bugün
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez13
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği9
- yeni parti52
- kıyafet alışverişi6
- sözlük kızlarının kekleri12
- gebze fm5
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti7
- kadınların kültürel muhabbetlere girmemesi5
- sevgili3
- en iyi web tarayıcısı3
- manifest grubu vs tarkan14
- kız düşürme teknikleri3
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak7
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- taliban vs ışid3
- huzur3
- sözlük erkeklerinin kekleri2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak9
- memeli kuvvetler2
- türk hava yolları2
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi3
- hikayeyi devam ettir54
- 13 akpli istanbul belediyesi5
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi7
- a haber2
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- iş yerindeki kızın resmen yavşaması6
- opera tarayıcıya reklamsız vpnli gizli sörf yapmak2
- peugeot 6044
- türklerin çinli prenseslere olan düşkünlüğü3
- amerika birleşik devletleri2
- sucukçu birader2
- kızlar2
- camlar açık çıplak yatmak5
- ısmet gurbuz 2024'ün havarileri3
- özgürlükçü pedagoji2
- kedilerin artık fare yakalamaması6
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek5
- sinem dedetaş6
- tüm fake hesapların öbür sözlükten gelmiş olması3
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı17
- kürt arkadaşa verilebilecek hediyeler3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- suca suruklenen cocuk8
- dünyanın en komik şeyi2
- kemal kılıçdaroğlu16
- trump başkanlığı dahada zenginleşmek için mi2
- uykuya doyamamak3
- reklam botları2
- nickten isim tahmini yapmak72
Bir sinema filmi.
Yeşilçam komedilerinin tutkunu bir sinema izleyicisiyim. o yüzden yerli yapım tüm filmleri takip etmeye çalışıyorum. hoş bu zamanda nerede o yeşilçam naifliği, samimiyeti, eğlencesi diyerek izliyorum filmleri. "karabela"yı izledim konu yok, içerik yok, karakterlerin değişim ve dönüşümüne dair ipuçları yok. oradan da hayal kırıklığıyla çıktım. neyse, takip ediyorum ve etmeye de devam edeceğim. Geçenlerde, bu söz konusu "Öyle ya da Böyle" filminin teaserine rastladım, teaserde renklerin matlığı, zayıflığı "yine çöp bir film geliyor" dedirtti bana.
Ama bugün fragmanlarına rastladım, "ohaaa laaan" diyerek heyecanımı kendi kendime açıkladıktan sonra da dur bakayım neymiş diye girdim web sitelerine baktım. web sitesinde gördüğüm afiş keyifli ama sıradan bir işin afişi gibi göründü bana. Lakin oyuncu kadrosuna baktım, güzel bir kadro kurmuşlar "star komedisi" değil de samimiyet işi gibi göründü kadro. zaten Reha Özcan var filmde, Türkiye'nin en iyi oyuncularından biri bence, özel ilgimden dolayı takip ederim o adamı, Devlet Tiyatrolarında oyuncu aynı zamanda konservatuarda hocalık yapıyor falan, sanatsal işlerde de çok seçici olduğunu düşünüyorum o yüzden onu görünce sevindim, iyi bir iş olabilir dedim ve yine web sitelerinde basın bültenlerini gördüm.
bültenin sonunu aynen alıntılıyorum, çünkü o cümle beni en çok heyecanlandıran cümle oldu, 16 Ekim'de vizyon tarihi vermişler, o cümlenin hatırına gidip izleyeceğim ve salondan yine hayal kırıklığıyla çıkarsam... Yine küsmeyeceğim lan Yeşilçam sıcaklığını bulana dek aramaya devam. umarım 16 ya da 17 Ekim gecesi buradan "ooohhh beeee buldum amk" yazarım. ha son cümle şu şekilde; “Samimiyetten beslenen bir dolantı komedisi… ‘Komedi Filmi’ yanlış örnekler yüzünden biraz kirlendi gibi geliyor bana o yüzden ben filme ‘Tebessüm Filmi’ demeyi tercih ediyorum.” senaristi bu cümleyi kurmuş, ben de heyecanlandım... ~https://www.youtube.com/watch?v=yo9Ib0M4VoM ~
EDiT: Evvela filmin teknik aksaklıklarına değinmek lazım, sesteki bazı pürüzler gibi, bazı color sıkıntıları gibi ama genelindeki samimiyet, tüm bunların üstünü örtmüş bence. eğlenceli bir film olmuş, yeşilçam tadını alıyor musun dersen, tadı değil de kokusu buram buram burnunuza geliyor diyebilirim. eğlencesi dozunda, zaman zaman gözünüzün dolmasına da neden oluyor. tam da dedikleri gibi komedi değil, tebessüm filmi olmuş. gideyim hunharca güleyim diyenleri çok tatmin etmeyebilir. bazı sahnelerde gerçekten hunharca gülüyorsunuz ama bu filmin geneli için geçerli değil, genelinde ya böyle hafiften içiniz burularak ya da böyle hafiften yüzünüz gülerek izliyorsunuz. salondan çıktığınızda da son dönemlerde sık sık kurulan "yazık lan verdiğimiz paraya" cümlesi yerine, "arkadaşlarla bir daha gelelim lan" diyorsunuz.
Yeşilçam komedilerinin tutkunu bir sinema izleyicisiyim. o yüzden yerli yapım tüm filmleri takip etmeye çalışıyorum. hoş bu zamanda nerede o yeşilçam naifliği, samimiyeti, eğlencesi diyerek izliyorum filmleri. "karabela"yı izledim konu yok, içerik yok, karakterlerin değişim ve dönüşümüne dair ipuçları yok. oradan da hayal kırıklığıyla çıktım. neyse, takip ediyorum ve etmeye de devam edeceğim. Geçenlerde, bu söz konusu "Öyle ya da Böyle" filminin teaserine rastladım, teaserde renklerin matlığı, zayıflığı "yine çöp bir film geliyor" dedirtti bana.
Ama bugün fragmanlarına rastladım, "ohaaa laaan" diyerek heyecanımı kendi kendime açıkladıktan sonra da dur bakayım neymiş diye girdim web sitelerine baktım. web sitesinde gördüğüm afiş keyifli ama sıradan bir işin afişi gibi göründü bana. Lakin oyuncu kadrosuna baktım, güzel bir kadro kurmuşlar "star komedisi" değil de samimiyet işi gibi göründü kadro. zaten Reha Özcan var filmde, Türkiye'nin en iyi oyuncularından biri bence, özel ilgimden dolayı takip ederim o adamı, Devlet Tiyatrolarında oyuncu aynı zamanda konservatuarda hocalık yapıyor falan, sanatsal işlerde de çok seçici olduğunu düşünüyorum o yüzden onu görünce sevindim, iyi bir iş olabilir dedim ve yine web sitelerinde basın bültenlerini gördüm.
bültenin sonunu aynen alıntılıyorum, çünkü o cümle beni en çok heyecanlandıran cümle oldu, 16 Ekim'de vizyon tarihi vermişler, o cümlenin hatırına gidip izleyeceğim ve salondan yine hayal kırıklığıyla çıkarsam... Yine küsmeyeceğim lan Yeşilçam sıcaklığını bulana dek aramaya devam. umarım 16 ya da 17 Ekim gecesi buradan "ooohhh beeee buldum amk" yazarım. ha son cümle şu şekilde; “Samimiyetten beslenen bir dolantı komedisi… ‘Komedi Filmi’ yanlış örnekler yüzünden biraz kirlendi gibi geliyor bana o yüzden ben filme ‘Tebessüm Filmi’ demeyi tercih ediyorum.” senaristi bu cümleyi kurmuş, ben de heyecanlandım... ~https://www.youtube.com/watch?v=yo9Ib0M4VoM ~
EDiT: Evvela filmin teknik aksaklıklarına değinmek lazım, sesteki bazı pürüzler gibi, bazı color sıkıntıları gibi ama genelindeki samimiyet, tüm bunların üstünü örtmüş bence. eğlenceli bir film olmuş, yeşilçam tadını alıyor musun dersen, tadı değil de kokusu buram buram burnunuza geliyor diyebilirim. eğlencesi dozunda, zaman zaman gözünüzün dolmasına da neden oluyor. tam da dedikleri gibi komedi değil, tebessüm filmi olmuş. gideyim hunharca güleyim diyenleri çok tatmin etmeyebilir. bazı sahnelerde gerçekten hunharca gülüyorsunuz ama bu filmin geneli için geçerli değil, genelinde ya böyle hafiften içiniz burularak ya da böyle hafiften yüzünüz gülerek izliyorsunuz. salondan çıktığınızda da son dönemlerde sık sık kurulan "yazık lan verdiğimiz paraya" cümlesi yerine, "arkadaşlarla bir daha gelelim lan" diyorsunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar