bugün
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı40
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi9
- kadınların ilgisiz yaşayamaması12
- hurdacı geldi3
- son görülen rüya3
- iyi bir insan olmanın sadece kaybettirmesi8
- şu memelere bak4
- risale-i nur8
- sek erkek arabası2
- türkiye a milli futbol takımı9
- aylık 357 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- montella'nın mağlubiyet açıklaması3
- 2026 dünya kupası'na gruplarda veda ettik2
- vincenzo montella13
- dakika 1 gol 15
- acun ılıcalı'nın kol saatinin 139 milyon tl olması2
- göbeksiz kadın kalmaması7
- aynaya bakıp kendine sen çok güzelsin diyen kadın9
- göbek eritme taktikleri7
- 19 haziran 2026 recep tayyip erdoğan açıklaması3
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı8
- ambulans arkasında oturana kahvenin nerden geldiği2
- nuh tufanı olayı gerçek midir4
- kedisi öldü diye ağlayan erkek2
- hadi güzel bir cumartesi kahvaltısı hazırlayalım2
- aylık 356 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
- 10 kişilik köy takımına gol atamamak2
- barış alper yılmaz8
- noldu şimdi2
- balıkesir denince akla ilk gelenler10
- kemal kılıçdaroğlu16
- kavga2
- serçelerin artık ortada görünmemesi2
- fas5
- en son aldığınız iltifat8
- ruh halini tek cümlede anlatmak9
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı23
- sistem patlamış5
- çay koymak mı katmak mı8
- ısparta6
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak7
- petek dinçöz bam bam3
- teen slasher film klişeleri6
- 35 yaşından sonra aşık olmanın imkansızlaşması8
- ona bir şey söyle17
- cehaletln cazibesi10
- haşemayla site havuzuna alınmayan kadının isyanı6
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak10
- öbür sözlükten hep erkek yazar gelmesi7
vicdan işidir.
SIR
1919 yılı idi.
istanbul baştan aşağı ingilizlerin işgali altındaydı.
Liseyi yeni bitirmiştim.
Güzel bir kızdım.
Dünürler gelmeye başladılar.
Biri avukatmış.
Gösterdiler uzaktan, boylu poslu yakışıklı bir delikanlıydı; beğendim.
Nişanlandık.
Nişanlımı seviyordum.
Mutlu bir yuva kurmak hevesi ile lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor, çeyizler hazırlıyordum.
Ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.
Ayşe'nin nişanlısı avukat değilmiş, ipsizin biriymiş, üstelik cami önlerinden tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş, dediler.
Alt üst oldum.
Babam götürdü, uzaktan izledik, gerçekten de tabut taşıyordu.
Yıkıldım.
Nişan atıp, ayrıldık.
Aradan 5 yıl geçti.
Evlenmiştim.
Bir de çocuğum olmuştu.
1924 yılıydı.
Artık ülkemiz özgürdü.
Bir gün Beyoğlu'nda rastladım ona.
Oğlum yanımdaydı.
Beni görünce titredi, ceketini düğmeledi.
Saygı göstererek durdu önümde.
Vaktiniz varsa size bir çay ikram etmek isterim, dedi.
Olur, dedim
Bir büroya girdik.
Burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda adı yazıyordu; içerde yardımcıları çalışıyordu.
Siz gerçekten avukat mısınız, dedim.
Evet, dedi.
Peki, avukatsınız da neden cami önlerinden tabut taşıyordunuz, diye sordum.
Durdu, başı öne eğildi.
Beni affedin, dedi.
istanbul işgal altındaydı.
Her taraf ingiliz askeri kaynıyordu.
Her şeyi didik didik arıyorlardı.
Biz de Anadoluya Milli kuvvetlere ancak, cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk.
Bu ülke için hayati bir işti.
Bunu size bile söyleyemezdim
SIR
1919 yılı idi.
istanbul baştan aşağı ingilizlerin işgali altındaydı.
Liseyi yeni bitirmiştim.
Güzel bir kızdım.
Dünürler gelmeye başladılar.
Biri avukatmış.
Gösterdiler uzaktan, boylu poslu yakışıklı bir delikanlıydı; beğendim.
Nişanlandık.
Nişanlımı seviyordum.
Mutlu bir yuva kurmak hevesi ile lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor, çeyizler hazırlıyordum.
Ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.
Ayşe'nin nişanlısı avukat değilmiş, ipsizin biriymiş, üstelik cami önlerinden tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş, dediler.
Alt üst oldum.
Babam götürdü, uzaktan izledik, gerçekten de tabut taşıyordu.
Yıkıldım.
Nişan atıp, ayrıldık.
Aradan 5 yıl geçti.
Evlenmiştim.
Bir de çocuğum olmuştu.
1924 yılıydı.
Artık ülkemiz özgürdü.
Bir gün Beyoğlu'nda rastladım ona.
Oğlum yanımdaydı.
Beni görünce titredi, ceketini düğmeledi.
Saygı göstererek durdu önümde.
Vaktiniz varsa size bir çay ikram etmek isterim, dedi.
Olur, dedim
Bir büroya girdik.
Burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda adı yazıyordu; içerde yardımcıları çalışıyordu.
Siz gerçekten avukat mısınız, dedim.
Evet, dedi.
Peki, avukatsınız da neden cami önlerinden tabut taşıyordunuz, diye sordum.
Durdu, başı öne eğildi.
Beni affedin, dedi.
istanbul işgal altındaydı.
Her taraf ingiliz askeri kaynıyordu.
Her şeyi didik didik arıyorlardı.
Biz de Anadoluya Milli kuvvetlere ancak, cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk.
Bu ülke için hayati bir işti.
Bunu size bile söyleyemezdim
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar