bugün
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak12
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi7
- pick me girl6
- 3 kere üst üste 31 çekmek11
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması9
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı7
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- öyle bir sevişmek ki alev çıkartıp yatağı yakmak4
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak3
- uludede'nin cenaze eventi8
- göz kanlanması6
- uludede'yi karıya götürmek7
- recep tahrik erdoğan3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- yunan adalarına gitmek20
- devlet3
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- ekmeğe çikolata sürmek7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- dinci ahlaksızlığı19
- fatma betül sayan kaya64
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- yunan aşığı tip15
- ciğer yiyen midesizler10
- eyeliner çekme yöntemleri7
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- sürekli özür dileyen insan5
- fiziği güzel sözlük kızları47
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- gunluklerim aylik olmus4
- ciğer vs kokoreç8
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak2
- kömbe6
- kahverengi göz kalemi6
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- uludede nim mirası4
- tv lerde sadece dizi ve reality show olması2
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
Bazı araştırmacılar bir bilgisayar simülasyonunda yaşadığımız olasılığının yüksek olduğunu söylüyor ve gerçeğin nasıl bulunacağını bildiklerini düşünüyorlar.
Yıllar boyunca, bazı bilimkurgu filmleri ve romanları dünyamızın aslında göründüğü gibi olmadığı, belki de Matrikste (bu bağlam için belki de en çok bilinen sözcük bu) yaşıyor olduğumuz fikrini yaydı.
Geçtiğimiz yıllarda, filozof ve fizikçiler, 2003te Philosophical Quarterlyde Bir Bilgisayar Simülasyonunda mı Yaşıyorsunuz? adlı makalesini yayımlayan filozof Nick Bostrom tarafından başlatılan bu düşüncenin üzerinde daha çok araştırma yapmaya başladılar. Temel olarak, Bostrom, programlama gücünün hızla büyümesinin bir gün bütün evrenimizde dijital bir simülasyon yaratabileceğimize işaret ettiğini tartışıyor. Ayrıca, imkan olduğunda, birden fazla simülasyonun yaratılamayacağını düşünmek için hiçbir neden bulunmuyor.
Dolayısıyla, biz ya onun tarihi benliğinin simülasyonunu yaratabilmenin eşiğinde sadece gerçek evrende yaşıyor ya da çok sayıdaki bilgisayar simülasyonunun birinin içerisindeyiz. Bu açıdan baktığımızda, varlıksal olasılıkların bizim aslen varoluşumuza karşı olduğu görülecektir.
Fakat bu hipotezi nasıl test ederiz? Dünyamız gerçek değilse, sınırlar nerede? Hiç kimsenin tırmanamadığı mecazi kayalıklar, hiçbir zaman aşamadığımız sınırlar nerede? Jim Carreyin, Truman Showun sonunda, simülasyonun ötesindeki dünyaya geçmek için adım attığı sınır nerede?
Bu sorulara bilimin yardımıyla, ya da en azından bizlerin, yaşayan varlıkların sayısal olarak temsilcileri olduğumuz bir dünyanın sınırlarını tanımlayan simüle edilmiş bilim yardımıyla bu sorulara cevap verebiliriz.
Geçtiğimiz yıldan beri, içerisinde fizik profesörü Martin Savageın da bulunduğu Washington Üniversitesindeki araştırmacılar, olası bir çözüme önayak oluyorlar ve bizim gerçek olmadığımızı gösteren sınırları bulmak için nereye bakacaklarını bilebildiklerini düşünüyorlar.
Temel düşünce, bilgisayarların dünyamızda bugün yaratabildiği evrenimizin sınırlı en küçük yapı taşları simülasyonlarına göz atmak ve daha sonrasında içerisinde yaşadığımız dünyada ve bugüne kadar yaptığımız en sıradan simülasyonlarda mevcut olan bir işaret aramaktır.
Simülasyonları yeterli büyüklükte yaparsanız, evrenimize benzer bir şey ortaya çıkacaktır, diyor Savage bir açıklamasında. Daha sonra, bu, şimdiki küçük çaplı simülasyonlarda benzeri bulunan, evrenimizdeki küçük bir işareti aramak meselesi haline gelecektir.
içeriden simülasyonu nasıl tespit edersiniz
Beyniniz çoktan hata vermeye başladı ise hadi baştan alalım. Evrenin simülasyonu hakkında zaten az bir şeyler biliyoruz çünkü onu biz kendimiz takip etmeye başladık. Şimdiye kadar, hatasız bir şekilde, elektromanyetizmayı ve tanecikler gibi atomaltı parçaları birleştiren güçlü kuvvet (strong force) olarak bilinen şeyi simüle edebiliyoruz. Programlama gücü katlanarak büyüdüğünden, atom ve molekülleri ve hatta organizma ve bütün evreni teorik olarak simüle edebileceğiz.
Bugünkü ve gelecekteki tüm bilgisayar simülasyonlarının proglamlama kaynaklarının sınırsız sayıda çalışmak zorunda olduğunu varsayarak, kapsamlı bir evren hazırlarken biraz hile yapmaları gerekiyor. Özellikle, sınırlı programlama kaynakları ile bilim adamlarının uzay zaman ve sınırsız ses (bu şeylerin evrenimizin simüle etmek için sınırsız kaynaklara ihtiyaç duyduğu parçaları olarak öngörelim) olarak adlandırdığı şeyi simüle etmek imkansız olur.
Bu sınırın altında çalışarak, bir simülasyon, bir algoritmaya ya da tamamen simüle edilemeyen bu elementler için benzer bir diğer teknolojiye ihtiyaç duyabilir. Bu benim bahsettiğim, Savage ve ekibinin aramayı umut ettiği işaretleri bırakan bir tür hile.
Gerçek olmadığımızı gösteren işaret
Böylelikle evrenimizin Big Bang değil de yumuşak bir tuş darbesi ile başladığını söyleyen işaret nerede?
Bu sorunun olası cevaplarını verebilecek birçok fiziksel bilgi bulunuyor, fakat Savage ve onun ekibi ultra yüksek enerjili kozmik ışınlarda, dünyamızda bunun bir sınır olarak ortaya çıkabileceğini düşünüyor.
Son söz, şayet biz birer bilgisayar simülasyonunda yaşıyor isek, bu kozmik ışınlar aslında simülasyonun üzerine kurulduğu yapıyı yansıtır (Savage ve ekibi, onu, süper bilgisayarların, çoktan üzerinde çalışılmakta olan yukarıda adı geçen simülasyonları yaratmak için kullandığı latis yapıya benzetiyor).
Evrenin gerçekte yapılardan öte birlerden ve sıfırlardan ulaştığı görmemizin önündeki problem bu kozmik ışınların nadir olması ve bunların sır perdesini aralamada yeterli veri üretecek duruma gelmesinin zaman almasıdır.
Sayısal köleler değiliz
Dünyamız bilim gerçeğinden çok bilimkurgu üzerine kurulu ise, size güzel haberler var. Araştırmacılar görülemeyen birileri tarafından yönetilen sayısal köleler olma ihtimalimizin olmadığını söylüyor.
Kaynak: http://www.cnet.com/news/...-for-signs-were-not-real/
Nick Bostromun Bir Bilgisayar Simülasyonunda mı Yaşıyorsunuz? adlı makalesi : http://www.simulation-argument.com/simulation.html
Yıllar boyunca, bazı bilimkurgu filmleri ve romanları dünyamızın aslında göründüğü gibi olmadığı, belki de Matrikste (bu bağlam için belki de en çok bilinen sözcük bu) yaşıyor olduğumuz fikrini yaydı.
Geçtiğimiz yıllarda, filozof ve fizikçiler, 2003te Philosophical Quarterlyde Bir Bilgisayar Simülasyonunda mı Yaşıyorsunuz? adlı makalesini yayımlayan filozof Nick Bostrom tarafından başlatılan bu düşüncenin üzerinde daha çok araştırma yapmaya başladılar. Temel olarak, Bostrom, programlama gücünün hızla büyümesinin bir gün bütün evrenimizde dijital bir simülasyon yaratabileceğimize işaret ettiğini tartışıyor. Ayrıca, imkan olduğunda, birden fazla simülasyonun yaratılamayacağını düşünmek için hiçbir neden bulunmuyor.
Dolayısıyla, biz ya onun tarihi benliğinin simülasyonunu yaratabilmenin eşiğinde sadece gerçek evrende yaşıyor ya da çok sayıdaki bilgisayar simülasyonunun birinin içerisindeyiz. Bu açıdan baktığımızda, varlıksal olasılıkların bizim aslen varoluşumuza karşı olduğu görülecektir.
Fakat bu hipotezi nasıl test ederiz? Dünyamız gerçek değilse, sınırlar nerede? Hiç kimsenin tırmanamadığı mecazi kayalıklar, hiçbir zaman aşamadığımız sınırlar nerede? Jim Carreyin, Truman Showun sonunda, simülasyonun ötesindeki dünyaya geçmek için adım attığı sınır nerede?
Bu sorulara bilimin yardımıyla, ya da en azından bizlerin, yaşayan varlıkların sayısal olarak temsilcileri olduğumuz bir dünyanın sınırlarını tanımlayan simüle edilmiş bilim yardımıyla bu sorulara cevap verebiliriz.
Geçtiğimiz yıldan beri, içerisinde fizik profesörü Martin Savageın da bulunduğu Washington Üniversitesindeki araştırmacılar, olası bir çözüme önayak oluyorlar ve bizim gerçek olmadığımızı gösteren sınırları bulmak için nereye bakacaklarını bilebildiklerini düşünüyorlar.
Temel düşünce, bilgisayarların dünyamızda bugün yaratabildiği evrenimizin sınırlı en küçük yapı taşları simülasyonlarına göz atmak ve daha sonrasında içerisinde yaşadığımız dünyada ve bugüne kadar yaptığımız en sıradan simülasyonlarda mevcut olan bir işaret aramaktır.
Simülasyonları yeterli büyüklükte yaparsanız, evrenimize benzer bir şey ortaya çıkacaktır, diyor Savage bir açıklamasında. Daha sonra, bu, şimdiki küçük çaplı simülasyonlarda benzeri bulunan, evrenimizdeki küçük bir işareti aramak meselesi haline gelecektir.
içeriden simülasyonu nasıl tespit edersiniz
Beyniniz çoktan hata vermeye başladı ise hadi baştan alalım. Evrenin simülasyonu hakkında zaten az bir şeyler biliyoruz çünkü onu biz kendimiz takip etmeye başladık. Şimdiye kadar, hatasız bir şekilde, elektromanyetizmayı ve tanecikler gibi atomaltı parçaları birleştiren güçlü kuvvet (strong force) olarak bilinen şeyi simüle edebiliyoruz. Programlama gücü katlanarak büyüdüğünden, atom ve molekülleri ve hatta organizma ve bütün evreni teorik olarak simüle edebileceğiz.
Bugünkü ve gelecekteki tüm bilgisayar simülasyonlarının proglamlama kaynaklarının sınırsız sayıda çalışmak zorunda olduğunu varsayarak, kapsamlı bir evren hazırlarken biraz hile yapmaları gerekiyor. Özellikle, sınırlı programlama kaynakları ile bilim adamlarının uzay zaman ve sınırsız ses (bu şeylerin evrenimizin simüle etmek için sınırsız kaynaklara ihtiyaç duyduğu parçaları olarak öngörelim) olarak adlandırdığı şeyi simüle etmek imkansız olur.
Bu sınırın altında çalışarak, bir simülasyon, bir algoritmaya ya da tamamen simüle edilemeyen bu elementler için benzer bir diğer teknolojiye ihtiyaç duyabilir. Bu benim bahsettiğim, Savage ve ekibinin aramayı umut ettiği işaretleri bırakan bir tür hile.
Gerçek olmadığımızı gösteren işaret
Böylelikle evrenimizin Big Bang değil de yumuşak bir tuş darbesi ile başladığını söyleyen işaret nerede?
Bu sorunun olası cevaplarını verebilecek birçok fiziksel bilgi bulunuyor, fakat Savage ve onun ekibi ultra yüksek enerjili kozmik ışınlarda, dünyamızda bunun bir sınır olarak ortaya çıkabileceğini düşünüyor.
Son söz, şayet biz birer bilgisayar simülasyonunda yaşıyor isek, bu kozmik ışınlar aslında simülasyonun üzerine kurulduğu yapıyı yansıtır (Savage ve ekibi, onu, süper bilgisayarların, çoktan üzerinde çalışılmakta olan yukarıda adı geçen simülasyonları yaratmak için kullandığı latis yapıya benzetiyor).
Evrenin gerçekte yapılardan öte birlerden ve sıfırlardan ulaştığı görmemizin önündeki problem bu kozmik ışınların nadir olması ve bunların sır perdesini aralamada yeterli veri üretecek duruma gelmesinin zaman almasıdır.
Sayısal köleler değiliz
Dünyamız bilim gerçeğinden çok bilimkurgu üzerine kurulu ise, size güzel haberler var. Araştırmacılar görülemeyen birileri tarafından yönetilen sayısal köleler olma ihtimalimizin olmadığını söylüyor.
Kaynak: http://www.cnet.com/news/...-for-signs-were-not-real/
Nick Bostromun Bir Bilgisayar Simülasyonunda mı Yaşıyorsunuz? adlı makalesi : http://www.simulation-argument.com/simulation.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar