bugün
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek10
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- kadınlardaki sahiplenilme isteği8
- tai lung44
- 0 0 713
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı27
- sözlüğün en bohem yazarı5
- 30 ağustos zafer bayramı13
- annenin hayatındaki kadını onaylamaması5
- baldız baldan tatlıdır3
- doğulu ve güneydoğulu türkler3
- 1 eylül 2026 türkiye azerbaycan voleybol maçı2
- türklerin türkiye de asimile olması3
- rafael leao33
- sarapci koala'nın akp'li olması4
- tarihsizlik3
- cem yılmaz7
- uzun bacaklı ince belli iri göğüslü dar kalçalı4
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- aleksey batrakov11
- murat ağırel3
- rafael leao victor osimhen leroy sane9
- zaman insanı olgunlaştırır mı4
- mustafa kemal atatürk6
- galatasaray korkusu2
- tom holland5
- muhabbeti sarmayan kız3
- fenerbahçe24
- menzil cemaati ne üretiyor9
- salo or 120 days of sodom filmini izlemek2
- övülmekten hoşlanmayan insan2
- ne kadar şanslı birisin2
- futbol10
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- sarapci koala73
- junko furuta2
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı2
- tarkan'ın saçlarını kestirmesi2
- 30 ağustos 20262
- süper lig6
- yeğen2
- ingilizler5
- s'i l v'e r m'i s t5
- arkadaşlar hesabı silicem14
- sözlük yazarlarının nahları9
- ben geldim naneler8
- günün sözü23
- antipanik12
- türk hava yolları2
yavuz turgul'un ''muhsin bey'' filmini anlatan -bir filmin hikayesi adındaki- kısa trt belgeselinde filmi hakkında söylediklerini genel manada sanata sonra da nick drake'in durumuna uyarlamak mümkün. ünlü yönetmenimiz şöyle diyor:
''bir filmin (sanat eserinin) kaderi vardır. siz o filmi yapar,çeker ve teslim edersiniz. eğer bu film belirli nitelikler ve değerlere sahipse bunun önüne hiçbir şey geçemiyor. o,bir yerden kendisine bir alan buluyor ve dışarıya fırlıyor.
sanatsever bir anneye sahip, bach dinleyerek büyümüş nick, ingiltere'nin huzur veren uçsuz bucaksız yeşil tepeler.sakin bir çocukluk,bitmeyen bunalımlar ve baş ağrıları. şarkılarının sözlerinde bin yaşındaki bir adamın bilgeliği var. dylan,rolling stones,the beatles,pink floyd ve müziğin her alanında sayısız dehanın en verimli çalışmalarını verdiği 60 sonları ve 70 başlarında bu genç adamın naif çığlıklarını duymak için ortam fazlasıyla gürültülüydü. toz,duman yerine oturdu. nick ve şarkıları hep oradaydı. insanlar ,sonraki kuşağın gençleri şarkılarını keşfetti. o duyguları paylaşan ruhlar,kendilerini birbirlerine yakın hissettiler.ayrı bir grup oluşturdular. ama o kadar derindi ki şarkıları henüz tüketilmedi. sinemada kubrick veya tarkovski'nin filmlerinin başına gelen hal yani özenti sahibi bir kısım zümre tarafından entelektüellik turnosolü olarak görülüp üzerine espriler de üretilmesi hali henüz söz konusu değil. belki nick drake'i sevenler de tıpkı kendisi gibi bir nevi nekrofili halindeler. bu imtiyazı herkesle paylaşmak nick drake'i ayağa düşürmek istemiyorlar. sadece belli kültür düzeyinde ve ruh olgunluğundaki insanlar onu dinlesin havasındalar. nick drake yaşasaydı bu duruma ne derdi bilmiyorum. bir tek şeyden eminim konser vermezdi. bir şey daha,anısına seçme şarkılardan oluşturulmuş ve genç ingiliz yorumcuların yer aldığı bir konser organizasyonunu izledim. arkada sağlam bir orkestra. ama şu bir gerçek kimse o şarkıları sahibi gibi söyleyemiyor.
''bir filmin (sanat eserinin) kaderi vardır. siz o filmi yapar,çeker ve teslim edersiniz. eğer bu film belirli nitelikler ve değerlere sahipse bunun önüne hiçbir şey geçemiyor. o,bir yerden kendisine bir alan buluyor ve dışarıya fırlıyor.
sanatsever bir anneye sahip, bach dinleyerek büyümüş nick, ingiltere'nin huzur veren uçsuz bucaksız yeşil tepeler.sakin bir çocukluk,bitmeyen bunalımlar ve baş ağrıları. şarkılarının sözlerinde bin yaşındaki bir adamın bilgeliği var. dylan,rolling stones,the beatles,pink floyd ve müziğin her alanında sayısız dehanın en verimli çalışmalarını verdiği 60 sonları ve 70 başlarında bu genç adamın naif çığlıklarını duymak için ortam fazlasıyla gürültülüydü. toz,duman yerine oturdu. nick ve şarkıları hep oradaydı. insanlar ,sonraki kuşağın gençleri şarkılarını keşfetti. o duyguları paylaşan ruhlar,kendilerini birbirlerine yakın hissettiler.ayrı bir grup oluşturdular. ama o kadar derindi ki şarkıları henüz tüketilmedi. sinemada kubrick veya tarkovski'nin filmlerinin başına gelen hal yani özenti sahibi bir kısım zümre tarafından entelektüellik turnosolü olarak görülüp üzerine espriler de üretilmesi hali henüz söz konusu değil. belki nick drake'i sevenler de tıpkı kendisi gibi bir nevi nekrofili halindeler. bu imtiyazı herkesle paylaşmak nick drake'i ayağa düşürmek istemiyorlar. sadece belli kültür düzeyinde ve ruh olgunluğundaki insanlar onu dinlesin havasındalar. nick drake yaşasaydı bu duruma ne derdi bilmiyorum. bir tek şeyden eminim konser vermezdi. bir şey daha,anısına seçme şarkılardan oluşturulmuş ve genç ingiliz yorumcuların yer aldığı bir konser organizasyonunu izledim. arkada sağlam bir orkestra. ama şu bir gerçek kimse o şarkıları sahibi gibi söyleyemiyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar