bugün
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu9
- herkesle iyi geçinmek5
- en güzel reçel3
- türkiyeye gelmiş en büyük yıldız3
- çerçeve yasa15
- poğaca ile kahvaltı yapmak6
- özgürlük3
- çerçeve yasaya hayır diyenler askerliğe alınsın4
- apo piçtir piç kalacak6
- yaşlı izlenimi veren isimler5
- gitme isteği2
- özgür özel11
- türkiyeye gelmiş en kariyerli futbolcu2
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci2
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı2
- ümit özdağ yavuz ağıralioğlu müsavat dervişoğlu2
- velvet'in fotoğrafları3
- kolombiya da 7 4 büyüklüğünde deprem3
- perk up coffee2
- nikah davetiyesi2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları17
- canın et şiş dürüm çekmesi3
- iki arada bir derede kalmak4
- abdullah öcalan'ı paşa yapmak2
- reçel yiyen erkek2
- adana2
- reis3
- okul kıyafeti zorunluluğu2
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- kardeş2
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- ekşi sözlük referans17
- osint metodolojisi2
- simko318
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz3
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yaşlandığının farkına varmak9
- özkürt özel3
- mutlubey2
- ayşen gruda5
- yalçın çakır2
- mekke anlaşması20
- memduh bashgan11
- sturm graz7
- biz bu formayla conconları 6 0 yendik2
- velvet7
- gammazlığı elinden alınan yazar14
- mikroplastik kirliliği2
- ekonomi8
- gocu beyin günü aydın olsun2
bizim öldü, ağlamaktan gözlerimiz kor oldu, ve herkes bizim acımızı göremeyeçek kadar kör oldu.
bizim babamız öldü, keşke kör olsaydım şair gibi de, o yaşananları görmeseydim. annem dul bizde çok fakir kaldık, 8 yaşındaki kardeşime ancak böyle anlatabilmiştim.
dedem köyden ev verince ne varsa bu şehirde satıp borçlara verip köye yerleşmiştik. bir köy evine göre lüks eşyalarımız vardı. en güzeli de televizyonumuzdu, kocaman renkli bir televizyon. kardeşim pek alışamamıştı köy hayatına, televizyonun başından kalkmazdı.
7 ay olmuştu babayı kaybedeli, babamın kuzenleri geldi, yurt dışındaki şirketimizde 6 yıl çalışmış kuzenleri, ergen yaşlardayım ama çok merak ediyorum konuşanları, olaçakları.
çünkü 7 aydır eve birileri geliyor rahmetlinin borcu diyor, satıyoruz elde ne varsa ödüyoruz, ve annem çok ağlıyor,
olmaz dedim. bunlar babamın kuzenleri hem babam bunları kaç yıl çalıştırdı. kaç kez gurbet elde evimizde kaldılar. ben bunları düşünürken büyük olanı konuşmaya başladı
-yenge biliyorsun, abim son 4 maaşımızı vermemişti, içerde 8 maaşımız var, o zaman türkiyedeydi, rahnmetli oluncada ödeme yapılmadı, şimdi ihtiyacımız var.
- biliyorum dedi annem yine sesi titrek. bende biliyordum bunlar gidince ağlayaçak yine. biliyorum da ömer elde avuçda bişey kalmadı, babam tarla verdi yaza kadar bekleyin bir şekilde öderiz olmadı tarlayı satarız, yaza kadar bakarız bir hal çaresine
- aman yenge dedi büyük ve vicdansız olanı, o kadar ekmeğini yedik abimin, yermi sattırırız
bunları söylerken açık olan kocaman renkli televizyona göz dikmişti, kardeşim cizgi filim izliyordu.
-bak yenge şu televizyonu alalım dedi. sizde zorda kalmayın, az fazla farketmez sayarım dedi,
hiç konuşmadı annem, çatıda duran televizyonun kutusunu getirdi. rahmetlinin yurt dışından getirdiği en son eşyaydı, bir nevi son hatırasıydı.
çizgi filmin yarısında kapattı televizyonu kardeşimin mızmızlanmasına aldırmadan. ömer yardım ediyordu anneme suratında iğrenç bir ifade. sırtlayıp götürdü iki kardeş; annemin en pahalı eşyasını, benim babadan kalan son hatıramı, 8 yaşındaki kardeşimin renkli büyük ekran dünyasını.
kardeşim ağladı, ben utandım, annem kahretti,
istanbula tekrar taşınıncaya kadar televizyonumuz olmadı, kardeşim sadece komşulardan gelen televizyon sesinden çizgi filim izledi günlerce.
bizim babamız öldü, annem çok ağladı, kardeşimin filmi yarıda kapandı, ben çok utandım, biz aşırı derecede yetim kaldık.
19 yıl oldu baba, şimdi televizyonumz var baba, annemin herkesin odasında ayrı, fatih televizyoncu oldu baba, annem tiyatoracı desede, ilk filimleri iş yapmadı ama o yarıda kalan çizği filim kadar üzülmedik.
19 yıl oldu biz büyüdük herkesin odasında bir televizyon var baba ama biz hala aşırı derecede yetimiz.
bizim babamız öldü, keşke kör olsaydım şair gibi de, o yaşananları görmeseydim. annem dul bizde çok fakir kaldık, 8 yaşındaki kardeşime ancak böyle anlatabilmiştim.
dedem köyden ev verince ne varsa bu şehirde satıp borçlara verip köye yerleşmiştik. bir köy evine göre lüks eşyalarımız vardı. en güzeli de televizyonumuzdu, kocaman renkli bir televizyon. kardeşim pek alışamamıştı köy hayatına, televizyonun başından kalkmazdı.
7 ay olmuştu babayı kaybedeli, babamın kuzenleri geldi, yurt dışındaki şirketimizde 6 yıl çalışmış kuzenleri, ergen yaşlardayım ama çok merak ediyorum konuşanları, olaçakları.
çünkü 7 aydır eve birileri geliyor rahmetlinin borcu diyor, satıyoruz elde ne varsa ödüyoruz, ve annem çok ağlıyor,
olmaz dedim. bunlar babamın kuzenleri hem babam bunları kaç yıl çalıştırdı. kaç kez gurbet elde evimizde kaldılar. ben bunları düşünürken büyük olanı konuşmaya başladı
-yenge biliyorsun, abim son 4 maaşımızı vermemişti, içerde 8 maaşımız var, o zaman türkiyedeydi, rahnmetli oluncada ödeme yapılmadı, şimdi ihtiyacımız var.
- biliyorum dedi annem yine sesi titrek. bende biliyordum bunlar gidince ağlayaçak yine. biliyorum da ömer elde avuçda bişey kalmadı, babam tarla verdi yaza kadar bekleyin bir şekilde öderiz olmadı tarlayı satarız, yaza kadar bakarız bir hal çaresine
- aman yenge dedi büyük ve vicdansız olanı, o kadar ekmeğini yedik abimin, yermi sattırırız
bunları söylerken açık olan kocaman renkli televizyona göz dikmişti, kardeşim cizgi filim izliyordu.
-bak yenge şu televizyonu alalım dedi. sizde zorda kalmayın, az fazla farketmez sayarım dedi,
hiç konuşmadı annem, çatıda duran televizyonun kutusunu getirdi. rahmetlinin yurt dışından getirdiği en son eşyaydı, bir nevi son hatırasıydı.
çizgi filmin yarısında kapattı televizyonu kardeşimin mızmızlanmasına aldırmadan. ömer yardım ediyordu anneme suratında iğrenç bir ifade. sırtlayıp götürdü iki kardeş; annemin en pahalı eşyasını, benim babadan kalan son hatıramı, 8 yaşındaki kardeşimin renkli büyük ekran dünyasını.
kardeşim ağladı, ben utandım, annem kahretti,
istanbula tekrar taşınıncaya kadar televizyonumuz olmadı, kardeşim sadece komşulardan gelen televizyon sesinden çizgi filim izledi günlerce.
bizim babamız öldü, annem çok ağladı, kardeşimin filmi yarıda kapandı, ben çok utandım, biz aşırı derecede yetim kaldık.
19 yıl oldu baba, şimdi televizyonumz var baba, annemin herkesin odasında ayrı, fatih televizyoncu oldu baba, annem tiyatoracı desede, ilk filimleri iş yapmadı ama o yarıda kalan çizği filim kadar üzülmedik.
19 yıl oldu biz büyüdük herkesin odasında bir televizyon var baba ama biz hala aşırı derecede yetimiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar