bugün
- sözlükteki kaliteli yazarlar29
- 195 kaslı pilot10
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı10
- padişahların aşk şiiri yazma samimiyetsizliği5
- mazot fiyatlarının suçlusu8
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları24
- gece evde şarap kalmaması4
- ikiz doğurmak5
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması15
- ülkü ocaklarının entelektüel alt yapısı5
- borsa8
- şeftali11
- garajda ev yapımı mazot yapmak3
- sosis4
- şeytanın bile israil'e karşı olması6
- beşiktaş deplasmanı3
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması4
- kürdistancıların vatandaşlıktan çıkarılması7
- islamda namaz yoktur35
- yazarların güncel flört listesi4
- sözlüğün reisi kim anketi19
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- sözlük yazarlarının normal kombinleri17
- manifestten hangi kızla sevişirdin2
- sözlük erkeğini annesine şikayet etmek4
- otobüste ön koltuğa oturmama refleksi2
- mazotun 100 lira olacağı tarih16
- allah varsa afrika daki çocuklar neden aç2
- ruhbank2
- asgari ücretle kaç litre akaryakıt alınıyor8
- çağla idi21
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak5
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- ilk buluşmaya başka bir ilk buluşmadan gelen kız8
- borsa istanbul'un değer kaybetmesi3
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- sözlük yazarlarının ortaokul anıları5
- pestil5
- avukat kompleksi4
- uzun saçlı dövmeli küpeli siyah tişörtlü erkek3
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- bir erkeğe iltifat etmek7
- hadım süleyman paşa2
- sözlüğün reisi kim14
- erkeklerin her zaman haksız olması2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- hayatın boka sarmaya başladığı yaş4
günümüz türkçesiyle,daha anlaşılır bir şekilde ;
denizlerden
esen bu ince hava saçlarınla eğlensin
bilsen
hasret ve gurbet melâliyle akşam ufkuna bakan
bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
ne sen,
ne ben,
ne de güzelliğinde toplanan bu akşam,
ne de fikrin elemlerine liman,
olan bu mavi deniz
melâli anlamayan nesle aşina değiliz.
sana yalnız bir ince taze kadın
bana yalnızca eski bir budala
diyen bugünkü insanlık
bu sefil şehvet, bu kirli bakış,
bulamaz sende bende bir anlam,
ne bu akşamda ince bir hüzün
ne de durgun denizde bir kırgın
gizlenme ve umursamazlık titreyişi.
sen ve ben
ve deniz
ve bu akşam ki titreşimsiz, sessiz
topluyor ruhunun kokusunu sanki,
uzak
ve mavi gölgeli bir beldeden ayrı kalarak
bu sürgün ve hasrete ebediyen bu yerde mahkûmuz.
o belde?
durur bakir hayal bölgelerinde;
mavi bir akşam
dinlenir daima üstünde;
eteklerinde deniz
döker ruhlara bir uyku sükûnu.
kadınlar orda güzel, ince, saf, geceye dairdir,
hepsinin gözlerinde hüznün var
hepsi kız kardeştir, veyahut yar;
gönüldeki ıstırabı dindirmeyi bilir
dudaklarındaki ağlamaklı öpücükler, yahut,
o gözlerindeki gök rengi meraklı sessizlik.
onların ruhu küskün akşamdan
yoğunlaşmış menekşelerdir ki
durmaksızın sükûn ve sessizliği arar;
ayın hüznünün ışıksız parıltısı
sığıntı sanki sade ellerine.
o kadar zayıf düşmüş ki, ah, onlar,
onların dilsiz ve ortak hüzünleri,
sonra dalgın akşam, o hasta deniz
hepsi benzer o yerde birbirine...
o belde
hangi bir hayalî kıtada?
hangi bir uzak nehirle çizilmiş sınırları?
bir yalan yer midir, veya mevcut,
fakat bulunmayacak bir hülya sığınağı mı?
bilmem... yalnız
bildiğim sen ve ben ve mavi deniz
ve bu akşam ki titretiyor
bende hüzün ve ilham tellerini,
uzak
ve mavi gölgeli bir beldeden ayrı kalarak
bu sürgün ve hasrete ebediyen bu yerde mahkûmuz...
denizlerden
esen bu ince hava saçlarınla eğlensin
bilsen
hasret ve gurbet melâliyle akşam ufkuna bakan
bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
ne sen,
ne ben,
ne de güzelliğinde toplanan bu akşam,
ne de fikrin elemlerine liman,
olan bu mavi deniz
melâli anlamayan nesle aşina değiliz.
sana yalnız bir ince taze kadın
bana yalnızca eski bir budala
diyen bugünkü insanlık
bu sefil şehvet, bu kirli bakış,
bulamaz sende bende bir anlam,
ne bu akşamda ince bir hüzün
ne de durgun denizde bir kırgın
gizlenme ve umursamazlık titreyişi.
sen ve ben
ve deniz
ve bu akşam ki titreşimsiz, sessiz
topluyor ruhunun kokusunu sanki,
uzak
ve mavi gölgeli bir beldeden ayrı kalarak
bu sürgün ve hasrete ebediyen bu yerde mahkûmuz.
o belde?
durur bakir hayal bölgelerinde;
mavi bir akşam
dinlenir daima üstünde;
eteklerinde deniz
döker ruhlara bir uyku sükûnu.
kadınlar orda güzel, ince, saf, geceye dairdir,
hepsinin gözlerinde hüznün var
hepsi kız kardeştir, veyahut yar;
gönüldeki ıstırabı dindirmeyi bilir
dudaklarındaki ağlamaklı öpücükler, yahut,
o gözlerindeki gök rengi meraklı sessizlik.
onların ruhu küskün akşamdan
yoğunlaşmış menekşelerdir ki
durmaksızın sükûn ve sessizliği arar;
ayın hüznünün ışıksız parıltısı
sığıntı sanki sade ellerine.
o kadar zayıf düşmüş ki, ah, onlar,
onların dilsiz ve ortak hüzünleri,
sonra dalgın akşam, o hasta deniz
hepsi benzer o yerde birbirine...
o belde
hangi bir hayalî kıtada?
hangi bir uzak nehirle çizilmiş sınırları?
bir yalan yer midir, veya mevcut,
fakat bulunmayacak bir hülya sığınağı mı?
bilmem... yalnız
bildiğim sen ve ben ve mavi deniz
ve bu akşam ki titretiyor
bende hüzün ve ilham tellerini,
uzak
ve mavi gölgeli bir beldeden ayrı kalarak
bu sürgün ve hasrete ebediyen bu yerde mahkûmuz...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar