bugün
- mustafa kemal atatürk13
- dünyanın en ünlü dört keli3
- nutuk4
- ankara'nın nato zirvesi hazırlıkları3
- spor yapmayan erkek4
- filistin in ermeni soykırımını tanıması37
- saraca finch house9
- ona bir şey söyle11
- kemal kılıçdaroğlu15
- iyi futbol oynar mısınız6
- matrix'deki zencinin torbacı olması5
- türkçülük4
- gerizekalı yazarlar zirvesi5
- en son seviştiğin zaman3
- meksika7
- amsızlık3
- devlet3
- pandela24
- samuel chukwueze'nin trabzonspor'a transferi3
- gece gece aniden gelen 1 buçuk adana yeme isteği3
- birazdan temmuza giriyoruz15
- rabia naz vatan3
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası8
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
- avrupa klima krizi2
- yazarların akıl hocaları9
- yengeç burcu zamanında olmamız8
- futbol34
- 2026 dünya kupası39
- atatürk'ü sevmemek7
- 0 0 717
- tai lung17
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı10
- israil12
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- dünya17
- sevişirken yapılması gerekenler8
- velvet52
- hoşgörü dini islam12
- çin mahallesindeyim çabuk çince küfür öğretin6
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- beyler bik bik erkek7
- boyalı da saçların6
- sonra döner yiyecek olmam2
- siyonizm yahudilik değildir5
- ateist dövmek11
- ben geldim naneler7
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek7
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak5
1890 yılında John Searle tarafından ortaya atılan deney. günümüzde yapay zekanın kendi bilinci olamayacağını savunanların elindeki en önemli kozdur.
deney şu şekilde; kapalı bir odaya bir insan konuyor. bu insana bir kitap veriliyor; kitapta nesneler (elma, armut, kalem...) ve bu nesnelere karşılık gelen çince kelimelerin yazılışı var. bu odanın bir yerinde sadece bir kağıdın ve bu nesnelerin sığabileceği bir boşluk var.
dışardan gelen bir adam bu delikten içeriye, üzerinde çince kelimeler yazan kağıtlar veriyor. içerdeki adam da kitaptan bakıp o nesneyi bulup adama veriyor aynı delikten. dışardaki adam, içeride çince bilen birisi olduğunu düşünecektir. ama aslında içerideki insan sadece anlamadığı, ne olduğunu bilmediği kelimelerin karşılığı olarak yapması ona söylenen şeyleri yapmaktadır.
özetle deney şunu savunur; bir bilgisayar, ne kadar insan gibi davransa da, insan gibi hissetmesi ya da düşünmesi gibi bir şey düşünülemez. o sadece kendisine verilmiş komutlar sayesinde insanı taklit edebilir. bu sebeple hiç bir elektronik sistemin bilinci ya da ruhu olamaz.
(tabi bunun tam tersini savunan gruplar da var)
deney şu şekilde; kapalı bir odaya bir insan konuyor. bu insana bir kitap veriliyor; kitapta nesneler (elma, armut, kalem...) ve bu nesnelere karşılık gelen çince kelimelerin yazılışı var. bu odanın bir yerinde sadece bir kağıdın ve bu nesnelerin sığabileceği bir boşluk var.
dışardan gelen bir adam bu delikten içeriye, üzerinde çince kelimeler yazan kağıtlar veriyor. içerdeki adam da kitaptan bakıp o nesneyi bulup adama veriyor aynı delikten. dışardaki adam, içeride çince bilen birisi olduğunu düşünecektir. ama aslında içerideki insan sadece anlamadığı, ne olduğunu bilmediği kelimelerin karşılığı olarak yapması ona söylenen şeyleri yapmaktadır.
özetle deney şunu savunur; bir bilgisayar, ne kadar insan gibi davransa da, insan gibi hissetmesi ya da düşünmesi gibi bir şey düşünülemez. o sadece kendisine verilmiş komutlar sayesinde insanı taklit edebilir. bu sebeple hiç bir elektronik sistemin bilinci ya da ruhu olamaz.
(tabi bunun tam tersini savunan gruplar da var)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar