bugün
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- allah3
- yaşlandığının farkına varmak9
- apı uygulama programlama ara yüzü2
- allah'ın doğurmamış ve doğmamış olması2
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- ekşi sözlük referans17
- tarım3
- kartoncu birader vs erecto bey3
- müzik dinlemek5
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- almanya12
- dağ evi olmayan erkek5
- sözlük yazarlarının kekleri5
- asosyal ve çirkin olmak4
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yahudilere sallayan kitaplar3
- sözlüğün çok durgun olması6
- namaz5
- mekke anlaşması20
- kedi4
- sigara içmeyen erkek4
- clean girl akımı4
- hesaplama3
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- eva mendes2
- 11 ağustos 20262
- sıcak hava vs soğuk hava6
- evlenmeme nedenleri5
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- ekonomi16
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- adavet2
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- şapka ve scream maskesi takıp dolaşmak2
- yağmur2
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- merfulu11
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- ulu parti5
- özgür özel7
- baliye balayına gitme ezikliği4
- türkiye9
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz2
- 2000 doğumlu kızlar5
- yaşlı izlenimi veren isimler3
bizim öldü, ağlamaktan gözlerimiz kor oldu, ve herkes bizim acımızı göremeyeçek kadar kör oldu.
bizim babamız öldü, keşke kör olsaydım şair gibi de, o yaşananları görmeseydim. annem dul bizde çok fakir kaldık, 8 yaşındaki kardeşime ancak böyle anlatabilmiştim.
dedem köyden ev verince ne varsa bu şehirde satıp borçlara verip köye yerleşmiştik. bir köy evine göre lüks eşyalarımız vardı. en güzeli de televizyonumuzdu, kocaman renkli bir televizyon. kardeşim pek alışamamıştı köy hayatına, televizyonun başından kalkmazdı.
7 ay olmuştu babayı kaybedeli, babamın kuzenleri geldi, yurt dışındaki şirketimizde 6 yıl çalışmış kuzenleri, ergen yaşlardayım ama çok merak ediyorum konuşanları, olaçakları.
çünkü 7 aydır eve birileri geliyor rahmetlinin borcu diyor, satıyoruz elde ne varsa ödüyoruz, ve annem çok ağlıyor,
olmaz dedim. bunlar babamın kuzenleri hem babam bunları kaç yıl çalıştırdı. kaç kez gurbet elde evimizde kaldılar. ben bunları düşünürken büyük olanı konuşmaya başladı
-yenge biliyorsun, abim son 4 maaşımızı vermemişti, içerde 8 maaşımız var, o zaman türkiyedeydi, rahnmetli oluncada ödeme yapılmadı, şimdi ihtiyacımız var.
- biliyorum dedi annem yine sesi titrek. bende biliyordum bunlar gidince ağlayaçak yine. biliyorum da ömer elde avuçda bişey kalmadı, babam tarla verdi yaza kadar bekleyin bir şekilde öderiz olmadı tarlayı satarız, yaza kadar bakarız bir hal çaresine
- aman yenge dedi büyük ve vicdansız olanı, o kadar ekmeğini yedik abimin, yermi sattırırız
bunları söylerken açık olan kocaman renkli televizyona göz dikmişti, kardeşim cizgi filim izliyordu.
-bak yenge şu televizyonu alalım dedi. sizde zorda kalmayın, az fazla farketmez sayarım dedi,
hiç konuşmadı annem, çatıda duran televizyonun kutusunu getirdi. rahmetlinin yurt dışından getirdiği en son eşyaydı, bir nevi son hatırasıydı.
çizgi filmin yarısında kapattı televizyonu kardeşimin mızmızlanmasına aldırmadan. ömer yardım ediyordu anneme suratında iğrenç bir ifade. sırtlayıp götürdü iki kardeş; annemin en pahalı eşyasını, benim babadan kalan son hatıramı, 8 yaşındaki kardeşimin renkli büyük ekran dünyasını.
kardeşim ağladı, ben utandım, annem kahretti,
istanbula tekrar taşınıncaya kadar televizyonumuz olmadı, kardeşim sadece komşulardan gelen televizyon sesinden çizgi filim izledi günlerce.
bizim babamız öldü, annem çok ağladı, kardeşimin filmi yarıda kapandı, ben çok utandım, biz aşırı derecede yetim kaldık.
19 yıl oldu baba, şimdi televizyonumz var baba, annemin herkesin odasında ayrı, fatih televizyoncu oldu baba, annem tiyatoracı desede, ilk filimleri iş yapmadı ama o yarıda kalan çizği filim kadar üzülmedik.
19 yıl oldu biz büyüdük herkesin odasında bir televizyon var baba ama biz hala aşırı derecede yetimiz.
bizim babamız öldü, keşke kör olsaydım şair gibi de, o yaşananları görmeseydim. annem dul bizde çok fakir kaldık, 8 yaşındaki kardeşime ancak böyle anlatabilmiştim.
dedem köyden ev verince ne varsa bu şehirde satıp borçlara verip köye yerleşmiştik. bir köy evine göre lüks eşyalarımız vardı. en güzeli de televizyonumuzdu, kocaman renkli bir televizyon. kardeşim pek alışamamıştı köy hayatına, televizyonun başından kalkmazdı.
7 ay olmuştu babayı kaybedeli, babamın kuzenleri geldi, yurt dışındaki şirketimizde 6 yıl çalışmış kuzenleri, ergen yaşlardayım ama çok merak ediyorum konuşanları, olaçakları.
çünkü 7 aydır eve birileri geliyor rahmetlinin borcu diyor, satıyoruz elde ne varsa ödüyoruz, ve annem çok ağlıyor,
olmaz dedim. bunlar babamın kuzenleri hem babam bunları kaç yıl çalıştırdı. kaç kez gurbet elde evimizde kaldılar. ben bunları düşünürken büyük olanı konuşmaya başladı
-yenge biliyorsun, abim son 4 maaşımızı vermemişti, içerde 8 maaşımız var, o zaman türkiyedeydi, rahnmetli oluncada ödeme yapılmadı, şimdi ihtiyacımız var.
- biliyorum dedi annem yine sesi titrek. bende biliyordum bunlar gidince ağlayaçak yine. biliyorum da ömer elde avuçda bişey kalmadı, babam tarla verdi yaza kadar bekleyin bir şekilde öderiz olmadı tarlayı satarız, yaza kadar bakarız bir hal çaresine
- aman yenge dedi büyük ve vicdansız olanı, o kadar ekmeğini yedik abimin, yermi sattırırız
bunları söylerken açık olan kocaman renkli televizyona göz dikmişti, kardeşim cizgi filim izliyordu.
-bak yenge şu televizyonu alalım dedi. sizde zorda kalmayın, az fazla farketmez sayarım dedi,
hiç konuşmadı annem, çatıda duran televizyonun kutusunu getirdi. rahmetlinin yurt dışından getirdiği en son eşyaydı, bir nevi son hatırasıydı.
çizgi filmin yarısında kapattı televizyonu kardeşimin mızmızlanmasına aldırmadan. ömer yardım ediyordu anneme suratında iğrenç bir ifade. sırtlayıp götürdü iki kardeş; annemin en pahalı eşyasını, benim babadan kalan son hatıramı, 8 yaşındaki kardeşimin renkli büyük ekran dünyasını.
kardeşim ağladı, ben utandım, annem kahretti,
istanbula tekrar taşınıncaya kadar televizyonumuz olmadı, kardeşim sadece komşulardan gelen televizyon sesinden çizgi filim izledi günlerce.
bizim babamız öldü, annem çok ağladı, kardeşimin filmi yarıda kapandı, ben çok utandım, biz aşırı derecede yetim kaldık.
19 yıl oldu baba, şimdi televizyonumz var baba, annemin herkesin odasında ayrı, fatih televizyoncu oldu baba, annem tiyatoracı desede, ilk filimleri iş yapmadı ama o yarıda kalan çizği filim kadar üzülmedik.
19 yıl oldu biz büyüdük herkesin odasında bir televizyon var baba ama biz hala aşırı derecede yetimiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar