bugün
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı13
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması10
- sözlüğün reisi kim anketi18
- hikayenin devamını getir8
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- tas kafa traşlı hırt sorunu4
- erzurum hdp mitingi6
- hakkari mhp mitingi5
- bir insanı tanımanın en iyi yolu7
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir17
- doğru karpuz seçemeyen erkek9
- tas kafalı hırtlar için el salvador çözümü3
- emret komutanım izlemiş efsane nesil3
- sözlüğün reisi kim14
- nervionun kedisi3
- kalp mi daha duygusal mide mi6
- iskender büyük davasında haklıydı3
- oksizoron tarafından terkedilenler5
- üzümde aroma arıyorum4
- fetöcü polat alemdar3
- sözlük yazarlarının normal kombinleri16
- istiklal mahkemeleri her 10 yılda bir kurulmalı4
- antipanik sizce biraz antipatik mi5
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- sözlükteki fetocular2
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi9
- gocu'nun durgunlaşması3
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- kazım kaşifoğlu2
- true yu evlendiriyoruz kampanyası6
- bir dilim pastaya oy veren eyitimsiz seçmen5
- islamda namaz yoktur30
- hep ileriye doğru bakmak4
- ütünün fişini çektim mi paranoyası5
- market poşetlerini tekte taşıyamayan erkek4
- günaydın küçük ipneler9
- aynı hikayeyi birçok kez anlatan insanlar3
- kolay sıkılan bir insan olmak3
- hoşlanılan kızın kaç para mayış alıyon demesi5
- tombik4
- evde yalnızken anlamsız sesler çıkarmak3
- submission2
- cuma akşamı prod'a deploy atmak2
- resulün salat vakitlerinde ayetleri öğretmesi2
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı3
- antipanik9
- ilk buluşmada amuda kalkarak tost basan kız4
- ineceği yeri söylemeye utanan insan3
- yanlış anlaşılmayı düzeltmeye üşenmek5
günümüz türkçesiyle,daha anlaşılır bir şekilde ;
denizlerden
esen bu ince hava saçlarınla eğlensin
bilsen
hasret ve gurbet melâliyle akşam ufkuna bakan
bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
ne sen,
ne ben,
ne de güzelliğinde toplanan bu akşam,
ne de fikrin elemlerine liman,
olan bu mavi deniz
melâli anlamayan nesle aşina değiliz.
sana yalnız bir ince taze kadın
bana yalnızca eski bir budala
diyen bugünkü insanlık
bu sefil şehvet, bu kirli bakış,
bulamaz sende bende bir anlam,
ne bu akşamda ince bir hüzün
ne de durgun denizde bir kırgın
gizlenme ve umursamazlık titreyişi.
sen ve ben
ve deniz
ve bu akşam ki titreşimsiz, sessiz
topluyor ruhunun kokusunu sanki,
uzak
ve mavi gölgeli bir beldeden ayrı kalarak
bu sürgün ve hasrete ebediyen bu yerde mahkûmuz.
o belde?
durur bakir hayal bölgelerinde;
mavi bir akşam
dinlenir daima üstünde;
eteklerinde deniz
döker ruhlara bir uyku sükûnu.
kadınlar orda güzel, ince, saf, geceye dairdir,
hepsinin gözlerinde hüznün var
hepsi kız kardeştir, veyahut yar;
gönüldeki ıstırabı dindirmeyi bilir
dudaklarındaki ağlamaklı öpücükler, yahut,
o gözlerindeki gök rengi meraklı sessizlik.
onların ruhu küskün akşamdan
yoğunlaşmış menekşelerdir ki
durmaksızın sükûn ve sessizliği arar;
ayın hüznünün ışıksız parıltısı
sığıntı sanki sade ellerine.
o kadar zayıf düşmüş ki, ah, onlar,
onların dilsiz ve ortak hüzünleri,
sonra dalgın akşam, o hasta deniz
hepsi benzer o yerde birbirine...
o belde
hangi bir hayalî kıtada?
hangi bir uzak nehirle çizilmiş sınırları?
bir yalan yer midir, veya mevcut,
fakat bulunmayacak bir hülya sığınağı mı?
bilmem... yalnız
bildiğim sen ve ben ve mavi deniz
ve bu akşam ki titretiyor
bende hüzün ve ilham tellerini,
uzak
ve mavi gölgeli bir beldeden ayrı kalarak
bu sürgün ve hasrete ebediyen bu yerde mahkûmuz...
denizlerden
esen bu ince hava saçlarınla eğlensin
bilsen
hasret ve gurbet melâliyle akşam ufkuna bakan
bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
ne sen,
ne ben,
ne de güzelliğinde toplanan bu akşam,
ne de fikrin elemlerine liman,
olan bu mavi deniz
melâli anlamayan nesle aşina değiliz.
sana yalnız bir ince taze kadın
bana yalnızca eski bir budala
diyen bugünkü insanlık
bu sefil şehvet, bu kirli bakış,
bulamaz sende bende bir anlam,
ne bu akşamda ince bir hüzün
ne de durgun denizde bir kırgın
gizlenme ve umursamazlık titreyişi.
sen ve ben
ve deniz
ve bu akşam ki titreşimsiz, sessiz
topluyor ruhunun kokusunu sanki,
uzak
ve mavi gölgeli bir beldeden ayrı kalarak
bu sürgün ve hasrete ebediyen bu yerde mahkûmuz.
o belde?
durur bakir hayal bölgelerinde;
mavi bir akşam
dinlenir daima üstünde;
eteklerinde deniz
döker ruhlara bir uyku sükûnu.
kadınlar orda güzel, ince, saf, geceye dairdir,
hepsinin gözlerinde hüznün var
hepsi kız kardeştir, veyahut yar;
gönüldeki ıstırabı dindirmeyi bilir
dudaklarındaki ağlamaklı öpücükler, yahut,
o gözlerindeki gök rengi meraklı sessizlik.
onların ruhu küskün akşamdan
yoğunlaşmış menekşelerdir ki
durmaksızın sükûn ve sessizliği arar;
ayın hüznünün ışıksız parıltısı
sığıntı sanki sade ellerine.
o kadar zayıf düşmüş ki, ah, onlar,
onların dilsiz ve ortak hüzünleri,
sonra dalgın akşam, o hasta deniz
hepsi benzer o yerde birbirine...
o belde
hangi bir hayalî kıtada?
hangi bir uzak nehirle çizilmiş sınırları?
bir yalan yer midir, veya mevcut,
fakat bulunmayacak bir hülya sığınağı mı?
bilmem... yalnız
bildiğim sen ve ben ve mavi deniz
ve bu akşam ki titretiyor
bende hüzün ve ilham tellerini,
uzak
ve mavi gölgeli bir beldeden ayrı kalarak
bu sürgün ve hasrete ebediyen bu yerde mahkûmuz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar