bugün
- türk milletine kurulan pusu9
- profilini gizli tutma nedeni8
- apo piçtir piç kalacak8
- büyük oyunu görmek4
- mel melin palavra sıkması9
- sözlüğe taze kan ihtiyacı5
- akp iktidarının yaptığı en önemli hizmet7
- milliyetçi faşistlerin pkk biter korkusu13
- suudi arabistan'a saldırılırsa türkiye de savaşta3
- ismet'in domuz çukulatası getirmesi8
- intihar edenler hiç korkmuyor mu5
- güzel kızlara kötü davranmak3
- tai lung14
- ifşalanmak2
- nihavent kardeşimizin sözlüğe teşrif etmesi3
- israil den lübnan'a yoğun saldırılar2
- kapak yapmak2
- ihtiyar yazar6
- mantıklı mantıklı konuşup can sıkmak5
- türkiyeye gelmiş en iyi yabancı kaleci6
- kaynak götüm2
- seri gizli artı oy veren melek5
- çerçeve yasa17
- poğaca ile kahvaltı yapmak8
- en güzel reçel6
- abdullah öcalan'ı paşa yapmak6
- nihavent gerizekalısı3
- paşinyan'ın önündeki kritik dosya2
- g o k u6
- mod geldi mod geldi2
- memduh bashgan12
- abdullah öcalan'ın paşa olmasını isteyen akp li4
- türkiyeye gelmiş en büyük yıldız5
- hewal ebo10
- herkesle iyi geçinmek6
- nihoş4
- bir oturuşta taxi serisini izlemek2
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı3
- yazilimcilarin flort sorunu3
- en namuslu kadın bile dudaktan öpüşmüştür2
- game of thrones taki kerhaneci4
- mustafa kemal atatürk2
- gelecekten entry3
- deprem3
- ingilisçe konuşan kezo2
- ameliyattan önce imzalatılan kağıt2
- evleneceği kadının geçmişini merak etmeyen erkek2
- true'nun sözlüğe küsmesi2
- özgür özel11
- anın fotoğrafı2
sene 2013 kız arkadaşımdan ayrılıp bunalım takıldıgım dönemlerdeyim, derse yetişmek için ev arkadaşımın beni zorla giydirdigi zamanlar işte, sigarayı iki pakete çıkartım utanmasam ekmek arası azık edip yicem.
ama gel görki soranlarada ''yok iyiyim ya, valla hatta çok iyiyim'' palavraları sallıyorum.
yarı tatil için millet planını yapmış kimi memlekete kimi rusyaya gidecek ( rusya olayı ayrı bir konu, ona şimdilik hiç girmeyelim )
bense ankara'dan adım atmak istemiyorum , memleket başka galakside gibi uzak geliyor, üzerimde bir haftadır çıkarmadıgım siyah bir eşortman. siyah oldugundan hiç kirlenmemiş hissi uyandırıyor , mutfak bira şişeleri ve bardakarın içine söndürülmüş sigara izmaritleri dolu ki ayrılık öncesi yogun bakım odasından daha temiz görünürdü.
arkadaşımın beni bırakmaya gönlü yok , kardeşleride gözünde tütüyor biliyorum zorla gönderdim '' yok valla çok iyiyim'' diyerekten. gitmeden ankaralı kız arkadaşına telefon edip, kedi yavrusu gibi beni emanet ettikten sonra yanlızlıgımla baş başa kaldım.
yar'dan ayrılalı daha üç gün olmuş. aşk acısının zirvelerinde geziniyorum kasvetli anathema şarkılarımı dersin, azam alimi dersin mutfak hariç evin her bir yanında yankılanıyor. mutfak diyorum çünkü karantina altına alıp kapıyı kitledim 2 hafta öyle kalsa insanlıgın sonunu getirecek denli etkili virüsün oluşum merkezi olabilirdi. olamadı tabi.
temizlik takıntılı , sorumluluk sahibi kızımız mutfagı tekrar insanlıga kazandırdı.
3 ay önce kadarda nişanlandı bizimkiler zaten. öyle bir halde bulmuştuki beni. kızın arkadaş ortamında anlattıgı ilk üçe girecek kadar komik bir anı edindigini düşünüyorum. halen aralarında anlatıp güldüklerine bir çok kez şahit olmuşlugumda var.
yok arkadaş bu acı geçecek gibi degil , üzerime yapıştı çıkmıcak sanki gibi bir hissiyatın için debelenmekteyim.
sigaram sönmeden digerini yakayım diye uzattıgım elimi. birde ne göreyim sigara bitmiş , saat gece 2-3 suları.
açık olan en yakın büfeye dogru ilerlemekteyim ki çöp kutusunun yanında bir köpekle göz göze geldim aç gibi bir hali vardı. aç olduğunu yazarak nasıl anlatayım bilemedim şimdi işte aç gibi duruyordu. neyse köşedeki büfeye girip iki paket sigara birde süt aldım, en ucuzundan istedim ki çocugum oldugunu felan düşünmesin diye. baktım düşünüyor gibi oldu, hemen durumu anlattım. sağ olsun bir de konuyu söyleyince hanım kızımız müteessir oldu. birde yogurt kabı verip ugurladı beni askere gönderir gibi.
köpeğin yanına geldim. sütü açıp doldurup köpeği çöpleri atıldığı yere çektim. o sütü içtikce iyi hissetmeye başladım kendimi içimden vay be hayata bak hiçbir iyiliği karşılıksız bırakmıyor diye geçirdim. bitiremedi sütü, baktım bu doydu kutudaki geri kalan sütü diktim kafaya.
boş kutuyu salladım çöpe.
tabi her zaman ki gibi girmedi, düştügü yerden 2 tane yavru köpek çıkmasın mı ürkek ürkek kuyruk sallayarak ''gelilim mi yanına'' '' bak geliyorum ha birşey yapmıcaksan'' der gibi kafaları yerde sürür vaziyette yaklaşıyorlar.
arkadaş dururmuyum ben, hemen tekrar aynı büfeye , tam kapıdan girecekken cam kapıdaki yansımam'da kafaya diktigim sırada dökülmüş sütle kombine omuş kıyafetin içinde kendimi gördüm ve gördügüm gibi geri döndüm. aklımda deli sorular .
lan acep kız şimdi kendine aslıdıgımı sanmasın, hani köpek için almıştın sen içmişsin hemde hayvan gibi içmişsin demesin düşüncesiyle. tam 1,5 saat büfe aradım arkadaş o sütü bulacam başka çare yok yani. sanki bu bunalımdan kurtulmam o süte baglı gibi arıyorum.
buldum efendim.
sonunda köpekde yavrularıyla beraber peşimde bu anda tabi. yavrular öyle bir içiyorlardıki sütü dünyayı kurtarmış gibi hissettim kendimi bugünde karınlarını doyurmuşlardı yarın ne olacaktı bilemem.
işte o sabaha karşı eve dogru yürürken dank etti kafam.
açlık vardı olum bu dünyada , açlıktan ölen insan vardı, bense tok karnına sıcak evimde şarkılar eşliginde kederleniyordum bencilce
anladımki açlıktan ölen insanların oldugu bir ülkede hiç birşey daha ciddi, ve önemli olamaz
işte o gün bıraktım sevgilinin ardından yas tutmayı.... onun beni bıraktıgı gibi.
sonuna kadar okuyan herkese teşekkürler.
debe editi : kadına şiddete hayır !
ama gel görki soranlarada ''yok iyiyim ya, valla hatta çok iyiyim'' palavraları sallıyorum.
yarı tatil için millet planını yapmış kimi memlekete kimi rusyaya gidecek ( rusya olayı ayrı bir konu, ona şimdilik hiç girmeyelim )
bense ankara'dan adım atmak istemiyorum , memleket başka galakside gibi uzak geliyor, üzerimde bir haftadır çıkarmadıgım siyah bir eşortman. siyah oldugundan hiç kirlenmemiş hissi uyandırıyor , mutfak bira şişeleri ve bardakarın içine söndürülmüş sigara izmaritleri dolu ki ayrılık öncesi yogun bakım odasından daha temiz görünürdü.
arkadaşımın beni bırakmaya gönlü yok , kardeşleride gözünde tütüyor biliyorum zorla gönderdim '' yok valla çok iyiyim'' diyerekten. gitmeden ankaralı kız arkadaşına telefon edip, kedi yavrusu gibi beni emanet ettikten sonra yanlızlıgımla baş başa kaldım.
yar'dan ayrılalı daha üç gün olmuş. aşk acısının zirvelerinde geziniyorum kasvetli anathema şarkılarımı dersin, azam alimi dersin mutfak hariç evin her bir yanında yankılanıyor. mutfak diyorum çünkü karantina altına alıp kapıyı kitledim 2 hafta öyle kalsa insanlıgın sonunu getirecek denli etkili virüsün oluşum merkezi olabilirdi. olamadı tabi.
temizlik takıntılı , sorumluluk sahibi kızımız mutfagı tekrar insanlıga kazandırdı.
3 ay önce kadarda nişanlandı bizimkiler zaten. öyle bir halde bulmuştuki beni. kızın arkadaş ortamında anlattıgı ilk üçe girecek kadar komik bir anı edindigini düşünüyorum. halen aralarında anlatıp güldüklerine bir çok kez şahit olmuşlugumda var.
yok arkadaş bu acı geçecek gibi degil , üzerime yapıştı çıkmıcak sanki gibi bir hissiyatın için debelenmekteyim.
sigaram sönmeden digerini yakayım diye uzattıgım elimi. birde ne göreyim sigara bitmiş , saat gece 2-3 suları.
açık olan en yakın büfeye dogru ilerlemekteyim ki çöp kutusunun yanında bir köpekle göz göze geldim aç gibi bir hali vardı. aç olduğunu yazarak nasıl anlatayım bilemedim şimdi işte aç gibi duruyordu. neyse köşedeki büfeye girip iki paket sigara birde süt aldım, en ucuzundan istedim ki çocugum oldugunu felan düşünmesin diye. baktım düşünüyor gibi oldu, hemen durumu anlattım. sağ olsun bir de konuyu söyleyince hanım kızımız müteessir oldu. birde yogurt kabı verip ugurladı beni askere gönderir gibi.
köpeğin yanına geldim. sütü açıp doldurup köpeği çöpleri atıldığı yere çektim. o sütü içtikce iyi hissetmeye başladım kendimi içimden vay be hayata bak hiçbir iyiliği karşılıksız bırakmıyor diye geçirdim. bitiremedi sütü, baktım bu doydu kutudaki geri kalan sütü diktim kafaya.
boş kutuyu salladım çöpe.
tabi her zaman ki gibi girmedi, düştügü yerden 2 tane yavru köpek çıkmasın mı ürkek ürkek kuyruk sallayarak ''gelilim mi yanına'' '' bak geliyorum ha birşey yapmıcaksan'' der gibi kafaları yerde sürür vaziyette yaklaşıyorlar.
arkadaş dururmuyum ben, hemen tekrar aynı büfeye , tam kapıdan girecekken cam kapıdaki yansımam'da kafaya diktigim sırada dökülmüş sütle kombine omuş kıyafetin içinde kendimi gördüm ve gördügüm gibi geri döndüm. aklımda deli sorular .
lan acep kız şimdi kendine aslıdıgımı sanmasın, hani köpek için almıştın sen içmişsin hemde hayvan gibi içmişsin demesin düşüncesiyle. tam 1,5 saat büfe aradım arkadaş o sütü bulacam başka çare yok yani. sanki bu bunalımdan kurtulmam o süte baglı gibi arıyorum.
buldum efendim.
sonunda köpekde yavrularıyla beraber peşimde bu anda tabi. yavrular öyle bir içiyorlardıki sütü dünyayı kurtarmış gibi hissettim kendimi bugünde karınlarını doyurmuşlardı yarın ne olacaktı bilemem.
işte o sabaha karşı eve dogru yürürken dank etti kafam.
açlık vardı olum bu dünyada , açlıktan ölen insan vardı, bense tok karnına sıcak evimde şarkılar eşliginde kederleniyordum bencilce
anladımki açlıktan ölen insanların oldugu bir ülkede hiç birşey daha ciddi, ve önemli olamaz
işte o gün bıraktım sevgilinin ardından yas tutmayı.... onun beni bıraktıgı gibi.
sonuna kadar okuyan herkese teşekkürler.
debe editi : kadına şiddete hayır !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar