bugün
- kiraz cicegi kolonyasi17
- askerde günde iki kere duş alan erkek7
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- ctrlx10
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- domalan kız6
- kendi kendini bıçaklayan adam7
- kuran da namazın olmaması21
- bik bik'in mutfağına konuk olmak9
- bizi ne zaman sevecekler5
- aldatırken kocasıyla telefonda konuşan kadın3
- hoşlanılan kızın sizi ayaklarıyla tokatlaması7
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir8
- saraca finch house24
- mehdinin bir anda gelecek olması3
- kırım kongo kanamalı ateşi4
- cevabı bilinmeyen sorular6
- bir yazarı ensesinden tutup blowjob yaptırmak4
- mason greenwood4
- en tehlikeli kadın tipi7
- iş arkadaşlığı9
- sevgiliyi 10 seneden beri görmemek8
- 31 yaşında bakire olan kız9
- bonnie tyler4
- velvet31
- nerede o eski sözlük2
- 23 mayıs 2027 amedspor fenerbahçe maçı3
- ehli sünnet hocalar11
- ekrem imamoğlu14
- türk kadınlarındaki temizlik hastalığı5
- şeyhleri sallandırmak3
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı13
- kalça ellemek6
- arkadaşın karısının at gibi olması7
- bugün fransa fas maçı saat 23 te trt 1 de2
- temeşvarlı osman2
- yeditepe de kutsal metinden rahatsız olunması4
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar13
- hiç kimsenin hiçbir şeyi olmamak6
- sözlük yazarları akıllı olsun5
- atatürk'ün abartılmış bir lider olması11
- şişman ronaldo2
- aslan burcu kadını ile baş etme yöntemleri3
- mehdiyetin yaklaşıyor olması4
- akplilerin osmanlıyı yanlış yorumlaması2
- istanbul da ev kiraları4
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen12
- huzur islamda9
- yaşlılık kaç yaşında başlıyor sorunsalı2
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler12
yavuz turgul'un ''muhsin bey'' filmini anlatan -bir filmin hikayesi adındaki- kısa trt belgeselinde filmi hakkında söylediklerini genel manada sanata sonra da nick drake'in durumuna uyarlamak mümkün. ünlü yönetmenimiz şöyle diyor:
''bir filmin (sanat eserinin) kaderi vardır. siz o filmi yapar,çeker ve teslim edersiniz. eğer bu film belirli nitelikler ve değerlere sahipse bunun önüne hiçbir şey geçemiyor. o,bir yerden kendisine bir alan buluyor ve dışarıya fırlıyor.
sanatsever bir anneye sahip, bach dinleyerek büyümüş nick, ingiltere'nin huzur veren uçsuz bucaksız yeşil tepeler.sakin bir çocukluk,bitmeyen bunalımlar ve baş ağrıları. şarkılarının sözlerinde bin yaşındaki bir adamın bilgeliği var. dylan,rolling stones,the beatles,pink floyd ve müziğin her alanında sayısız dehanın en verimli çalışmalarını verdiği 60 sonları ve 70 başlarında bu genç adamın naif çığlıklarını duymak için ortam fazlasıyla gürültülüydü. toz,duman yerine oturdu. nick ve şarkıları hep oradaydı. insanlar ,sonraki kuşağın gençleri şarkılarını keşfetti. o duyguları paylaşan ruhlar,kendilerini birbirlerine yakın hissettiler.ayrı bir grup oluşturdular. ama o kadar derindi ki şarkıları henüz tüketilmedi. sinemada kubrick veya tarkovski'nin filmlerinin başına gelen hal yani özenti sahibi bir kısım zümre tarafından entelektüellik turnosolü olarak görülüp üzerine espriler de üretilmesi hali henüz söz konusu değil. belki nick drake'i sevenler de tıpkı kendisi gibi bir nevi nekrofili halindeler. bu imtiyazı herkesle paylaşmak nick drake'i ayağa düşürmek istemiyorlar. sadece belli kültür düzeyinde ve ruh olgunluğundaki insanlar onu dinlesin havasındalar. nick drake yaşasaydı bu duruma ne derdi bilmiyorum. bir tek şeyden eminim konser vermezdi. bir şey daha,anısına seçme şarkılardan oluşturulmuş ve genç ingiliz yorumcuların yer aldığı bir konser organizasyonunu izledim. arkada sağlam bir orkestra. ama şu bir gerçek kimse o şarkıları sahibi gibi söyleyemiyor.
''bir filmin (sanat eserinin) kaderi vardır. siz o filmi yapar,çeker ve teslim edersiniz. eğer bu film belirli nitelikler ve değerlere sahipse bunun önüne hiçbir şey geçemiyor. o,bir yerden kendisine bir alan buluyor ve dışarıya fırlıyor.
sanatsever bir anneye sahip, bach dinleyerek büyümüş nick, ingiltere'nin huzur veren uçsuz bucaksız yeşil tepeler.sakin bir çocukluk,bitmeyen bunalımlar ve baş ağrıları. şarkılarının sözlerinde bin yaşındaki bir adamın bilgeliği var. dylan,rolling stones,the beatles,pink floyd ve müziğin her alanında sayısız dehanın en verimli çalışmalarını verdiği 60 sonları ve 70 başlarında bu genç adamın naif çığlıklarını duymak için ortam fazlasıyla gürültülüydü. toz,duman yerine oturdu. nick ve şarkıları hep oradaydı. insanlar ,sonraki kuşağın gençleri şarkılarını keşfetti. o duyguları paylaşan ruhlar,kendilerini birbirlerine yakın hissettiler.ayrı bir grup oluşturdular. ama o kadar derindi ki şarkıları henüz tüketilmedi. sinemada kubrick veya tarkovski'nin filmlerinin başına gelen hal yani özenti sahibi bir kısım zümre tarafından entelektüellik turnosolü olarak görülüp üzerine espriler de üretilmesi hali henüz söz konusu değil. belki nick drake'i sevenler de tıpkı kendisi gibi bir nevi nekrofili halindeler. bu imtiyazı herkesle paylaşmak nick drake'i ayağa düşürmek istemiyorlar. sadece belli kültür düzeyinde ve ruh olgunluğundaki insanlar onu dinlesin havasındalar. nick drake yaşasaydı bu duruma ne derdi bilmiyorum. bir tek şeyden eminim konser vermezdi. bir şey daha,anısına seçme şarkılardan oluşturulmuş ve genç ingiliz yorumcuların yer aldığı bir konser organizasyonunu izledim. arkada sağlam bir orkestra. ama şu bir gerçek kimse o şarkıları sahibi gibi söyleyemiyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar