bugün
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek23
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- şu an ne isterdin9
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- dilekçeye nasıl başlanır9
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur9
- fon vurgunu54
- kaçak çay18
- açım aç5
- bir beden küçük kıyafet almak5
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko5
- galatasaray vs akp12
- borsa istanbul19
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- alper mestçi vs hasan karacadağ2
- from gold from dust34
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- edep sen ne güzel şeysin3
- nas suresini duyunca cinler4
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- yapay zekanın kod yazması2
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- ordu borazanı sesi çıkaran kezo3
- kürk mantolu madonna6
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- kolye119
- gündüz uyukunun gelmesi gece gelmemesi3
- rivayetlerin sınırsız bollukla sunulması3
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- define videoları izlemek3
- iltica20
- muslettin amca tarzı entry girmek5
- çilekli pasta yiyen erkek7
- en iyi çakmak markası10
- berat albayrak'a iftira atılması11
- tavuklu pilav13
- mustafa sarıgül pornosu3
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- şabat şalom5
tükiyedeki muhafazakar kesimin her başı sıkıştığında başvurduğu, eşi bulunmaz mazeret. rahat rahat mazeret diye adlandırıyorum bunu çünkü kendi içerisinde bile çok derin çelişkiler barındırıyor bu iddia.
dış mihrak diye bir şey yok mudur? muhakkak vardır. abdde israil lobisi pek ala dış mihrak olarak gösterilebilir mesela. abdde sadece israil lobisi mi var? elbette hayır. neticede ermeni lobisi de var, türk lobisi de var, ne ararsan var. fakat dikkat ederseniz, bunlar abd onlarla aynı çıkarlara sahip olduğu müddetçe güçlüler. israilin kurulması sürecinde çok çok büyük rol oynamış olan siyonistler, ingiltereyi arapların karşısına dikilip israili savunabilmek konusunda yeterince ikna edemediler. sonunda da ingilizler onları dört tarafı arap düşmanlarla çevrili bir halde terk etti.
şimdi almanyada sayıları milyonları geçen türklerin bir dış mihrak olarak kabul edilmesi mümkün değil midir? pek ala mümkündür. hele senin cumhurbaşkanın, başbakanın almanyada mitingler verirken merkelin en ufak bir türk sorununda çıkıp da "bunlar hep dış mihrakların oyunları, türkiye lobisinin oyunları, mesutun bizi seçmesine tahammül edemediler, dünya kupasındaki başarımızı kıskandılar" diyemez mi? herhalde diyebilmesi lazım.
ama politik açıdan tüm bunlar birer acizlik belgesidir. çavuşesku da her fırsatta dış mihraklardan bahsederken aslında farkına varmadan kendi acziyetini ortaya koyuyordu. neticede bir ülkenin halkının önemli bir kısmı, bir takım dış mihrakların oyununa gelerek kendisi için bir takım hak ve özgürlükler talep ediyorsa, hükümet ise bu taleplere cevap veremiyorsa, artık bu sorun bir dış mihrak sorunu olmaktan çıkmış, o ülkenin iç meselesi haline gelmiştir. fransızlar fransız ihtilalini, ingilizlere karşı yardımda bulunmak için gittikleri abdde gördükleri gelişmeleri taklit ederek yaptılar. yani diyebiliriz ki amerikalıların ingiltereye isyan etmesinde hem fransa (bir dış mihrak olarak) rol oynamıştır, hem de aynı fransızlar abdde gördüklerinin neticesi olarak kendi ülkelerinde başlayan bir devrim hareketinin kıvılcımını çıkarmışlardır.
bu demek değildir ki bu insanlar dış mihrakların oyununa geldiler. hayır. britanya krallığının amerikayı zapt edecek bir meşruiyeti kalmamıştı. benzer şekilde fransız kralının da fransız halkını yönetecek gücü ve takati kalmamıştı. bu saatten sonra tüm bu olan biteni dış mihraklara bağlamanın anlamsızlığı ortada değil mi?
ülkeler elbette birbirlerinden etkilenirler. bir türkün fransada gördüğü bir sistemi türkiyede de görmek istemesinde bir sakınca yoktur. öte yandan aynı şahıs, bu taleplerini kabul ettirebilmek için fransadan açık bir destek alıyorsa ve ülkede çeşitli provokasyonlarda bulunuyorsa, hem bir yandan bu taleplere karşı oluşan kamuoyu baskısını uygun şekilde dindirmek, hem de provokasyona sebep veren yapıları çökertmek bu ülkeyi yönetenlerin görevidir. bu yüzden biz onlara "yönetici" diyoruz.
"dış mihraklar izin vermiyorlar ki belimizi doğrultalım." bu yakarış aslında acizliğin itirafıdır. osmanlı devleti kurulduğu tarihten itibaren çok yoğun bir dış baskıyla karşı karşıya kalmıştı. tebaasında neredeyse müslüman nüfus kadar ortodoks hristiyan varken bile ortodoksların önderi olan bizansa ve konstantinopolise savaş açabildi. ve muvaffak da oldu. sonrasında o ortodoks hristiyanları devlete bağlı tutma konusunda da muvaffak oldu. zaten bu şekilde güçlü devlet olursunuz.
bu bakımdan "biz çok güçlüyüz" söylemleriyle "dış mihrak" söyleminin yöneticilerimiz tarafından kullanılma sıklığının aynı dönemde artması çok yaman bir çelişkiden ibarettir.
dış mihrak diye bir şey yok mudur? muhakkak vardır. abdde israil lobisi pek ala dış mihrak olarak gösterilebilir mesela. abdde sadece israil lobisi mi var? elbette hayır. neticede ermeni lobisi de var, türk lobisi de var, ne ararsan var. fakat dikkat ederseniz, bunlar abd onlarla aynı çıkarlara sahip olduğu müddetçe güçlüler. israilin kurulması sürecinde çok çok büyük rol oynamış olan siyonistler, ingiltereyi arapların karşısına dikilip israili savunabilmek konusunda yeterince ikna edemediler. sonunda da ingilizler onları dört tarafı arap düşmanlarla çevrili bir halde terk etti.
şimdi almanyada sayıları milyonları geçen türklerin bir dış mihrak olarak kabul edilmesi mümkün değil midir? pek ala mümkündür. hele senin cumhurbaşkanın, başbakanın almanyada mitingler verirken merkelin en ufak bir türk sorununda çıkıp da "bunlar hep dış mihrakların oyunları, türkiye lobisinin oyunları, mesutun bizi seçmesine tahammül edemediler, dünya kupasındaki başarımızı kıskandılar" diyemez mi? herhalde diyebilmesi lazım.
ama politik açıdan tüm bunlar birer acizlik belgesidir. çavuşesku da her fırsatta dış mihraklardan bahsederken aslında farkına varmadan kendi acziyetini ortaya koyuyordu. neticede bir ülkenin halkının önemli bir kısmı, bir takım dış mihrakların oyununa gelerek kendisi için bir takım hak ve özgürlükler talep ediyorsa, hükümet ise bu taleplere cevap veremiyorsa, artık bu sorun bir dış mihrak sorunu olmaktan çıkmış, o ülkenin iç meselesi haline gelmiştir. fransızlar fransız ihtilalini, ingilizlere karşı yardımda bulunmak için gittikleri abdde gördükleri gelişmeleri taklit ederek yaptılar. yani diyebiliriz ki amerikalıların ingiltereye isyan etmesinde hem fransa (bir dış mihrak olarak) rol oynamıştır, hem de aynı fransızlar abdde gördüklerinin neticesi olarak kendi ülkelerinde başlayan bir devrim hareketinin kıvılcımını çıkarmışlardır.
bu demek değildir ki bu insanlar dış mihrakların oyununa geldiler. hayır. britanya krallığının amerikayı zapt edecek bir meşruiyeti kalmamıştı. benzer şekilde fransız kralının da fransız halkını yönetecek gücü ve takati kalmamıştı. bu saatten sonra tüm bu olan biteni dış mihraklara bağlamanın anlamsızlığı ortada değil mi?
ülkeler elbette birbirlerinden etkilenirler. bir türkün fransada gördüğü bir sistemi türkiyede de görmek istemesinde bir sakınca yoktur. öte yandan aynı şahıs, bu taleplerini kabul ettirebilmek için fransadan açık bir destek alıyorsa ve ülkede çeşitli provokasyonlarda bulunuyorsa, hem bir yandan bu taleplere karşı oluşan kamuoyu baskısını uygun şekilde dindirmek, hem de provokasyona sebep veren yapıları çökertmek bu ülkeyi yönetenlerin görevidir. bu yüzden biz onlara "yönetici" diyoruz.
"dış mihraklar izin vermiyorlar ki belimizi doğrultalım." bu yakarış aslında acizliğin itirafıdır. osmanlı devleti kurulduğu tarihten itibaren çok yoğun bir dış baskıyla karşı karşıya kalmıştı. tebaasında neredeyse müslüman nüfus kadar ortodoks hristiyan varken bile ortodoksların önderi olan bizansa ve konstantinopolise savaş açabildi. ve muvaffak da oldu. sonrasında o ortodoks hristiyanları devlete bağlı tutma konusunda da muvaffak oldu. zaten bu şekilde güçlü devlet olursunuz.
bu bakımdan "biz çok güçlüyüz" söylemleriyle "dış mihrak" söyleminin yöneticilerimiz tarafından kullanılma sıklığının aynı dönemde artması çok yaman bir çelişkiden ibarettir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar