bugün
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması6
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- çerçeve yasa30
- sokakta öpüşmek7
- türbede dua etmenin şirk olması14
- casperlar daltonlar redkitler şirinler2
- engelleyen insan kibri6
- dilan4
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- ben bir ceviz agacıyım6
- yurt dışı çıkış harcı8
- sürekli kendini öven insan6
- beyazconverse6
- apo milletvekili olursa olacaklar3
- ey sözlük ahalisi öyle aşığım ki3
- akıl verme vereceksen huzur ver6
- nervio hamferdi3
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- arkadaşlar bakar mısınız3
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor6
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması8
- mezarlıkta ağlayan kızın asıl amacı5
- sözlükten giden yazarların hemen unutulması2
- yumurtalı ekmeğe french toast diyen elitist2
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım6
- rüyalar aleminden ruhlar alemine geçiş3
- yazarların son içtiği içecek4
- satürnün halkasına imam hatip açmak6
- yumurtayı sucuklu yiyen insan kibri3
- g i l d e d l i l y11
- sadece başlığı açacak kadar düşünebilmek4
- evde fare görmek6
- biliyorum ama soylemem3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- dump atan erkek mi olur aw4
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz5
- insanları kuşaklara ayırmak vs burçlara ayırmak3
- askeri imam hatip lisesi5
- arkadaşlar salam3
- beş parmaktan kilo analizi yapmak2
- dağ evi3
- fake hesapları ciddiye alamamak2
- ümmetçilerin apo sevgisi6
- sözlüğün dili olsa da konuşsa4
- 12 ağustos 20264
- felsefe yapma2
- 23 yaş3
- sözlükte mal denilen yazarların çok zeki olması2
Yaşı büyültülerek idam edildi diyen kekliklerin kahvelerde abilerinden duyup yazdıkları palavradan ibarettir, idam edilmesi gayet normal bir katil. Gerçek aşağıda yazmaktadır.
--spoiler--
30 Ocak 1980 tarihinde, Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencisi Mehmet Sinan Süner, bir çatışmada polis tarafından öldürüldü. Halkın Kurtuluşu örgütü mensupları da 2 Şubat 1980’de Süner’in öldürülüşünü protesto için Hoşdere Caddesi’nde toplanmıştı.
Asteğmen Murat Kılıç komutasındaki 12 kişilik askeri tim olay yerine geldi. Araçtan inen askerler, slogan atan topluluğu dağıtmak ve kişileri yakalamak için harekete geçti. Kalabalık sağa-sola dağılmaya başladı. Askerler, Reşat Nuri Sokak’a doğru slogan atarak giden grubun peşine düştü. Gerisini mahkeme belgesinden aktarıyorum:
“8 numaralı Ayyıldız Apartmanı’nın bahçesinde, sanık, elindeki tabancayla inzibat erlerine 3 veya 4 el ateş etti. inzibat eri Zekeriya Önge yaralanıp yere düştü.
Kalaslar arasında gizlenen sanık Erdal Eren, etrafının çevrilmesi üzerine ellerini havaya kaldırarak teslim oldu. Kalaslar arasında yapılan aramada tabanca bulundu. Er Zekeriya Önge, hastaneye kaldırılırken yolda vefat etti. Yapılan otopsisinde, sırtından mermi giriş deliği tespit edildi. Merminin, sanık Erdal Eren’in tabancadan atıldığı dair tereddüde yer verecek hiçbir durum bulunmadığı kanaatine varıldı.”
12 Eylül 1980 darbesi öncesi gerçekleşen bu olayın davası devam ediyordu.
Erdal Eren, 17 Mart 1980 tarihinde mahkeme heyetine sunduğu ve dava dosyasının 86. dizininde yer alan el yazısında “öldürme kastı bulunmadığını” belirtti, bunun siyasi inancına da ters olduğunu kaydetti. idam cezası verilinceye kadar yaş konusu gündeme getirilmemişti. Temyiz aşamasında iddia şöyle gündeme getirildi:
“Erdal Eren’in nüfustaki doğum kaydı 25 Eylül 1961’dir. Ancak, fizyolojik yapısı itibariyle 18 yaşından küçük olduğu, bu nedenle gerçek yaşının tespiti için kemik grafilerinin çekilerek tıbbi tespit yapılmasının gerekli olduğu.”
Askeri Yargıtay Daireler Kurulu da, Eren’in “doğum tarihinde bir ihtilaf olmadığı” gerekçesiyle bu iddiaya itibar etmedi ve idam cezasını onayladı. Eren, hakkında Sıkıyönetim Mahkemesi idam cezasını 19 Mart 1980 tarihinde, yani darbeden aylar önce vermişti.
Söylenenin aksine, Erdal Eren’in yaşı büyütülmediği gibi suç tarihinde de 18 yaşını 4 ay 7 gün geçmişti. Bunlar, Askeri Yargıtay’ın 1980/111 esas ve karar sayılı dosyasında da yer alıyor.
--spoiler--
--spoiler--
30 Ocak 1980 tarihinde, Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencisi Mehmet Sinan Süner, bir çatışmada polis tarafından öldürüldü. Halkın Kurtuluşu örgütü mensupları da 2 Şubat 1980’de Süner’in öldürülüşünü protesto için Hoşdere Caddesi’nde toplanmıştı.
Asteğmen Murat Kılıç komutasındaki 12 kişilik askeri tim olay yerine geldi. Araçtan inen askerler, slogan atan topluluğu dağıtmak ve kişileri yakalamak için harekete geçti. Kalabalık sağa-sola dağılmaya başladı. Askerler, Reşat Nuri Sokak’a doğru slogan atarak giden grubun peşine düştü. Gerisini mahkeme belgesinden aktarıyorum:
“8 numaralı Ayyıldız Apartmanı’nın bahçesinde, sanık, elindeki tabancayla inzibat erlerine 3 veya 4 el ateş etti. inzibat eri Zekeriya Önge yaralanıp yere düştü.
Kalaslar arasında gizlenen sanık Erdal Eren, etrafının çevrilmesi üzerine ellerini havaya kaldırarak teslim oldu. Kalaslar arasında yapılan aramada tabanca bulundu. Er Zekeriya Önge, hastaneye kaldırılırken yolda vefat etti. Yapılan otopsisinde, sırtından mermi giriş deliği tespit edildi. Merminin, sanık Erdal Eren’in tabancadan atıldığı dair tereddüde yer verecek hiçbir durum bulunmadığı kanaatine varıldı.”
12 Eylül 1980 darbesi öncesi gerçekleşen bu olayın davası devam ediyordu.
Erdal Eren, 17 Mart 1980 tarihinde mahkeme heyetine sunduğu ve dava dosyasının 86. dizininde yer alan el yazısında “öldürme kastı bulunmadığını” belirtti, bunun siyasi inancına da ters olduğunu kaydetti. idam cezası verilinceye kadar yaş konusu gündeme getirilmemişti. Temyiz aşamasında iddia şöyle gündeme getirildi:
“Erdal Eren’in nüfustaki doğum kaydı 25 Eylül 1961’dir. Ancak, fizyolojik yapısı itibariyle 18 yaşından küçük olduğu, bu nedenle gerçek yaşının tespiti için kemik grafilerinin çekilerek tıbbi tespit yapılmasının gerekli olduğu.”
Askeri Yargıtay Daireler Kurulu da, Eren’in “doğum tarihinde bir ihtilaf olmadığı” gerekçesiyle bu iddiaya itibar etmedi ve idam cezasını onayladı. Eren, hakkında Sıkıyönetim Mahkemesi idam cezasını 19 Mart 1980 tarihinde, yani darbeden aylar önce vermişti.
Söylenenin aksine, Erdal Eren’in yaşı büyütülmediği gibi suç tarihinde de 18 yaşını 4 ay 7 gün geçmişti. Bunlar, Askeri Yargıtay’ın 1980/111 esas ve karar sayılı dosyasında da yer alıyor.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar