bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri71
- aykirikadin11
- duanın bir şeye yaramaması22
- fingirdeklerin kabuklarına çekilmesi7
- neden 50 tane arap devleti var11
- az kişinin bildiği müthiş lezzetler6
- fon vurgunu49
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
- ekepeliler den kurtulacağını zanneden hayalperest5
- 21 ekim dünya diyarbakırlılar günü5
- dinden uzaklaşan avrupa'nın çöküşü5
- akşamki tantana15
- kürtaj hak mıdır sorunsalı4
- sözlük yazarlarının seksi yaprakları6
- bugün uyuyakalmışım11
- anonim yazar olmak3
- 9 5 çalışan ipneler12
- saatlerce sözlükte gezip entry girmeyen yazar7
- bismillahirahmanirahim4
- yapay zeka moderatörü5
- terlikle döven anne13
- cenazende kötü bilirdik denmesi12
- fatma betül sayan kaya18
- traveler of secret moments adamlığı2
- yan sen derdine benden ala mal yok yine sana9
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti3
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması6
- arap neferler9
- laf yetistirmek2
- sözlük kızlarının pek azgın olması3
- dolarla sigarasini yakan ogrenci4
- karın seni çok üzüyor diyen metres3
- açtığınız başlığa entry girilmemesi7
- türküm doğruyum çalışkanım16
- karısını aldatan yazarlar4
- güne yulaf ezmesi ve kahve ile başlamak4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı22
- sözlükten bir yazarın cenazesine gitmek4
- hesabını gizleyen erkek yazar8
- müşekkel3
- uludede ile camiye gitmek5
- ideal koca4
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması16
- alevilerin camiye gitmemesi3
- gammazların gizli hesapları görebilmesi6
- poğaça yiyen kız6
- anın görüntüsü22
- türkiye libya anlaşmasının yunanistan da yankısı3
- evliliğin süper bir şey olması5
- kokoreç10
"saat 1 i 39 geçiyor..
nisanın son demlerini yaşıyoruz..
ve belki de hayatın sunduğu şansların sonlarına yaklaşıyoruz..
o konuda net bir bilgi yok..!
saat 1,39
ve ben, uyandığım andan bu yana geçen süre bir yılı tamamlamak üzere..
içimde sürekli doğup batan bir güneş var..
benden gizli şarkılar söyleyen bin bir türlü nebatat..
saat 1,39 ve ben yalnızlığı bayram yerine çevirme denemelerindeyim…
kaybetmek bazen gereğinden fazla üzüyor…
suskun kalan bir sürü şiirle başbaşa kalıyorsun bir defa.. hiç çekilmiyor suskunlukları. o gözlerine bakarken, o gözlerinin bana baktığını görürken, o alaycı mı, sevecen mi, hisli mi, soğuk mu olduğunu bir türlü çözemediğim gülüşünü farkederken içimde tarih, felsefe ve sanat baştan yazılıyor…
umarsız bir şair efsane olma yolunda ilerliyor ruhumun derinliklerinde, bilge bir keşiş efsanevi laflar ediyor, binlerce yıl sonra konfiçyusa maledilecek laflar, klişe balıkçılar, evsiz şarapçılar ve bilimum babacan karakterleri televizyonların gerçek oluveriyor aniden ve haber vermeden hiç kimseye dünyayı gezip-görüp-geçirmiş oluyor adeta…
ve zihnimde bir cemal süreyya…
******
şimdi zihnimde cemal süreyya
oturmuş bir şiir yazıyor, kendi sesinden…
kulaklarımda paganini 25. sonatını yaratıyor
içli içli düet yapıyor cohenle tom waits
sen gelmişsin, bana katlanmaktan bahsediyorsun…
ben ölebilmenin kıyılarında gezmek için koşturuyorum yıllardır…
ve ya ölümsüzlüğü, ya hayatsızlığı arıyorum her satır arasında…
bulamadığım ama aradığım binlerce yol var, binlerce mısra arasında kaybolmuşluğum var…
ve eski mahallemizin arka bir sokağı gibi afeta zinhim…
geceleyin nerede olduğumu tam kestiremiyorum da, sen güldüğünde huzur doluyor içim..
sokağımı aydınlatıyorsun,
o top koşturduğum sokakta oturuyor olmanın huzurunu veriyorsun bana,
sonra arkanı dönüyorsun,
ve
sanırım gidiyorsun..
********
şimdi sen gidersen, benim içimdeki cemal süreyyanın sesi kısılır..
kendi sesinden şiirler yazamayabilir o zaman, bu kötü olabilir..
gidersen yollarına engel olasıca karlar yağabilir inşallah..!
ama bunlar benim umrumda olmayabilir..
sen gidersen ben başarısız bir yalancı olabilirim..
yani, şey, gitmek mi lazım..?
özür de dilerim sevgilim ama gidersen..
zira bütün bunların sadece benimle alakalı olduğunun ciddiyet ile farkındayım..
başarısızımdır zaten bu tip konularda, sevmek-sevilmek-özlemek konularında ciddi bir çözememişlik duygusu hakim..
hissi şeyler biliyorum ama, yine de ölüm kadar değil hani..
ben bu kadar zorlamamıştım ki seni…
cidden hayatımın çay bardağına doldurulmuş orta demli çayı..
şimdi çok zamansız değil mi gidecek bir yolun içinde olmak..
benlik bir sorun yok, ama şu yeni aldığım beyaz betta yok mu, o diyor ki giderse bana nazar değebilir..
sonra biliyosun eşini de aldım, o da beyaz, ben de beyazım diyor, o da bizi nazardan koruyor..
şimdi sen gideceksin diye sırf bu iki güzelim balığa kıyılır mı mangal kömürüm..
yalancı olmama değer mi bu gidiş, onu bari söyleseydin…
ölümünü anlatıyorum burada,
halbuki olan sadece bir resmini görmek, yine içinde sokağı aydınlatan bir gülüşle…
ve tabiki bu bir keşke değil, bu bir ah…
bu bir iç yanması, bu bir yanmak, bu bir içi acımak hali…
sana sevgilim diyorum..
bu bir ah değil
keşke de değil…
yaparım ben öyle küçük süprizler,
yüzüne söyleyemem belki diye -gözümü kapadığımda söyleyemiyorum zira-
ve belki de bu umutmaya başlamak için çok kötü bir yol…
ve ben belki de çok kötü bir yalancıyım."
nisanın son demlerini yaşıyoruz..
ve belki de hayatın sunduğu şansların sonlarına yaklaşıyoruz..
o konuda net bir bilgi yok..!
saat 1,39
ve ben, uyandığım andan bu yana geçen süre bir yılı tamamlamak üzere..
içimde sürekli doğup batan bir güneş var..
benden gizli şarkılar söyleyen bin bir türlü nebatat..
saat 1,39 ve ben yalnızlığı bayram yerine çevirme denemelerindeyim…
kaybetmek bazen gereğinden fazla üzüyor…
suskun kalan bir sürü şiirle başbaşa kalıyorsun bir defa.. hiç çekilmiyor suskunlukları. o gözlerine bakarken, o gözlerinin bana baktığını görürken, o alaycı mı, sevecen mi, hisli mi, soğuk mu olduğunu bir türlü çözemediğim gülüşünü farkederken içimde tarih, felsefe ve sanat baştan yazılıyor…
umarsız bir şair efsane olma yolunda ilerliyor ruhumun derinliklerinde, bilge bir keşiş efsanevi laflar ediyor, binlerce yıl sonra konfiçyusa maledilecek laflar, klişe balıkçılar, evsiz şarapçılar ve bilimum babacan karakterleri televizyonların gerçek oluveriyor aniden ve haber vermeden hiç kimseye dünyayı gezip-görüp-geçirmiş oluyor adeta…
ve zihnimde bir cemal süreyya…
******
şimdi zihnimde cemal süreyya
oturmuş bir şiir yazıyor, kendi sesinden…
kulaklarımda paganini 25. sonatını yaratıyor
içli içli düet yapıyor cohenle tom waits
sen gelmişsin, bana katlanmaktan bahsediyorsun…
ben ölebilmenin kıyılarında gezmek için koşturuyorum yıllardır…
ve ya ölümsüzlüğü, ya hayatsızlığı arıyorum her satır arasında…
bulamadığım ama aradığım binlerce yol var, binlerce mısra arasında kaybolmuşluğum var…
ve eski mahallemizin arka bir sokağı gibi afeta zinhim…
geceleyin nerede olduğumu tam kestiremiyorum da, sen güldüğünde huzur doluyor içim..
sokağımı aydınlatıyorsun,
o top koşturduğum sokakta oturuyor olmanın huzurunu veriyorsun bana,
sonra arkanı dönüyorsun,
ve
sanırım gidiyorsun..
********
şimdi sen gidersen, benim içimdeki cemal süreyyanın sesi kısılır..
kendi sesinden şiirler yazamayabilir o zaman, bu kötü olabilir..
gidersen yollarına engel olasıca karlar yağabilir inşallah..!
ama bunlar benim umrumda olmayabilir..
sen gidersen ben başarısız bir yalancı olabilirim..
yani, şey, gitmek mi lazım..?
özür de dilerim sevgilim ama gidersen..
zira bütün bunların sadece benimle alakalı olduğunun ciddiyet ile farkındayım..
başarısızımdır zaten bu tip konularda, sevmek-sevilmek-özlemek konularında ciddi bir çözememişlik duygusu hakim..
hissi şeyler biliyorum ama, yine de ölüm kadar değil hani..
ben bu kadar zorlamamıştım ki seni…
cidden hayatımın çay bardağına doldurulmuş orta demli çayı..
şimdi çok zamansız değil mi gidecek bir yolun içinde olmak..
benlik bir sorun yok, ama şu yeni aldığım beyaz betta yok mu, o diyor ki giderse bana nazar değebilir..
sonra biliyosun eşini de aldım, o da beyaz, ben de beyazım diyor, o da bizi nazardan koruyor..
şimdi sen gideceksin diye sırf bu iki güzelim balığa kıyılır mı mangal kömürüm..
yalancı olmama değer mi bu gidiş, onu bari söyleseydin…
ölümünü anlatıyorum burada,
halbuki olan sadece bir resmini görmek, yine içinde sokağı aydınlatan bir gülüşle…
ve tabiki bu bir keşke değil, bu bir ah…
bu bir iç yanması, bu bir yanmak, bu bir içi acımak hali…
sana sevgilim diyorum..
bu bir ah değil
keşke de değil…
yaparım ben öyle küçük süprizler,
yüzüne söyleyemem belki diye -gözümü kapadığımda söyleyemiyorum zira-
ve belki de bu umutmaya başlamak için çok kötü bir yol…
ve ben belki de çok kötü bir yalancıyım."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar