bugün
- ermeni rum soykırımını inkar etmek11
- gocu21
- sarapci koala hatayi11
- en kötü chp başkanı5
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği12
- sözlüğün en güzel kadını26
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban7
- bop eşbaşkanları tam sıralı liste3
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan2
- iron man ateist bir kafirdir3
- mossad ajanı dinciler5
- hitler ve nazilere sempati beslemek2
- yaşam enerjisi veren şeyler2
- israil13
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları10
- ilticanın terk edilmesi5
- flörtü bir üst seviyeye taşıyan detaylar4
- filistinde ölen 60 bin vs suriyede ölen 1 milyon2
- dünya39
- özgür özel mallığı3
- cenaze evinde yemek dağıtmak5
- kova burcunun bağımlılık yapıyor olması5
- günün sözü8
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- özgür özel ikiyüzlülüğü3
- instagram tedavisi olmayan hastalıktır4
- iremga4
- allah bize salat etti6
- pis hissettiren şeyler7
- amerika birleşik devletleri29
- chp yandaş oldu3
- özkanlar5
- türkiye fransa maçı sonrası montella tartışması3
- arkadaşlar ben saçımı hangi renge boyayacağım ya5
- cesur olmak2
- türk olmaktan neden mi utanıyorum3
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- kemal kılıçdaroğlu'nun bop taki rolü2
- karton toplayan kıyma2
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- erdoğan'ın bm konuşmasına eşiyle el ele gitmesi4
- protest şarkı yazmak2
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta8
- iltica7
- dacia striker'in türkiye de üretime başlaması3
- patates kızartması ve ketçap ikilisi3
- 80 bin entry girecek kadar işsiz olmak11
- boğa burcu kadını2
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli12
- öğrenci sorusunun felsefi ağırlığı2
Ovidius, yaptığı kusursuz bir kadın heykeline asık olan Pygmalion adındaki bir heykeltıraşı anlatıyordu, bir tanrıça bu zavallı heykeltıraşa acıyıp, fildişi heykele hayat vermiş ve bir insan kendi yarattığı bir başka insana dokunabilmişti. Sorunun, "yaratılmış" olanların çirkinliklerinde, eksikliklerinde, kötülüklerinde olduğuna inanmanın bizi sürüklediği oyuncaklı bir fantezi, "ben yaratsam daha iyisini yaratırdım" iddiası.
Peki, bu güç size bağışlansaydı, "kendin için birini yarat" denseydi ne yapardınız, nasıl birini yaratırdınız? Sanırım, hemen kusursuz birini yaratmak için ise koyulurdunuz. Çok güzel bir kadın ya da çok yakışıklı bir erkek. Gerçekten bu kadar güzel birini ister miydiniz?
Yarattığınıza bir heykelin kusursuz güzelliğini verdiniz, peki kişiliğini nasıl yapardınız, nasıl bir karakter verirdiniz ona? Herhalde, eksikleri olmasına tahammül edemez, onu her koşulda davranması gerektiği gibi davranan, bilgili, zeki, zarif biri yapardınız. Böylesine mükemmel olmasının onun doğallığını bozabileceğini düşünmez miydiniz? Hiç ağlamayan, hiç kavga etmeyen, biraz önce söylediğinden arsız bir çocuk gülümsemesiyle vazgeçip tersini söylemeyen, resmi bir davetten çıkışta sizi bir kuytuluğa çekip "öpsene beni" demeyen, " bugün ise gitme kırlara gidelim," diye tutturmayan, kıskançlık krizleri geçirmeyen bir kadın ister miydiniz gerçekten? Hiçbir çelişkisi olmayan, düz, akilli, ani çoksulara ya da ani üzüntülere kapılmayan, sizi birdenbire boynunuzdan öpmeyen bir kadınla geçirmek ister miydiniz hayatinizi? Ya da çok akilli, çok kibar, her öneriyi "simdi sırası değil" diye mantıklı bir biçimde cevaplayan, her kaprisinizi hep ayni olgun gülümseyişle karşılayan, öfkelenmeyen, siz manasız bir kavga çıkarmak için iştahla kıvranırken size o kavgayı bağışlamayan, düzeltebileceğiniz, eleştirebileceğiniz hiçbir yani olmayan, hiç tembellik etmeyen, asla annesini özlemiş bir çocuk gibi bakmayan bir erkekle olmak ister miydiniz? Ruhunu nasıl yapardınız? iyi biri olmasını isterdiniz herhalde. Kimse için kötülük düşünmeyen, kıskanmayan, övünmeyen, böbürlenmeyen, şımarıklık etmeyen, şiddet belirtisi göstermeyen, bencillik yapmayan, sizi aldatma ihtimali olmayan, sadık, vefalı, yalan söylemeyen, dürüst, saygılı, sevgi dolu, masum, bir su gibi berrak ve temiz birini mi isterdiniz? ister miydiniz gerçekten? Sizi güven ve huzur içinde yaşatacak birini mi yaratırdınız? Eğer böyle birini istediğinizi, böyle birini yaratacağınızı söylüyorsanız, size, bugüne dek asık olduğunuz insanları bir düşünmenizi, önerebilirim.
Aşık olduklarınızdan kaçı masumdu, kaçının aldatmayacağından emindiniz, kaçı tam anlamıyla dürüsttü, kaçı bencil değildi, kaçı başkalarına bakmıyordu, kaçının yanında huzur kadar huzursuzluk da hissetmediniz? Belki yanılıyorum ama ben, insanlara "kendin için birini yarat" dediklerinde, en güzeli, en kusursuzu, en iyiyi, en mükemmeli yaratmak isteyeceklerinden endişeleniyorum, böyle bir kusursuzluk ve mükemmeliyet, gecesi olmayan bir gündüz gibi sürekli aydınlığıyla insani bıktırır diye düşünüyorum.
Kötülüğü olmayan bir iyilik sıkıcıdır bence. iyiliği olmayan bir kötülüğün sıkıcı olması gibi. Sanırım, tanrıyı muhteşem kılan, onun iyilik ve kötülük arasında tarafsız kalması, iyiliği yarattığı gibi kötülüğü de, kusursuzluğu yaratabildiği gibi kusuru da yaratabilmesidir. Bizim "kusursuzluk ve iyilik" düşkünlüğümüz yoktur onda. Eğer Ovidius'un heykeltıraş Pygmalion'a bağışladığı güç bana da bağışlansaydı sanırım, kusursuz biri yerine, sevdiğim kusurlara sahip birini yaratmak isterdim. Bazı kusurları severim çünkü. Birini yarat" dediklerinde bizim hemen en muhteşemin peşine düşmemize karşın yarattığı milyarlarca insanda asla en mükemmele ulaşmayan, hayatin çekiciliğinin bu eksiklikte olduğunu bilen tanrıya tek sitemim de bu olabilir zaten, ben onun yarattığı kusurları severken onun kendi yarattığı kusurlardan şikayetçiymiş gibi durması.
Ahmet Altan
ideallerin dışanda bir erkek isterdim ben ideal olmayan bir erkek yani.
Peki, bu güç size bağışlansaydı, "kendin için birini yarat" denseydi ne yapardınız, nasıl birini yaratırdınız? Sanırım, hemen kusursuz birini yaratmak için ise koyulurdunuz. Çok güzel bir kadın ya da çok yakışıklı bir erkek. Gerçekten bu kadar güzel birini ister miydiniz?
Yarattığınıza bir heykelin kusursuz güzelliğini verdiniz, peki kişiliğini nasıl yapardınız, nasıl bir karakter verirdiniz ona? Herhalde, eksikleri olmasına tahammül edemez, onu her koşulda davranması gerektiği gibi davranan, bilgili, zeki, zarif biri yapardınız. Böylesine mükemmel olmasının onun doğallığını bozabileceğini düşünmez miydiniz? Hiç ağlamayan, hiç kavga etmeyen, biraz önce söylediğinden arsız bir çocuk gülümsemesiyle vazgeçip tersini söylemeyen, resmi bir davetten çıkışta sizi bir kuytuluğa çekip "öpsene beni" demeyen, " bugün ise gitme kırlara gidelim," diye tutturmayan, kıskançlık krizleri geçirmeyen bir kadın ister miydiniz gerçekten? Hiçbir çelişkisi olmayan, düz, akilli, ani çoksulara ya da ani üzüntülere kapılmayan, sizi birdenbire boynunuzdan öpmeyen bir kadınla geçirmek ister miydiniz hayatinizi? Ya da çok akilli, çok kibar, her öneriyi "simdi sırası değil" diye mantıklı bir biçimde cevaplayan, her kaprisinizi hep ayni olgun gülümseyişle karşılayan, öfkelenmeyen, siz manasız bir kavga çıkarmak için iştahla kıvranırken size o kavgayı bağışlamayan, düzeltebileceğiniz, eleştirebileceğiniz hiçbir yani olmayan, hiç tembellik etmeyen, asla annesini özlemiş bir çocuk gibi bakmayan bir erkekle olmak ister miydiniz? Ruhunu nasıl yapardınız? iyi biri olmasını isterdiniz herhalde. Kimse için kötülük düşünmeyen, kıskanmayan, övünmeyen, böbürlenmeyen, şımarıklık etmeyen, şiddet belirtisi göstermeyen, bencillik yapmayan, sizi aldatma ihtimali olmayan, sadık, vefalı, yalan söylemeyen, dürüst, saygılı, sevgi dolu, masum, bir su gibi berrak ve temiz birini mi isterdiniz? ister miydiniz gerçekten? Sizi güven ve huzur içinde yaşatacak birini mi yaratırdınız? Eğer böyle birini istediğinizi, böyle birini yaratacağınızı söylüyorsanız, size, bugüne dek asık olduğunuz insanları bir düşünmenizi, önerebilirim.
Aşık olduklarınızdan kaçı masumdu, kaçının aldatmayacağından emindiniz, kaçı tam anlamıyla dürüsttü, kaçı bencil değildi, kaçı başkalarına bakmıyordu, kaçının yanında huzur kadar huzursuzluk da hissetmediniz? Belki yanılıyorum ama ben, insanlara "kendin için birini yarat" dediklerinde, en güzeli, en kusursuzu, en iyiyi, en mükemmeli yaratmak isteyeceklerinden endişeleniyorum, böyle bir kusursuzluk ve mükemmeliyet, gecesi olmayan bir gündüz gibi sürekli aydınlığıyla insani bıktırır diye düşünüyorum.
Kötülüğü olmayan bir iyilik sıkıcıdır bence. iyiliği olmayan bir kötülüğün sıkıcı olması gibi. Sanırım, tanrıyı muhteşem kılan, onun iyilik ve kötülük arasında tarafsız kalması, iyiliği yarattığı gibi kötülüğü de, kusursuzluğu yaratabildiği gibi kusuru da yaratabilmesidir. Bizim "kusursuzluk ve iyilik" düşkünlüğümüz yoktur onda. Eğer Ovidius'un heykeltıraş Pygmalion'a bağışladığı güç bana da bağışlansaydı sanırım, kusursuz biri yerine, sevdiğim kusurlara sahip birini yaratmak isterdim. Bazı kusurları severim çünkü. Birini yarat" dediklerinde bizim hemen en muhteşemin peşine düşmemize karşın yarattığı milyarlarca insanda asla en mükemmele ulaşmayan, hayatin çekiciliğinin bu eksiklikte olduğunu bilen tanrıya tek sitemim de bu olabilir zaten, ben onun yarattığı kusurları severken onun kendi yarattığı kusurlardan şikayetçiymiş gibi durması.
Ahmet Altan
ideallerin dışanda bir erkek isterdim ben ideal olmayan bir erkek yani.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar