bugün
- said nursi denilince akla gelen şeyler14
- arkadaşlar ben hapise giriyorum6
- gs ve fbnin 2 maçta 7şer gol yemesi6
- asla mantarın hiç bir türünü yemeyin4
- ona kalbimi verdim4
- kartoncu gey3
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı71
- eski sevgiliye mesaj atma bahaneleri8
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- su yok elektrik yok ne var5
- iltica26
- alevi ailelerin ateist çocukları6
- sözlükte aslında anonim kimsenin olmaması2
- abd israil vs türkiye farkı18
- akp'nin bir daha gelmemek üzere gideceği seçim4
- 623 000 bin asker kaçağı10
- gatada uyku bölümünde yatılı kalmak2
- 15 ekim 2026 kups trabzonspor maçı5
- reklamların artık yapay zeka ile yapılması2
- affedersiniz ama kartoncu12
- dündar ziya gültekin8
- selde sürüklenen araçlar3
- türkiye'nin suudi arabistan'a askeri desteği4
- yağmur9
- queen ravenna hanım10
- günde 20 22 defa seks yapıyordum2
- cevheri güven9
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı6
- evde çiçek yetiştiren erkek15
- anın görüntüsü22
- ayrıldık36
- game of thrones taki kerhaneci12
- winamp2
- istanbul11
- istanbul mahvoldu19
- kaşlarını almayan kadın çekiciliği5
- erdoğan ne istersem yapacaktır8
- recep tayyip erdoğan8
- akp'nin z kuşağını yönetemeyeceği gerçeği5
- halk tv'nin kapanmasının iyi olması2
- aston villa 6 fenerbahçe 09
- yapay zeka moderatörü8
- imamoğlu'nun ihanet sözleri6
- sevgilim erkek olduğumu anlar mı sizce2
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması11
- cimri insanların ortak özellikleri9
- fatih te selde elektrik akımına kapılan çocuk5
- kayseri hakkında berbat kelimesi bile hafif kalır2
- köyde bilim ve felsefe konuşmak2
yavuz turgul'un ''muhsin bey'' filmini anlatan -bir filmin hikayesi adındaki- kısa trt belgeselinde filmi hakkında söylediklerini genel manada sanata sonra da nick drake'in durumuna uyarlamak mümkün. ünlü yönetmenimiz şöyle diyor:
''bir filmin (sanat eserinin) kaderi vardır. siz o filmi yapar,çeker ve teslim edersiniz. eğer bu film belirli nitelikler ve değerlere sahipse bunun önüne hiçbir şey geçemiyor. o,bir yerden kendisine bir alan buluyor ve dışarıya fırlıyor.
sanatsever bir anneye sahip, bach dinleyerek büyümüş nick, ingiltere'nin huzur veren uçsuz bucaksız yeşil tepeler.sakin bir çocukluk,bitmeyen bunalımlar ve baş ağrıları. şarkılarının sözlerinde bin yaşındaki bir adamın bilgeliği var. dylan,rolling stones,the beatles,pink floyd ve müziğin her alanında sayısız dehanın en verimli çalışmalarını verdiği 60 sonları ve 70 başlarında bu genç adamın naif çığlıklarını duymak için ortam fazlasıyla gürültülüydü. toz,duman yerine oturdu. nick ve şarkıları hep oradaydı. insanlar ,sonraki kuşağın gençleri şarkılarını keşfetti. o duyguları paylaşan ruhlar,kendilerini birbirlerine yakın hissettiler.ayrı bir grup oluşturdular. ama o kadar derindi ki şarkıları henüz tüketilmedi. sinemada kubrick veya tarkovski'nin filmlerinin başına gelen hal yani özenti sahibi bir kısım zümre tarafından entelektüellik turnosolü olarak görülüp üzerine espriler de üretilmesi hali henüz söz konusu değil. belki nick drake'i sevenler de tıpkı kendisi gibi bir nevi nekrofili halindeler. bu imtiyazı herkesle paylaşmak nick drake'i ayağa düşürmek istemiyorlar. sadece belli kültür düzeyinde ve ruh olgunluğundaki insanlar onu dinlesin havasındalar. nick drake yaşasaydı bu duruma ne derdi bilmiyorum. bir tek şeyden eminim konser vermezdi. bir şey daha,anısına seçme şarkılardan oluşturulmuş ve genç ingiliz yorumcuların yer aldığı bir konser organizasyonunu izledim. arkada sağlam bir orkestra. ama şu bir gerçek kimse o şarkıları sahibi gibi söyleyemiyor.
''bir filmin (sanat eserinin) kaderi vardır. siz o filmi yapar,çeker ve teslim edersiniz. eğer bu film belirli nitelikler ve değerlere sahipse bunun önüne hiçbir şey geçemiyor. o,bir yerden kendisine bir alan buluyor ve dışarıya fırlıyor.
sanatsever bir anneye sahip, bach dinleyerek büyümüş nick, ingiltere'nin huzur veren uçsuz bucaksız yeşil tepeler.sakin bir çocukluk,bitmeyen bunalımlar ve baş ağrıları. şarkılarının sözlerinde bin yaşındaki bir adamın bilgeliği var. dylan,rolling stones,the beatles,pink floyd ve müziğin her alanında sayısız dehanın en verimli çalışmalarını verdiği 60 sonları ve 70 başlarında bu genç adamın naif çığlıklarını duymak için ortam fazlasıyla gürültülüydü. toz,duman yerine oturdu. nick ve şarkıları hep oradaydı. insanlar ,sonraki kuşağın gençleri şarkılarını keşfetti. o duyguları paylaşan ruhlar,kendilerini birbirlerine yakın hissettiler.ayrı bir grup oluşturdular. ama o kadar derindi ki şarkıları henüz tüketilmedi. sinemada kubrick veya tarkovski'nin filmlerinin başına gelen hal yani özenti sahibi bir kısım zümre tarafından entelektüellik turnosolü olarak görülüp üzerine espriler de üretilmesi hali henüz söz konusu değil. belki nick drake'i sevenler de tıpkı kendisi gibi bir nevi nekrofili halindeler. bu imtiyazı herkesle paylaşmak nick drake'i ayağa düşürmek istemiyorlar. sadece belli kültür düzeyinde ve ruh olgunluğundaki insanlar onu dinlesin havasındalar. nick drake yaşasaydı bu duruma ne derdi bilmiyorum. bir tek şeyden eminim konser vermezdi. bir şey daha,anısına seçme şarkılardan oluşturulmuş ve genç ingiliz yorumcuların yer aldığı bir konser organizasyonunu izledim. arkada sağlam bir orkestra. ama şu bir gerçek kimse o şarkıları sahibi gibi söyleyemiyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar