerinin ekonomik ve siyasi hesap ve işleyişlerini etkilememesi mümkün değildi.
BM Güvenlik Konseyi’nde birinci dereceden siyasi, sosyal ve ekonomik dünya olaylarına ‘müdahale etme veya etmeme’ konusunda ‘veto yetkisi’ bulunan 5 daimi kapitalist ülke (ABD, ingiltere, Fransa, Rusya, Çin), emperyal bir tarihe ve pratiğe sahiptir. Küresel çapta sömürü ve işgal pratiği ile kirli olan bu 5 daimi üyeye en önemli itirazı Türkiye adına Recep Tayyip Erdoğan dile getirmiştir: ‘Dünya beşten büyüktür.’
Yine son Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu da bu itirazı açarak devam ettirmiştir: ‘Dünyada paradigma değişimine ihtiyaç var. BM Güvenlik Konseyi için reforma ihtiyaç var.’
Erdoğan, BM yapısının değişmesini 10 yıldır dile getirmektedir. GK’nun 5 daimi üyesi ile devletler ve toplumlar arası kangrenleşmiş konulara adalet eksenli bir çözüm bulunamayacağı açıktır.
Kaldı Irak’ı bombalayıp yüz binlerce sivil Müslümanı katleden ABD imparatorluğu güdümündeki Koalisyon Güçleri, BM Güvenlik Konseyi’nden bile karar çıkartmayı gerekli görmediler.
15-16 Kasım’da Antalya-Belek’te yapılacak G20 toplantısından önce Erdoğan, Ankara’da gerçekleştirilen DEiK’te (Dış Ekonomik ilişkiler Kurulu Toplantısı’nda) Suriye’deki zulüm sistemini ve muhtemel göç dalgalarını anlatırken, daha önce BMGK yerini G20’lerin almasıyla ilgili görüşlerine de işarette bulunmuştur.
O zaman G20 neyi ifade etmektedir?
1990’ların başında Anglo-Sakson Ekseni’nin ekonomik hâkimiyetine karşılık ağır ağır belirginleşen 2 ekonomik nüfuz bölgesi daha gündem olmaya başlamıştı. AT’dan (Avrupa Topluluğu) AB’ye geçen Avrupa ve önünü Japonya’nın çektiği Pasifik Havzası.
Ancak süreç içinde ABD-AB dayanışmasına karşı başını Çin ve Hindistan’ın çektiği BRiC (daha sonra BRiCS) denilen yeni bir blok (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) oluştu.
Necmettin Erbakan’ın D8 tarzını realize etmek konusunda en önemli çıkış Türkiye’den geldi. Türkiye AK Parti iktidarı ile ‘Orta Ölçekli Bölgesel Güç’ haline gelme konusunda (Kafkasya, Balkanlar, Ortadoğu’nun ve enerji nakil hatlarının ortasında) ciddi bir potansiyel güç olmaya, oluşturmaya başladı.
Ayrıca Türkiye, Küresel Güney ile MiNTS Bloku’nu (Malezya, Endonezya, Nijerya, Türkiye, Suudi Arabistan) oluşturma arifesindeydi.
işte Asya 1977 mali krizinden sonra G7 ülkeleri dünya ekonomi ve mali yönetimini, ekonomik ve siyasi nüfuz gücü olarak en etkili 20 ülke ile paylaşmaya karar verdi.
G20’lerin gündemini belirleme sırası 2015 yılında Türkiye’de.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar