bugün
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi6
- yazarların özlü sözleri7
- almanya paraguay maçını kim kazansın3
- iyi gelen ne varsa hep sensin işte4
- sözlükten giden yazarlar4
- anın görüntüsü26
- seksting4
- pandela12
- sözlüğe güzel bir kız bırak3
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor14
- haram milyonların olsa yer misin2
- filistin in ermeni soykırımını tanıması31
- true'nun neden böyle olması2
- sevdiğine vermeyip başkasına veren kız2
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı9
- haletiruhiyemin müşevveş olması3
- behzat ç replikleri2
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek3
- ölüm3
- yapay zeka ile yazılım testi2
- perdelerin her zaman kapalı olması3
- insan sevdiği adama şans verir2
- hastanedeyim ful kadınlar hasta10
- sosyoloji okuyan erkek4
- honda dio3
- en son ne yediniz6
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- kaş aldırmaya kuaföre giden kız4
- haysenin125
- mony tontana3
- aşk7
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- ziya gökalp5
- sözlüğün aptal kaynaması16
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- traş oldum duşa giriyorum hangi yuzırı düşüneyim3
- mao zedong3
- kızıl tehlike2
- araba kovalamayan köpek6
- gölge2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ilk gören kişiler2
- 2026 dünya kupası37
- arkadaşlar bakar mısınız7
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- eski nickimi özlüyor olmam7
- sözlükteki en güzel kadın yazar olmak5
- filmlerdeki sorgu sahneleri6
herkes çıkarcı bu devirde diyen bir insan ne kadar da itici.. gereksiz yere kafa şişiren, yakınıp duran. bunun bir tür görüşle manipüle edilmiş veya kendini ispatlamaya çalışan bir yazı olduğu yanılgısı gibi. sohbet etmek denen şeyin mantığını bir türlü anlayamadım zaten.
dinlemeyi severim, ama değerli olduğu sürece.
tüm hayatını bir şeyler başarmak için çabalayarak geçiren birinin yazgısına sahibim. belki de dinlemeye değerdir. karşımdakinin bahsettiği şey ne ise, aldığı yeni telefonun özellikleri olmamalı.
tüylerimi diken diken eden olmadı. ne de midem de kelebekler uçuştu. henüz bir aşkın tadı damağımda kalmadı. ucuz bir aşk romanında geçen kızın vücudunun verdiği tepkilere dayanan bir anlatım biçimi vardı, çözemediğim. yanaklarım kızardı.. kalbim pırpır etti..
Benim de göğsüm sıkıştı, ama halısahada koşarken. dediğim gibi şimdilik boş verelim bunları ya da istediğinizi yapın. ben şunu ya da bunu yapacağım ya da şunu yapmayacağım ne fark eder. hayatı çok boş bulunmuş major depresif birinin gözüyle anlatmaya benziyor. tüm şiddetli hastalar gibi, yataktan kalkacak hali olmayan biri gibi, her hangi bir tesadüfün ilham getirdiğine inanacak veya bir takım yol gösterici felsefelerin dönüm noktası olacağına inanarak yaşamak,her şeyden vazgeçmek gibi.. müzikle uğraşmayı isterdim. fakat buradayız, bir sözlük dolusu yazılar yazılmış, kütüphaneleri dolduran kitaplar var. herkesin bir işi var, kimisi ağlıyor, kimi ortak zevkler, naber sorusuna verilen iyi cevaplarıyla dolu bu dünya.. kimisi kendini gerçekten iyi hissettiği bir zamanda, kiminin aklında sorular, kimi oturmuş dota oynuyor, yeni bir item çıkmış lan diyor kendi aralarındayken.. bir grubu olanlar, nedir bu bizim solistlerden çektiğimiz diyor, ev arkadaşları var, kendi arlarında bu gece kaynatalım kopalım diyenler, sevgilisinden ayrılanların ne konuştuğunu ise allah bilir; konuşulacak çok konu var, aslında hiçbir şeyden vazgeçmiş değiller.
seri katil olmadıkları sürece
çünkü aslında o kadar da duygusal insanlar değiliz.
dinlemeyi severim, ama değerli olduğu sürece.
tüm hayatını bir şeyler başarmak için çabalayarak geçiren birinin yazgısına sahibim. belki de dinlemeye değerdir. karşımdakinin bahsettiği şey ne ise, aldığı yeni telefonun özellikleri olmamalı.
tüylerimi diken diken eden olmadı. ne de midem de kelebekler uçuştu. henüz bir aşkın tadı damağımda kalmadı. ucuz bir aşk romanında geçen kızın vücudunun verdiği tepkilere dayanan bir anlatım biçimi vardı, çözemediğim. yanaklarım kızardı.. kalbim pırpır etti..
Benim de göğsüm sıkıştı, ama halısahada koşarken. dediğim gibi şimdilik boş verelim bunları ya da istediğinizi yapın. ben şunu ya da bunu yapacağım ya da şunu yapmayacağım ne fark eder. hayatı çok boş bulunmuş major depresif birinin gözüyle anlatmaya benziyor. tüm şiddetli hastalar gibi, yataktan kalkacak hali olmayan biri gibi, her hangi bir tesadüfün ilham getirdiğine inanacak veya bir takım yol gösterici felsefelerin dönüm noktası olacağına inanarak yaşamak,her şeyden vazgeçmek gibi.. müzikle uğraşmayı isterdim. fakat buradayız, bir sözlük dolusu yazılar yazılmış, kütüphaneleri dolduran kitaplar var. herkesin bir işi var, kimisi ağlıyor, kimi ortak zevkler, naber sorusuna verilen iyi cevaplarıyla dolu bu dünya.. kimisi kendini gerçekten iyi hissettiği bir zamanda, kiminin aklında sorular, kimi oturmuş dota oynuyor, yeni bir item çıkmış lan diyor kendi aralarındayken.. bir grubu olanlar, nedir bu bizim solistlerden çektiğimiz diyor, ev arkadaşları var, kendi arlarında bu gece kaynatalım kopalım diyenler, sevgilisinden ayrılanların ne konuştuğunu ise allah bilir; konuşulacak çok konu var, aslında hiçbir şeyden vazgeçmiş değiller.
seri katil olmadıkları sürece
çünkü aslında o kadar da duygusal insanlar değiliz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar