bugün
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız22
- sözlükte sizi kim tanıyor22
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler18
- kiraz cicegi kolonyasi45
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi6
- ahmet telli8
- meyveli soda içen erkek8
- bulgur pilavının kötü bir yemek olması10
- hiç fuhuş yaptınız mı9
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat12
- 35 yaşına gelip evlenmemiş erkeğin asıl amacı8
- aylık 422 bin tl iyi para mıdır sorunsalı5
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi17
- karşı cinste hayran olunan özellik4
- 14 temmuz 2026 fransa ispanya maçı3
- 11 temmuz 2026 pentagon'un 4 ufo belgeleri2
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek10
- geri zekalı demek hakaret mi3
- melkor4
- şimdiki aklım olsa4
- 2026 dünya kupası30
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi15
- karadedeler olayı5
- hayatından 1 yılı kaça satarsın9
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı24
- ateist6
- messi vs maradona7
- gecenin şiiri3
- trakyalı kadın isimleri4
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
- fıstık gibi kızın ter kokması4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- göksel ve teoman evlenseydi ne olurdu5
- mehmet okuyan12
- kim kimin fakesi10
- askeri ücretle erdoğanı savunan tip11
- örgüt mensubu5
- sözlük erkeklerinin kurabiyeleri9
- türk kızlarının keko adam sevmesi4
- yenilen ilk dayak2
- anın görüntüsü11
- 34 yaşına dek sevişmemiş erkek3
- tencent hy33
- abd iran ateşkesinin kalıcı olamaması10
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler7
- israil'in lübnan da evleri havaya uçurması2
- geceye bir şarkı bırak3
- inanmıyorsanız bari saygı duyun6
- chp de 7 il başkanının görevden alınması4
- moskova da robot kuryeye hallenen türkler3
bir tasavvuf ehlidir. zamanın büyük din bilginlerindendir. hallac ismini şu sebebten ötürü almıştır, zira normalde hallaçlık işiyle iştigal olmamıştır hiç:
birgün hallaçlık yapan bir dostunun dükkanına gider. "ben senin işini görürüm, işin geri kalmaz" diyerek onu bir yere yollar. adam dönüşünde bakar ki bütün pamuklar atılmış. ( mansur, parmağının bir işareti ile o pamukları atmış.) bunun üzerine kendisine hallac takma adı verilmiş. bir diğer adı da hallac-ı esrardır yani gönüllerdeki sırları pamuk gibi attığı için.
ardından gelen bir çok mutasavvıfın düşüncelerinden yararlandığı insandır. "hamdım piştim oldum" üslubunda bir dervişlik hayatı geçirmiş hallac, insan-ı kamil (fenafillah) makamına eriştiğini düşündüğüm derya gönüllü bir insandır. diyar diyar gezmiştir, pek çok dini tanımıştır, mekkeye giderek kabe de nefsini terbiye etmek için 1 ay kapanarak çile sürecine girer. hallac-ı mansur'un mekkeye gelişini ebu yakup neh-recur-i şöyle anlatır:
"mekke'ye ilk gelişinde kabe'nin sahnında oturuyordu. hallac, bu bir yıllık süreci içinde oturduğu yerden sadece abdest almak ve tavaf etmek için ayrılmıştır. ne güneşe aldırıyordu ne de yağmura. her yatsı vakti yanına bir çörekle bir testi su konuyordu. bir çöreğin dörtte biriyle bir kaç yudum su alıyor geri kalanı çeviriyordu"
tasavvufta seyr i suluk unu tamamlamaya başlayan kişiler hakka öyle bir aşık olur ki cezbeye kapılırlar. işte enel hak da bu cezbenin bir ürünüdür. hallac ı söylediği zaman şirk olmaz, ama biz söylediğimiz zaman düpedüz şirktir. çünkü onu diyebilmek tasavvufta çok ileri derce bir olgunluğa ulaşmayı gerektirir. yanı artık kamışlıktan koparılan neyin tekrar vuslatına erdiği olgunluğa ulaşan hallac gibi kimseler diyebilir ancak.
bir çok çile çeken ve sonuçta maneviyatın en uç noktalarına ulaşan hallac zamanın din alimlerinin şekilciliğinden ötürü suçlanmış ve 8 yıl hapis edildikten sonra maliki kadısının emriyle önce 1000 kırbaçtan geçirilmiş, sonra uvuzları koparılmış sonra da derisi yüzülerek öldürülmüştür. bir rivayete göre, her uvzu enel hak demiş ve akıttığı kanı laileillallah yazmış ve doğa büyük bir zikr ile seslenmiş. her ne kadar günümüzde aleviler ve bektaşiler tarafından sahipleniyorsa da aslında evrensel bir dinsel görüşe sahip hallac ı mansurun özellikle butün ayrılıkları gereksiz gördüğü bilinmektedir. yani bir alevi, bir bektaşi, bir sunni ya da vs. değildir.
enel hak demesi mevzusuna gelince aslında bu öyle göründüğü gibi yüzeysel bir şey değildir. normal bir insanın tutup "enel hak" demesi olmaz. tasavvufta 7 makamın sonu fenafillaha ulaşan insan narın etrafında dönen pervaneliğin son aşamasına gelir ve narın bir parçası (yani allahın dünyadaki tecellisinden biri haline gelir). bu tür sayısı çok az insanın yaptıkları herşey allaha iman edercesine yapılır. yani yaptığı herşey allah ın elindendir. hallac ı mansur da büyük bir allah aşkıyla yanıp tutuşmakta olduğu için sonunda onun varlığında yok olacağı o aşamaya gelmiştir. lakin günümüzdeki insanlar, özellikle çarpık düşlünceleri olan dinsel felsefeler hiç çile çekmeden, iman etmeden vs. yapmadan bu "enel hak" düstürunu kendine malzeme yapmakta, onun akıl yıpratıcı derin içeriğini sığlaştırarak kısaca dile pelesenk olmuş bir piyasa ibaresi olarak kullanmakta, gözümüze sokmaktadırlar. zira hallac ı mansur kendi kitabı olan tavasinde "hak haktır, mahluk mahluktur der" ve enel hak sözünü şu şekillerde açıklar:
"halk'ta yer alan hak unsuru dolayısıyla hak, halk'la aynıdır. ben hakk'ım, zira ben hiç bir zaman hakk'la hak olmaktan vaz geçmedim.seninle benim aramda illahlık ve rablik(el-ilahiyye ve'r-rubiyye) yoktur. ey ben olan o, ve ben o'yum. zamandanlık ve ezelilik bir yana, benim benliğim ve senin o'luğun arasında hiç bir fark yoktur."
birgün hallaçlık yapan bir dostunun dükkanına gider. "ben senin işini görürüm, işin geri kalmaz" diyerek onu bir yere yollar. adam dönüşünde bakar ki bütün pamuklar atılmış. ( mansur, parmağının bir işareti ile o pamukları atmış.) bunun üzerine kendisine hallac takma adı verilmiş. bir diğer adı da hallac-ı esrardır yani gönüllerdeki sırları pamuk gibi attığı için.
ardından gelen bir çok mutasavvıfın düşüncelerinden yararlandığı insandır. "hamdım piştim oldum" üslubunda bir dervişlik hayatı geçirmiş hallac, insan-ı kamil (fenafillah) makamına eriştiğini düşündüğüm derya gönüllü bir insandır. diyar diyar gezmiştir, pek çok dini tanımıştır, mekkeye giderek kabe de nefsini terbiye etmek için 1 ay kapanarak çile sürecine girer. hallac-ı mansur'un mekkeye gelişini ebu yakup neh-recur-i şöyle anlatır:
"mekke'ye ilk gelişinde kabe'nin sahnında oturuyordu. hallac, bu bir yıllık süreci içinde oturduğu yerden sadece abdest almak ve tavaf etmek için ayrılmıştır. ne güneşe aldırıyordu ne de yağmura. her yatsı vakti yanına bir çörekle bir testi su konuyordu. bir çöreğin dörtte biriyle bir kaç yudum su alıyor geri kalanı çeviriyordu"
tasavvufta seyr i suluk unu tamamlamaya başlayan kişiler hakka öyle bir aşık olur ki cezbeye kapılırlar. işte enel hak da bu cezbenin bir ürünüdür. hallac ı söylediği zaman şirk olmaz, ama biz söylediğimiz zaman düpedüz şirktir. çünkü onu diyebilmek tasavvufta çok ileri derce bir olgunluğa ulaşmayı gerektirir. yanı artık kamışlıktan koparılan neyin tekrar vuslatına erdiği olgunluğa ulaşan hallac gibi kimseler diyebilir ancak.
bir çok çile çeken ve sonuçta maneviyatın en uç noktalarına ulaşan hallac zamanın din alimlerinin şekilciliğinden ötürü suçlanmış ve 8 yıl hapis edildikten sonra maliki kadısının emriyle önce 1000 kırbaçtan geçirilmiş, sonra uvuzları koparılmış sonra da derisi yüzülerek öldürülmüştür. bir rivayete göre, her uvzu enel hak demiş ve akıttığı kanı laileillallah yazmış ve doğa büyük bir zikr ile seslenmiş. her ne kadar günümüzde aleviler ve bektaşiler tarafından sahipleniyorsa da aslında evrensel bir dinsel görüşe sahip hallac ı mansurun özellikle butün ayrılıkları gereksiz gördüğü bilinmektedir. yani bir alevi, bir bektaşi, bir sunni ya da vs. değildir.
enel hak demesi mevzusuna gelince aslında bu öyle göründüğü gibi yüzeysel bir şey değildir. normal bir insanın tutup "enel hak" demesi olmaz. tasavvufta 7 makamın sonu fenafillaha ulaşan insan narın etrafında dönen pervaneliğin son aşamasına gelir ve narın bir parçası (yani allahın dünyadaki tecellisinden biri haline gelir). bu tür sayısı çok az insanın yaptıkları herşey allaha iman edercesine yapılır. yani yaptığı herşey allah ın elindendir. hallac ı mansur da büyük bir allah aşkıyla yanıp tutuşmakta olduğu için sonunda onun varlığında yok olacağı o aşamaya gelmiştir. lakin günümüzdeki insanlar, özellikle çarpık düşlünceleri olan dinsel felsefeler hiç çile çekmeden, iman etmeden vs. yapmadan bu "enel hak" düstürunu kendine malzeme yapmakta, onun akıl yıpratıcı derin içeriğini sığlaştırarak kısaca dile pelesenk olmuş bir piyasa ibaresi olarak kullanmakta, gözümüze sokmaktadırlar. zira hallac ı mansur kendi kitabı olan tavasinde "hak haktır, mahluk mahluktur der" ve enel hak sözünü şu şekillerde açıklar:
"halk'ta yer alan hak unsuru dolayısıyla hak, halk'la aynıdır. ben hakk'ım, zira ben hiç bir zaman hakk'la hak olmaktan vaz geçmedim.seninle benim aramda illahlık ve rablik(el-ilahiyye ve'r-rubiyye) yoktur. ey ben olan o, ve ben o'yum. zamandanlık ve ezelilik bir yana, benim benliğim ve senin o'luğun arasında hiç bir fark yoktur."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar