bugün

devlet bahçeli

mevzu soğudu ama karalamazsak darlanırız.

seçim sonuçları üstüne fazla söylenecek bir şey yok. bu milletin cibiliyeti ortada. pragmatist kafa yapısının da uzun uzadıya sosyolojik analizlerini yapmaya gerek yok. çünkü, "çalarsa çalsın be para ülke dışına çıkmıyor ya." diyen bir milletin de analizi yapılmaz. sadece o milletin ne zaman helak olacağı üstüne bir tahmin yapılabilir kanımca. şimdi devlet baba sen de bu olanlardan sonra çıkıp, "hadi kepenkleri kapatıyoruz, bundan sonra her şeyi baltalayan bir muhalefetten söz etmeye kimsenin hakkı kalmamıştır." deyip komple partiyi lağvetsen partinin romantiklerinden olan ben bile, şahsen üzülmezdim.

gelelim bu cümleleri bana kurduran yemin törenine. Mecliste, hemen hemen her kelimesi yalan olan, dümenden edilmiş bir yemine sap gibi dikilerek tanıklık etmek nasıl bir mantık algoritmasının tezahürüdür? Sen parti olarak bu adamın* hırsız ve hain olduğuna kani misin değil misin devlet baba ya? kani isen eğer; benim aklım, seni o salonda sap gibi dikecek hiçbir açıklamayı almaz. Kimse bana devlet adamlığı mavalı da okumasın artık. burada alem gelip stepne, vagon derken seni hangi akpli savundu? 2007 den beri akp ile güttüğün uzlaşı politikası sana kaç oy kazandırdı? üstlendiğin akil adam duruşuna rağmen akpnin isteyipte hayata geçiremediği kaç yasa sayabilirsin bize devlet baba?

sanma ki ben hainim, sanma ki iç anadoluda oy kayması yaşamadın, sanma ki bu stratejinle batıda da oy kaybetmeyeceksin. olmadı baba. emin ol bu sefer olmadı. önceden inanmadığım ihtimaller geliyor aklıma. daha önce sorgulamadığım. kuşku, acıdır. daha fazla acı çektirme bize.
© copyright 2005 - 2026