bugün
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- kalabalığı seviyor musunuz7
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- tekerlek toplayan cocuk14
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka7
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması7
- kız troller6
- gece ormanda gezerken pagan ayinine kurban gitmek2
- zencilerin birbirine nigger demesi6
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- burcunun yükselenini bilen erkek8
- afrikada bir ülkede yaşasaydınız nerde yaşardınız7
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- gece sokakta baş belaya girer mi6
- yazarların anlık durumları9
- çocuklar niye sünnet edilir7
- arapçayı kutsal sanan gerzek5
- avokado yiyen insan8
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- kedi yada köpeği olmayan kadın4
- mafya kızı olma isteği6
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- uykudan ağlayarak uyanmak4
- boğaz ağrısı7
- çöp yanına torbada bırakılan kitaplar2
- feminen erkek davranışları6
- kız kankanızı banyoda yıkar mısınız3
- kaslı ve yakışıklı mahalle bakkalı5
- özel sektör de çalışmak11
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler6
- tayt vs mini etek5
- bol sucuklu tereyağlı çift yumurta6
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- eurovision song contest asia4
- galatasaray büyüklüğü14
- şeker hastalığı9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj6
- arkadaşlar bakar mısınız14
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak7
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı7
- ellerim bos gonlum hos14
- uludağ sözlük görükle ofisi3
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
vicdan işidir.
SIR
1919 yılı idi.
istanbul baştan aşağı ingilizlerin işgali altındaydı.
Liseyi yeni bitirmiştim.
Güzel bir kızdım.
Dünürler gelmeye başladılar.
Biri avukatmış.
Gösterdiler uzaktan, boylu poslu yakışıklı bir delikanlıydı; beğendim.
Nişanlandık.
Nişanlımı seviyordum.
Mutlu bir yuva kurmak hevesi ile lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor, çeyizler hazırlıyordum.
Ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.
Ayşe'nin nişanlısı avukat değilmiş, ipsizin biriymiş, üstelik cami önlerinden tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş, dediler.
Alt üst oldum.
Babam götürdü, uzaktan izledik, gerçekten de tabut taşıyordu.
Yıkıldım.
Nişan atıp, ayrıldık.
Aradan 5 yıl geçti.
Evlenmiştim.
Bir de çocuğum olmuştu.
1924 yılıydı.
Artık ülkemiz özgürdü.
Bir gün Beyoğlu'nda rastladım ona.
Oğlum yanımdaydı.
Beni görünce titredi, ceketini düğmeledi.
Saygı göstererek durdu önümde.
Vaktiniz varsa size bir çay ikram etmek isterim, dedi.
Olur, dedim
Bir büroya girdik.
Burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda adı yazıyordu; içerde yardımcıları çalışıyordu.
Siz gerçekten avukat mısınız, dedim.
Evet, dedi.
Peki, avukatsınız da neden cami önlerinden tabut taşıyordunuz, diye sordum.
Durdu, başı öne eğildi.
Beni affedin, dedi.
istanbul işgal altındaydı.
Her taraf ingiliz askeri kaynıyordu.
Her şeyi didik didik arıyorlardı.
Biz de Anadoluya Milli kuvvetlere ancak, cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk.
Bu ülke için hayati bir işti.
Bunu size bile söyleyemezdim
SIR
1919 yılı idi.
istanbul baştan aşağı ingilizlerin işgali altındaydı.
Liseyi yeni bitirmiştim.
Güzel bir kızdım.
Dünürler gelmeye başladılar.
Biri avukatmış.
Gösterdiler uzaktan, boylu poslu yakışıklı bir delikanlıydı; beğendim.
Nişanlandık.
Nişanlımı seviyordum.
Mutlu bir yuva kurmak hevesi ile lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor, çeyizler hazırlıyordum.
Ama çok geçmedi ki mahallede bir dedikodu yayıldı.
Ayşe'nin nişanlısı avukat değilmiş, ipsizin biriymiş, üstelik cami önlerinden tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş, dediler.
Alt üst oldum.
Babam götürdü, uzaktan izledik, gerçekten de tabut taşıyordu.
Yıkıldım.
Nişan atıp, ayrıldık.
Aradan 5 yıl geçti.
Evlenmiştim.
Bir de çocuğum olmuştu.
1924 yılıydı.
Artık ülkemiz özgürdü.
Bir gün Beyoğlu'nda rastladım ona.
Oğlum yanımdaydı.
Beni görünce titredi, ceketini düğmeledi.
Saygı göstererek durdu önümde.
Vaktiniz varsa size bir çay ikram etmek isterim, dedi.
Olur, dedim
Bir büroya girdik.
Burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda adı yazıyordu; içerde yardımcıları çalışıyordu.
Siz gerçekten avukat mısınız, dedim.
Evet, dedi.
Peki, avukatsınız da neden cami önlerinden tabut taşıyordunuz, diye sordum.
Durdu, başı öne eğildi.
Beni affedin, dedi.
istanbul işgal altındaydı.
Her taraf ingiliz askeri kaynıyordu.
Her şeyi didik didik arıyorlardı.
Biz de Anadoluya Milli kuvvetlere ancak, cenaze süsü vererek tabutlarla silah kaçırıyorduk.
Bu ülke için hayati bir işti.
Bunu size bile söyleyemezdim
Gündemdeki Haberler